T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/465 Esas
KARAR NO : 2025/101
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/08/2022
KARAR TARİHİ : 17/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında ... ...'a ... hissesi verilmesi ve ... bünyesinde birlikte faaliyet gösterilmesine ilişkin sözleşme kurulduğunu, ... firmasının 05.10.2015 tarihinde kurulduğu ve tedarikçi firmalara ürün temin etmek ve mühendislik hizmeti verdiğini, şirketin tek ortak ve yetkilisinin ... ... olduğunu, şirket davalılara ve davalıların grup şirketlerine Türkiye pazarındaki satışları konusunda hizmet sağladığını, ... ve ...'in birleşmesi için ...'i devir alması ve bunun sonucu olarak ... ...'ın ...'in % 49,5 oranında pay sahibi olmasının öngörüldüğünü ve bu doğrultuda işleme girişildiğini, birleşme sürecinin karmaşık bir prosedür gerektirmesi ve ... Müşterilerinin ...' e aktarılmasının aksaklıklara neden olabilecek olması nedeniyle taraflar ... ...'a Transtürk bünyesinde sermaye artırımı ile % 49,5 oranında doğrudan hisse verilmesi ve ...'in oluşan yeni iş fırsatlarının çalışanlarının ve karının ...'e aktarılması hususunda mutabık kalındığını, karşılıklı mutabakata varılmasının ardından kurulan sözleşmeye istinaden prosedür içindeki evrak işlemlerinin tamamlanmasını beklemeden 01.03.2020 tarihi itibariyle birlikte faaliyet göstermeye başlandığını, müvekkilinin taraflar arasında izah edilen sözleşmeden doğan tüm edimlerini eksiksiz olarak ifa ettiğini, Taraflar; ... projelerinden elde edilen karın ...'e aktarılması, çalışanlarının ...'e devredilmesi, mevut ve yeni projelerin ...'e aktarılması, ... ...ın üst düzey yönetici olarak atanıp genel müdür ve yetkili olması, ... ...'a % 49,5 oranında hisse verilmesi, ...'in her bir çeyrekteki vergi öncesi net karının % 3'ü oranında net bir ilave kar payının ... ...'a ödenmesi, ... ...'a aylık net 4.000 euro ödenmesinin sözleşmeye göre imza altına alındığını, müvekkili davacının sözleşmeden doğan edimlerini eksiksiz olarak ifa ettiğini ancak davalı taraf sözleşmesel yükümlülüklerini ifadan kaçtığını, davacı müvekkilinin ...'teki ticari faaliyetlerini ...'e aktarması ile ...'in 2020 yılında karını 46 katına çıkardığını, Davalıların 2021 yılı Mart ayı içerisinde müvekkil davacının aktarmış olduğu tüm değerine el koyduğunu, müvekkili davacıyı ... bünyesinden uzaklaştırıldığını bildirip, izah edilen nedenlerle, ... sermayesinin % 49,5 lık kısmını temsil eden ... hisselerinin değerinin, vergi öncesi karından süresiz olarak verilmiş % 3 oranında ilave kar payı hakkının değerinin, 2020 ve 2021 faaliyet karından ... ...'ın 94 49,5 oranında hesaplanacak kar payı tutarının, 2020 ve 2021 faaliyet yılı vergi öncesi karından ... ...'ın % 3 oranındaki hesaplanacak ilave kar payı tutarının, müvekkilin yoksun kaldığı kar tutarı ve müspet zararının tüm bu kalemlere işleyecek avans faizi ile birlikte talep artırım dilekçesi ile arttırmak kaydıyla toplam 250.000,00 TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsil edilerek ... ...'a verilmesine, bu taleplerin uygun bulunmaması halinde 2020 ve 2021 yılı ... karının %52,5'ine (49,5 + 3) takabil eden tutarın, hisselerde meydana gelen değer artışının ve davacı tarafından maruz bırakılan sair tüm zararların işleyecek avans faizi ile birlikte talep artırım dilekçesi ile arttırmak kaydıyla toplam 250.000,00 TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsil edilerek ... ...'a verilmesine karar verilmesini, davacının uğramış olduğu manevi zararın tanzimi için 70.000,00 TL nin işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taraflar arasında 01.03.2020 tarihli bir işbirliği sözleşmesi kurduğu yönündeki iddialarının hukuki temelden yoksun olduğunu, dava konusu olayda davacı ... ...ın tazminat talebi, tek ortağı ve yetkilisi bulunduğu dava dışı ... A.Ş.'nin davalı müvekkili şirket ... A.Ş. ile birleşme görüşmelerinde hazırlanan 01.03.2020 tarihli İşbirliği sözleşmesi taslağının davacının iddia ettiğinin aksine taraflar arasında böyle bir sözleşme müzakere edilmiş ise de bu görüşme nihayete ermediğini, sözleşme ile ilgili mutabakat sağlandığına dair kesin bir delilin olmadığını, davacı tarafın elektronik posta yolu ile sözleşme müzakeresinde olduğunu iddia ettiği ... , davalı şirketlerin bağlı olduğu... grup sorumlusu olduğunu ancak karar vermeye yetkilisinin olmadığını, ... ve müvekkili ...'in birleşme sürecine ilişkin, davacının müvekkile ortak alacağına dair taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşme bulunmadığını, sözleşenin imzalanması ile hüküm doğuracağı taraflar arasında kararlaştırılmış olduğunu ve imzasız sözleşmenin kurulmamış olduğunun kabul edilmesinin gerektiği izahtan vareste olduğunu, Davacı kendi kendine belgeler düzenleyerek 06.01.2021 tarihinde müvekkili şirketin 2019 faaliyetleri için müvekkil şirketle hiçbir ilgisi bulunmayan bir adreste müvekkili şirket adına korsan bir genel kurul toplantısı gerçekleştirdiğini ve söz konusu toplantıya asaleten katıldığını ve usulsüz toplantıda ...'in tek ortağı olan diğer müvekkili ... un herhangi bir talimat ve yetkilendirmesi olmadan kararlar aldığını, müvekkil şirket tarafından verilen herhangi bir vekaletname bulunmadığını, taraflar arasında hukuken geçerli bit şekilde kurulan ve taraf imzasını taşıyan bir sözleşme olmadığını ve müvekkil şirket nezdinde iş akdi ile çalışan davacının iş akdinin haklı nedenlerle fesih edilmiş olduğunu bildirip, davanın reddi ile yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Sosyal Güvenlik Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... Anonim Şirketi'nin kurum nezdinde bulunan tüm bilgi ve belgelerinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... Anonim Şirketi 'nin yıllara göre vergi mükellefiyetine ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2021/ ... ve 2021/ ... esas sayılı dosyalarının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Başkanlığına müzekkere yazılarak, ... vergi Numaralı ... ANONİM ŞİRKETİ'nin sicil dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... T.C. Kimlik numaralı ... ...'ın tüm sigorta hizmet dökümünün araştırılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılarak, ... Ticaret Anonim Şirketi'nin 2020 ve 2021 yılı gelir beyannamelerinin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Ticaret Odası Başkanlığına müzekkere yazılarak, ... Ticaret Anonim Şirketi'nin sicil dosyasının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... na müzekkere yazılarak, ... Vergi Numaralı ... ANONİM ŞİRKETİ'nin 2020 ve 2021 yılı gelir beyannamelerinin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... T.C. Kimlik Numaralı ..., ... T.C. Kimlik Numaralı ... ... ve ... T.C. Kimlik Numaralı Teslime ... ...'ın tüm hizmet dökümü ile işi giriş çıkış bildirgelerinin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... İcra Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak, 2021/ ... ve 2021/ ... esas sayılı dosyalarının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
25/11/2024 tarihinde Nitelikli Hesap Uzmanı ve Mali müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, hisse devri ve birlikte faaliyet gösterilmesine ilişkin kurulduğu iddia edilen sözleşmeye göre, edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketler ile Davalı ... şirketinin %49,5 hissesinin devri karşılığında davacının sahibi olduğu dava dışı ... şirketinin işlerinin Davalı ... şirketine aktarılacağı hususunda anlaşma sağlandığını; sözleşme kurulmadan önce 01/03/2020 tarihinden itibaren şirketlerin birlikte faaliyet göstermeye başladığı; ancak davalıların edimlerini yerine getirmediğini iddia ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalılardan ... süresi içinde cevap vermemiş, diğer Davalı ... ise süresinde sunduğu cevap dilekçesinde sözleşmenin kurulmadığını beyan ederek taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini inkâr etmiştir.
Sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifa edilmemesinin sonucu TBK md. 112’de “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlenmiştir. Anonim şirketlerde çıplak payların devri adi yazılı sözleşme ile yapılabilir. Ancak davalı taraf sözleşmenin kurulmadığı savunmasında bulunduğu için mahkememizce öncelikle taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşme örneğinin imzasız olduğu görülmüştür. Davacı taraf sözleşmenin zımnen kurulduğunu, bilgisayar üzerinde sözleşmenin Word dosyası üzerinde değişiklikler yapıldığını ve sözleşme kurulmasından önce edimlerin yerine getirilmeye başlandığını iddia etmiştir. Davacı tarafından sunulan Word belgesinin incelenmesinde çeşitle tarihlerde sözleşme metni üzerinde ... tarafından değişiklikler yapıldığı görülmüştür. Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme görüşmeleri aşamasında kaldığı, geçerli bir sözleşme kurulmadığı, sözleşme kurulduğu iddia edilen tarih ile değişiklik tarihleri arasındaki uzun zaman ve değişiklik sayısının dahi taraflar arasındaki görüşmelere rağmen kesin bir anlaşmanın sağlanamadığını gösterdiği kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi, taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi kurulmadığı anlaşıldığından, davalının tahkim ilk itirazının da sözleşmeye dayalı bir itiraz olması sebebiyle yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... şirketi için yapılan yetki itirazının incelenmesinde; diğer Davalı ...’in adresine göre mahkememizin yetkili olduğu ve davalı şirketler arasındaki organik bağ ile davalıların birlikte sorumlu olduğunun iddia edilmesi karşısında mahkememizin davanın görülmesinde milletlerarası yetkisinin bulunduğu kabul edilmiştir. Davalı taraf, davacının başlattığı .... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas ve 2021/ ... Esas sayılı takip dosyaları sebebiyle derdestlik itirazında bulunmuştur. Takip dosyalarının incelenmesinde alacak konusunun dava konusu ile aynı olduğu, davalı şirketin takipte itirazı sebebiyle takibin durduğu görülmüştür. Davacının davadan önce takip başlatması sebebiyle, açılan davanın derdest olduğu iddiası usul ve yasaya uygun olmamakla birlikte; takiplerin durmuş olduğu gözetildiğinde davacının alacak davası açmasında hukuki yararının da bulunduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalının derdestlik itirazı yerinde değildir.
Dava dışı ... şirketinin kayıtlarının incelenmesinde; şirketin 09/10/2015 tarihinde kurulduğu ve davacının kurucusu olduğu görülmüştür. Davacı taraf, sözleşmenin zımnen kurulduğu iddiasını, şirketlerin birlikte faaliyet göstermeye başladığı ve ...’in çalışanları ile işlerinin Davalı ...’e aktarıldığı iddiasına dayandırmıştır. 25/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda şirketlerin ticari defter ve kayıtları incelenmiş; hem ...’in hem de ...’in kendi müşteri çevresine sahip olduğu, her iki şirketin de ticaret hacmini arttırdığı ve davacının iddiasının aksine 01/03/2020 tarihinden sonra ...’in yeni müşteriler ile ticari ilişki kurduğu tespit edilmiştir. ... çalışanlarının davalı şirkete geçtiği iddiasının incelenmesinde SGK kayıtlarına göre, davacının ve ... şirketinin çalışanları ..., ... ... ve ... ...’ın 07/2020 – 03/2021 tarihleri arasında Davalı ...’te çalıştığı görülmüştür. Davalı taraf, davacının iş akdinin usulsüz işlemleri sebebiyle feshedildiğini savunmuştur. Şirketlerin ticari kayıtlarına göre, dava dışı ... firmasından davalı şirkete iş aktarımı olmadığı ve çalışanların davalı şirkette işe başlamasının iş aktarımı olarak yorumlanamayacağı kanaatine varılmıştır. Her iki şirketin kendi müşteri çevresine sahip olması ile kendi ticari hacmini artırması gözetildiğinde, çalışanların davalı şirkette bir dönem çalışmalarının sözleşmenin ifası olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında yazılı veya zımni bir şekilde sözleşme ilişkisinin kurulmadığı, davacının iddia ettiği şekilde sözleşme kurulmadan önce edimlerini ifa ettiği iddiasının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Ancak taraflar arasında sözleşme görüşmelerinin yapıldığı sabittir. Dolayısıyla davalıların sözleşme öncesi sorumluluk kurallarına göre sorumlu olup olmadığı da mahkememizce araştırılmıştır. Sözleşme öncesi sorumluluk (culpa in cotrahendo) TMK md. 2 uyarınca dürüstlük kuralına dayanmaktadır. Tarafların sözleşme görüşmelerinde, akdi bir sorumlulukları bulunmasa bile, birbirlerine karşı yarattıkları güven sebebiyle sorumluluklarının bulunduğu kabul edilmektedir. Sözleşme öncesi sorumluluk sebebiyle tazminat talep edilebilmesi için bir tarafın dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde, yarattığı güvene aykırı davranarak diğer tarafa zarar vermiş olması gerekir. Somut olayda dosyaya sunulan bilgi ve belgeler kapsamında davalıların davacıya yönelik hukuka veya hakkaniyete aykırı bir eylemi bulunmamaktadır. Özellikle davacının iş akdinin usulsüz işlemler sebebiyle feshedildiği gözetildiğinde, taraflar arasındaki güven ortamının davacının hareketleri sebebiyle bozulduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının sözleşme öncesi sorumluluğun ihlali sebebiyle zarara uğramadığı kabul edilmiştir.
Davacı, davasını terditli olarak açmıştır. İlk talebi yönünden taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulmadığı, davalının sözleşme sebebiyle edimleri ifa ile yükümlü olmadığı anlaşıldığından, davacının asıl talebi reddedilmiştir. Davacı terditli talebini sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil hükümlerine dayandırmış ise de, yukarıda açıklandığı üzere davalıların, davacının eylemleri ile zenginleşmediği ve davalıların davacıya karşı hukuka aykırı bir eylemi bulunmadığından davacının terditli talebi de reddedilmiştir. Hukuki nitelemenin hâkime ait olduğu gözetilerek, davalıların sözleşme öncesi sorumluluk kuralına göre sorumlu olup olmadığı da araştırılmış ancak, sorumluluk şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Davacının manevi tazminat talebi, davalıların davacıya karşı hukuka aykırı bir eylemi bulunmadığı ve davacının zarara uğramadığı gerekçesiyle mahkememizce kabul edilmemiştir. Tüm bu sebeplerle davacının tüm maddi ve manevi tazminat talebi reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.849,40-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Maddi tazminat yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 40.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Manevi tazminat yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2025
Katip ...
Hakim ...
¸