1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2026/1091 E., 2026/1183 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 11.06.2026 Sayı: 2026/1091 E. - 2026/1183 K. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

T.C.

DENİZLİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...

KARAR NO : ...

KARAR TARİHİ : 11/06/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : DR. ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)*

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/03/2026

NUMARASI : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 07/03/2025

NUMARASI : ... ...

DAVACILAR : 1-... - ...

...

2-... - ...

...

VEKİLİ : Av. ...

[...

DAVALI : ... -...

...

VEKİLİ : Av. ...

...

DAVANIN KONUSU : Tespit

Taraflar arasındaki davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi ve ... Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .../... adresinde faaliyet gösteren ve deposu bulunan ... Ticaret isimli şirketi müvekkillerinden ... tarafından kurulduğunu, 2005 yılına kadar tek başına işletmesini yürüten ...'nin 2005 senesinde emeklilik işlemlerini gerçekleştirmek için resmiyette şirketi oğlu olan merhum ...'ye devrettiğini, ancak şirketin tüm iş ve işlemleri yine müvekkillerinden ..., ... ve merhum ... tarafından yürütüldüğünü, müvekkillerinin ortaklığa ait iş ve işlemleri yürütmekte ve davalının payını da kendisine ve çocuklarına devretmekte iken davalı tarafça ... Sulh Hukuk Mahkemesinin...D. İş sayılı dosyası ile davalı tarafça şirketin mal varlığına ve kararına ilişkin tespit talebinde bulunduğunu, davalı tarafça şirketin resmiyette kendisi ve çocukları adına kayıtlı olması sebebiyle kötü niyetli hareket edilerek adi ortaklığa ait taşınır taşınmaz mal varlığının devredilme ihtimali bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, ... Ticaret isimli ortaklığı 1/3 hissesinin müvekkili ...'ye, 1/3 hissesinin müvekkil ... adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Söz konusu iş yerinin merhum Mehmet Birgi adına kayıtlı olduğunu, ...nin 2005 yılından ölüm tarihi olan 2021 yılına kadar iş yerini işlettiğini, bu süreçte davacı ...'ın merhum...'in yanında sigortalı olarak çalıştığını, merhum ... ...'nin ölümünden sonra iş yerinin müvekkiline kaldığını ve tescil işlemi yapıldığını, müvekkilinin iş yerine gelip gitmek istese de davacıların buna engel olduğu ve müvekkilini iş yerinden hep uzak tuttuklarını, bu şekilde iş yerinde fiilen tüm idarenin davalı ...'ta olduğu, davacıların iş yerinden kazanılan paradan müvekkiline hiçbir ödeme yapmadıklarını, davacıların, iş yerinden kazanılan kardan müvekkiline pay vermeleri gerektiğini, ancak müvekkilinin eşinin ölümü olan 2021 yılından beri tek başına kaldığını, Merhum ...'in babası ve kardeşi olan davacıların müvekkiline sahip çıkmadıkları, müvekkilinin iki çocuğuyla geliri olmaksızın hayatını sürdürmeye çalıştıklarını, davacıların taşınır, taşınmaz mal varlıkları ve banka hesap hareketleri incelendiğinde iş yerinden kazandıklarıyla kendi mal varlıklarını genişlettiklerini, ancak müvekkilinin mal varlığında hiçbir artış olmadığı, davacıların iş yeriyle ilgili müvekkiline hiçbir bilgi vermemeleri ve kazanılan paradan hiçbir pay vermemeleri sebebiyle ... SHM ...D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

.... Asliye Ticaret Mahkemesin'ce:"...1)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/1-c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" şeklinde hüküm altına alınan dava şartının yokluğu nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi gereğince, DAVANIN USÜLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE(Davayı görmeye ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna),

2)Mahkememizce verilen karşı görevsizlik kararı taraflarca İstinaf edilmeksizin(kanun yoluna başvurulmaksızın) kesinleştiği taktirde, görevli mahkemenin belirlenmesi(merci tayini) bakımından, 6100 sayılı HMK'nın 21/1-c ve 22/2 maddeleri uyarınca dava dosyasının mahkememizce resen Denizli Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine,

3)Yargılama gideri, vekalet ücreti, harç vb hususların ise görevli mahkemece değerlendirilmesine, ..." dair karar verilmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce;'....1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde dosyanın talep halinde ... Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,

3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ... Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne gönderilmesine,

4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2 maddesince bir karar verileceğinin ihtarına,

5-Harç, masraf ve vekalet ücretinin ...nun 323/1-ğ ve 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemesince değerlendirilmesine, , karar verilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve HUKUKİ SEBEPLER :

HMK'nun 23/1.maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede;

Dava, adi ortaklığın tespiti ve varsa adi ortaklığa ait mal varlığının hisseleri oranında davacılar adına tesciline karar verilmesi talebine ilişkindir.

Adi ortaklık sözleşmesi, 6098 sayılı TBK'nın 620. Maddesinde, ortaklığın sona erme sebepleri 639 vd. maddelerinde, tasfiyesi ise 642 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.

Bilindiği üzere, adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir(TBK. 620/1 md.). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzelkişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları(sermaye paylarını veya emeklerini) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur.

Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 02.07.2024 tarihinde açılmıştır.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.

6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki(6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir.

6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahısvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta; davanın taraflarının ticaret sicilinde gerçek kişi olarak tacir kayıtlarının bulunmadığı, tarafların 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177. maddesi anlamında esnaf sayılıp sayılmadıkları, esnaf sınırını aşıp aşmadıklarının tespiti bakımından bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerine yazılan yazı cevaplarına göre davalı ...'nin 2024 yılı itibariyle geçerli olan esnaf ve sanatkar sayılma hadleri bakımından VUK 177/1-2 nolu bendi gereğince gayri safi hasılat yönünden yasada belirtilen 690.000,00.TL'lik sınırı aşmadığı ve bu nedenle tacir sayılamayacağı, zira gayri safi hasılatının 405.917,68.TL olduğu tespit edilmiş, davacılardan ...'nin ise 25.07.2025 tarihi itibariyle işini bırakması nedeniyle vergi kaydının bulunmadığı, diğer davacı ...'nin ise Van Vergi Dairesinde kayıtlı olduğu ancak yine esnaf sınırını aşıp tacir olduğuna dair herhangi bir verinin yer almadığı anlaşımıştır.

Eldeki uyuşmazlık 6098 sayılı TBK'nın 620 vd. maddelerinden kaynaklanan adi ortaklığın tespiti, fesih ve tasfiyesi ile alacak istemine ilişkin olup 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde sayılı mutlak ticari davalardan değildir. Bu nedenle adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davalara bakma görevi de genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesine aittir (aynı yönde Yargıtay 3.HD'nin19/10/2017 tarih, 2016/3445 E., 2017/14215 K.sayılı kararı).

Somut olayda, dosyada mevcut belgelere göre tarafların tacir sıfatını taşımadıkları anlaşıldığından, mutlak veya nispi ticari dava bulunmadığı, adi ortaklık sözleşmesinin TBK'da düzenlendiği ve Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerinde olduğu anlaşılmakla, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin, ticaret mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olması doğru değildir.

Buna göre, ... Asliye Hukuk Mahkemesince işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilemesi doğru görülmemiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.

KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,

2-Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere 11/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2026

Dr. ...

Başkan

...

...

Üye

...

...

Üye

...

...

Katip

...

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı