T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın
Mahkemesi : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi: 25/10/2022
Davanın Türü: Adi Ortaklığın Tasfiyesi ve Tasfiye Payı Alacağı
Dava Tarihi: 22/07/2019
Davanın Türü: Adi Ortaklığın Tasfiyesi ve Tasfiye Payı Alacağı
Dava Tarihi: 02/06/2021
Karar Yazım T : 03/07/2025
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA VE BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, taraflar arasında ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parselde bulunan taşınmazın alınarak satışı ile kar paylaşımı konusunda anlaşma yapıldığını, davacının taşınmazdaki hisseleri ortaklık adına alınmasını sağlayarak davalı adına tescil yaptırdığını, taşınmazın ortaklığın mülkü olduğunu, davalı tarafın adi ortaklığın feshi yönünde ihtarname çektiğini, davalının 16.000.000,00 TL'yi ödediğini, davacı tarafın 458.914,00 TL tapu masrafı yaptığını, tasfiye sırasında bunun dikkate alınması gerektiğini, ortaklığın davalı tarafça sona erdiğini ileri sürerek ortaklığın borçlarının tespitine taşınmazın TBK 644. maddesi gereğince satılarak tasfiyesine, tasfiye paylarının taraflar arasında bölüştürülmesine, taşınmaz üzerine üçüncü kişilere devrin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, talebi kabul etmemesi halinde davalıdır şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili açtığı dava ile, taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilerek fesihten kaynaklanan zarar sebebiyle 100.000,00 TL'nin davalı ..... Ltd. Şti'nden avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP VE BİRLEŞEN CEVAP
Davalı vekili cevabında, davalı şirketin aldığı arsanın değerinin 16.000.000,00 TL olduğunu, davacı tarafın ifadelerinin çelişkili olup gerçekçi olmadığını, davacının davalıya proje tasarlamadığını, arsanın alınması için aracılık edebileceğini ifade ettiğini, bunun üzerine davalı şirket yöneticilerinin davacı şirket yetkilisi .... a arsa alımı için vekaletname verdiklerini ve taşınmaz alım bedelini bu kişinin hesabına gönderdiklerini, bundan sonra tapu devirlerinde ödenen harç ve vergilerle ilgilenmediklerini, ek ödeme talebinin gelmediğini, davalı şirket yetkilisinin anlattığı gibi bir kişi olmadığını, 6 yıllık süre zarfında hiçbir olumlu faaliyette bulunmadığını, davalı tarafından satın alınan arsanın satışı için hiçbir girişimde bulunulmadığını, 8 Ekim 2013 tarihli sözleşmenin ortaklıktan ziyade yol haritası niteliğinde olduğunu, 18/06/2014 ve 17/09/2014 tarihli sözleşmelerde amacın taşınmaza hastane yapılması olduğunu, davalıya yapılacak hastaneye kiracı bulması için talepte bulunulduğunu, 1 yıllık sürede davalı tarafın herhangi bir faaliyet yapmadığını, bunun sonucunda davalı şirketin ... Grubu ile temasa geçtiğini ve bu grup ile kira sözleşmesi imzalandığını, adi ortaklığa ilişkin hiçbir yükümlülüğün davacı tarafından yerine getirilmediğini, davacının ne sermaye ne de emek koyduğunu, tasfiyeye konu bir ortaklığın bulunmadığını, bu nedenle aktif ve pasifin de bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili cevabında, taraflar arasında 08/10/2013 tarihli sözleşme ile adi ortaklık kurulduğunu, amacının ... mahallesi ... ada ... parselde bulunan arsanın satın alınarak sonrasında satılıp değerlendirilmesi ve sözleşmeye göre belirlenen karın bölüşülmesine ilişkin olduğunu, arsayı bulanın ve finansman için davalı şirketin ortaklarını bir araya getirenin ve davalı şirketin kuruluş aşamasında maddi manevi destek veren kişinin davalı şirket temsilcisi ... olduğunu, adi ortaklıkta eşit sermaye yükümlülüğünün bulunmadığını, davalının yükümlülüğünde olan taşınmazın hisselerinin alınmasının gerçekleştiğini ve .... şirketi adına tescili yapıldığını, davacı ...şirketi ortağı sayısının fazla olduğunu bu nedenle taşınmazın satışının değerlendirilemediğini, tek mal varlığının bu taşınmaz olduğunu, davacı tarafın ihtarname çekerek adi ortaklık sözleşmesini feshettiklerini bildirdiğini, bu nedenle adi ortaklığın sona ermesi dolayısıyla tasfiyenin gerçekleştirilerek tasfiye paylarının ödenmesi gerektiğini, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında tasfiye davasının devam ettiğini ve tasfiye kurulu raporlarının alındığını, davalının yükümlülüğünü yerine getirmediğini, taşınmaz bedelinin 35.750.000,00 TL olarak belirlendiğini, davacının ciddi bir kazanç elde ettiğini, her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, .... Hizmetleri A.Ş. ile yapılan kira sözleşmesinin kağıt üzerinde kaldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, taraflar arasında 08/10/2013, 17/09/2014, 18/06/2014 tarihli sözleşmelerin düzenlendiğini, davalı ... şirketinin sözleşmeye göre 08/10/2013 tarihli vergi, resim ve harç dahil olan 16.000.000,00 TL'lik alım satım bedelini karşılayan ortak olduğu, oluşturulan adi ortaklıkta 20.800.000,00 TL'lik gelir getirilmesi şartıyla bu bedelden fazla olan kısmın paylaşılacağı, 18/06/2014 tarihli sözleşmede ilk sözleşme ile bağlantı kurularak adi ortaklık sermayesinin 20.000.000,00 TL olarak belirlendiği, ortaklık amacının taşınmazın her türlü tasarrufunun gerçekleştirilmesi olduğu, 17/09/2014 tarihli sözleşmede taşınmazda inşaat yapım anlaşmaları, kat karşılığı inşaat, hasılat paylaşım ile gayrimenkul üzerinde projeler hazırlanması yoluyla tasarruf gerçekleştirilerek ortaklık hisselerinin eşit olduğunun kararlaştırıldığı, davalı ... şirketinin 30/05/2019 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini, davacının da 13/06/2019 tarihli cevabi ihtarname ile sözleşmeyi sonlandırdığını, asıl davada ortaklığın ortaklığın tasfiyesinin talep edildiği, birleşen davada haklı nedenle fesih ve tasfiyeye karar verilmesinin talep edildiği, adi ortaklığın 13/06/2019 tarihinde feshedildiğinin tespiti gerektiğini, adi ortaklığa ilişkin yapılan son anlaşmanın yürürlüğe girmediği, davalı/birleşen dosya davacısı şirketin taşınmazı adi ortaklığa devir borcunun doğmadığını, davacının sözleşmeler kapsamında taşınmazın alımına ilişkin emeği ve tescil sırasında yaptığı bir kısım masrafların bulunduğunu, bilirkişi raporlarından anlaşıldığını, ortaklıkta davalı şirketin 16.000.000,00 TL'yi sağlama borcu dışında başka bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının satın almasındaki emek ve mesaisinin Antalya Emlakçılar odası yönetim kurulunca belirlenen tarife hükümlerine göre %3 olarak tespit edildiğini, satın alım aşamasında davalı şirketin 55.000,00 TL'lik ödemeyi davacıya yaptığını, bu durumda davacının talep edebileceği bedelin (16.000.000,00 x 0,03 = 566.400,00 - 55.000,00) = 511.400,00 TL olduğu; birleşen davada davacı ... şirketinin sözleşmenin haklı sebeple fesih nedeniyle uğradığı zararı talep ettiğini, Eylül 2017 tarihinden itibaren taşınmazda yapılacak inşaatlarda elde edilmesi beklenen kira ve hasılat gelirlerinin ortaklık payı oranında davalıdan tahsilini talep ettiği, sözleşmede davalı ... şirketine somut bir proje için belli bir zaman dilimi verilmediğini, sözleşmedeki genel ifadelere göre davacı ... şirketinin zarar talebinin yerinde olmadığı, bu nedenle tazminat talebinin reddi gerektiği, dava konusu somut olayda, tasfiyeye konu müddeabihin adi ortaklığın malvarlığı olduğu, davacı birleşen dosya davalısı tarafından gayrimenkulün mülkiyetinin adi ortaklığa ait olduğu ve dolayısıyla tasfiyeye dahil edilmesi gerektiği iddia edilmiş ve bu miktar üzerinden nispi harç yatırılmış ise de; mahkememizce yapılan yargılamada gayrimenkulün mülkiyetinin ve değerleme hakkının adi ortaklığa geçmediği, dolayısıyla bu değerin tasfiyeye dahil olmayacağı, davanın niteliği gereği tasfiye payı alacağı olarak belirlenen ve hüküm altına alınan miktarın müddeabih olduğu, aksinin kabulünün kabule göre mülkiyetinin ve değerleme hakkının adi ortaklığa geçmediğine karar verilen, tasfiyeye dahil olmayan taşınmazın değeri müddeabih olarak kabul edildiğinde hükümde çelişki olacağı ve adil/hakkaniyetli bir durum oluşturmayacağı kanaatine varılmakla vekalet ücreti yönünden yapılan hesaplamada tasfiyeye konu miktarın davacı birleşen dosya davalısına ödenmesi gereken 511.400,00 TL olduğu, dolayısıyla bu miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerektiği gerekçesiyle mahkeme ana dava dosyası ve birleşen Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyası yönünden davacı/birleşen dosya davalısı ... Mimarlık Danışmanlık İnşaat Ticaret Limited Şirketi ve davalı / birleşen dosya davacısı ... Gayrimenkul Yatırım Danışmanlığı A.Ş. arasındaki adi ortaklığın 13/06/2019 tarihinde fesholunduğunun tespitine, ... İnşaat Ticaret Ltd. Şti’nin adi ortaklığa katılım payı olan 511.400,00 TL’nin davalı ... Gayrimenkul Yatırım Danışmanlığı A.Ş.’den tahsili ile davacı ... Danışmanlık İnşaat Ticaret Limited Şirketi’ne verilmesine, tasfiyenin bu şekilde sonlandırılmasına, tasfiye kurulunca bu aşamada yapılması gereken başkaca işlem bulunmadığından tasfiye kurulunun görevine son verilmesine, birleşen dava dosyasında davacı ... Gayrimenkul Yatırım Danışmanlığı A.Ş.’nin tazminat talebinin reddine, ana dava dosyası yönünden davacı ....Danışmanlık İnşaat Ticaret Limited Şirketi’nin fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, davalı tarafın ortaklığa 16.000.000,00 TL, davacının ise emeğini ve 457.146,77 TL parasını koyduğu, taşınmazı satarak ya da müşterek verilecek bir yöntem ile değerlendirmek amacıyla ortaklık kurulduğu, 3 sözleşme yapıldığı, davalının amacının 16 milyon TL'ye alınan taşınmazın 20.800.000,00 TL'den yüksek bir rakama satılarak bu bedelin davalıya verilmesi, artan kısmın ortaklar arasında paylaştırılması amacı güttüğü, davacının sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerini yerine getirdiği, davalı tarafın iradesi ile sözleşmenin feshedildiği, davalının taşınmazın alınmasına ve üzerindeki şerhlerin kaldırılmasını sağladığı, mahkemece davalının önceden beri taşınmaz sahibi imiş gibi değerlendirme yapıldığı, adi ortaklıkta edimler arasında eşitlik beklenmeyeceği, katılım payının serbeste belirlenebileceği, fesih tarihine kadar sözleşmenin ayakta kaldığı, taşınmazın tasfiye tarihindeki değer üzerinden hesaplama yapılarak davacıya ödenecek bedelin belirlenmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
Davalı vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, ... mahallesi ...ada ... parseldeki taşınmazın tapudaki değeri üzerinden harcın yatırıldığı, taşınmazın tasfiye dışı tutulduğu, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği, 2 davada yargılama giderlerinin ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, toplu olarak davalı aleyhine hükmedilmesinin hatalı olduğu, 26/02/2021 tarihli celsede hakimin reddi talebinin mahkemece reddedildiği, mahkeme başkanının yargılamada savunmaları dinlenilmeyerek bağırarak tepki verdiği, taşınmazı satacağını alenen mahkeme başkanına beyan ettiği, hakimin reddi talebinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı yararına alacağa hükmedilmesinin usul ve dayanaktan yoksun olduğu, emlak komisyonculuğu ücretinin adi ortaklık ilişkisi kapsamında talep edilebilecek bir bedel olmadığı, şahsi emeği ile ortaklığa katılan ortağın bu emeği için ayrıca tazminat isteyemeyeceği, tasfiye kurulunun hesaplamayı neye dayandırdığının belli olmadığı, taşınmazın satın alınması sürecinde geçerli bir adi ortaklık ilişkisi bulunmadığı, tasfiyenin TBK 643 maddesine göre yapılması gerektiği, birleşen davada taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının proje ürettiğini ve bu projenin uygulandığını ispat edemediği, bu nedenle adi ortaklığın kar kaybına sebebiyet verdiği, ek rapor talebinin mahkemece reddedildiği gibi nedenlerle asıl ve birleşen dosyada verilen kararları istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava ve birleşen dava, taraflar arasındaki adi ortaklığın sona ermesinden kaynaklanan tasfiye payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı ve davalı adi ortaklığın taraflarıdır.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
3.1.Taraflar arasında 8 Ekim 2013, 18 Haziran 2014 ve 17 Eylül 2014 tarihli 3 adet ortaklık sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır. 8 Ekim 2013 tarihli sözleşme gereğince davalı ... şirketinin sağladığı finans ile davacının ... mahallesi ... ada ... parseldeki taşınmazın şerhlerinin kaldırılarak hissedarlardan satın alma işlemini gerçekleştirdiği, anılan sözleşmeye göre taşınmazın 16.000.000,00 TL'ye satın alındığı, taşınmazın satışı ve tasarrufundan sonra 20.800.000,00 TL'nin ... şirketine, artan bedelin taraflar arasında ortak olarak paylaşılacağının kararlaştırıldığı, bilahare yapılan iki adet sözleşme ile de taşınmaz üzerinde KKİS, inşaat anlaşmaları, hasılat paylaşımı gibi amaçlara binaen projeler hazırlanması ve uygulanması hususunda tarafların anlaşmaya vardığı ancak dosya kapsamına göre bu amacın gerçekleşmediği ve tarafların karşılıklı ihtarnameleri ile de ortaklığın feshedildiği anlaşılmaktadır.
3.2.Adi ortaklığın başlangıcı olan 8 Ekim 2013 tarihli sözleşme gereğince taşınmazın satılmadığı gibi üzerinde herhangi bir tasarruf işleminde bulunulmadığı, proje üretilmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla mahkemece hükme esas alınan tasfiye kurulu ek raporuna göre davacının taşınmazın alımına sağladığı katkının karşılığı olarak belirlenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesinde tüm dosya içeriğine göre usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
3.3.Yukarıda açıklananlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, taraf vekillerinin asıl ve birleşen dosyaya yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1)Taraf vekillerinin asıl ve birleşen dosyaya yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2)Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 359,80 TL harcın mahsubuyla bakiye 255,60 TL harcın istinaf yoluna başvuran asıl dosya davacısı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına; alınması gerekli 34.933,73 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 8.734,00TL harcın mahsubuyla bakiye 26.199,73 TL harcın istinaf yoluna başvuran asıl dosya davalısından tahsili ile hazineye gelir kaydına; Birleşen dava yönünden alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın istinaf yoluna başvuran birleşen dosya davacısından tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3)Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Dairemize ya da Dairemize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 03/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...