1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1125 E., 2026/1021 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 23.09.2026 Sayı: 2025/1125 E. - 2026/1021 K. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/

KARAR NO : 2026/

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLLERİ : Av.

DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 10/09/2025

KARAR TARİHİ : 23/09/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile taraflar arasındaki makine ve ekipman alım satımına ilişkin olarak davalı tarafa iş avansı karşılığı verilen çek ve yapılan ödemeler gereği cari hesap bakiye alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile başlatılan icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının iddiasını yalnızca tek taraflı düzenlenmiş cari hesap ekstresine dayandırmakta olduğunu, taraflar arasında iddia edilen alım-satım veya hizmet ilişkisinden kaynaklanan; fatura, sevk irsaliyesi, sözleşme, sipariş, teslim tutanağı veya senede dayanan herhangi bir yazılı belge mevcut olmadığını, davacının icra ve dava yolu ile tahsilat gerçekleştirmeye çalışmasının haksız menfaat elde etme çabasından ibaret olduğunu belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, faturalara dayalı cari hesap bakiye alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, faturalara dayalı cari hesap alacağın tahsilini istemiş, davalı borçlu davanın reddini savunmuş olup ispat yükü üzerinde olan davacının alacağını ispatla yükümlü olduğu, uyuşmazlığın, davacının davalıya düzenlediği faturalara dayalı cari hesap bakiyesinden dolayı davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. ... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/... sayılı icra takibinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 3.418.500,01 TL alacağın tahsilinin istendiği, icra dosyasından gönderilen ödeme emrine davalının süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu görülmüştür.Davacının ticari defterlerinin incelenmesinde, davacının 2023 ve 2024 yıllarına ait defterlerinin açılış tasdiklerinin T.T.K’nun 69. ile 213. sayılı V.U.K.’nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlkе ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığı, Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi olan 15.11.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 136.10.003 hesap koduyla 1.500.000,00 TL, 320.10.739 hesap koduyla 1.620.000,00 TL olmak üzere toplamda 3.120.000,00 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davalı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmiş ise de, davalı tarafa HMK m.202 hükmüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini sunmadığı ve dosyaya evrak sunulmadığı nedenleriyle davalının ticari defterlerinin incelenemediği belirtilmiştir.HMK m. 222 hükmündeki koşullar çerçevesinde, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK`daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olay birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için kesin süre verilmiş, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, ispat yükü üzerinde olan davacının davalıya çeklerle avans olarak ödemeler yaptığı, bu ödemelerin ticari kayıtlarında sipariş avansı olarak kaydedildiği, buna göre usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibari ile 3.120.000 TL alacaklı gözüktüğü ve fakat meşruhata rağmen davalı borçlu şirketin ticari defterlerini mahkememize incelemeye sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve bilirkişice şirket defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilmiştir. Davalı borçlu defterlerini sunmayarak davacı şirketin ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, davacı şirketin incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiş, ayrıca davalının ayıp iddiasını somutlaştırmadığı gibi bu yönde dosyada herhangi delile rastlanmadığı gözetildiğinde, davacının kendi ticari defterlerinde yer alan 3.120.000 TL alacak üzerinden davanın kabulüne ve dava konusu alacağın faturalara dayalı cari hesap bakiyesinden kaynaklandığından likit-bilinebilir olduğunun kabulü ile davacı yararına hükmolunan tutar üzerinden koşulları oluşan icra inkar tazminatına dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı borçlunun ... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/... sayılı dosyasına itirazının 3.120.000 TL alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden aynen devamına,

Kabul edilen 3.120.000-TL alacağın %20’si oranında hesaplanan 624.000-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Reddedilen kısım yönünden koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,

2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 213.127,20.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 41.286,94.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 171.840,26.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 447.600,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranına göre; 3.285,72.-TL'sinin davalıdan; 314,28.-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

5-Davacı tarafından yapılan 41.902,34.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 7.000,00.-TL bilirkişi ücreti ve 236,00.-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 7.236,00.-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre (%91,27 kabul % 8,73 ret) 6.604,29.-TL'sinin davalıdan alınarak avacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, karşı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2026

Başkan e-imza

Üye e-imza

Üye e-imza

Katip e-imza

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı