T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/403 Esas
KARAR NO : 2026/259
DAVA : Ticari Şirket (Yönetim Kurulu Kararının Butlan ve Malul Olduğunun Tespiti)
DAVA TARİHİ : 05/07/2024
KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin pay sahibi ve aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı vekili olduğunu, davalı şirkein 22.06.2023 tarihli ve ... numaralı yönetim kurulu kararının kesin hükümsüz (batıl) olduğunun tespiti ve butlanla malul olduğuna hükmedilmesini talep ettikleri, dava dışı ... 'nın 2023 yılı içerisinde şirket paylarının tümünün satışı için bir süreç başlattığını, zorunlu satış sürecinin ...'in kurucuları olan ... ve ... ile yatırımcı ... arasında imzalanmış olan ... (...) 'in ...'ya belirli şartların gerçekleşmesi halinde ... paylarının tümünün satışına ilişkin bir süreç başlatma hakkını tanıyan bir mekanizma olduğunu, ... m. 8.7 uyarınca kurucuların müvekkili ... ve dava dışı ...'ün dava dışı ...'nın talebi üzerine 10 iş günü içerisinde Zorunlu Satış Süreci'ne ilişkin bir danışman banka atamakla yükümlü kılındığını, danışman bankanın hangi bankalar arasından seçileceğinin ...'in 8 numaralı ekinde liste halinde belirlendiğini, Bu listede yer almayan ... .... , ... , ... ve ... arasında imzalanan 14.06.2023 tarihli ek protokol uyarınca SHT'in tadil edilmesi suretiyle 8 numaralı ekte bulunan listeye eklendiğini, ... tarafından danışman banka olarak ... ... Limited 'in seçildiğini, davaya konu batıl Yönetim Kurulu kararının da danışman banka olarak ...'in siçilmesine ilişkin olduğunu, sözleşmenin TTK 380 maddesi uyarınca hükümsüz olduğunu, sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunu beyanla davalı şirketin 22.06.2023 tarihli ve ... numaralı yönetim kurulu kararının HMK m 389 vd ve kıyasen TTK m 449 uyarınca uygulanmasının tedbiren teminatsız olarak durdurulmasına, yönetim kurulu kararının TTK m 380, 391 ve TBK m 27 hükümleri tahtında kesin hükümsüz (batıl) olduğunun tespitine ve butlanla malul olduğuna hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan iş bu dava; davalı ... ... Anonim Şirketi'nin 22/06/2023 tarihli, ... sayılı yönetim kurulu kararının, TTK 391/1-b ile düzenlenen şirket sermayesinin korunması ilkesi ile TTK madde 380 gereğince finansal yardım yasağını ihlal edip etmediğinin tespiti ile ilgili yönetim kurulu kararının butlanla malul olduğunun tespitinin istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf beyan ve iddiaları, dosya kapsamına sunulan deliller, celp edilen kayıtlar ve tarafların ticari defterlerin incelenmesi bakımından bilirkişi incelemesi yapılmasına,
"a-Davalı şirketin 22/06/2023 günlü ve ... sayılı yönetim kurulu kararının TTK 391/1-b'de düzenlenen Şirket sermayesinin korunması ilkesinin ihlal edip etmediği,
b-Şirket sermayesinin korunmasına ilişkin ilkeyi ihlal ediyor ise finansal yardım yasağına ilişkin TTK 380 maddesinde düzenlenen emredici hükümlere aykırı olup olmadığının tespiti,
c-Emredici hükümlere aykırılık nedeniyle alınan kararın TBK 27 ve TTK 391 maddesi gereğince kesin hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi bakımından Akademisyen bilirkişi Doç. Dr. ..., Akademisyen Prof. Dr. ... ve Mali Müşavir ... marifetiyle inceleme icra edilmiş ve konuya ilişkin 18/06/2025 tarihli kök rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı kök raporlarında özetle;
"Dosya mevcudu, davalı şirketin 2023 ve 2024 yılı ticari defterleri, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;
İncelenen davalı şirkete ait 2023 ve 2024 yılı Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2023 ve 2024 yılına ait ticari defterlerinin sahil ine delil niteliği taşıdığı,
... ....ve Tic. A.Ş.'nin 22.06.2023 tarihli ve ... numaral kurulu kararı ile ilgili 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı,
Dava konusu Yönetim Kurulu kararının TTK m. 390 uyarınca elden dolaştırma usulüyle alındığı, ancak bu usulde karar alınabilmesi için karar önerisine ilişkin metninin tüm yönetim kurulu üyelerine ulaştırılmasının geçerlilik şartı olduğu, dava konusu yönetim kurulu kararına ilişkin öneri metninin yönetim kurulu üyesi ...'a ulaştırıldığına ilişkin bir delilin dava dosyasında bulunmadığı, bu hususu ispatlar bir delilin dosyaya sunulamaması durumunda, dava konusu ... sayılı yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğu neticesine ulaşılacı re'sen dikkate alınması gereken bir geçersizlik hali olduğu, geçersizlik hallerinden yokluğun TTK m. 380 hükmünün amacının TTK m. 379 hükmünün dolanılması suretiyle şirket kaynaklarının şirketin paylarının satın alınmasında kullanılmasını engellemek olduğu, dava konusu kararda ise, şirket paylarının satın alınması sırasında şirket kaynaklarının kullanılmasının söz konusu olmadığı, satışa kadar giden süreçte danışman bankanın ücretlerinin ve masrafların davalı şirket tarafından karşılanmasına karar verildiği, nihai takdir muhterem Mahkemeye ait olmak üzere, TTK m. 380 hükmü kapsamında butlan yaptırımına tabi olan bir hukuki işlemden değil, ancak yönetim kurulu üyelerinin sorumluğuna yol açabilecek bir durumun varlığından bahsedilebileceği,
TTK m. 391/1-b'de butlan yaptırımına tabi tutulan sermayenin korunması ilkesine aykırı işlemlerin, şirketin sermayesinin azalmasına, şirkete getirilen iade edilmesine vb yol açan işlemer olduğu, sermaye dışında kalan şirket malvarlığında kayba yol açan işlemlerin ise sermayenin korunması ilkesine aykırılık oluşturmayıp, ancak şirket yönetici ve temsilcilerinin sorumluluğuna yol açabileceği, 09.08.2023 tarihli Danışmanlık Hizmetleri” başlıklı ... International Limited ve ... ... A.Ş. yetkilileri tarafından imzalanmış sözleşme tercümesine göre, davalı şirketin danışmanlık hizmeti karşılığında ödeyeceği en düşük tutarın 7.125.000 ABD Doları (yedi “on yüz yirmi beş bin dolar) masraflar olduğu, bu tutarın sözleşme tarihi, 2023 yıl sonu ve 2024 yıl sonu itibariyle TL karşılıklarının 2023 yılı net dönem karının yaklaşık üne, 2024 yılı net dönem karının ise yaklaşık 3 katına tekabül ettiği, bu çerçevede söz konusu danışmanlık ücretinin davalı şirket tarafından ödenmesine ilişkin yönetim kurulu kararının sermayenin korunması ilkesine aykırı olup olmadığının, dolayısıyla da butlan yaptırımına tabi olup olmadığının muhterem Mahkemenin takdirinde bulunduğu" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.
Mahkememiz taraf itirazları ile dosyaya sunulan uzman görüşü de incelenerek değerlendirilmesi bakımından ayrıca heyete bilgisayar uzmanı bir bilirkişi ...'de eklenerek, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle davalı şirket merkezindeki bilgisayar üzerinde inceleme yapılarak bahsi geçen dosyaya sunulan maili ilgili şirket yönetim kurulu üyesi ...'a ulaşıp ulaşmadığının belirlenmesi ve raporda gösterilmesi şeklinde bilirkişilerden ek rapor alınması istenilmiş ve konuya ilişkin 04/02/2026 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişiler anılı ek raporlarında özetle;
"Tüm inceleme ve tespit ile rapor içerisinde açıklanan nedenlere binaen;
Davalı Şirketin ... karar numaralı yönetim kurulu kararına ilişkin olarak; 20/06/2023 tarihinde ... tarafından, ...'ın da aralarında bulunduğu yönetim kurulu üyelerine “8.7. — Yönetim Kurulu Kararı.pdf” isimli ve içerisinde “... ... A.Ş. ... karar numaralı yönetim kurulu kararı” nın yer aldığı PDF türündeki dosyanın iletilmiş olduğu, aynı zamanda ...'ın bilgisayarında yapılan incelemede söz konusu mail yazışmasının ... kayıtlarında okunmuş halde bulunduğu anlaşıldığından ... karar numaralı yönetim kurulu kararının 22/06/2023 tarihi öncesinde ...'a mail olarak iletilmiş olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Kök rapora yapılan itirazlar ile ilgili olarak ise; kök raporumuzda İlgili kanun hükümlerine ve kanun gerekçelerine aynen alıntılanmak suretiyle yer verilmesi, TTK m. 380 hükmünün başlığının Kanuna Karşı Hile” olması, TTK m. 380 hükmünün lafzında açıkça;
“paylarının iktisap edilmesi amacıyla, şirketin başka bir kişiyle yaptığı, konusu avans, ödünç veya teminat verilmesi olan hukuki işlemler batıldır.” ifadesinin yer alması, buna karşın TTK m. 380 hükmünün gerekçesinde;
“Birinci fıkra bir anonim şirketin, kendi paylarını başkasının, yani üçüncü bir kişinin satın alabilmesi için onu finanse etmesine, onu ödünç veya teminat vererek veya diğer araçlarla desteklemesine, ona yardımcı olmasına yönelik hukuki işlemleri bâtıl sayarak, 379 uncu maddenin etkisiz kalmasını ve dolanılmasını engellemeyi amaçlamaktadır. Hüküm bu türlü bir desteği, kendi paylarını (pay senetlerini) dolaylı olarak kendisinin alması şeklinde kabul etmektedir. Bu sebeple söz konusu işlemleri kenar başlığında kanunu dolanma olarak nitelendirmektedir. ... "konusu avans, ödünç veya teminat verilmesi olan" ibaresinin geniş olarak yorumlanması ratio legis gereğidir. İbare söz konusu işlemlerin bütün türlerini kapsar.” açıklamalarının yer alması, hüküm ve gerekçenin çok açık olması ve kök raporumuzda bu hususlara muhterem Mahkemenin dikkatinin çekilmesi, sermayenin korunması ilkesi bakımından da yine TTK m. 391/1-b hükmünün gerekçesine ve genel gerekçeye dikkat çekilmiş olması, gerekçedeki ifadelerin çok açık olması sebepleriyle, kök raporumuzda yapılan açıklamalarda, “Teknik İnceleme” sonucunda tespit edilen hususlar dışında bir değişiklik meydana gelmemiştir." şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.
Davacı vekilinin 08/04/2026 tarihli beyan dilekçesi ile; kısa kararda belirtili yönetim kurulu karar tarihinin, gerekçeli kararda 22/06/2023 olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkememizce yapılan yargılamada 02/04/2026 tarihli duruşmada, 1 nolu kısa karar ile davaya konu butlanı istenen yönetim kurulu kararının tarihi, 22/06/2023 yerine sehven 22/06/2003 yazıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 09/03/2023 tarihli, ... sayılı ilanına göre davalı ... ... Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu üyelerinin ..., ..., ... ile davacı ...'den oluştuğu, dava dilekçesi ekinde protokol, ek protokol ve yönetim kurulu kararının dosyaya sunulduğu, kurucular ... ve ... ile dava dışı yatırımcı ... arasında 21 Ocak 2020 tarihli pay sahipleri sözleşmesinin(...) imzalandığı, ilgili protokolün 8.7 maddesi ile zorunlu satış sürecinin düzenlendiği, bu düzenlemeye göre yatırımcının zorunlu satış sürecini başlatıp yürütebileceği, talebini takip eden 10 iş günü içerisinde kurucuların, zorunlu satış süreci ile ilgili olarak taraflara danışmanlık hizmeti vermek üzere Çizelge ek 8'de listede yer alan yatırım bankaları arasından danışman bankayı seçebileceği, kurucular ile dava dışı yatırımcı ... arasında 14/06/2023 tarihli ek protokol imzalandığı, buna göre tarafların, ...'nın danışman yatırım bankalarının yer aldığı 8 nolu çizelge ekini tadil ederek zorunlu satış süreci ile ilgili ... Yatırım Bankası'nı yeni danışman banka olarak atadıkları, devamında davalı şirket ile danışman banka ... ... Limited arasında 09 Ağustos 2023 tarihli; şirketin tasfiye, hisse satışı, varlık satışına ilişkin birleşme ve devralma konularında aracılık ve danışmanlık yapılmasını içerir sözleşme imzalandığı, nitekim davalı şirketin 22/06/2023 tarihli, ... Karar nolu sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile dava dışı ...'in ... madde 8.7'ye göre zorunlu satış sürecini başlattığı bununla birlikte ... yatırım bankasının danışman banka olarak atandığı, zorunlu satış sürecine ilişkin masrafların izin verilen azami ölçüde Grup Şirketleri tarafından karşılanıp Şirket'in danışman bankayı görevlendireceği, danışman bankanın ücretleri ve diğer masraflarının da Şirket tarafından karşılanacağına yönelik karar alındığı, uyuşmazlığa konu yönetim kurulu kararının yönetim kurulu üyelerinden davacı ... tarafından "25 Nisan 2023 tarihli mektuplarım ve müteakip e-postalarımda belirttiğim hak ve taleplerime halel gelmemek ve bunlar saklı kalmak kaydıyla imzalıyorum." şeklinde şerh konulmak suretiyle imzalandığı, diğer yönetim kurulu üyelerinin karar metni önerisini farklı tarihlerde imzaladığı ancak yönetim kurulu üyelerinden ...'ın imzasını içerir karar metninin dosya kapsamında bulunmadığı, mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetinin yapmış olduğu teknik inceleme neticesinde ... tarafından ...'ın da aralarında bulunduğu tüm yönetim kurulu üyelerine 20/06/2023 tarihinde "8.7. - Yönetim Kurulu Kararı.pdf" başlığı ile mail gönderildiği, ...'ın bilgisayarında yapılan inceleme ile davalı şirketin 22/06/2023 tarihli, ... Karar no sayılı Yönetim Kurulu Kararı'nın karar tarihi öncesinde pdf olarak mail adresine ([email protected]) iletildiği, ilgili mailin ... kayıtlarında okunmuş olarak tespit edildiği görülmüş TTK madde 390/4 uyarınca fiziki toplantı yapılmadan karar metni önerisinin tüm yönetim kurulu üyelerine ulaştırıldığı, onaylarının farklı belgelerde imza yoluyla alındığı, böylelikle dava konusu yönetim kurulu kararının elden dolaştırma usulüyle alındığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere Yönetim kurul toplantısının e posta yoluyla yönetim kurulu üyelerine bildirildiği hususun ihitlafsız olup YK toplantısının makul süre önce bildirilmemesi tek başına yönetim kurulu kararının butlanını gerektirir bir husus değildir. (İstanbul BAM 43. HD. 25/05/2023 tarih, 2022/1197 E., 2023/541 K.)
Davalı şirket ile danışman banka ... ... Limited arasında imzalanan 09 Ağustos 2023 tarihli sözleşme incelendiğinde madde 3 ücret kısmında davalı şirketin danışmanlık hizmeti karşılığında ödeyeceği en düşük tutarın 7.125.000 ABD doları ve masraflar olduğu, belirlenen tutarın bilirkişi heyetince hesaplanan şirket karının büyük bir kısmını veyahut son yıl 2024 itibarı ile tamamını aşar şekilde danışmanlık ücreti ödenmesi sonucunu doğuracak nitelikte olduğu, davaya konu 22/06/2023 tarihli, ... nolu alınan yönetim kurulu kararının esasen sözleşme ile yüklenilen ödemelerin TTK madde 380 ve TTK madde 391/b uyarınca şirket sermayesinin azaltılmasına ve dolaylı olarak sermaye aktarımına sebebiyet vereceği anlaşıldığından söz konusu yönetim kurulu kararının iptali, butlanla malul olduğunun tespitine ilişkin davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce sonuç olarak; davacının açtığı davanın kabulü ile; davalı ... .... A.Ş.'nin 22/06/2023 tarihi itibariyle ... nolu yönetim kurulu kararının TTK 380-391/b ve TBK 27. Maddesi dikkate alınarak, Yönetim Kurul Kararının kapsamı belirsiz bir yetkiye dayanarak şirket mal varlığının ve sermayesinin korunması ilkelerine aykırı olarak danışmanlık hizmeti sözleşmesiyle 7.125.000 USD ve masrafların ödenmesini gerektiren sözleşme yapılmasına sebebiyet verdiği, bu miktarın şirket karanın büyük bir kısmını veya son yılda tamamını aşar şekilde danışmanlık ücreti ödenmeyi sonucunu doğuracak nitelikte olduğu, esasen sözleşmenin doğurduğu sonuç ödemelerin şirket sermayesinin azaltılmasına ve dolaylı sermaye aktarımına sebebiyet verecek nitelikte olduğu anlaşılmakla, alınan dava konusu yönetim kurulu kararının kesin hükümsüz olduğu anlaşılmakla, butlanla malul olduğunun tespitine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının açtığı davanın KABULÜ ile;
1-Davalı ... .... A.Ş.'nin 22/06/2023 tarihi itibariyle ... nolu yönetim kurulu kararının TTK 380-391/b ve TBK 27. Maddesi dikkate alınarak, Yönetim Kurul Kararının kapsamı belirsiz bir yetkiye dayanarak şirket mal varlığının ve sermayesinin korunması ilkelerine aykırı olarak sözleşme yapılmasına sebebiyet verdiği, şirket karanın büyük bir kısmını veya son yılda tamamını aşar şekilde danışmanlık ücreti ödenmeyi sonucunu doğuracak nitelikte olduğu, esasen sözleşmenin doğurduğu sonuç ödemelerin şirket sermayesinin azaltılmasına ve dolaylı sermaye aktarımına sebebiyet verecek nitelikte olduğu anlaşılmakla, alınan dava konusu yönetim kurulu kararının kesin hükümsüz olduğu anlaşılmakla, BUTLANLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın düşümü sonucu kalan 304,4 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,2 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temli ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 30.175,00 TL (bilirkişi ücreti, tebligat v.s posta masrafları) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalının yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.02/04/2026
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza