TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/12/2024
KARAR TARİHİ : 14/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ....tarihinde .....sevk ve idaresindeki .....adına kayıtlı .....plakalı aracın çarpması sonucu ağır yaralandığını, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındığını, müvekkilinde sağ pubis ve iskium kırığı ile opere femur kırığı oluştuğunu, vücudunda kalıcı izler meydana geldiğini ve desteksiz yürüyemez hale geldiğini, kaza tespit tutanağına göre sürücü .....%100 kusurlu olduğunu, müvekkilin ise hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde araç sahibi, sürücü ve sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilin maddi durumunun kötü olması nedeniyle adli yardım talebinin kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilin kaza tarihinde 47 yaşında olmasına rağmen güç kaybı tazminatı isteme hakkının bulunduğunu, tedavi ve bakım masraflarının maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğini, belirsiz alacak davası olarak açılan davada bilirkişi raporu sonrası değer artırımı yapılacağını, müvekkilin yaşadığı ağır travma ve acılar nedeniyle 100.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiğini, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .....Soruşturma sayılı soruşturma dosyasının mevcut olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, sigorta şirketine yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını belirterek, adli yardım talebinin kabulünü, davalı sigorta şirketi, araç sahibi ve sürücüden geçici iş göremezlik için 40,00 TL, sürekli iş göremezlik için 20,00 TL, hastane tedavi giderleri için 20,00 TL ve bakıcı giderleri için 20,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini, ayrıca araç sahibi ve sürücüden 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı .....Sigorta A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; .....plakalı araca ait .....numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında müvekkil şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında ve teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarını kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağı ve diğer delillerin tarafına tebliğ edilmediğini, davanın Sosyal Güvenlik Kurumu'na ihbar edilmesi gerektiğini, davacının dava açmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapma zorunluluğunu yerine getirmediğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, derdestlik itirazlarının bulunduğunu, ceza dosyasında uzlaşma olması halinde davanın reddinin gerektiğini, kaza ile iddia edilen sakatlık arasında illiyet bağının bulunmadığını, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre belirlenmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatının tedavi teminatı kapsamında olup Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda bulunduğunu, davacının geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanıp kazanmadığının tespiti için Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümünün dosyaya sunulması gerektiğini, bakıcı gideri tazminatının sürekli sakatlık teminatı limitleri ile sınırlı olduğunu, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının geriye yürümediğini, poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan mevzuatın uygulanmasının hukuki güvenlik ilkesi gereği olduğunu, kazanın iş kazası olması durumunda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin tenzil edilmesi gerektiğini, gelir hesabının vergilendirilmiş gelir belgelenemiyorsa asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinde sayılan teminat dışı hallerin varlığı halinde davanın reddinin icap ettiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .....vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; .....tarihinde müvekkil .....sevk ve idaresindeki, .....adına kayıtlı .....plakalı araç ile davacı .....karıştığı trafik kazasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağının keşif yapılmadan düzenlendiğini, kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, davacının yaralanmalarının abartıldığını ve kalıcı sakatlık iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağının hastane kayıtları ve epikriz raporları ile titizlikle incelenmesi gerektiğini, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarının SGK tarafından karşılandığını, mükerrer ödeme tehlikesi bulunduğunu, maluliyet tazminatı talebinin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, davacının maddi zararını ve kazanç kaybını ispatlayamadığını, maluliyet oranının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'na gönderilmesinin zorunlu olduğunu, tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu ile %1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, manevi tazminatın tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hak ve nasafet kuralları çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini, belirsiz alacak davası olarak açılan davada faiz başlangıcının kaza tarihi değil dava tarihi olması gerektiğini, ticari faiz talebinin yasal faiz olarak düzeltilmesinin zorunlu olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.....Tarihli Bilirkişi Raporunda: ".....tarihinde sağ pubis iskium kırığına neden olan trafik kazası geçiren .....hakkında düzenlenmiş belgeler incelenmiştir. Hakkında düzenlenen Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın %1 engel oranı ve 3 aya kadar geçici iş göremezlik süresi ile 3 hafta süreyle geçici bakıcı ihtiyacı olduğu bildiren .....tarihli raporu görüldü. Kişinin hastaneden çıktıktan sonra evine özel araçla dönmesi , takip-tedavi ve kontrol için özel araçla ev ve hastane arasında gidiş-dönüş yapması gerekmektedir. 2024 yılı için bu ulaşım masrafı 1000 TL uygun bulunmuştur. Ayrıca baston, oturma minderi, pansuman ve temizlik ürünleri için 2000 TL harcama ön görülmüştür. Sonuç olarak; kişinin trafik Kazasına bağlı yaralanmasının ağırlık ölçüsü dikkate alındığında, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin (ulaşım, baston, oturma minderi ve pansuman gideri) tarafımca hesaplandığında 3000 TL kabul edilmesi uygun bulunmuştur. Kusur oranı dikkate alınarak ödenebileceği belirlenmiştir." kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
.....Tarihli Adli Tıp Raporunda: Davacı yaya .....%100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü .....kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
.....Tarihli Adli Tıp Raporunda: Davalı sürücü .....’ın kusursuz olduğu, Davacı yaya .....’un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, .....tarihinde davacının yaya olarak bulunduğu esnada davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ve diğer davalı sürücünün kullandığı araç ile davacıya çarpılması neticesinde oluşan maluliyetten dolayı kusurlu olduğu iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine, aracın işletenine ve sürücüye karşı yöneltilen geçici, sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri ve tedavi giderleri taleplerinden oluşan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacı da geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi ile tazminatın miktarı, davacının bakıcı ve tedavi ihtiyacının bulunup bulunmadığı bulunuyor ise tazminatın miktarı ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve başvuru dosyası, davacıya ait tedavi evrakları ve Diyarbakır CBS .....soruşturma sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacı hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davacı vekilinin talebine istinaden davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığının tespiti yönünden Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından bilirkişi raporu alınmış, kusur durumunun tespiti yönünden talimat Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden adli tıp raporları tebliğe çıkartılarak sonuca gidilmiştir.
Diyarbakır CBS .....Soruşturma sayılı dosyasından davacının şikayetinin bulunmaması nedeniyle kusur yönünden bilirkişi raporu alınmadığı ve TCK m. 89/1 uyarınca kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden .....günü saat .....sıralarında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobil ile Elazığ Bulvarını takiben seyir halinde iken kaza mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiğinde yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığı esnada otomobilinin ön kısımlarıyla, gidiş istikametine solundan yayalara hitaben yanan kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçiş yapan davacı yaya çarpması .....neticesi davaya konu trafik kazasının meydana geldiği ve .....plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, dava açılmadan önce davacı tarafından tazminat ödenmesi amacıyla davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Sigorta şirketinin sorumluluğunun doğması için kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması gerekir. Sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru yoksa, sigorta şirketinin de poliçe kapsamında sorumluluğu doğmayacaktır. Bu halde kazanın meydana gelmesinde kusur durumunun tespiti gerekir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince; kusur durumunun tespiti amacıyla dosyanın Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiş ve .....ilgili Ankara ATK raporunda özetle; "Kaza tespit tutanağında olay mahallinde yolun;10 metre genişliğinde,düz,zeminin asfalt,kuru,havanın açık,görüşün açık,kaza yerindeki azami hız limitinin 82 km/s, vaktin gündüz,mahallin meskun olduğu, olay mahallinin ışık kontrollü kavşak olduğu, .....plaka sayılı otomobile ait 20 metre fren izi bulunduğu belirtilmiştir. CD'de mevcut kaza anı görüntüsü incelendiğinde, kamera saati ile .....:'te olay mahalli ışık kontrollü kavşakta bir aracın yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığı esnada solundan yayalara hitaben kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçiş yapmak için yola giren yayaya çarptığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı dava dilekçesi, kaza tespit tutanağı,kaza yeri krokisi, CD'de mevcut kaza anı görüntüsü, ceza dosyası kısmi evrakları ve tüm beyanlar incelendiğinde kazanın yukarıda ‘’OLAY’’kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup aşağıdaki kanaate varılmıştır. Mevcut verilere göre; A)Davacı yaya .....olay mahallinde yeşil ışıkta seyreden araçları dikkate alıp geçişini uygun zamanda, araçların tamamen duruşa geçtikten sonra güvenli bir ortamda yapması hususlarına riayet etmediği, hatalı biçimde ve can güvenliğini tehlikeye atarak seyir halindeki araç trafiğine ve trafik lambalarına dikkat etmediği, yeşil ışıkta geçiş yapan araca ilk geçiş hakkını vermediği sürücü idaresindeki aracın ön tarafı ile kendisine çarpması sonucu meydana gelen olayda asli kusurludur.
B)Sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobil ile geldiği olay mahallinde yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığı esnada solunda kırmızı ışıkta karşıya geçiş yapan yayaya çarptığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)Davacı yaya .....%100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu,
B)Sürücü .....kusurunun bulunmadığı kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde kusur tespitinin yapıldığı, buna göre .....tarihli kazanın oluşumunda davalı sürücüsünün kusurunun bulunmadığı davacı yayanın tam kusurlu olduğunun saptandığı görülmüştür.
Mahkememizce, alınan Ankara Adli Tıp Kurumu raporunun, kazaya dair CD nin de incelenmesi suretiyle hazırlandığı, bu haliyle raporun dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmiş ve davacı yayaya davalı sürücü idaresindeki otomobilin çarpılmasına maruz kaldığı olayda %100 oranında kusurlu olduğuna dair ATK raporu doğrultusunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin de sorumluluğu doğmayacağından açıklanan nedenlerle davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davalı tarafların kusur durumunun ispat edilememesi nedeniyle ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı REDDİNE,
2-Maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.464,00 TL peşin harç( 732,00*2) ve 1.464,00 TL başvuru harcı(732,00*2) olmak üzere toplam 2.928,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından karşılanan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Yargılama esnasında davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden suç üstü ödeneğinden karşılanan; maddi tazminat talebine yönelik sarfedilen 19.472,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Maddi tazminat talebi yönünden; Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı .....ve Sigorta Şirketine ödenmesine,
6-Manevi tazminat talebi yönünden; Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/3 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı .....ve Sigorta Şirketine ödenmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İrat Kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim