T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/02/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...tarihinde gerçekleşen trafik kazasında, davalı sigorta şirketi nezdinde ...numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalı bulunan ve dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki yabancı plakalı aracın tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise kazanın oluşumunda hiçbir kusurunun bulunmadığını, kaza neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak beyin kanaması geçirdiğini, kafasında ve vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, iç organlarında kanama meydana gelip ameliyat edildiğini, uzun süre hastanede tedavi görmesine karşın halen bakıma muhtaç durumda olduğunu, zararın tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine ve arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen yasal süresi içinde taleplerin karşılanmadığını, müvekkilinin maddi tazminat miktarının mahkemece alınacak bilirkişi raporuyla tespit edileceğini, ayrıca kaza nedeniyle bakıma muhtaç hale gelen ve hiçbir geliri ile desteği bulunmayan müvekkilinin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olması sebebiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca adli yardımdan yararlandırılması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle adli yardım talebinin kabulüne, tahkikat sonucunda maddi tazminat değerinin tam olarak belirlendiği anda artırılmak üzere 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL kalıcı iş göremezlik/maluliyet ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalılarnın süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davalı ...Bürosu vekili cevap dilekçesinde özetle; ...tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, yabancı plakalı araçta ikinci şoför olarak arka kısımda uyurken yaralandığı iddia edilen davacı tarafından talep edilen 50,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00 TL tazminatın avans faiziyle tahsiline ilişkin davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili büronun uluslararası anlaşmalar ve mevzuat çerçevesinde yabancı plakalı araçların geçerli Yeşil Kart sigortalarının bulunması halinde yabancı sigortacı adına ve kusur esasına göre mali sorumluluk limitleriyle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, davacı tarafça başvuru esnasında ilgili yönetmelik şartlarına uygun bir adli kurul raporu sunulmadığından Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi, 5684 sayılı Kanun’un 30/13. maddesi ve HMK’nin 114. ile 115. maddeleri uyarınca özel dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi gereğince geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin sağlık giderleri teminatı kapsamında kalıp Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda bulunduğunu ve poliçe teminatı dışında kaldığını, tedavi sürecindeki bakımın sağlık personeli tarafından karşılanması nedeniyle ilave bakıcı gideri talep edilemeyeceğini, aksi kanaatte olunsa dahi aile içi bakım dayanışması gözetilerek hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacının güncel SGK hizmet dökümünün celbi ile istirahatli olduğu dönemde kesintisiz maaş alıp almadığının ve SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, aksi halde sebepsiz zenginleşme doğacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla maluliyet tazminatının aktüer bilirkişi tarafından TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, olaya ilişkin ceza soruşturması evraklarının celbedilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, zira uzlaşma halinde müvekkilinin tazminat sorumluluğunun ortadan kalkacağını, sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını ve kaza tespit tutanağının yetersiz olduğunu, bu nedenle dosyanın kusur tespiti amacıyla Karayolları Fen Heyeti veya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesinin icap ettiğini, ayrıca usulüne uygun başvuru bulunmadığından temerrüt oluşmadığını, faiz sorumluluğunun ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faizle sınırlandırılabileceğini, masraf ve vekalet ücretinden de poliçe limiti dahilinde sorumlu olunabileceğini ileri sürerek, öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde ise haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ...tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talepli davanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinde öngörülen zamanaşımı süreleri geçtikten sonra ikame edildiğini, ayrıca Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik gereğince kas-iskelet sistemi bozukluklarında maluliyet değerlendirmesi için kazadan itibaren asgari 12 aylık sürenin geçmesi ve sekelin stabil olması şartı aranmasına rağmen davacının iyileşme süresi dolmadan ve uygun sakatlık raporu temin edilmeksizin eksik evrakla başvuru yapması sebebiyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca dava şartı olan başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin olası sorumluluğunun ...tarihinde yürürlüğe giren yeni Genel Şartlar kapsamında TRH 2010 mortalite tablosu, %1,65 iskonto oranı ve mağdurun resmi belgeli vergilendirilmiş geliri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik dahil tüm sağlık giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, dosyaya sunulan mevcut sağlık raporlarının objektif olmayıp hükme esas alınamayacağını, maluliyetin ancak iyileşme süresi dolduktan sonra Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle yürürlükteki engellilik mevzuatına göre tespit edilebileceğini, tazminatın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu veya diğer kurumlarca iş kazası, geçici iş göremezlik veya ölüm aylığı kapsamında yapılan veya yapılacak tüm ödemelerin belirlenerek tazminattan mahsup edilmesini, gelir bağlanmamışsa bu hususta dava açılması için önel tanınmasını, olaya ilişkin ceza davasının bekletici mesele yapılmasını, tazminat hesabının yalnızca Hazine Müsteşarlığına kayıtlı bir aktüer bilirkişi tarafından devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne göre yapılması gerektiğini, dava öncesinde müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hukuka aykırı olduğunu, araç hususi nitelikte olduğundan ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, kusur durumunun Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti veya Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınacak raporla tespiti ve hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cismani zarar nedeni ile maddi tazminat isteğine ilişkin olup, davacı taraf, geçici iş göremezlik zararı, kalıcı iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri talebinde bulunmaktadır.
...Tarihinde ...plakalı (yabancı plakalı) aracın dava dışı ...sevk ve idaresinde iken Ankara Niğde otoyolunda bir anlık dalgınlık ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, davacının araçta yolcu konumunda olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu'nun çalışma usul ve esasları, 28.06.2008 gün ve 26920 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmeliğe göre düzenlenmiştir. Buna göre Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu, yabancı ülke ve yeşilkart büroları (emsal bürolar) ile yaptığı Internal Regulatıons anlaşma çerçevesinde yabancı plakalı araçların Türkiye’de karşılaştıkları kazalarda şayet geçerli bir yeşil kart sigortaları mevcutsa yeşil kart sigortacıları adına kusur esasına göre zarar gören üçüncü şahısların zarar taleplerin, Türk mevzuatına göre tazmin etmektedir.
Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu, yabancı araçların ülkemizde sebebiyet verdikleri kazalarda ortaya çıkan zararların tazmininde, bu araçların işletenleri veya sürücüleri adına hareket etmeyip, kaza tarihini kapsayan geçerli yeşil kart sigortaları olması halinde yabancı sigorta şirketi adına hareket etmektedir. Bu durumda Karayolları Trafik Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri gereği yabancı plakalı bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonrası ortaya çıkan hasarlar için kusur esasına göre ve yabancı sigorta şirketi adına mali sorumluluk sigortası limit ve şartları çerçevesinde Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu sorumluluğu doğmaktadır. Somut olayda, Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu'ndan gelen ...tarihli müzekkere cevabı ile kazaya karışan ...plakalı aracın, kaza tarihini kapsar şekilde yabancı ülkedeki (Romanya) sigorta şirketinde geçerli bir yeşil kartının olduğu, davalı ...Bürosu'nun pasif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu vekili cevap dilekçesinde davacının dava açmadan önce KTK'nun 97.maddesinde sayılan belgeleri tamamlamadan (maluliyet raporu sunmadan) başvuru yaptığını, dolayısı ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddini talep etmiş ise de davalının cevap dilekçesi içeriğinden ve Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu'ndan gelen ...tarihli müzekkere cevabının içeriğinden, davacının dava açmadan önce davalıya KTK'nun 97.maddesi kapsamında başvurduğu anlaşılmıştır. Başvuruda eksik evrak olması, davanın, dava şartı yokluğundan reddini gerektirmediğinden, davalının bu yöndeki dava şartı itirazı yerinde görülmemiştir. Nitekim Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın ...Esas ...Karar sayılı içtihadında da başvuruda eksik evrak var ise bu hususun davanın reddini gerektirmeyeceği, temerrüt tarihinin tespitine etki edeceğine işaret edilmiştir.
Davalı ...Hayat ve ...A.Ş. (eski ünvanı ...Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuş ise haksız fiil ...tarihi olup, davanın kaza tarihinden itibaren uzamış 8 yıllık ceza zaman aşımı süresi içinde açıldığı ve ıslah edildiği görülmekle, davalı vekilinin zaman aşımı definin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davaya konu kaza, tek taraflı kaza olup, davacı araç içerisinde yolcu konumunda olup, kazanın gerçekleşmesine etki edecek kural ihlalinin olmadığı, davaya konu kazanın, davalılar tarafından sigortalanan araç sürücüsünün % 100 oranındaki kusuru ile gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce maluliyet hususunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmış, ...tarihli raporda özetle, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde davacının kalıcı maluliyetinin oluşmadığı, geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 9 ay olduğu ve 2 ay süre ile geçici bakıcı ihtiyacı olduğu yönünde oy birliği ile görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce aktüerya raporu alınmış, davacının geçici bakıcı gideri zararının 24.558,00 TL ve geçici iş göremezlik zararının 113.756,67 TL olduğu (toplam zararın 138.314,67 TL) anlaşılmıştır.
Davacı vekili aktüerya raporu doğrultusunda davasını ıslah etmiş ve 138.314,67 TL'nin muaccel olduğu tarihten itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar davalı ...Hayat ve ...A.Ş. (eski ünvanı ...A.Ş.) vekili geçici iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürmüş ise de "Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 Sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Söz konusu düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiştir. Trafik kazası sonucu hastalık sigortası kapsamında Kurumca sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri, yasa kapsamı içerisinde bulunmamakta olup, Kurumca sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri, işletenden, şoföründen ve zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitleri içerisinde kalmak koşuluyla sigorta şirketinden tahsili mümkün olduğu bulunmaktadır."(Yargıtay 10.HD.2014/5225 E-2014/6200 K) "01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya Barosu yayınları. sayfa 7-8 Yargıtay HGK Üyesi: Hüseyin TUZTAŞ). İzah edilen nedenlerle, davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasası'nın 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek; emniyet kemerinin takılı olmaması, içkili sürücünün arabasına, onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin, meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir. Söz konusu örnekler çoğaltılabilir. Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması da, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir. Davacının kazaya karışan araçta yolcu konumunda olduğu, uyuduğu sırada kazanın gerçekleştiği, davacının kafa bölgesinden yaralanması nedeni ile kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığının anlaşıldığı, zira emniyet kemeri takılı olsa idi, bulunduğu konumda kalacağı, kafasının yaralanacak kadar savrulamayacağı değerlendirilmiş, izah edilen nedenle mahkememizce davacı lehine hesaplanan tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır.
Davacı vekili, talep olunan alacağa en yüksek banka mevduat faizi işletilmesini talep etmiş olup, kazaya karışan aracın kamyon yani ticari nitelikte araç olduğu, davacının avans faizi talep edebileceği anlaşılmıştır.
Davacı vekili, talep olunan alacağa muacceliyet tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş olup, davacının dava tarihinden önce KTK'nun 97. maddesi uyarınca sunması gereken belgelerden maluliyet raporunu sunmadığı, eksik evrak ile yapılan başvuru sonucu davalıların temerrüte düşmediği anlaşılmıştır. Mahkememizce, davalıların temerrüt tarihi, ara buluculuk başvuru tarihi olan ...olarak kabul edilmiştir. (Bu yönde Yargıtay 4 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2021/18933 Esas 2021/4438 Karar sayılı içtihadı).
Yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı red edilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden, eldeki davada mütefarik kusur nedeni ile yapılan indirimden dolayı red edilen kısım üzerinden davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş, (bu yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2014/24976 Esas 2017/5714 Karar sayılı emsal kararı), davalı yararına yalnız reddine karar verilen kalıcı iş göremezlik zararı yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir.
İzah edilen nedenlerle Mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile % 20 oranında müterafik kusur indirimi sonucu 19.646,40 TL geçici bakıcı gideri ve 91.005,33 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 110.651,73 TL'nin, ...tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gerekli 7.558,62 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL ile 2.363,00 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik 4.767,72 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL ara buluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranına göre 2.559,10 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 640,90 TL'sinin ise davacıdanmüştereken alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 427,60 TL, peşin harç 427,60 TL, ıslah harcı 2.363,00 TL, ATK rapor ücreti 5.850,00 TL, bilirkişi ücreti 4.500,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 1.184,50 TL olmak üzere toplam 14.752,70 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre 11.797,90 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 50,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak 1/2'şer oranda davalılara ödenmesine,
8-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı ...Bürosu vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu'na göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır