T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/23 Esas
KARAR NO : 2024/302
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 02/02/2022
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin isim ve logosunun Türk Patent nezdinde marka olarak tescilli olduğunu, müvekkilinin markası olan “...”in tanınmış marka statüsünde olduğunu, “...” tescil numarası ile koruma altında olduğunu, ... ve ... tescil numaralı marka tescillerinin de bulunduğunu, ... markalarını son derece yaygın şekilde kullanıldığını, ... markalarının tanınmışlığının ve itibarının oldukça kuvvetli olduğunu, davalı tarafça işletilen “...” adresinde bulunan işletmede müvekkili şirketin tescilli markalarının yahut ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin kullanıldığının tespit edildiğini, bu tespitin ardından söz konusu tecavüz eylemlerinin durdurulması amacıyla karşı tarafa ... 21. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edildiğini, buna rağmen davalı tarafından marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlere devam edildiğini, davalı aleyhine mahkememizin ... D.İş sayılı dosyasıyla delil tespiti davası açıldığını, müvekkili şirketin markalarının aynı olarak; tespit yapılan adresteki iş yerinin tabelasında, iç ve dış mekanda, tanıtım malzemelerinde, kartvizitlerinde kullanıldığı, davalı tarafın marka kullanımlarının, müvekkili şirketin markalarının tescili kapsamındaki hizmetlerde olduğu değerlendirmesinin yapıldığını beyan ederek, müvekkili şirketin izni olmaksızın markasının kullanılmasının ve müvekkilinin markalarının itibarından faydalanmak suretiyle haksız kazanç elde edilmesi fiilinin, SMK Madde 7 ve Madde 29 bağlamında marka hakkına tecavüz oluşturduğunun, davalının söz konusu fiillerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisinin iş yerini 2019 yılının birinci ayında devraldığını ve on ikinci aya kadar işlemlerini tamamlayarak vergi levhasını ve ruhsatını çıkararak faaliyete geçtiğini, çalışmaya başlar başlamaz Covid-19 salgını sebebiyle iş yerinin yayınlanan genelgeler neticesinde uzun süre kapalı kaldığını, 2021 yılının sonlarına kadar kısmi kapalı olarak geçtiğini, 17/01/2018 tarihinde bu iş yerini Turkcell ile resmi anlaşmalı olan ...’in işletmekte olduğunu,... ogo tabela vs. görsellerin bu nedenle bulunduğunu, bu kişinin 01/03/2018 tarihinde dükkanı olduğu gibi... adlı kişiye devrettiğini, kendisinin ise 21/01/2019 tarihinde iş yerini devraldığını, iş yerini işletmeye başladığında var olan logoların tecavüz teşkil ettiği iddiasında bulunulduğunda bunları kaldırdığını, davacı tarafın ihtarnamesinin tarafına ulaşmadığını, bilirkişi raporunda Turkcell markalı herhangi bir ürün, logo kullanımının tespit edilemediğini, ...’den herhangi bir maddi kazancı bulunmadığını, ...’in herhangi bir zararı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 2021/195 D.İş sayılı dosyası üzerinden alınan 27/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda; "...16.08.2021 tarihinde, “...” adresinde yapılan yerinde incelemede:
... olarak bildirilen karşı taraf iş yerinin, ... (T.C. Kimlik No: ...) adına faaliyet gösterdiği, tespit adresindeki iş yerinin ticari faaliyetinin; telefon, telefon aksesuarları, parça kontür satışı ve teknik servis hizmeti olduğu,
talep edenin tespite konu; ... numaralı markasının, tanınmış marka statüsünde,... numaralı markasının ... nice sınıflarında, ... numaralı markasının ... nice sınıflarında, ...numaralı şekil markasının... nice sınıflarında Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil korumalarının bulunduğu, talep eden işbu markalarının, aynı olarak; tespit yapılan adresteki iş yerinin tabelasında, iç ve dış mekanda, tanıtım malzemelerinde, kartvizitlerinde kullanıldığı, aleyhine tespit istenenin ticari faaliyetinin ve işbu tespit edilen marka kullanımlarının, talep eden markalarının tescili kapsamdaki hizmetlerde olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizin 2021/195 D.İş sayılı dosyası üzerinden alınan 05/10/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...16.08.2021 tarihinde, “...” adresinde yapılan yerinde incelemede: Aleyhine tespit istenenin, talep edenin tespite konu markalarını aynı olarak tespit yapılan adresteki iş yerinin tabelasında, iç ve dış mekanda, tanıtım malzemelerinde, kartvizitlerinde; talep eden markalarının tescili kapsamındaki hizmetlerde tespit edilen kullanımları, 6769 Say. Sınai Mülkiyet Kanunu 7/5 madde hükmüne göre değerlendirilmiş; aleyhine tespit istenenin, işletme tabelasında Eren İletişim ticaret unvanın tali unsur olarak, tespit konusu ... markasının asli unsur olarak yer alması; işletme dış ve iç mekanında tespit konusu ... markasını ve şekillerini, yoğun olarak reklam ve de tanıtımlarında kullanması nedeniyle; tespit edilen marka kullanımlarının 6769 Say. Sınai Mülkiyet Kanunu 7/5 madde hükmü kapsamında olmadığı, 6769 Say. Sınai Mülkiyet Kanunu ilgili maddelerinin somut olayda incelenmesi neticesinde; aleyhine tespit istenenin tespit edilen marka kullanımlarının, talep eden marka hakkına tecavüz teşkil ettiği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizce alınan 26/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Tespit edilen tabela ve afişlerin üzerindeki davacıya ait marka ve logo kullanımlarının davacı tarafa ait tescilli marka ve logolar ile iktibas derecesinde benzerlik arz ettiği, sonuç olarak davacıya ait markaların davalı tarafından ticari amaçla aynen veya çok benzer şekilde kullanıldığı, bu durumun da SMK 29/1 maddesi gereğince marka hakkına tecavüz oluşturduğu, dava konusu kullanımların tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-A-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı, davalı tarafın 21/01/2019 – 05/11/2021 tarihleri arasında davacıya ait ... ibareli markaların bulunduğu tabela, afiş vs. ürünleri iş yerinde kullandığı, 21/01/2019 tarihinden önceki marka kullanımlarının davalı tarafından gerçekleştirilmediği ve 21/01/2019 – 05/11/2021 tarihleri arasında davalı marka kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, mahkemenin vereceği tazminat kararında yardımcı olması adına, dava dışı şirkete ait faturada görüldüğü üzere tabela bedeli 7.309,32 TL ve Hizmet bedeli olarak 36.279,92 TL toplamda 43.589,84 TL gelirlerden mahrum kaldığı, davalının markayı 21.01.2019-05.11.2021 tarihleri arasında kullandığı ve davacı tarafın faturada konu edilen ürünü ve hizmeti sunmadığı düşünüldüğünde hakkaniyete uygun tazminatın mahkemenin takdirinde olduğu, manevi tazminat taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Türk Patent Kurumundan marka tescil belgeleri celp edilmiş ve incelenmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinde talep ettikleri 1.000,00 TL maddi tazminat taleplerini 42.589,84 TL arttırarak 43.589,84 TL olarak neticelendirmiş olup, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Mahkememizin 2021/195 D.İş sayılı dosyasında 16/08/2021 tarihinde “...” adresinde yapılan tespitte davacı ...adına tescilli markaların bulunduğu tabela ve afişlerin tespit edildiği, tespit edilen tabela ve afişlerin üzerindeki marka ve logo kullanımlarının davacı tarafa ait tescilli marka ve logolar ile iktibas derecesinde benzerlik arz ettiği, sonuç olarak davacıya ait markaların aleyhine davalı tarafından ticari amaçla aynen veya çok benzer şekilde taklit olarak kullanıldığı, bu durumun da SMK 29/1 maddesi gereğince “marka hakkına tecavüz” oluşturduğu, dosyada mevcut deliller incelendiğinde, davalının ... isimli şahıstan 21/01/2019 tarihinde davaya konu iş yerini devraldığı, davalının vergi levhası incelendiğinde 20/01/2020 tarihinde işe başladığı, ... 26. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında yapılan 05/11/2021 tarihli tespit tutanağında “mahalde ...A.Ş.'nin marka hakkına tecavüz teşkil eden herhangi bir unsura rastlanmamıştır... Tedbir dosyasında bilirkişi raporu ile tespit edilen marka haklarına tecavüz eden unsurların kaldırıldığı görülmüştür.” denildiği, bu tespitler doğrultusunda, davalı tarafın 21/01/2019 — 05/11/2021 tarihleri arasında davacıya ait ... ibareli markaların bulunduğu tabela, afiş vs. ürünleri iş yerinde kullandığı, 21/01/2019 tarihinden önceki marka kullanımlarının davalı tarafından gerçekleştirilmediği, davalının iştigal ettiği meslek sebebiyle izinsiz kullanımı bilmesi gerektiği, 21/01/2019 — 05/11/2021 tarihleri arasında davalı marka kullanımının yukarıdaki açıklamalar ışığında marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacı şirket tarafından sunulan, dava dışı şirkete ait faturada tabela bedelinin 7.309,32 TL ve hizmet bedelinin olarak 36.279,92 TL olduğu, davalının markayı 21.01.2019-05.11.2021 tarihleri arasında kullandığı, anılan dönemde davacı tarafından kullanılan ürünler ile ilgili bir hizmet verilmediği de değerlendirilmekle TBK m. 50 kapsamında 10.000,00 TL maddi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmış, manevi tazminat talebi yönünden ise, davalının davacının marka hakkına yönelik haksız eylemlerinin davacının markalarına olan güvenirliği, tüketici nezdinde oluşan algıyı zedelediği dikkate alınarak ihlalin ağırlığı hak ve nesafet gözetildiğinde takdiren 10.000,00 TL'nin yerinde olduğuna kanaat getirilmekle bu miktar üzerinden talebin kabulüne karar vermek gerekmiş, fazlaya dair tazminat talepleri reddolunarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Marka hakkına tecavüz davasının kabulü ile, davalının eylemlerinin davacı adına TPMK nezdinde tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin önlenmesine,
2-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, TBK m. 50 gereği belirlenen 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,
5-Başlangıçta yatırılan 1297,89 TL peşin harç+ 727,33 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.025,22 TL harçtan alınması gereken 1.366,20 TL'nin mahsubu ile artan 659,02 TL'nin davacıya iadesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1297,89 TL peşin harç+ 727,33 TL ıslah harcı+ 80,70 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-4.500,00 TL bilirkişi ücreti+ 410 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.910 TL yargılama giderinin kabul red oranı göz önüne alınarak ve dosya kapsamına göre takdiren 2.455 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 59,50 TL posta giderinin 29.75 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Marka hakkına tecavüz davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Maddi tazminat davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Mahkememizin 2021/195 değişik iş sayılı dosyasında yapılan 97,70 TL peşin harç+ 59,30 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya veilmesine,
12-Mahkememizin 2021/195 değişik iş sayılı dosyasında yapılan 1.250,00 TL bilirkişi ücreti+ 50 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.300 TL yargılama giderinin 650 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
13-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 660 TL'sinin davacıdan 660 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına
14-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair tarafların yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır