TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/
KARAR NO : 2023/
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR:1-
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:1-
2-
3-
4-
5-
6-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/03/2021
KARAR TARİHİ : 06/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiller ...'in ... Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş 'nin yaklaşık % 35 oranında ortaklarından olduğunu, davalıların ise 2020 yılı ve öncesine ait yönetim kurulu üyeleri olduğunu, 6102 Sayılı TTK'nın 553.Maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri yönetimde bulundukları süre zarfı boyunca hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan dolayı sorumlu olduğunu, davalıların yönetim kurulu üyesi bulunduğu ... Makina San ve Tic A,Ş'nin 25.12.2020 tarihinde 2019 yılı olağan genel kurul toplantısı yapıldığını, söz konusu bu genel kurul toplantısında müvekkilleri tarafından genel kurul öncesi tebliğ edilen 2019 yılı faaliyet raporunun 2. Sayfasının 2/a bendinde belirtilen ancak açılımı yer almayan 3.055.791.-TL tutarındaki yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilere sağlanan mali hakların ne için ve kimler tarafından alındığının yönetim kurulu tarafından TTK 437. maddesi kapsamında açıklanmasının istendiğini, yönetim kurulu üyesi ...'ın bu talepleri üzerine söz konusu bu mali hakların detaylarının ellerinde olmadığını, toplantı sonrası bu detayların müvekkilimize bildirileceğini beyan ettiğini, bunun üzerine şirket tarafından 14.01.2021 tarihi itibari ile ... 28. Noterliğinin 919 yevmiye nolu ihtarı ile müvekkillerine bildirimde bulunulduğunu, ancak verilen bu bilgiler yüzeysel olup , yapılan ödemelerin hangi fiili çalışmaya ilişkin olduğu belli olmadığı gibi ödemeler gerçeği de yansıtmamakta olduğunu, bunun yanı sıra 2019 yılı bağımsız denetçi raporunun ( i ) sayfasında ... Makina San ve Tic A,Ş'nin Almanya'da kurulu olan %100 iştiraki ... Maschınenbaugmbh'den 31.12.2019 tarihi itibari ile 22.022.006 TL tutarında alacağı olduğunu ve söz konusu bu alacağa da 20.385.845.-TL karşılık ayrıldığını, şirket yönetimi tarafından alacağın kalan kısmı olan 1.636.161.-TL'nin ise vadesi 1 YIL olarak belirlendiğini, ancak kısa vadede alacağın tahsil edilebilirliği konusunda şüphelerin olduğu belirtildiğini, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa göre hangi alacakların şüpheli alacak olarak sayılacağı belirtildiğini, buna göre, bir alacağın şüpheli alacak olarak değerlendirilebilmesi için dava ve icra safhasında olması gerektiğini, şüpheli bir alacağın şirketin zarar hanesine yazılabilmesi için de karşılık ayrılması gerekmekte olduğunu, davalı şirketin % 100 iştiraki olan bir firmadan mevcut alacağını şüpheli alacak olarak görmesi ve karşılık ayırması şirket kaynaklarının bir cepten başka bir cebe aktarıldığının ve şirketin doğrudan müvekkillerimizin de dolaylı olarak zarara uğratıldığının açık göstergesi olduğunu, 2019 yılı bağımsız denetçi raporunun ( iii - 30 ) sayfalarında şirketin 31.12.2019 tarihi itibari ile 72.487.507 TL tutarındaki stoklarının şirketin aktif büyüklüğünün % 20'sini oluşturduğu belirtilmekte ancak stokların 40.000 TL tutarındaki kısmının yangın ve doğal afetler, terör ve hırsızlığa karşı sigortalanmış olduğu görülmekte olduğunu, olası bir yangın, doğal afetler , terör ve hırsızlık halinde 32.487.507.-TL tutarındaki stokların risk altında olduğunu, ya da aslında böyle bir stok gerçekte mevcut olmayıp , finansal tablolarda görünen ile gerçekteki stoklar birbiri ile örtüşmediğini, finansal tablolarda görünen mevcut stokların sigorta teminatı ile örtüşmemesi yönetim kurulu üyelerinin yönetimdeki zafiyetini ve sorumluluğunu gerektirmekte olduğunu, finansal tabloda görülen ama sigortalamada eksik olan stokların gerçekte olmaması ihtimalinin de savcılık şikayet konusunun diğer bir iddiası olarak şikayet dilekçelerinde bildirdiklerini, finansal tabloların incelenmesinden 2019 yılı son çeyrekte diğer dönemlere göre maliyetlerin çok fazla arttığının, maliyet artışlarının müvekkillerinin karlarını direkt ilgilendirmekte olduğunu, bu maliyet artışlarının yasal sebebe dayanmaması-dayanamaması halinde sorumluluk davasının bu bedeller açısından da kabulü gerekeceğini, söz konusu bu maliyet artışının da normal olmayıp, yönetim kurulunun yönetimdeki zafiyetini sorumluluğunu gerektirmekte olduğunu, 2019 yılı bağımsız denetçi raporunun ( 50.) sayfasında şirketin 21.07.2020 tarihinde ... Kurulu Başkanlığı ... Kurulu Başkanlığı tarafından 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 134.Maddesi uyarınca 2018- 2019 dönemlerine ait hesap ve işlemlerinin vergi kanunları yönünde incelemeye alındığının belirtilmekte olduğunu, söz konusu bu denetimin şirkette bir yönetim zafiyeti olduğunu ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu, yine aynı raporun aynı sayfasında 31.12.2018 yılında 7143 Sayılı Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 5/1 a-c bentleri gereğince 2015-2016 -2017 yılları için kurumlar vergisi yönünden matrah arttırımı talebinde bulunduğunun belirtildiğini, vergi matrahı artırımının, ... bakanlığı tarafından yapılan vergi incelemesinden ek vergi ödeyerek kaçınmayı sağlayan bir uygulama olduğunu, şirket tarafından vergi incelemesinden kaçınıp matrah arttırımı talebinde bulunulmasının da yine kusurlu bir yönetime işaret etmekte olduğunu, davalıların en azından bu matrah artırımı kadar bedelden sorumlu olmaları gerektiğini, gerçekten yönetim kurulu işini doğru ve yasalara uygun yapmış olsa idi matrah artırımına girmeye gerek kalmayacak ve böylece matrah artırımı kadar bedel şirkette kalacak ve şirket ve müvekkillerinin bu miktar kar edeceğini belirterek davanın 6100 Sayılı HMK'nın 107.Maddesi gereğince belirsiz alacak davası olması nedeni ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000 TL ( Yirmi Bin Türk Lirası ) zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek olan reeskont faizi ile birlikte davalılardan ( ... - ...'in yönetim kurulundan ayrıldıkları 14.11.2019 tarihine kadar doğan zararlar ile sınırlı olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile dava dışı ... Makina San ve Tic A.Ş'ye ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların açmış oldukları yöneticilerin sorumluluklarına dair işbu davada ileri sürdükleri hususların hepsini; ... 1.ATM 2021/... ...lı açmış oldukları davada ileri sürerek, konulara ilişkin bilgileri olmadığından bahisle,şirket kayıtları üzerinde mahkeme kararı ile bilgi edinme hakkına istinaden talepte bulunduklarını, hal böyle iken,1.ATM'de açtıkları dava dosyasındaki hususlarda bilgileri yok ise, davalılara karşı sorumluluklarına ilişkin. bu davayı nasıl açtıklarının anlaşılamadığını, davacılar, mahkemenizde açmış oldukları bu davayla kötü niyetli olduklarını açıkca ortaya koyduklarını, asıl amacın davalar vasıtasıyla baskı yoluyla hisselerini rayiç değetlerinden yüksek fiyata değerlendirmek ve davalı ...'a devredebilmek olduğunu, davacıların bu ön sözleşmeyede sadık kalmayarak, tüm işlemler tamamlanma aşamasındayken, yeni nakit talepler ileri sürerek bu sözleşmenin gereklerini yerine getirmediklerini, bölünmenin de gerçekleşmediğini, ayrıca, davacıların dava dilekçelerinde sorumluluk için bahse konu yaptıkları ... ve stoklarla alakalı iddialara ilişkin olarak ta kendilerinin de yönetimde bulundukları 2013-2014 ve kısmen 2015 yıllarında da aynı uygulama şekli mevcut olup, bu konulardaki iddialar ... 1.ATM 2017/... E. Ve bu dosya İle birleşmiş bulunan 2.ATM 2017/ ...lı yöneticilerin sorumluluğu dava dosyalarında da ileri sürüldüğünü, alınan bilirkişi raporlarıyla bu hususların mevcut olmadığı belirlenerek davaların reddedildiğini, TTK'nu 553'e göre, davalıların "kusurlu davranışlarına" istinaden oluşmuş bir "KUSUR VE ZARAR DA" mevcut olmadığından,dava açılabilmesi yönünden dava şartlarının da oluşmadığını, davacılar tarafından, şirket Yönetim Kurulu üyesi olmaları nedeniyle müvekkillerinin sorumlu olduğuna ilişkin olarak TTK'nu 549-550-551 ve 552 maddelerde belirtilen ve dava şartı olan hususların hiç birinin mevcut olmadığını, dava dilekçesinin 2. Maddesinde yer alan 3.055.791 TL tutarındaki yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilere sağlanan mali haklar yönünden iddia edilen hususta Genel Kurul sonrası ... 28.Noterliği'nin 14/01/2021 tarih ve yevmiye numaralı ve ihtarnameden de görüleceği üzere ödemelerin kişilere göre dağılımını gösterir gerekli bilgi eksiksiz olarak davacı tarafa gönderildiğini, kaldı ki Genel Kurul'da sözlü olarak kendilerine ilgili ücretlerin huzur hakkıtfüli görevleri nedeniyle aldıkları maaşlar olduğu hususunun ifade edildiğini, dolayısıyla davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını, şirket kayıtları üzerinde yapılacak bir incelemede bu ödemelerin kendilerinin yönetimde olduğu 2013-2014 ve 2015 yıllarında da aynı şekilde ödendiği bilgi ve kabulleri dahilinde olduğunu, yine davacı taraf her ne kadar yönetim kurulu üyelerinden ...'ın ileri yaşta olması nedeniyle davalı şirkette fiili bir çalışmasının bulunmadığını iddia etmiş ise de. buna ilişkin herhangi bir somut delil sunmamış olmakla birlikte; halihazırda kendisinin çalışmasına engel teşkil eden bir sağlık ya da yaş problemi de mevcut olmadığını, zira fiili çalışması nedeniyle bir kısıtlılığı söz konusu olmayıp,kendisinin şirket bünyesindeki çalışmasını devam ettirmekte olduğunu, ayrıca ...'nun da sağlık sorunlarına dayanarak vesayet altına alınması sebebi ile fiili bir çalışmasının bulunamayacağı iddia edilmişse de, ... şirketin kurulduğu ilk andan vesayet altına alındığı ana ( ve hatta dönem dönem ilerleyen zamanlarda da ) kadar büyük bir özveri ile şirket adına çalışmalarını sürdürmüş olduğu gibi; aynı zamanda da şirket ortağı durumunda olduğunu, bu kapsamda bugüne kadar kendisine ahde vefa kapsamında ödeme yapılmış olup, hali hazırda bu ödemede kesilmiş durumda olduğunu, davacı tarafça 2019 yili için yönetim kurulu üyelerine ödenmesi kararlaştırılan huzur hakkı ve fiili profesyonel çalışmaları karşılığı aldıkları ücretlerde dikkate alınacak olur ise 3.055.791 TL tutarın, harıgi genel kurul kararı ile ne şekilde bağdaşmadığı hususunun ya da davacı tarafça ne kastedilmeye çalışıldığının anlaşılamadığını, zira Genel Kurul'a sunuları bilanço ve bağımsız denetçi raporunda ilgili tutarlar net bir şekilde bulunmakta olduğunu belirterek öncelikle dava şartlarının mevcut olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi görüşte ise yukarıda yazılı savunmalarımız çerçevesinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; davalıların dava dışı şirketin yönetiminde olduğu dönemde dava dilekçesine konu edilen eylem ve işlemler nedeni ile kusurlu davranışları ile şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, var ise zararlandırıcı eylem ve işlemleri nedeni ile meydana gelen şirket zararının neden ibaret olacağına ilişkin tazminat davasıdır.
Mahkememizce ... 1. ATM'ye müzekkere yazılarak 2021/... Esas ve 2017/... Esas sayılı dosyaların incelenmek üzere celbine, ... CBS'ye müzekkere yazılarak 2021/... Soruşturma sayılı dosyanın ... sistem üzerinden celbine, Dava dışı ... Makina Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ait 2018-2019 dönemine ilişkin hesap ve işlemlerine ait denetim raporunun celbi için ... Kurulu Başkanlığı'na müzekkere yazılmasına karar verilmiş, Vergi Dairesine yazılan yazıya cevap verildiği, davalılar vekillerinin 06/09/2021 tarihli beyan dilekçesi ile 08/09/2021 tarihli duruşmanın 5 nolu ara kararından rücu edilmesi talepli dilekçesinin dosya içerisinde olduğu, ... CBS'nin 2021/... Soruşturma sayılı dosyasının celbine karar verildiği, 2021/... Soruşturma sayılı başka bir evrakın gönderildiği, bu dosya ile ilgisinin bulunmadığı, davacılar vekilinin davalı yönetim kurulu üyelerinin 2019 yılı genel kurulundan sonra özellikle anılan tarihli faaliyet raporunu inceledikten sonra bu tarih sonrasına ilişkin sorumluluk davası açtık ancak davalıların eylemlerinin bir çoğu önceki dönemden süre gelmekte olduğunu, sürenin gelenlerde var olduğunu, bu dosya ile ilgili mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, ancak ilgili dönemlere ilişkin olarak vergi Dairesi Denetim Kurulu başkanlığınca dava dışı şirket hakkında yürütülen incelemenin halen devam ettiğinden bu incelemenin sonuçlanmasının beklenmesinin yararlı olacağını düşündüklerini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... CBS'nin 2021/... Soruşturma sayılı evrakının celbine, bu dosya ile ilgili bulunmayan 2021/ Soruşturma sayılı evrakının dosyamız içerisinden çıkartılmasına, ... 1.ATM'nin 2021/ Esas ve 2017/ Esas sayılı dosyalarının fiziki ortamda incelenmek üzere celbine, bilirkişi incelemesi konusunda daha sonra karar oluşturulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce davalı vekillerinin ara karardan rücu edilmesi yönündeki taleplerinin reddine, dava dosyası, ibraz edilen deliller ve dava dışı şirkete ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalı yönetim kurulu üyelerinin yönetimde olduğu iddiaya konu olduğu dönemlerde kusurlu davranışları ve zararlandırıcı eylem ve işlemleri nedeni ile şirketi zarar uğratıp uğratmadıkları, var ise zararın neden ibaret olacağı konularında dosya içerisine ibraz edilen 31/12/2019 tarihli özel denetçi raporu ve sunulan diğer tüm deliller dikkate alınarak rapor düzenlenmesinin istenmesine, Mali Müşavir bilirkişi ... ile Bir Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı (Ticaret hukuku) ...'in mahkememizce resen seçilmesine karar verilmiş, bilirkişi kurulunun 29/08/2022 tarihli raporunda; dava dışı ... Makine A.Ş.'nin 2019 yılına ait defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K'nun 69. ile 213. sayılı V.U.K.'nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarıra uygun olarak tutulduğu, tutulması zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığı, davalı Yönetim Kurulu üyelerinin sağlık nedeniyle dava dışı şirkette fiilen çalışmasının imkansız olan ...'ya 2019 yılında 6 ay boyunca Normal çalışma ücreti olarak yapılan ödemelerin, yersiz olduğu kanaatlerinin oluştuğu, yapılan ödemelerin Brüt tutarının 97.207,71 TL olduğu, ödeme tarihlerinden dava tarihine kadar hesaplanan reeskont faizinin 25.692,44 TL olduğu, davalı Yönetim Kurulu üyelerinden sağlık nedeniyle dava dışı şirkette Yönetim Kurulu Üyesi olarak hizmet vermesi imkansız olan ...'ya 2019 yılında 6 ay boyunca Huzur Hakkı ödemesi yaptıkları, yersiz yapılan bu ödemelerin Brüt tutarının 70.440,47 TL. olduğu, ödeme tarihlerinden dava tarihine kadar hesaplanan reeskont faizinin 18.599,67 TL olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçeleri ibraz edildiğinde kalemce dosyanın hakimliğimize ibraz edilerek yapılacak ara inceleme ile dosyanın gecikmeye mahal verilmemesi yönünden gerek bulunması halinde ek rapor için yeniden aynı bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, 19/12/2022 tarihli ek raporda; davalı vekilinin bu itirazı ile ilgili sunmuş olduğu Genel Kurul Toplantı Tutanağının Madde 9'da Yönetim Kurulu üyelerine yapılacak huzur hakkı ödemelerinin 8.500 TL'den 11.000 TL'ye çıkartıldığının görüldüğü, dolayısıyla 2019 yılında yapılan Huzur Hakkı ödemelerinde herhangi bir uygunsuzluğun görülmediği, davalı vekili yönetim kurulu üyelerine yapılan ücret ödemelerinin davacıların yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde de var olduğunu beyan etmişse de bu durumun heyetimizin incelemesine konu olan 2019 yılındaki ücret ödemelerini (eğer varsa) bir uygunsuzluğa gerekçe olamayacağı, kaldı ki heyetimizce ... haricindeki yönetim kurulu üyelerinin gerçekte fiilen ücrete bağlı olarak günlük mesai şeklinde çalışıp çalışmadığının heyetimizce tespit edilemediğini kök raporda belirttiklerini, ...'nun fiilen ücrete bağımlı çalışmış olamayacağı kök raporda tespit edildiğini, bu durumda ...'nun şirket ortağı olarak kar payı ve huzur hakkı alabileceği ancak ücret adı altında ödeme yapılamayacağı tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirme ile; dosya kapsamında aldırılan rapor ve ek raporlarda da finansal tabloların incelenmesinden 2019 yılı son çeyrekte diğer dönemlere göre maliyetlerin çok fazla arttığı görülmekte olduğu, maliyet artışlarının davacıların karlarını direkt ilgilendirmekte olduğu, bu maliyet artışlarının yasal sebebe dayanmaması-dayanamaması halinde sorumluluk davasının bu bedeller açısından da kabulü gerektiği, söz konusu bu maliyet artışının da normal olmayıp, yönetim kurulunun yönetimdeki zafiyetini sorumluluğunu gerektirmekte olduğu, şirketin 21.07.2020 tarihinde ... Kurulu Başkanlığı ... Kurulu Başkanlığı tarafından 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 134.Maddesi uyarınca 2018- 2019 dönemlerine ait hesap ve işlemlerinin vergi kanunları yönünde incelemeye alındığı, bu denetimin şirkette bir yönetim zafiyeti olduğu ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun bulunduğunu açıkça ortaya koymakta olduğu, 31.12.2018 yılında 7143 Sayılı Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 5/1 a-c bentleri gereğince 2015-2016-2017 yılları için kurumlar vergisi yönünden matrah arttırımı talebinde bulunduğunun belirtildiği, Vergi matrahı artırımının ... Bakanlığı tarafından yapılan vergi incelemesinden ek vergi ödeyerek kaçınmayı sağlayan bir uygulama olduğu, şirket tarafından vergi incelemesinden kaçınıp matrah arttırımı talebinde bulunulması da yine kusurlu bir yönetime işaret etmekte olduğu, davalıların en azından bu matrah artırımı kadar bedelden sorumlu olmaları gerektiği belirtilmiş olup, netice itibariyle iş bu dava ve davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumlulukları açısından yapılan değerlendirmede, mahkememizce aldırılan 29.08.2022 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda belirtilen davalı yönetim kurulu üyelerinden ...'ya çalışmadığı dönemler için yapılan aylık ödeme ve huzur hakkı ücretleri ile ilgili olarak 2019 yılı Ocak ve Haziran ayları arası normal çalışma ücretlerinin brüt tutarının 97.207,71 TL olup dava tarihine kadar işlemiş reeskont faizinin ise 25.692,44 TL olduğu, aynı tarihler arası 6 ay boyunca yapılan huzur hakkı ödemesi brüt tutarının 70.440,47 TL olup, dava tarihine kadar işlemiş reeskont faizinin ise 18.599,67 TL olduğu, anılan iş bu tutar4ların yersiz yapılan ödeme olmakla şirketin zararını oluşturacağı bunun dışında mahkememiz 19.06.2023 tarihli bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda belirtilen ... Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen Vergi İnceleme Raporu içeriğine göre hesap edilen şirkete kesilen Kurumlar Vergisi 2018 Dönemi VUK 353/1 maddesi kapsamında kesilen özel usulsüzlük cezası 100.435,06 TL, Kurumlar Vergisi 2018 Dönemi VUK 353/1 maddesi kapsamında kesilen özel usulsüzlük cezası 9.600,00 TL, Kurumlar Vergisi 2018 Dönemi VUK 30/4 maddesi kapsamında kesilen iadenin geri alınması 379.651,00 TL, Kurumlar Vergisi 2018 Dönemi VUK 341-344 maddesi kapsamında kesilen Vergi Ziyaı Cezası cezası 379.651,00 TL, Kurumlar Vergisi 2019 Dönemi VUK 353/1 maddesi kapsamında kesilen özel usulsüzlük cezası 87.854,35 TL, Kurumlar Vergisi 2019 Dönemi VUK 355/1 maddesi kapsamında kesilen özel usulsüzlük cezası 19.000,00 TL, Kurumlar Vergisi 2019 Dönemi VUK 30/4 maddesi kapsamında kesilen iadenin geri alınması 311.843,96 TL, Kurumlar Vergisi 2019 Dönemi VUK 341-344 maddesi kapsamında kesilen Vergi Ziyaı cezası 311.843,96 TL, Geçici Vergi 2018 Dönemi VUK 30/4 maddesi kapsamında kesilen gecikme faizi 115.105,73 TL, Geçici Vergi 2018 Dönemi VUK 341-344 maddesi kapsamında kesilen Vergi Ziyaı cezası 115.105,73TL, 2018 yılı Gelir Vergisi Stopajları üzerinden VUK 341-344 maddeleri kapsamında kesilen 2018 yılı Vergi Ziyaı cezası 126.361,32 TL ile 2019 yılı Vergi Ziyaı cezası ....623,67 TL tutarların toplamı dava dışı şirketin zarar kalemlerini oluşturmakta olup Yönetim Kurulunun görevde olduğu dönemdeki kusurlu davranışları nedeniyle bu tutarların ödenmesine sebebiyet verdikleri anılan nedenlerle söz konusu tutarların davalılardan müteselsilen alınarak dava dışı şirkete ödenmesi gerektiği sonucuna varılmakla davacı taraflarca belirsiz alacak davası olarak açılan davanın dava değeri olarak gösterilen 20.000,00.-TL üzerinden kabulüne fazlaya ilişkin haklarının ise saklı tutulmasına karar vermek gerekmiş hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınıp dava dışı ... Makine San. Tic. AŞ'ye ÖDENMESİNE,
Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
2-Alınması gereken 1.366,20.-TL harçtan peşin alınan 341,55.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.024,65.-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.400,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 2.146,90.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacılar vekili ile davalılar vekillerinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/12/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza