T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/211
KARAR NO : 2024/259
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/03/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2024
KARARIN YAZILMA TARİHİ : 15/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın davalılar ... ve ...'nın ortakları olduğu ...... Eğitim Kurumları ve Gıda Tic. Ltd. Şti.'nde 06.04.2016 - 22.01.2019 tarihleri arasında müdür olarak görev yaptığını, müvekkilinin 22.01.2019 tarihinde şirketteki müdürlük görevine son verildiğini, davalı şirketin, müvekkilinin müdürlük yaptığı dönemlere ilişkin vergi, SGK gibi devlet borçlarını ödemediğini, kanun gereği müvekkilinin şirket borçlarından dolayı 3. kişilere karşı sorumluluğu olmasa da devlet alacaklarına (vergi, SGK gibi) karşı limited şirket müdürleri de görev yaptığı süreler içerisindeki borçlardan sorumlu olduğu için müvekkilinin de şirketin vergi borçları bakımından görevde bulunduğu tarihler arasındaki borçlarından sorumlu tutularak vergi dairesi tarafından şirketin borçlarından dolar müvekkiline icra takibi yapıldığını, müvekkilinin taşınmazlarına haciz konulduğunu, müvekkili davacının banka hesaplarına bloke konulmuş olduğundan davalı şirketin vergi borcunun bir kısmını yatırmak zorunda kaldığını daha sonra müvekkilinin, vergi dairesine ödemiş olduğu bu bedeli, alacağın tahsili amacıyla yukarıda belirtilen icra dosyası ile borçlular hakkında ilamsız icra yoluyla icra takibine geçtiğini, borçluların, süresi içinde borçlu olmadıklarını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğunu, borçluların itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun Olduğunu, davacı müvekkilinin Zeytinburnu vergi dairesine karşı herhangi bir borcu olmadığı halde, davalı şirket olan ...... şirketinde müdür olarak görev yaptığı için şirketin vergi borçlarından sorumlu tutularak vergi dairesince müvekkili üzerinden tahsilat yapıldığını, Dolayısıyla müvekkilinin, davalı şirket adına ödemiş olduğu bu vergi borcundan dolayı davalılardan rücuen tazmin hakkının doğmuş olduğunu, bu nedenle haksız ve dayanaksız itirazların iptali ile takibin devamını, borçluların 9620'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Huzurdaki itirazın iptali davasında davacı tarafın, müvekkili şirkete ait bir kısım vergi borçlarını ödemiş olması nedeniyle müvekkili şirketten ve müvekkillerinden bu bedeli tahsil etmek istediğini, bu amaçla başlatmış olduğu icra takibine müvekkillerince haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini iddia ederek, itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olduğunu, davacının iddialarının asılsız olduğunu, huzurdaki davanın reddi gerektiğini, Limited şirketlerde ortakların şirket borçları nedeniyle şahsi sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacının, ödemiş olduğu bedeller nedeniyle müvekkili şirketten alacaklı olduğu kabul edilse dahi, bu borç nedeniyle şirket ortakları ... ve ...'nın şahsi sorumluluklarının bulunmadığını, TTK m. 573/2'de açıkça ifade edildiği üzere, şirket ortağı olan ve taahhüt etmiş oldukları sermaye paylarını ödemiş olan müvekkillerinin şirket borçları nedeniyle şahsi sorumluluklarının da bulunmadığını, bu nedenle şirket ortakları hakkındaki taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf, müvekkili şirkette müdür olduğu döneme dair vergi borçlarını haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını iddia ettiğini, ancak davacının müvekkili şirkete ait vergi borçlarının bir kısmını ödemesinin nedeninin; Müvekkili şirkete ait " .... Dershaneleri" ismini kullanma hakkının davacıya devri karşılığında şirket borçlarının bir kısmını ödemeyi taahhüt etmesi olduğunu, ekte sunulduğu üzere davacının el yazısı ürünü olan imzasını havi "SULH SÖZLEŞMESİ" başlıklı belge İle davacının bir kısım vergi borçlarını ödemeyi taahhüt ettiğini, Sulh Sözleşmesinin; 4. Maddesil yrıldığımız dönem 893.000 TL olan borç ikiye bölünecek, 446.000 TL ...'a, 446.000'TL ..... 'ya ait olacak." 6. Maddesinin; "893.000 TL'lik vergi borcu için 446.000 TL ..... , 446.000 TL ... .... 'e teminat verecektir." ifadelerini içerdiğini, Müvekkilleri ile davacı arasında doğan husumet neticesinde ..... Dershaneleri imtiyaz sahibi ..... 'in taraflar arasında arabulucu rolü oynadığını, gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde davacı ... tarafından mezkur SULH SÖZLEŞMESİ'ndeki taahhütler karşılığında isim hakkı müvekkili şirkete ait olan .... Dershanelerinin isim hakkının davacıya devredilmiş olduğunu, davacının, yazılı taahhütleri nedeniyle huzurdaki davaya konu vergi borçlarını ödediğini, edimini ifa amacıyla vergi borçlarını ödemiş olan davacının, asılsız beyanlarla huzurdaki davayı açarak müvekkili şirketten haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, davacı tarafından, ödemiş olduğu vergi borçları nedeniyle müvekkili şirkete karşı icra takibi yapılması ve huzurdaki davanın açılmasının davacının açıkça kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacı taraf aleyhine İİK 67/2 maddesi uyarınca 9620'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, bu nedenle davacı tarafin haksız ve kötü niyetli davasının reddine, davacının 9620'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, müvekkilleri lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama masraflarının davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Bilirkişi tarafından sunulan 16/10/2023 tarihli raporda özetle; davacı müdürün, davalı şirket için ödemiş olduğu toplam 80.457,91 TL tutarında vergi borcunu
asıl borçludan rücuen talep edebileceği, davacı müdürün, (diğer kanuni temsilci olan) davalı ...
Melek Kabaklı’ya karşı da rücu hakkını kullanabileceği görüş ve kanaatine varılmış olup, nihai takdir Sayın Mahkemede olduğu yönünde görüş bildirmiştir,
Bilirkişi tarafından sunulan 20/01/2024 tarihli ek raporda özetle; Davacı müdürün, Davalı Şirket için ödemiş olduğu toplam 80.457,91 TL tutarında vergi borcunun, Ödendi tarihte borçların asıl muhatabı olan imkanının bulunmadığı, zira şirketin, ödeme tarihinde defter ve belgelerinin dahi yazılmadığı, borca batık olduğu, kök heyet raporundaki sair sonuç hususların takdiri ve değerlemesinin Sayın Mahkemede olduğu yönünde görüş bildirmiştir,
Deliller; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Bakırköy .... icra müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası, vergi dairesi kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Limited Şirket müdürü olan davacının şirketin vergi borcunu bizzat ödemesi nedeniyle başlattığı takibe şirket ve ortaklarının itirazının iptal istemine ilişkindir.(İİK 67. maddesi)
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... borçlunun ..., ... ve ... olduğu, takibe konu alacağın 80.455,00.TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça ... müdürü olduğu dönemde şirketin vergi borçlarını bizzat kendisinin ödediği, vergi borcundan şirkte ve ortaklarının sorumlu olması nedeniyle rücu talep edilmiş, davalı taraflarca ortakların Limited Şirket borcundan şahsi sorumluluğu bulunmadığı ayrıca davacı ile aralarında akdedilen Sulh Sözleşmesi uyarınca vergi borcundan davacının şahsen sorumlu olacağı savunmasında bulunularak davanın reddi talep edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın öncelikle vergi borcundan Limited Şirket ortaklarının sorumlu olup olmadığı, sonrasında ise vergi borcundan Sulh Sözleşmesi uyarınca davacının sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 4369 sayılı Yasa ile değişik 35. maddesi, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu Kanun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır. Ortağın anılan bu borcu, onun limited şirkete karşı taahhüt ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur. Bahse konu borcun doğabilmesinin ön koşulu, amme borcunun limited şirketten tahsil imkanının bulunmamasıdır.
Dosya kapsamında bilirkişi marifeti ile yapılan inceleme neticesinde vergi borcu ödenme tarihinde davalı şirketin borcu tahsil imkanının bulunmadığı, davacı tarafça 12/10/2022 tarihinde 2016/8,2017/7-12 ve 2018/1-7-8-10-11 ve 12. Dönemlere ait toplam 80.457,91-TL vergi borcunun ödendiği dolayısıyla da Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 4369 sayılı Yasa ile değişik 35. Maddesi uyarınca davalı şirketin ve ortaklarının vergi borcundan sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça sunulan Sulh Sözleşmesinin incelenmesinde davalı şirketin vergi borçlarından davacının sorumlu olacağına dair bir hükmün bulunmadığı dolayısıyla sözleşme uyarınca vergi borcundan davacının sorumlu olduğu savunmasının dinlenemeyeceği anlaşılmıştır.
Tüm bu sebepler ile davacı tarafça ödenen 80.457,91-TL vergi borcundan davalıların sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, alacağın likit ve itirazın haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın Kabulü ile
1-Davalıların Bakırköy .... İcra Dairesi ..... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
-Devamına karar verilen 80.455,00-TL alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına,
2-Alacağın likit olması nedeniyle 80.455,00-TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.495,88.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 971,70-TL peşin harç ile icra veznesine yatan 402,28TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4.121,90.-TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90.-TL başvurma harcı ve 971,70.-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 5.789,00.-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalılar tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 11/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır