1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/65 E., 2024/936 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 17.10.2024 Sayı: 2023/65 E. - 2024/936 K. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/65 Esas

KARAR NO : 2024/936

DAVA : Tespit

DAVA TARİHİ : 20/01/2023

KARAR TARİHİ : 17/10/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .... 'nun, Müvekkili Şirket'in kurulmasından 14 yıl sonra, 01.10.1996 yılında müvekkili şirketin yer aldığı şirketlar grubuna intisap ettiğini, ilk önce, Müvekkili Şirket'in pay sahiplerinden biri olan .... Ticaret A.Ş.'de işe başladığını, burada yaklaşık 4 yıl çalıştığını, akabinde, ... A.Ş.'deki görevinden 27/09/2000 tarihinde istifa ettiğini, 03/10/2000 tarihi itibariyle davalının .... A.ş. İle ilişiğinin kesildiğini, davalının .... A.ş. Den ayrılışının akabinde belirli bir süre denizcilik alanında çeşitli işlerde çalıştığını, ardından kendi işini kurduğunu, bu şekilde 09/12/2009 tarihinde .... Ticaret Ltd. Şti. (.... ) unvanlı şirketi faaliyete geçirdiğini, davalı ...'nun böyece sahibi olduğu ... şirketi vasıtasıyla eskiden bünyesinde çalıştığı ... Şirketler Grubuna rakip olduğunu, ... Teknik şirketinde pay sahibi olan davalı ....nun bir süre sonra 06/05/2011 tarihinde paylarını 3. Şahıslara devrederek söz konusu şirket ortaklığından ayrıldığını, ....'ten ayrılması akabinde davalı ...'nun müvekkili şirket .... Ltd. Şti ortakları ile tekrar görüşmeye başladığını, müvekkili şirket bünyesine bu kez ortak sıfatıyla pay sahibi olarak geri dönmek istediğini, bunun üzerine müvekkili şirket ortakları, kendisini tekrar kabul ettiklerini, davalı ...'nu müvekkili şirkete bu sefer hissedar olarak almaya karar verdiklerini, bu şekilde ...'nun müvekkili şirkete %25 oranında ortak olarak kabul edilmesi hususunda anlaştıklarını, netice olarak davalı ...'nun 05/09/2012 tarihinde müvekkili şirkete ortak olduğunu, davalı ....'nun müvekkili şirketin bilinirliğinden gereksiz yere faydalanmak suretiyle müvekkili şirketin unvanını kullanıp müvekkil şirket ile ...'u karşılaştırması, kenisi ve faaliyetleri hakkında yanıltıcı beyanlarda bulunarak ....'u rekabette öne geçirmesi ve davalı ... ile diğer davalı .... şirketinin birlikte hareket ederek müvekkili şirket çalışanlarını ayartması sonucu bu çalışanların davalı .... şirketi nezdinde istihdam edilmesi suretiyle gerçekleştiğini, bu nedenlerle davalı ...'nun https://www..... URL bğlantısında yer alan videodaki beyanlarının haksız rekabet yarattığının tespiti, meni ve haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, dava konusu URL bağlantısının tüm alan adı ve servislerinin www..... internet sitesinden kaldırılmasına, davalı ...'nun devam eden ihlalinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilerek ilgili URL bağlantısına erişimin engellenmesine, davalıların dava konusu işçi ayartma eylemlerinin haksız rekabet yarattığının tespitine, TTK M. 59 uyarınca masrafların davalılara ait olmak üzere hükmün ilanına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, Müvekkil ile davalı ...'nun kardeşi 09/12/2009 tarihinde ..... Ticaret Limited Şirketi'ni kurmuş olduğunu, söz konusu dönemde müvekkili şirket yetkilisi ve temsilcisi ...'in kişisel durumları nedeniyle şirket yönetimi kendi adına tescil edilemediğini, şahsi gerekçeleri nedeniyle temsilcisi ve kurucusu olarak ... görünen müvekkili şirketin, 12/12/2017 tescil tarihiyle nihayetinde asıl kurucu olan müvekkili ...'e devredildiğini, dava Konusu Videonun Müvekkili Şirkete İlişkin olmadığını, davacı şirket çalışanlarının ayartılması suretiyle haksız rekabet oluştuğu iddialarının hukuk dışı olduğunu, haksız davanın usûlden reddine, usûle ilişkin ret kararı verilmemesi hâlinde davanın esastan reddine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Şirketin, Müvekkilinin kanundan kaynaklı haklarını kullanmasını önlemek adına, kötü niyetli ve alelacele herhangi bir dayanak olmaksızın huzurdaki davayı ikame ettiğini, Müvekkilinin Davacı Şirket’in %25 oranında ortağı olduğunu, 12.01.2022 tarihinden bu yana Davacı Şirket nezdinde gerçekleşen ilişkili işlemler konusunda bilgi alma hakkını kullanmak istemiş olduğnu ve fakat Davacı Şirket tarafından Müvekkilin bu hakkını kullanmasının sürekli olarak engellendiğini, bu doğrultuda Müvekkili Şirketin 12.01.2022 tarihinde Davacı Şirket’e ihtarname keşide ederek ihtarnamede kodları belirtilen ürünlerin alış fiyatlarına ilişkin bilgi ve belgelerin ve yine ilgili ürünlerin ... A.Ş. başta olmak üzere diğer grup şirketlerine satılıp satılmadığının, bir diğer ifade ile ilişkili taraf işlemlerine dair bilgi verilmesini talep ettiğini, davacı Şirketin ise işbu ihtarnameye hukuki dayanaktan yoksun genel geçer bir cevap vererek Müvekkil’in bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasının önüne geçtiğini, akabinde Müvekkilinin, Davacı Şirket’e, bilgi alma ve inceleme hakkının soyut gerekçeler gösterilerek reddedildiğini belirtilerek, bilgi alma ve inceleme hakkını kullanıp kullanamayacağını hususunda genel kurul tarafından karar verilmesi gerektiğini bildiren 04.02.2022 tarihli ikinci ihtarnameyi keşide ettiğini, Davaya konu sözde haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilen eylemlerin zamanaşımına uğramış olduğunu, huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacı Şirket Tarafından Müvekkilinin haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilen eylemleri soyut düzlem üzerinde kalmış olduğunu, ilgili eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğine dair tek bir somut delil dahi sunulamadığını, davacı şirketin müvekkili baskı altına alma ve kanuni haklarını kullanmasını önlemek amacı ile ikame ettiği ve hakkın kötüye kullanılmasının tipik bir örneği niteliğindeki huzurdaki davanın TMK madde 2’deki dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle ön inceleme aşamasında reddine, haksız ve yersiz açılan davanın reddine, davacı Şirketin HMK madde 329 uyarınca yargılama giderlerine ilave olarak, vekâlet ücretinin tamamını ödemesine ve en üst hadden disiplin cezası ile cezalandırılmasına, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, davalıların haksız rekabet yarattığının tespiti ile meni ve haksız rekabet sonucu olan maddi durumun kaldırılmasına ilişkindir.

Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.

Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.

Uyuşmazlığın; Davalıların davacıya karşı youtube üzerinde yapılmış olan yayın nedeniyle haksız rekabet fiilini gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri, yine davacıya ait çalışanların davalılar tarafından ayartılıp ayartılmadığı, bunun tespiti halinde yine bu fiillerin haksız rekabet gerçekleştirip gerçekleştirmediği, youtube üzerinde yayınlanan yayının kaldırılması şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.

Davacı vekilinin 02/10/2024 tarihli uyap üzerinden gönderilen dilekçesi ile davadan, tüm hak ve taleplerinden feragat talebinde bulunduğu görülmüştür.

Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.

Davalı ... Limited Şirketi vekili 02/10/2024 tarihli uyap üzerinden gönderilen dilekçesi ile avukatlık ücreti ile yargılama giderleri taleplerinin olmadığının bildirildiği görülmüştür.

Davalı ... vekili 02/10/2024 tarihli uyap üzerinden gönderilen dilekçesi ile avukatlık ücreti ile yargılama giderleri taleplerinin olmadığının bildirildiği görülmüştür.

Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacılar vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-DAVACININ DAVASININ FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2-Alınması gereken 427,60-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)

5-Davalı vekillerince vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi.17/10/2024

Katip ...

¸e-imza

Hakim ....

¸e-imza

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı