T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/47 Esas
KARAR NO : 2026/209
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/01/2025
KARAR TARİHİ : 30/03/2026
Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... plaka nolu aracın 12.11.2023 tarihinde ... nolu Genişletilmiş KASKO Paket Sigorta Poliçesi ile davalı sigorta şirketince sigortalandığını, 12.04.2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde ağır hasar gördüğünü, Müvekkilin ait aracın ... Ltd. Şti. tarafından taahhüt edildiği şekilde 200.000 TL + KDV (40.000,00 TL ) hasar bedeli karşılığında onarıldığını, söz konusu hasar dosya numarasının ... olduğunu, Kazadan sonra zararın tazmini amacıyla davalı şirkete başvurulmasına rağmen müvekkili şirketin taleplerinin reddedildiğini, bahse konu sigorta poliçesine göre hasarın teminat altında olduğunu, müvekkili şirkete ait aracın uğradığı kaza neticesinde ağır hasara uğradığını, tamir bedelini müvekkili şirketin karşıladığını, toplam onarım masrafı olarak 200.000,00 + KDV (40.000,00 TL) ödediğini, Müvekkili şirketin ödediği bu tutarı 1.07.2024 tarihinde 20.000,00 TL vergi tevkifatını da yaparak 220.000,00 TL olarak davalı sigorta şirketine fatura kestiğini, davalı sigorta şirketinin KASKO Sigorta Poliçesinden kaynaklanan 220.000,00TL hasar tazminat bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, söz konusu hasar tazminat bedeli olan 220.000,00 TL'nin yansıtma fatura tarihi olan 01.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek 220.000,00 TL hasar tazmin bedelinin 01/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile taraflarına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; esasa ilişkin olarak da ortada sözleşme ilişkisinden kaynaklı bir maddi hukuk uyuşmazlığı söz konusu olup, ilgili kasko poliçesinin varlığını bir kısım olarak kabul edip, bir kısmını yok saymanın mümkün olmadığını, sözleşmenin bir bütün olduğunu ve gerek yargılama aşamasında gerekse bilirkişi incelemesinde tüm inceleme ve değerlendirmelerin sözleşme yani kasko poliçesi maddeleri esas alınarak yapılması gerektiğini, Müvekkili şirket nezdinde 12.11.2023 / 12.11.2024 vade tarihli ... numaralı “Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi” ile sigortalı ... plaka sayılı aracın maliki davacının, 12.04.2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle ... sayılı hasar dosyası açıldığını ve poliçede karşılıklı kabul görmüş maddelere istinaden eksper raporu temin edildiğini, ancak cevap dilekçesi ekinde Mahkemeye sunulan ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere sigortalının aracın hasarını karşı aracın trafik sigortasından talep edeceğini beyan etmesi üzerine konu dosyanın talepsiz olarak kapatıldığını, Sigortalılarının kazaya karışan aracını kendi iradesiyle anlaşmasız servise teslim ettiğini ve 22.04.2024 tarihinde yapılan ihbara istinaden eksper atamasının müvekkili şirket tarafından yapıldığını, Eksper tarafından bizzat araç üzerinde inceleme gerçekleştirildiğini, Sigortalının aracın hasarını karşı aracın trafik sigortasından talep edeceğini beyan etmesi üzerine konu dosyanın talepsiz olarak kapatıldığını, davacının hasarlı aracını müvekkili sigorta şirketiyle "anlaşması bulunmayan tamirhanede" tamir ettirdiğini, delilleri ve beyanları doğrultusunda, yürürlükte bulunan "Kasko Poliçesi Genel Şartlarının" ve sigortalısı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş bulunan "sözleşmenin (poliçenin)" davaya konu kısımlarına ilişkin maddelerinin sunduğu teminatlar kapsamında, hakem bilirkişi olan eksper raporu doğrultusunda zarar giderilmiş olup "Zenginleşme Yasağı" ilkesi gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, kaza tutanağı bulunamadığına ilişkin bilgi, poliçe ve hasar bilgileri,
Dosya kusur ve hasar konusunda uzman ve sigortacıdan oluşan bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 06/02/2026 tarihli raporda; davalı ...A.Ş.’nin Kasko Sigortalısı Davacı... Şirketi Adına Tescilli Dava Konusu ... Plakalı Aracın Sürücüsü Dava Dışı ...’in; 12.04.2024 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, asli ve tam kusurlu olduğu, kusur oranınının %100 (Yüzdeyüz) olduğu, dava dışı ... Sigorta A.Ş.’nin ... Sigortalısı Dava Dışı Emrullah Taşdemir Adına Tescilli ... Plakalı Aracın Dava Dışı Sürücüsü...’ın; 12.04.2024 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, Atfı Kabil kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu, dava konusu ... plakalı aracın hasarının, dosya münderecatında yer alan kaza ile uyumlu olduğu, hasar onarımının yapılması için, Yargıtay içtihatlarına göre, iskontosuz KDV hariç 102.776,79TL orijinal yedek parça ve KDV hariç 116.000,00TL işçilik olmak üzere toplam 218.776,79TL (KDV Hariç) ve KDV Dahil 262.532,15TL onarım tutarının kaza tarihindeki serbest piyasa şartlarına göre kadri maruf olduğu ve aracın onarımının ekonomik olduğu; davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu ... plakalı aracın hasar onarımının KDV hariç 200.000,00TL ve KDV dahil 240.000,00TL tutar ile yapılması hususunda mutabakat sağlanmış olduğu, yapılan mutabakatın tarafımızca hesaplanmış olan hasar onarım tutarından ekonomik olduğu, davacı tarafından dava konusu aracın hasar onarımının KDV dahil 240.000,00TL bedel ile davalı sigorta şirketi tarafından sağlanan mutabakat ile yapıldığının kendi adına düzenlenmiş olduğu onarım faturasından görülmekle, taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda düzenlenmiş faturalar ile ödenmiş olan KDV dahil 240.000,00TL hasar onarım tutarının tarafımızca hesaplanan tutardan daha makul olması gereğince, işbu hasar onarım tutarının kabulünün yerinde olacağı, davacı tarafından %50 KDV tevkifat oranının düşürülmesi ile talep edilmiş olduğundan, KDV dahil ve %50 KDV tevkifat oranı ile 220.000,00TL hasar onarım tutarının kabulünün yerinde olacağı, davacı tarafından %50 KDV tevkifatı uygulanmak suretiyle talep edilen 220.000 TL hasar onarım bedelinin, kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden talep edilebilir nitelikte olduğu belirtilmiştir.
Dava; Davalı ... A.Ş.'nin (İMM) Genişletilmiş Kasko sigorta poliçesi ile sigortalısı davacıya ait ... plaka sayılı aracın 12.04.2024 tarihinde karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucunda araçta meydana gelen hasar kaybı bedelinin tahsiline ilişkin (özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan) kaynaklanan tazminat davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, BAM karar ilamı, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Öncelikle TTK 4-5 maddesi gereğince görev itirazının reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder”, şeklinde ifade edilmiştir.
TBK 49/1. Maddesine göre: '' Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, dava dışı davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak tamamından sorumlu olacağı açıktır.
Sigorta hukukunun temel ilkelerinden biri olan “rizikonun gerçekleşmesi halinde tazminat ödeme borcu”, Türk Ticaret Kanunu’nun 1409 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, sigortacının, sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan rizikonun gerçekleşmesi durumunda, sigortalının gerçek zararını tazminle yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda, meydana gelen hasarın poliçe teminatı dahilinde kaldığı ve zarar kalemlerinin eksper raporu ile somut olarak belirlendiği durumda, sigortacının tazminat ödeme borcu doğmaktadır.
Somut olayda, dava konusu kazanın 12.04.2024 tarihinde meydana geldiği, kaza tarihi itibariyle ... poliçe limitlerinin maddi hasar araç başına 120.000,00 TL olduğu, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket tarafından ... numaralı Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminat limitinin yetmediği durumlarda, kasko poliçesinin “ihtiyari mali mesuliyet teminatını” kapsamında zarar görenin, kusurlu aracın kasko poliçesi tanzim ettiği sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında yer alan... vadeli, ... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi incelendiğinde; dava konusu aracın, çarpma, çarpışma, devrilme, yuvarlanma, yanma ve benzeri ani ve harici etkiler sonucu meydana gelen hasarlarının teminat kapsamında olduğu, meydana gelen 12.04.2024 tarihli trafik kazasının da bu kapsamda kaldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı hasar dosyasının açıldığı, eksper görevlendirilerek araç üzerinde fiili inceleme yapıldığı, onarım kalemleri ve bedeli yönünden servis ile 200.000 TL + KDV bedel üzerinden mutabakat sağlandığı ve bu mutabakatın yazılı belgeye bağlandığı görülmektedir. Bu durum, davalı sigorta şirketinin, meydana gelen hasarı kasko teminatı kapsamında kabul ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Her ne kadar davalı taraf, sigortalının hasarı karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortasından talep edeceğine dair beyanı üzerine dosyanın kapatıldığını ileri sürmüş ise de; bu husus, kasko poliçesi kapsamında doğan tazminat ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Zira kasko sigortası, sigortalıya tanınmış bağımsız bir talep hakkı olup, sigortalının zararı hangi kaynaktan tahsil edeceğine ilişkin tercihi, sigortacının sorumluluğunu bertaraf eden bir hukuki sonuç doğurmaz. Sigortacı, tazminatı ödedikten sonra halefiyet ilkesi gereği, kusurlu üçüncü kişilere veya onların sigortacılarına rücu edebilir.
Ayrıca, onarımın sigorta şirketi ile anlaşması bulunmayan serviste yaptırılmış olması da, somut olayda eksper incelemesi ve yazılı mutabakat bulunduğundan, sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir hal teşkil etmemektedir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre; onarım bedelinin piyasa rayiçlerine uygun, fatura ile belgelendirilmiş ve hasarla illiyet bağının bulunması halinde, sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü devam eder. Bu çerçevede yapılan değerlendirmede; Meydana gelen hasarın kasko teminatı kapsamında olduğu, hasar bedelinin eksper raporu, servis mutabakatı ve fatura ile somut biçimde ispatlandığı, talep edilen 220.000 TL tutarın, zenginleşme yasağına aykırılık oluşturmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile; somut olayda, kazaya karışan taraflarca tanzim edilmiş maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ile kaza mahallindeki araçların yol üzerindeki konumları ile araçlar üzerindeki hasar izlerini gösterir fotoğraflara göre; Sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... ili ... ilçesi ....Mahallesi ... caddesinde seyri esnasında ön ilerisindeki aracı sollamak istediği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının ön kısımları ile aynı istikamette ön ilerisinde seyir halinde bulunan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması, çarpma sonrasında da ... plakalı aracın kaldırıma çıkarak ağaca çarparak durması sonucu çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davalı ... A.Ş.’nin Kasko Sigortalısı davacı ... Şirketi adına tescilli dava konusu ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...’in; 12.04.2024 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nın madde 84/d ile KTY'nin madde 157/a-4'de belirtilen asli kusurlardan "arkadan çarpma" kusuru nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu, kusur oranınının %100 (Yüzdeyüz) olduğu, dava dışı ... Sigorta A.Ş.’nin ZMMS Sigortalısı dava dışı ...adına tescilli ...plakalı aracın dava dışı sürücüsü ..’ın; 12.04.2024 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, Atfı Kabil kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu, dava konusu ... plakalı aracın hasarının, dosya münderecatında yer alan kaza ile uyumlu olduğu, hasar onarımının yapılması için, Yargıtay içtihatlarına göre, iskontosuz KDV hariç 102.776,79TL orijinal yedek parça ve KDV hariç 116.000,00TL işçilik olmak üzere toplam 218.776,79TL (KDV Hariç) ve KDV Dahil 262.532,15TL onarım tutarının kaza tarihindeki serbest piyasa şartlarına göre kadri maruf olduğu ve aracın onarımının ekonomik olduğu; davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu ... plakalı aracın hasar onarımının KDV hariç 200.000,00TL ve KDV dahil 240.000,00TL tutar ile yapılması hususunda mutabakat sağlanmış olduğu, davacı tarafından dava konusu aracın hasar onarımının KDV dahil 240.000,00TL bedel ile davalı sigorta şirketi tarafından sağlanan mutabakat ile yapıldığının kendi adına düzenlenmiş olduğu onarım faturasından görülmekle, taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda düzenlenmiş faturalar ile ödenmiş olan KDV dahil 240.000,00TL hasar onarım tutarının hesaplanan tutardan daha makul olması gereğince, işbu hasar onarım tutarının kabulünün yerinde olacağı, davacı tarafından %50 KDV tevkifat oranının düşürülmesi ile talep edilmiş olduğundan, KDV dahil ve %50 KDV tevkifat oranı ile 220.000,00TL hasar onarım tutarının kabulünün yerinde olacağı, davacı tarafından %50 KDV tevkifatı uygulanmak suretiyle talep edilen 220.000 TL hasar onarım bedelinin, kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden talep edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilmiş olup, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporunda yapılan tespitlere itibar edilerek neticeten Mahkememizce davacının davasının kabulü ile, 12.04.2024 günlü kaza olayı nedeniyle davacı adına kayıtlı ... plakalı araç için kasko teminatı kapsamında hesaplanan 220.000,00-TL(KDV dahil) hasar onarım bedeli alacağının temerrüt tarihi 01.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile,
12.04.2024 günlü kaza olayı nedeniyle davacı adına kayıtlı ... plakalı araç için kasko teminatı kapsamında hesaplanan 220.000,00-TL(KDV dahil) hasar onarım bedeli alacağının temerrüt tarihi 01.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 15.028,20 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.757,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.271,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 3.757,05 TL peşin/nisbi harcı, 15,02 TL keşif harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.496,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.268,07 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 30/03/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır