TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018
KARAR NO : 2019
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av....
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 27/12/2018
KARAR TARİHİ : 21/03/2019
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/03/2019
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi ile davalı arasında imzalanan 200200021762759 nolu ortak kullanım alanları poliçesi gereği davalı tarafça ödenmesi gereken prim borcundan bakiye 22.608,31 TL.borç kalması üzerine davalıya Bursa 10.Noterliğinin 03/10/2018 tarihli 041796 sayılı ihtarnamesi gönderilerek prim borcunun ödenmesinin talep edildiğini, bunun üzerine bakiye borcun tahsili amacıyla davalı aleyhine Bursa 20.İcra Müd.'nün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takip konusu borcun tamamına ve sözleşmedeki imzaya itiraz ettiğini beyanla, Bursa 20.İcra Müd'nün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, icra takibinin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 31/01/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında müvekkili sitenin ortak alanlarının sigortalanması hususunda davalı sitenin bir önceki yönetimi tarafından sigorta hizmet alımı olduğunu, davaya konu 200200021762759 nolu poliçeye ilişkin asıl borç ve miktar konusu ile kalan borç miktarı konusunda anlaşmazlık olduğunu, ayrıca alınan hizmet bedeli yapılan tüm görüşmelerde 47,00 TL iken anlaşma şartlarına daha yüksek bir bedelden yazıldığını, davacının iddia ettiği ve takibine konu ettiği alacak miktarının doğru olmadığını, dava öncesi süreçte sitenin eski yönetimi (...) tarafından yapılmış olan anlaşmanın toplamda 47.000,00 TL.üzerinden yapıldığını, yönetimin devri sırasında davacıya kalan borç miktarının ise 14.600,00 TL.olduğunu, bu borç miktarı konusunda davacı taraf ile ödeme hususunda iletişime geçildiğini ve teyit alındığını, davacı şirket yöneticisi tarafından kalan borcun 14.600,00 TL.olarak doğrulandığını, işbu ihtarnameler sonrasında süreç içerisinde yer alan ve anlaşmayı yapan ... ile görüşüldüğünü ve asıl anlaşmanın toplamda 47.000,00 TL.üzerinden yapıldığı hususunun tekrardan doğrulandığını, ihtarname sonrasında borcun bir kısmı ve sonraki süreçte de davalısitenin asıl borcunun tamamen kapatıldığını beyanla, öncelikle görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğundan görev itirazlarının kabul edilerek, mahkememizin görevsizlik kararı vermesine, davanın görev yönünden reddine, aksi halde huzurda açılan haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline, açılan davanın haksızlığı nedeniyle davacıya %20'den az olmamak üzere davacının tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava ve cevap dilekçeleri, Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, ortak kullanım alanları sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 S.Y. ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, Bu düzenlemeler ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 3/1-(k-l) maddesinde; " Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 83/2.maddesinde; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı ve taraflar arasında ortak kullanım alanlarına dair sigorta poliçesi düzenlendiği, davalılar arasındaki bu sözleşmede, davalı site yönetimi tüketici, diğer davalı ise satıcı/sağlayıcı sıfatını taşıyor olmakla, davanın dayanağı olan sözleşme tüketici işlemi niteliğinde olduğu dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2016 tarih, 2016/2053 Esas, 2016/5865 Karar sayılı ilamı, 10.05.2017 tarih, 2016/779 Esas, 2017/5751 Karar sayılı ilamı, 02.05.2014 tarih, 2013/32630 Esas, 2014/14235 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.) Bu durumda 6502 sayılı TKHK) 3/1-(k-l), 73/1., 83/2.maddeleri gereğince görevli mahkemenin Bursa Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğundan dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna,
2-HMK'nun 20.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3-HMK'nın 331.Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Tüketici Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nun 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/03/2019
Katip ...
Hakim ...