1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2025/521 E., 2025/548 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 27.03.2025 Sayı: 2025/521 E. - 2025/548 K. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

T.C.

DENİZLİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...

KARAR NO : ...

KARAR TARİHİ : 27/03/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ...

TARİHİ : ...

NUMARASI : ...

DAVACI : ...

VEKİLİ :...

DAVALI : ...

VEKİLİ :...

DAVALI : ...

VEKİLİ : ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

G.KARAR YAZIM TARİHİ : ...

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; olay günü olan 17/02/2018 saat 18:50 sıralarında ... plakalı motorsiklet sürücüsü ...'nun başında kask takılı halde ... istikametinden ...istikametine seyir halinde iken ... kavşağında ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in dikkatsiz bir şekilde aracıyla geri geri manevra yaptığı esnada müvekkilinin arabaya çarpmamak için yapmış olduğu her türlü çabaya rağmen otomobile arkadan çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü ,,,in %100 kusurlu müvekkilinin ise kusursuz olduğunun kaza tespit tutanağıyla tespit edildiğini, davacının geçirmiş olduğu kaza nedeniyle kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı olduğunu, taraflarınca müvekkilinin zararlarının karşılanması amacıyla davalı sigorta şirketine 06/04/2018 tarihinde başvuruda bulunduklarını, davalı tarafından davacının maluliyet raporunun gönderilmesi istenmiş ise de, kaza tarihinin üzerinden 1 yıl geçmediği için taraflarınca dosyanın medical firma incelemesine gönderilmesinin sigorta şirketinden talep edilmişse de 15 gün içinde talepleri yerine getirilmediğinden ... Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yerel mahkeme tarafından kusur ve maluliyet oranları tespit edildikten sonra müvekkilinin uğramış olduğu sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarının tespiti amacıya tanzim edilen aktüerya hesap raporunda'' 6.412,80-TL. geçici iş göremezlik, 211.814,06-TL. sürekli iş göremezlik tazminatı '' tespit edildiğini, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ek dava açma hakları saklı tutulduğunu ve sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden alacakları ıslah edilerek davanın kabulüne karar verildiğini, mezkur kararın davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edildiğini, .... HD'nin 30/11/2023 tarihli kararıyla istinaf talebinin reddine karar verildiğini ve Yerel Mahkeme kararının kesinleştiğini, somut olayda meydana gelen kazada müvekkilinin %19 engelli olacak şekilde yaralandığını ve herhangi bir kusurunun da bulunmadığını, ülkenin ekonomik koşulları ve paranın alım gücü göz önüne alındığında talep edilen manevi tazminat tutarının hak ve nefaset kurallarına uygun olduğunu, diğer taraftan tazminatın, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiğini, trafik kazasının 17/02/2018 tarihinde gerçekleştiğinden alacağın muaccel hale geldiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; 6.412,80-TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden ve 70.000,00-TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ...'den tahsiline, hak ve alacaklarının teminat altına alınması ve ileride telafisi zor bir zararın doğmaması için davalı ... adına kayıtlı taşınmazlar ve araçlar üzerinde teminat talep edilmeksizin tensiple birlikte ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Yetki itirazında bulunduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddi gerektiğini, poliçe tanzim tarihi itibarıyla geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, anılan nedenlerle bu talebin reddi gerektiğini, herhalde davacının kaza tarihinde çalışıp çalışmadığının, geçici iş göremezlik zararının oluşup oluşmadığının ispat edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere aksi kanaat halinde kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranını tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca maluliyetinin tespiti gerektiğini, dosyada kusur durumunun Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesince tespitinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, tazminat hesabının aktüer sıfatına haiz bilirkişiler tarafından ZMMS Genel Şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, kabul manasına gelmemek üzere tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 ve 29/12/2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, başvuru sahibinin Savcılık aşamasında sigortalı araç sürücüsüyle uzlaşıp uzlaşmadığının tespit edilerek, uzlaşmanın tespiti halinde CMK 253/19 mad gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul manasına gelmemek üzere işbu dava tarihi öncesinde davalı şirkete yapılan başvurunun usulsüz olması nedeniyle geçersiz olduğunu ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, 17/02/2018 tarihinde, ...plakalı motorsiklet sürücüsü davacı ... ile ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in arasında yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ...CBS ... karar numarası ile, kollukça tutulan kaza tespit tutanağına göre her iki tarafın da meydana gelen kazada kusurlu olduklarının tespit edildiği, eylemin mevcut durum itibariyle TCK'nun 89. maddesi kapsamında kalan taksirle yaralama suçuna uyduğu, bu suçun soruşturmasının şikayete tabi olduğu, tarafların meydana gelen kaza nedeniyle şikayetçi olmadığı, bu suç açısından TCK 73/1-4 maddesi uyarınca soruşturmaya devam olunup kovuşturma aşamasına geçilemeyeceği, gerekçesi ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, ...Mahkemesinin ...Esas, ...Karar sayılı dosyasında ise, kusur bilirkişi raporu neticesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 asli kusurlu olduğu, davacının kazanın oluşumunda kural ihlalinin bulunmadığı, dosyaya sunulan ATK raporu ile davacının kaza dolayısıyla tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %19 olduğu ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği belirtildiği, aldırılan hesap bilirkişi raporu neticesinde ise, geçici iş göremezlik tazminatının 6.412,80TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 211.814,06 TL olduğu, davacının maddi zararının toplamda 218.226,86-TL olduğu ve kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğu, şeklinde karar verildiği, iş bu kararın ... Hukuk Dairesi'nin ...tarih ve ...Esas ...Karar sayılı ilamı ile kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, aynı kazaya ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararında alınan kusur ve maluliyet raporu bulunduğundan usul ekonomisi gereğince, mahkemece yeniden kusur ve maluliyet raporu alınmadığı, davacının geçici işgöremezlik zararının 6.412,48 TL olduğu, ancak SGK tarafından yapılan ve rücuya tabi ödemenin 1.488,35 TL olduğunun bildirildiği bu miktar mahsup edildiğinde, davacının talep edebileceği bakiye geçici iş görmezlik zararının 4.924,13 TL olduğu, ayrıca davacının yaralanması nedeniyle, manevi zarara uğrayacağının yadsınamaz bir gerçek olduğu, manevi tazminatın miktarı, somut olayın özelliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak TMK'nın 4. maddesi gereğince takdir ve tayin edilmesi gerektiği, davacının maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararın karşılığı olarak da kaza tarihi itibariyle manevi tazminata karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacının maddi tazminat talebine ilişkin olarak; davacının davasının kabulü ile, 4.924,13 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketin yönünden başvuru tarihi olan 06/04/2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak; davacının davasının kısmen kabulü ile 15.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kaza tespit tutanağı ve maddi tazminata ilişkin açılan davada keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi raporunda meydana gelen kazada davalının %100 kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz olduğu ayrıca kaza sonucunda müvekkilinin %19 oranında meslekte kazanma gücü kaybı oranının bulunduğunun tespit edildiğini, tüm bu hususlar dikkate alındığında takdir edilen manevi tazminatın düşük kaldığını, kaza tespit tutanağı ve sigorta şirketine karşı ...Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında açılan sürekli iş göremezlik tazminat talepli davada keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi raporunda davalı sürücünün Asli (%100) kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz (%0) olduğunun tespit edildiğini, ayrıca İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'nca tanzim edilen adli tıp raporunda müvekkilinin kaza sonucu %19 oranında meslekte kazanma gücü kaybı oranının bulunduğu ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiğini, kusur oranı ve maluliyet oranı doğrultusunda müvekkilinin 211.814,06-TL. sürekli iş göremezlik tazminatının bulunduğunun hesap edildiğini, hesap doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiğini, davalının istinaf talebinin ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararıyla reddedilerek karar kesinleştiğini, davacının 13/06/1990 doğumlu olup, kazanın meydana geldiği 17/02/2018 tarihinde 28 yaşında olduğunu, trafik kazası sonucunda müvekkilinde kaburga kemiği kırıldığını, kalıcı sakatlık meydana geldiğini, uzun bir süre yatalak şekilde yaşadığını, müvekkilinin kaza sonucunda yatalak hale gelmesi nedeniyle çok zor günler geçirdiğini, büyük maddi ve manevi kayıplar yaşadığını, ayrıca psikolojik olarak destek aldığını, olayın üzerinden 7 yıl geçmiş olmasına rağmen müvekkilinin hala toparlanamadığını, eski sağlığına bir türlü kavuşamadığını, manevi tazminatın, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hâkimin, M.K.nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmesi gerektiğini, somut olayda, davalının asli kusuru ile meydana gelen kazada müvekkilinin yatalak kalacak şekilde yaralanması ve %19 oranında meslekte kazanma gücü kaybı oranının oluşması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, olay nedeni ile müvekkilinin duyduğu derin elem ve acıların bir nebze de olsa hafifletilmesini teminen takdir edilen 15.000,00-TL. manevi tazminatın çok düşük olup, paranın son 5-6 yılda uğradığı değer kaybı dikkate alındığında bilhassa kayda değer nitelikte bile olmadığını, Yargıtay'ın yeni tarihli kararlarında görüş değişikliğine gidilerek manevi tazminat miktarını belirlerken gelişmiş ülkerlerdeki uygulama doğrultusunda caydırıcılık unsuruna önem verildiğinin görüldüğünü ve tazminatın zenginleştirici bir nitelik olmaması gerektiği düşüncesinden vazgeçildiği anlaşılmakla, yerel mahkemece takdir edilen tazminatın düşük kaldığını, tarafların yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davalının bekar olduğu, ... merkezde lastikçilik yaptığı, kendine ait evi, dükkanı ve 1 aracının bulunduğu, ekonomik durumunun iyi olduğunun tespit edildiğini, somut olayda, davalı sürücünün %100 asli kusurlu davranışıyla müvekkiline çarpması neticesinde müvekkilinde kalıcı sakatlık olacak şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, olayda davalı sürücünün kusurlu olduğu, hiçbir pişmanlık göstermediğinin görüldüğünü, meydana gelen olay nedeniyle müvekkilinin büyük bir yıkım ve sarsıntı yaşadığını, uzun bir süre kendisine gelemediğini, bu sürede psikolojik tedavi gördüğünü ve ilaçlar da aldığını, meydana gelen kazadan sonra davalı tarafından müvekkiline yeterli destek verilmediğini, müvekkilinin ve ailesinin aranıp sorulmadığını, davacının yaşamış olduğu elim verici olay neticesi itibarı ile davacının bundan sonraki çalışma hayatını, toplumsal ilişkilerini, sosyal hayatını etkileyecek bir olay olduuğunu, bu nedenle hem madden hem de manen hayatını devam ettirmekte zorlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik ve manevi tazminat talebine, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise hükmedilen manevi tazminatın miktarına ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.(Y. 4. HD. 2022/516 Esas ve 2024/8516 Karar sayılı ilamı)

Somut olayda, usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporuna göre meydana gelen trafik kazasında davacının kusursuz, davalı sürücünün ise tam kusuru olduğunun anlaşıldığı, davacının İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'nca tanzim edilen adli tıp raporuna göre kaza sonucu %19 oranında meslekte kazanma gücü kaybı oranının bulunduğu ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, yaralanmanın ölçüsü, olayın davacı üzerindeki olası etkisi, hak ve nesafet kaideleri gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu kanaatine ulaşıldığından, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinafının yerinde olduğu anlaşılmakla, daha fazla manevi tazminat takdir edilmek ve manevi tazminat açısından davanın tam kabulüne karar verilmek üzere hükmün kaldırılması gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar vermek üzere kaldırılması gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ... Mahkemesi'nin ... tarih, ...Esas ... Karar kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,

1-Davacının maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile, 4.924,13 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketin yönünden başvuru tarihi olan 06/04/2018 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kabulü ile, 70.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,

3-Alınması gerekli 5.118,07 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.690,47 TL harcın davalı sigorta şirketi 336,37 TL sinden, davalı Zeki Şahin 4.354,10 TL sinden sorumlu olmak üzere davalılardan alınarak hazineye gelir yazılmasına,

4-Maddi Tazminat Yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince 4.924,13 TL maktu vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

5-Manevi Tazminat Yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

6-Arabuluculuk Ücreti 3.600,00 TL nin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir yazılmasına,

7-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harcın 28,10 TL'sinin davalı sigorta şirketinden, 399,50 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

8-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 4.069,75 TL tebligat masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.497,35 TL yargılama giderinin 295,57 TL'sinin davalı sigorta şirketinden, 4.201,78 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

B)İstinaf yargılaması bakımından:

1-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,

2-Davacı tarafından yapılan 5 adet elektronik tebligat ücreti 50,00 TL, 400,00 TL posta ücreti ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.133,10 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

C) Gider avansından kalan kısmın re'sen yatırana iadesine,

Ç)İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. ...

...

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı