1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/808 E., 2018/537 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 18.04.2018 Sayı: 2017/808 E. - 2018/537 K. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2017/

KARAR NO : 2018/

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI :

VEKİLİ : Av.

DAVALILAR: 1-

VEKİLİ :Av.

DAVALI : 2-

DAVA : Menfi Tespit

DAVA TARİHİ : 14/06/2017

KARAR TARİHİ : 18/04/2018

Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,

DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin 2014 yılından bu yana ...'da diş protez üretimi ve ticaretini yapan firmalardan olduğunu, taraflar arasındaki satış sözleşmesinde ihtilaf vukuunda ... mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı ile davalılar arasında makine alım bedeli 200.000.-TL ve %8 KDV olarak anlaşma yapıldığını, her nasılsa hesaplama hatası yapılarak sehven 264.000,00.-TL yazılarak bu bedel üzerinden anlaşma yapıldığını, 100.000,00.-TL nakit ödenmek suretiyle kalan 164.000,00.-TL'lik kısma ilişkin müvekkil şirketçe bonolar düzenlendiğini, bonoların 135.000,00.-TL'lik kısmının ödendiğini, 29.000,00.-TL'lik kısmının ise henüz vadesi gelmemiş bonolar olduğunu, %8 lik KDV'nin sehven yanlış hesaplandığının farkına vararak yaptığı toplamdaki 235.000.-TL lik ödemeyi de dikkate alınarak karşı yana ... 10.Noterliğinin 17/03/2017 tarih ... sayılı ihtarnamenin keşide edildiğini ve ihtarnamede gerçek borcun 216.000-TL olduğunun, bunun da fazlasıyla ödendiğinin belirtildiğini, ayrıca ödemelere rağmen kesilip gönderilmesi gereken fakat gönderilmeyen faturaların kesilip gönderilmesinin ve kalan bedelsiz senetlerin de iadesinin talep edildiğini, ancak hiçbir cevap verilmediği gibi herhangi bir para iadesi ve ya bono iadesinin de yapılmadığını, davalı ile davacı arasındaki sözleşme gereğince müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, borcunun tamamını ödediğini, davalıların sözleşmede açıkça makinenin ilk bir yıl içerisinde üretime engel teşkil edecek kusur ayıp ve arızalardan sorumlu olacağının belirtildiğini, ancak makinenin yeterli üretim yapmamasından çıkan ürünler ile ilgili sonrasında RPT'ler yaşanmasından dolayı müvekkilinin oluşan zararının karşılanmadığını, ödemelerin KDV dahil gerçekleştirildiğini, ihtarname gereğinin davalılar tarafından yapılmadığını belirterek müvekkilinin davalı şirket lehine keşide ettiği senetler karşılığında davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, 20/08/2017 tarihli 4.000 TL bedelli iki adet senet toplamı 8.000 TL, 20/09/2017 tarihli 4.000 TL bedelli iki adet senet toplamı 8.000 TL, 20/09/2017 tarihli 4.000 TL bedelli iki adet senet bedeli toplamı 8.000 TL ve diğer sözleşmede yer alan ama fotokopisi kendilerinde olmayan sair senetlerin iptaline, bedelsiz kaldığının tespitine ve iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ CEVABI : Davalı ... vekili ise, menfi tespit davaları davalının yerleşim yeri mahkemesinde açıldığından dosyanın yetkili ve görevli ... mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığını ve sözleşmede imzası bulunmadığını, sözleşmenin davacı şirket ile davalı ... arasında imzalandığını, davalı ... ile davacı şirket arasında imzalanan 10/02/2016 tarihli satış sözleşmesinden haberdar olmadığını, sözleşmenin taraflarının tacir olduğunu, tacir olmanın en önemli yükümlülüğünün ticari ilişkilerde basiretli olmak olduğunu, tacir olan ve sürekli sözleşme imzalayan bir kişinin sözleşme maddelerini ve bedelini okumadan imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşme bedelinin sehven yanlış yazıldığından bahisle fazladan ödeme yaptığını düşündüğü 19.000 TL bedeli de talep etmesinin hukukun temel ilkeleri olan iyiniyet - dürüstlük ve hakkaniyet ilkeleri ile bağdaşamayacağını, davaya konu maldaki ayıp beyanına ilişkin gerekli usul kurallarına uyulmadığını, davacı ayıp ihbarına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmadan salt müşteri ve ciro kaybı olduğu gerekçesiyle sözleşmeyi tek yanlı olarak kendi çıkarları doğrultusunda feshetmek istediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... davaya cevap vermemekle birlikte 10/11/2017 tarihli duruşmadaki beyanında; kendisinin davacı ile makine alım ve satımına ilişkin sözleşme imzaladığını, makineyi davalı ...'den alıp davacıya teslim edeceğini, ancak davalı ...'in sözünde durmadığını, sözleşmeden önce 1 - 1,5 yıl kadar makinenin zaten atıl durumda olduğunu, davalı ... şirketini kapatınca bu makineyi davacıya satma konusunda kendisi aracılığıyla anlaşma sağlandığını, ancak makinenin satmadan önce de çalışmadığını, makineyi yaptırdıklarını, makinenin tamiri hususunda 35.000,00 TL kadar bir masraf yaptığını ve davacıya makineyi teslim ettiklerini, davalı ... KDV ye ilişkin fatura kesmediği için davacı taraf da KDV ye ilişkin fatura bedellerini ödemek istemediğini, bu anlamda davacı tarafın haklı olduğunu düşündüğünğ, uyuşmazlığın bundan kaynaklandığını, kendisinin sadece alım ve satıma aracılık ettiğini, sözleşme itibari ile alınan 152.000,00 TL'lik senetlerin davalı ...'e teslim edildiğini, tüm ödemelerin ...'e yapıldığını belirtmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE: Davacı vekili makine alım bedelinin 200.000.-TL + %8 KDV (216.000-TL) olduğunu iddia etmektedir. Ancak 10/02/2016 tarihli davalı ... ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmede sözleşme konusu makinenin satım bedeli "KDV dahil 264.000-TL" olarak belirlenmiştir. Sözleşmede yazanın aksinin ispatı davacıdadır. Davacı taraf sözleşmede yazan miktarın aksine iddiasındaki gibi bir anlaşma sağlandığına dair ispata yarayışlı bir delil dosyaya ibraz edebilmiş değildir. Kaldı ki davacı taraf tacirdir. Tacirlerin ticari faaliyetlerinde basiretli davranması esastır. İmzaladığı sözleşmenin bedelini okumadan ya da yanlış okuyarak imzalamak, sözleşme bedelinde sehven hata yapıldığını ileri sürmek basiretli davranma yükümlülüğünün de ihlalidir. Öte yandan sözleşmede davalılardan ...'in imzası da bulunmamaktadır. Ayıp iddiasına ilişkin olarak ise; davaya konu maldaki ayıp beyanına ilişkin gerekli usul kurallarına uyulmamıştır. Her nekadar davacı taraf noter ihtarıyla 2. Ve 6. Maddeleriyle ayıp ihbarında bulunduklarını iddia etmiş ise de; ... 10.Noterliğinin 17/03/2017 tarih ... sayılı ihtarnamesinin 6. Maddesiyle bu konudaki yasal haklarını saklı tuttukları anlaşılmaktadır. Davalı tarafa karşı ayıba karşı tekeffülden kaynaklanan seçimlik hakların kullanılıp kullanılmadığı, kullanılacaksa hangisinin kullanılacağı, ayıba ilişkin olarak karşı taraftan ne gibi bir tavır sergilemesi beklendiği net bir şekilde ortaya konmamıştır. Bu, usulünce yapılmış bir ayıp ihbarı olarak değerlendirilemez. Yapılan değerlendirmede ayıba karşı tekeffül şartlarının oluşmadığı takdir edilmiştir. Öte yandan davalı ... makinenin öncesinde atıl vaziyette olduğunu ifade etmiştir. Davacı taraf tacirdir. Özellikle kullanılmış ve atıl vaziyette duran bir sistemi ve bu sisteme dahil olan parçaları satın alırken yeterli inceleme ve araştırma yapmış olması beklenir. Bunun istisnası ancak satıcı tarafın hileli bir davranışla alıcının bilgi edinmesini engellemiş veya zorlaştırmış olmasıdır. Bu bilgiler gizli olmadığı gibi, erişme engeli de ortaya konulmamıştır. Sistem ve bağlı parçaların uzun süredir âtıl vaziyette olması halinde alıcı tarafın hem satış öncesi hem de satışın hemen sonrasında yeterli biçimde muayene/araştırma yapması gerekir. Buna riayet etmeyen alıcı sonuçlarına katlanır. Tüm bu gerekçelerle iddia olunan fazla ödemenin hukuki dayanağı ispatlanamamakla davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

Davanın REDDİNE,

Alınması gereken 35,90-TL harcın peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 783,82-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Davalı ... vekili lehine takdir edilen 5.630,00TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,

Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,

Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzlerine karşı diğer davalı ...'ın yokluğunda açıkça okunup anlatıldı. 18/04/2018

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı