TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2016/
KARAR NO : 2018/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 18/11/2016
KARAR TARİHİ : 11/07/2018
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı banka arasında muhtelif tarihlerde ...'ler imzalandığını, davalı bankadan spot krediler kullanıldığını, kullanılan bu kredilerine ilişkin teminat olarak alacakların temlikine ilişkin temlikname ile davacının alacaklarının davalı bankaya temlik edildiğini, davalı banka tarafından kullandırılan her kredi için davacının komisyon bedeli ödediğini, ancak davalı bankaya ödenen komisyon ve faizler dışında hiçbir hukuki dayanağı olmadığı ve ... metinlerinde yer almadığı halde kredi revize ücreti olarak 830.000-TL bedel tahsil edildiğinin tespit edildiğini, davalı bankanın bu meblağı BSMV dahil kredi revize ücreti adı altında davacıdan kestiğini ve bu rakamın kendi hesaplarına aktarıldığını, davacı tarafından davalı bankadan kullanılan kredilerin spot kredi niteliğinde olduğunu ve bu kredilerin revize edilmesi gibi bir durumun uygulamada söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davalı kurum tarafından davacıdan kredi revize ücreti adı altında herhangi bir hukuki dayanağı olmaksızın ve fazladan tahsil edilmiş 830.000-TL bedelin ticari avans faiziyle birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI : Davalı taraf davanın reddini savunmakta, öncelikle davada mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davaya konu komisyonun limit revize ücreti olduğunu, bu ücretin davalı bankanın ticari müşterilerine kullandırılan krediler nedeniyle tahsil edilen bir komisyon türü olduğunu, davalı bankanın kredi limiti üzerinden bir çalışma yaptığını ve kredi limitini revize ettiğini, yeni limitin davacı tarafa hangi komisyon tutarı ile kullandırılacağının belirlendiğini, davacı tarafın da kredi limitini, belirlenen komisyon tutarı ve faiz oranları ile birlikte kabul ettiğini ve kredi sürecine devam ettiğini, davacı tarafa kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olan krediler arasında olduğunu, davacı tarafın davaya konu tutarı ödemeyi kabul ettiğini, üstelik bu miktarın tahsili için davacı tarafa açık bir talep gönderildiğini, davacının bu talebi kabul ederek ödemeyi onay verdiğini, daha sonra gönderilen hesap ekstresine de itiraz edilmediğini, daha açık bir ifadeyle hesaptan otomatik tahsilat yapılmayıp açık onayla işlem yapıldığını, bankacılık sektöründe spor klüplerinin yüksek risk grubuna girdiğini, bu sebeple uygulanan oran ve masrafların normal olduğunu, taraflar arasındaki bazı krediler için faiz alınmadığını, teminat için alınan ipoteklerin fek edildiğini, bu itibarla teminat yapısının da zayıfladığını, kredi sürecinin bir bütün halinde ele alınması gerektiğini, yapılan tahsilatın sözleşmeye, ticari işleyişe ve hakkaniyete uygun olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava bankacılık sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Bu itibarla davacı taraf tacir olmamasına rağmen dava mutlat ticari dava niteliğindedir. Davacı taraf başlangıçta kısmi dava açarak ödediği 830.000 TL'lik bedelin 10.000 TL'sini talep etmişse de daha sonra verdiği ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiş, bu itibarla dava heyetçe görüşülerek karara bağlanmıştır. Davalı taraf yetki itirazında bulunmuşsa da bu ilk itiraz mahkememizce yerinde görülmemiştir. Her ne kadar kredi sözleşmesinde bir yetki şartı mevcut ise de dernek olan davacının tacir sayılamayacağı, bu sebeple yetki sözleşmesinin de geçerli olamayacağı değerlendirilmiştir. Sözleşmenin ifa yeri nazara alındığında davanın ... Ticaret Mahkemelerinde açılabileceği kabul edilmiştir. Dikkat edilirse kredi ilişkisi davacı bankanın ... Şubesi aracılığı ile kurulmuştur. Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Davalı tarafın yetki itirazı bu şekilde reddedilmiş ve esas hükümle birlikte istinafa tabi olacağı anlatılmıştır.Davacı tarafın sözleşmeyle yapılan kesintiye doğrudan onay verdiği ve işlemden haberdar olarak kredi kullandığı nazara alındığında sözleşme serbestesi kapsamında davacının verdiğini geri isteyemeceği ve ahde vefa ilkesi gereğince sözleşmeden cayması için bir sebep bulunmadığı düşünülebilir. Uyuşmazlığın çözümü açısından bankacı bilirkişilerden rapor alınması uygun görülmüştür. Zira davacı taraf dernek statüsündedir. Gelir getirici bir faaliyette bulunsa bile tacir sayılmaz. Bu itibarla genel işlem şartlarının davacı açısından değerlendirilmesinde yarar vardır. Bunun için davacıya yapılan işlemin rutin ve bankacılık teamülleri çerçevesinde yapılan bir işlem olup olmadığının denetlenmesi yeniden yapılandırma komisyonunun benzer uygulamalara uygun olup olmadığının ortaya konması gerekir. Bu amaçla dosya bankacı bilirkişilerden oluşan bir heyete tevdii edilerek kredi ilişkisinin özetlenmesini sağlayan bir bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi heyeti 15/11/2017 tarihli raporunda taraflar arasındaki kredi ilişkisini özetlemiş ve bankacılıkta spot kredi uygulamaları ile spor klüpleri ile yapılan kredi sözleşmeleri hakkında bilgiler vermiştir. Dava konusu olayda davacı kulübe erken kapatma ve kısmi ödeme opsiyonu bulunan spot kredi kullandırılmıştır. Başlangıçta hazırlanan üç ayrı kredi sözleşmesine istinaden çeşitli kredi limitleri onaylanmış ve daha sonra bu limitler revize edilmiştir. Davacı kulübün 27/06/2014 ve 01/02/2016 tarihleri arasında 46 işlemde kullandığı spot kredi toplamı 136.670.000 TL'dir. Rapora göre 18 aylık kredi boyunca davacıya 44 ayrı işlemle kullandırılan 133.170.000 TL'lik kredilerde faiz dışında %1 ve %1.9 oranlarında 2.291.604 TL komisyon uygulanmış, 18/08/2014 - 30/10/2014 tarihleri arasında üç defada %0,3 (binde üç) oranında 339.537TL tutarında aylık dönem komisyonu ve nihayet 06/05/2015 tarihinde 830.000 TL tutarında revize ücreti alınmıştır. Davacıdan tahsil edilen faiz dışı ücret ve komisyonlar toplamı 3.461.141 TL ye ulaşmıştır. Raporda kredilerden alınan faiz ve komisyonların maliyet analizi de yapılmış, kredi verilmesi sırasında yapılan işlemler sebebiyle müşterinin kredi maliyetlerinin arttığı anlatılmıştır. Yine rapora göre davalı banka daha önce 13/06/2014, 14/07/2014 ve 26/08/2014 tarihlerinde kredi revize ücreti talep etmeden işlem yaparken 30/04/2015 tarihindeki işlemde 830.000 TL tutarında ücret talep etmiştir. Bilirkişilerin değerlendirmesine göre davacıdan yapılan bu kesinti kredinin limiti ve kullandırım şartlarının birlikte revize edilmesi sebebiyle alınan ücrettir. Kredi miktarı yükseldikçe faiz ve komisyon oranlarının düşmesi gerektiği, bankanın kredi faiz oranlarının piyasa ortalamasının üzerinde olmasına rağmen kabul edilebilir olduğu, davacıdan yapılan komisyon tahsilatının bir buçuk yılda ödenen toplam faizin %26'sına tekabül ettiği bunun da makul ölçüyü aştığı değerlendirilmiş, piyasada kredinin %1'ine kadar oranda revize ücreti uygulandığı ve ortalama oranın %0,5 olduğu kredi hacminin genişliği itibariyle bu miktarın da düşmesi gerektiği belirtilmiştir. Rapora göre uygulanan revize ücreti bankacılık uygulamalarına mutabık olmasına rağmen hakkaniyete teamüllere ve emsal uygulamalara göre çok yüksek düzeydedir. Emsal uygulamalar nazara alınırsa bankanın 250.515,92 TL revize ücreti uygulaması makul kabul edilebilir.Davalı taraf dosyaya ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. ... uzman görüşünü de eklemek suretiyle rapora itiraz etmiştir. Uzman mütalaasına göre davalı bankanın yaptığı sözleşme emredici hükümlere aykırılık teşkil etmeyen ve sözleşme serbestisi kapsamında değerlendirilmesi gereken bir sözleşmedir. Davacı taraf tüketici olmadığından buna ilişkin yasal düzenlemelerden de yararlanamaz. Edimler arasında açık bir oransızlık olmadığı gibi davacının onayı da alındığndan gabin halinden söz edilemez. Spor kulübü olan davacı tarafın yüksek riski nazara alındığında bilirkişi raporunda esas alınan oran da isabetli sayılamaz.Rapora itirazlar üzerine aynı heyetten bir ek rapor alınması uygun görülmüştür. Ek raporda uzman görüşü de değerlendirilmiş, yapılan işlemin bir kredinin hazır bulundurulması sebebiyle ücret halinin somut olayda gerçekleşmediğini, bir revize işlemi yapıldığını, dolayısıyla müşteriye kullandırılmış ve devam eden bir kredi ilişkisi bulunduğunu, revize ücretinin müşterinin kredi kullanmasına tamamen bağlı, karşılıklı menfaatlerle bağlantılı bir komisyon olduğu açıklanmıştır. Yeni bir kredi açma işlemi yapılmadığından masraf gerektirmemekte ve ekstra risk doğurmamaktadır. Mevcut kredi paketinin yeni şartlarda yürümesini temin için yapılmıştır. İşlemden sonra kredi kullanım miktarı artmadığı gibi artsada komisyonu gerektirmez.Mahkememizce yapılan değerlendirmede bilirkişi raporundaki görüş esas alınmaya uygun bulunmuştur. Davacı taraf tacir olmadığından kendisinden basiretli davranış beklemek ve yapılan tüm işlemlerin karşılıklı hür irade ile müzakere edildiğini kabul etmek doğru olmaz. Elbette davacı taraf tüketici de sayılmaz. Ancak yasal anlamda tacir değildir. Yaptığı işin gerçekte ticari kazanç sağlayan bir iş olması neticeyi değiştirmez. Şirketleşmemiş olan spor kulüplerinin tacir sayılmayacağı yerleşik ... uygulamasında da benimsenmiştir. Taraflar arasından kurulmuş ve süregiden bir kredi ilişkisi içinde davalı bankanın yeni kredi dilimleri kullandırma için öne sürdüğü komisyon şartı nispeten zorlayıcı bir şarttır. Kredi ilişkisinin bir tarafını yani davacıyı müzayaka altında bırakmıştır. Limitleri ve kullandırım şartları daha önceden belirlenmiş ve kısmen komisyon ücreti de alınmış bir kredi ilişkisi sürmektedir. Dava konusu komisyonun sebebi olan işlem sırasında davalının bazı ipotek yükümlülükleri kaldırılmış, ancak buna karşılık kredi limiti de düşürülmüştür. Taşınmaz ipoteğinini kaldırılması davalı bankanın riskini artıracak ise de bu durum limit azaltımı ile dengelenmiştir. Bankanın bu işlem için ekstra bir maliyete katlanmadığı da ortadadır. Tek taraflı dayatma ile alınan bu ücretin kabul edilebilir olmadığı kanaatine varılmıştır.Bilirkişilerin piyasa teamüllerine uygun oranlarda ücret alınabileceği görüşüne de iştirak edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile, 579.484,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Alınması gereken 39.584,56-TL harcının, peşin yatırılan 14.174,38-TL harçtan mahsubu ile bakiye 25.410,18 TL harcın davalıdan tahsiline,
Davacı tarafından yapılan 2.385,85-TL yargılama gideri üzerinden % 69,81kabul oranına tekabül eden 1.665,56-TL yargılama gideri ile peşin olarak alınan 14.174,38- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı vekili lehine takdir edilen 37.130-TL ücreti-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım üzerinden davalı vekili lehine takdir edilen 20.981-TL ücreti-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, anlatıldı. 11/07/2018
Başkan e-imzalı
Üye e-imzalı
Üye e-imzalı
Katip e-imzalı