1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/83 E., 2026/620 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 06.07.2026 Sayı: 2025/83 E. - 2026/620 K. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C.

İSTANBUL

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/83 Esas

KARAR NO : 2026/620

DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/02/2025

KARAR TARİHİ : 06/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Dava dışı ... ile davalının İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne bağlı ... Tüketim Ürünleri Pazarlama ve Dağıtım Tic. Ltd. Şti'yi birlikte kurduklarını, şirketin 15/06/2004 tarihinde tescil edildiğini, şirketin başta eşit paya sahip olmak üzere kurulduğunu ancak daha sonra ... numaralı ve 17/02/2005 tarihli kararla ...'ın 1.250,00-YTL değerindeki sermayesini ...'na ve ...'in 1.250,00-YTL değerindeki sermayesini ...'ye devrettiğini, devirden sonra şirketin 4 eşit paya sahip 4 hissedarlı olduğunu, daha sonra şirketin 31/03/2025 tarihli ... numaralı kararla ... ... Ürünleri Pazarlama ve Dağıtım Tic. Ltd. Şti'ye tadil edildiğini, müvekkilinin tadil olan şirketin SGK borçlarını yapılandırma kapsamında ödediğini, 6183 sayılı kanunun 35. Md. Hükmü gereğince borçtan hissedarların hisseleri oranında sorumlu olduğunu, bu nedenle diğer ortakların takip tarihi itibariyle ödenen miktardan sorumlu olduğundan 183.546,94-TL'nin davalıdan tahsili için ... Dairesi'nin 2024/... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilin münferiden müdür iken 2012 yılı Haziran ayında müvekkilinin müdürlük sıfatının sona erdiğini ve hissedar olmaktan öte fonksiyonunun kalmadığını, davacı ile diğer 2 hissedarın borçları müvekkiline bırakmaya çalıştıklarını, müvekkilinin şirketin ...'den kullandığı krediye karşılığında bankaya verdiği bononun .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/... sayılı dosyası ile takibe konulması nedeniyle 888.355,67-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, hissesinden fazla ödeme yapan müvekkilinin ödediği fazla miktarın rücusu için ... Müdürlüğü'nün 2016/... sayılı dosyası ile takip başlattığını ancak davalı dahil diğer hissedarların itirazı ile takibin durdurulduğunu, akabinde .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/... E. 2018/... K. Sayılı ilam ile takibin devamına karar verildiğini, şirketin SGK borçlarının yapılandığı tarihte borçlar nedeniyle müvekkilinin emekli maaşına haciz konulduğunu, davacının bunu bilerek huzurdaki davayı açtığını, son olarak Yargıtay emsal kararları çerçevesinde huzurdaki davada takas haklarını kullandıklarını beyan ve iddia ederek; davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.

... Müdürlüğü'nün 2024/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 45.886,73-TL borcun ödenmesi amacıyla 29/11/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun 13/12/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, 13/12/2026 tarihli tensip zaptı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.

Mali Müşavir ve Konu Uzmanı Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 19/11/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafından, ...’nin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan 183.546,92-TL borcunun 31.07.2023 tarihinde ödendiği, davacı ve davalı tarafın borcun ödenme tarihi 31.07.2023 ve 30.11.2024 takip tarihinde ...’nin %25 hissedarı olduğu, limited şirket ortaklarının amme alacağından sermaye payları oranında sorumlu oldu, bu kapsamda davalı ...’in ödenen borcun %25 i olan 45.886,73-TL borçtan sorumlu olduğu, davacının davalıdan icra takibinde 45.886,73-TL talep ettiği, davacının talep edebileceği tutarın 45.886,73-TL olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.

DELİLLER:

-... Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı icra dosyası

-... Müdürlüğü'nün 2016/... sayılı icra dosyası

-.... İcra Müdürlüğü'nün 2016/... sayılı icra dosyası

-Davacı vekili tarafından sunulan; 183.546,92-TL bedelli dekont ücreti, taksitlendirme belgesi

-... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen; vergi borçlarına ilişkin ödeme planı oluşturulduğunun ve ilk yirmi ayın taksitlerinin ödendiğini bildirir müzekkere cevabı

-... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen; ... ... Ürün. Paz. ve Dağıtım Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borcunun bulunmadığını bildirir müzekkere cevabı

-...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen; ... ... Ürün. Paz. ve Dağıtım Tic. Ltd. Şti.'nin 11/02/2025 tarihi itibariyle vergi borcunun bulunmadığını bildirir müzekkere cevabı

-...ve Borsalar Birliği Başkanlığı'ndan gelen ... ... Ürün. Paz. ve Dağıtım Tic. Ltd. Şti.'ye ilişkin yayımlanan gazete ilanlarını içerir müzekkere cevabı

-.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/... Esas sayılı dosyasına ait UYAP kayıtları

-... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen; 28.07.2023 tarihinde 183.546,92

-TL ödeme yapıldığını bildirir müzekkere cevabı

-Tarafların beyan ve dilekçeleri

-Bilirkişi raporu

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, dava dışı şirketin davacı tarafından ödenen amme alacağının davalının hissesi oranında tahsili amacıyla başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava dışı ... ... adlı limited şirkette ortak sıfatıyla bulunan dava taraflarından, davacının ödediği amme alacağına dair borcun davalıdan hissesi oranında tahsil edilip edilemeyeceği, davalının ... Dairesi 2016/... E. sayılı icra dosyası kapsamındaki alacaklılık iddiasının dava konusu borç ile takas edilip edilemeyeceği, bu yöndeki itirazın davacının alacaklı sıfatındaki dava konusu borcu sona erdirip erdirmeyeceği noktasında toplandığı, davacının ödediğini belirttiği amme alacağının varlığı veya miktarına dair uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davacının, dava dışı limited şirketin SGK prim borcunu ödediği, diğer limited şirket ortağı olan davalının payı oranında rücu talep ettiği miktar için ilamsız takip başlattığı, davalının ise bu borçtan daha önce yine birlikte ortak oldukları şirketin avalisti oldukları kambiyo senedinden dolayı alacaklısına yaptığı ödemenin diğer ortak ve aval olan kişilerden rücusunu talep ettiği, bu kapsamda başlattığı ilamsız takibin kesinleştiği, kesinleşen bu takip kapsamında davacıdan olan alacağını payı oranında takas ettiğini belirterek itirazda bulunduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlıkla ilgili uygulanacak yasal dayanaklar;

TBK 139. maddesi; İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.

Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.

TBK 143. maddesi; Takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir. Bu durumda her iki borç, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer.

Cari hesapla ilgili ticarete ilişkin özel teamüller saklıdır.

TBK 167. maddesi; Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.

Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.

Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.

TTK 7. Madde; İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ancak, kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.

Ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli olur.

5510 Sayılı Kanunun 88/18. maddesi; Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır.

5510 Sayılı Kanunun 88/20. maddesi; Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

6183 Sayılı Kanunun 35. maddesi; Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.

Somut olaya gelindiğinde; temeldeki uyuşmazlık, davalının, davacının başlattığı dava konusu takipteki alacağı için ... Dairesi 2016/.... sayılı dosyasındaki alacağını takas yoluyla sona erdirip erdiremeyeceği, bu kapsamda takas define dayalı itirazın iptali gerekip gerekmediği noktasındadır.

Her iki taraf nezdinde alacaklarının varlığı ve miktarı yönünden uyuşmazlık bulunmamaktadır. Zira davacı borcu yönünden, davalının ilamsız takiple ileri sürdüğü alacağı ilam üzerine (.... AsHM ....) kesinleşmiş; davalı borcu yönünden ise dava konusu takibe takas definin itiraz yoluyla ileri sürülmesi ile alacağın varlığı ve miktarını kabul ettiği, ancak kabul edilen borcun takas yoluyla sona erdiğini iddia ettiği anlaşılmıştır.

Davacı alacağının dayanağı, dava dışı şirketin SGK'ya olan prim borcudur. Borç 28/07/2023 tarihinde davacı tarafından ödendikten sonra ... Dairesinin 2024/31642E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatılmıştır. Davalının ... Dairesi 2016/.... sayılı dosyasına konu ettiği alacağının dayanağı ise borçlusu dava dışı şirket, dava taraflarının da dahil olduğu müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı bulunan şirket ortakları, alacaklısı ... A.Ş., düzenleme tarihi 24/04/2012, vade tarihi 01/04/2016 olan 82.500,00 TL bedelli bonodur.

Dava taraflarının rücu talep ettiği her iki alacak için asıl borçlu dava dışı ... ... Limited Şirketidir. Takasa konu edilen SGK prim borcunun, mezkur yasal düzenlemelere göre, limited şirket ortaklarına karşı, şirketle birlikte müteselsil sorumluluk esaslarıyla ileri sürülebileceği sabittir. Yine bonodan kaynaklanan alacak ticari iş karinesine vücut vermekle birlikte asıl borçlusu dava dışı şirket olan kambiyo senedine, dava tarafları, müteselsil kefil ibaresini içerir şekilde avalist olmuşlardır. Dolayısıyla, her iki taraf da dayandığı borç ve ödeme üzerine müteselsil sorumluluk esaslarına diğer borçlulara sorumlulukları oranında rücu edebileceklerdir.

Bir alacağın ilama bağlanmış olması halinde takas ve mahsuba konu edileceği tartışmasız olup takas ve mahsup yapılabilmesi için ilamın kesinleşmesi de zorunlu değildir. İlama dayalı takas itirazı her zaman ileri sürülebilir.

Davalının alacağı davacının ödeme tarihi ve borçların doğum tarihine göre daha önce doğmuştur. Her iki alacak da para alacağı olup özdeştir. Yine alacak iddiaları takas tarihi itibariyle muaccel olup karşılıklılık esasını sağlamaktadır. Dolayısıyla davalının daha önce doğan alacağı için karşılıklı borç esasına dayalı olarak takas defini ileri sürebileceği, buna göre karşılıklı alacaktan az olan tutardaki borcun sona ereceği sabittir.

Davacının takip çıkışı ile ileri sürdüğü alacağı davalı yönünden 45.886,73- TL'dir. Davalının 2016 yılındaki takip çıkışı toplam 66.266,76-TL'dir. Davacının başlattığı takibe yapılan ve takas definin içeren 13/12/2024 itiraz tarihine en yakın 06/02/2025 tarihli kapak hesabına göre davalının davacıdan yaklaşık 80.000,00 küsür TL alacağı bulunmaktadır. Takibe itiraz tarihi itibariyle bu alacak, dava konusu edilen takip miktarını ferileriyle birlikte ve fazlasıyla karşılamaktadır. Celp edilen ve benzer alacak iddiasına dayalı .... ATM 2025/.... sayılı dosyasından da davalının takipteki alacağının hisse başına düşen miktarı hesaplanmış olup davamız konusu takipteki asıl alacak ve ferilerine dair miktarı aşar vaziyettedir. Dolayısıyla davalının takas defi, dava konusu edilen, takipteki az olan borç tutarı kadarıyla borcu sona erdirmektedir. Bu sebeplerle takas defi yerinde ve yasaya uygun olmakla takipteki itirazın iptali isteminin reddi gerekmiş, defiye dayalı itiraz aşamasından sonra kendi borçluluk durumuna göre hareket etmesi gerekirken dava açan davacının aleyhine (ve aynı zamanda davanın reddi sonucuna göre) yargılama giderlerine hükmedilmiştir.

Kötü Niyet Tazminatı Yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK'nın 67/2. maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Takas defi ile karşılaşıp karşılaşmayacağı belirsiz olan takibin kötü niyetli olarak yapıldığı hususunda tespit veya ispat bulunmadığından yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;

1-Davanın, davalının takasa dayalı def'i nedeniyle, Reddine,

2-Davacının icra takibine girişmekte kötü niyeti sabit görülmediğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,

3-Alınması gereken 732,00-TL harçtan 615,40-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 06/07/2026

Katip ... Hakim ...

e-imza e-imza

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı