1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1320 E., 2026/595 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 11.05.2026 Sayı: 2024/1320 E. - 2026/595 K. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ANTALYA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 13/01/2023

DAVANIN KONUSU: Genel kurul kararının yokluğunun tespiti/iptali,

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 11/05/2026

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Müvekkiller davalı şirketin %20 (... %10 ve ... %10 olmak üzere) hissesine sahip ortakları olup sahibi oldukları payları şirketin diğer ortağı ve müdürü olan dava dışı ... den devir yoluyla aldığını, bu devir müvekkili ... yönünden 19/11/2019 tarihli, müvekkili ... yönünden 04/02/2020 tarihli genel kurullarda onaylandığın, davalı şirket ve müdürü tarafından müvekkilleri aleyhine ortaklıktan çıkarma istemiyle 21/06/2021 tarihinde dava açılmış ve bu dava halen Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....E. sayılı dosyasında derdest olduğunu, bu davada Mahkemece şirketin müvekkillerine karşı genel kurul kararı almaksızın dava açtığı anlaşıldığından, ortaklıktan çıkarma davası açmak üzere karar alınması için şirkete süre verildiğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından birtakım işlemler tesis edilerek 20/10/2021 tarihinde genel kurul kararı alındığı ileri sürülmüş ise de bu tarihte yapıldığı iddia olunan genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemiyle müvekkiller adına açılan dava Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....E. Sayısında görülerek davanın kabulüne karar verildiğini ve 20/10/2021 tarihinde yapıldığı iddia olunan genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespit edildiğini, davalı şirket mezkur kararı istinaf ettiğini, istinaf incelemesinin devam ettiğini, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında görülmeye devam edilen ve şirketin davacı olduğu ortaklıktan çıkarma davasında 22/02/2022 tarihli duruşma ara kararı ile şirkete 2. kez kesin süre verilerek "ortaklıktan çıkarma davası açmak üzere genel kuruldan yetki alınması" istendiğini, TTK'nın 411 maddesine uygun olarak, azlık haklarına sahip müvekkilleri adına Antalya 5. Noterliği'nin 02/03/2022 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarı davalı şirkete ve şirket müdürüne ayrı ayrı gönderilerek genel kurul toplantısı yapılması, toplantıya Bakanlık temsilcisinin davet edilmesi, yapılacak genel kurul gündemine ihtarımızda belirtilen gündem maddelerinin eklenmesi ve şirket kârının kâr payı olarak ortaklara dağıtılması talep ettiğini, davalı şirket vekilince taraflarına verilen cevapta Antalya 10. Noterliği'nin 08.03.2022 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarıyla, asılsız birtakım iddialar yanında ortaklar arasında husumet-çıkar çatışmasının devam ettiğini, genel kurul için ortaklıktan çıkarma davasının sonlanmasını beklemek gerektiğini, bu süre içinde şirket içi işlemlerin yapılacağı belirtilerek genel kurul toplanması, Bakanlık temsilcisinin davet edilmesi ve gündeme madde eklenmesi taleplerine olumsuz yanıt verildiğini, bu kez davalı şirketin yine birtakım işlemler tesis ederek 17/05/2022 tarihinde genel kurul görünümü altında karar aldığı haricen öğrenildiğini, davalı şirketin Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....E. Sayılı dosyasına sunduğu 09/06/2022 tarihli beyan dilekçesi ve eklerine göre tarafımıza gönderilen ihtarla aynı tarihte Antalya 10. Noterliği'nin 08.03.2022 tarih ve ....yevmiye numaralı ihtarının müvekkillere gönderilerek genel kurul için çağrı yapıldığı anlaşıldığını, bu ihtar müvekkillerine tebliğ edilmediğini, haddizatında aynı anda gönderildiği anlaşılan iki ihtardan taraflarına gönderilen ihtarda genel kurulun toplanması ve gündeme madde eklenmesi taleplerine yukarıda aktarılan ifadelerle olumsuz yanıt veren davalı şirketin, diğer ihtarla güya genel kurula çağrı yapmış olması kötüniyetlerini gösterdiğini, davalı şirket adeta genel kurul toplantısını gizlediğini ve müvekkillerinin katılmamasını arzuladığını, gerçekte de böyle bir genel kurul toplantısı yapılmamış olduğunu davalı şirket müdürünün usulsüz birtakım işlemlerinden ibaret olduğunu, 17/05/2022 tarihinde alındığı iddia olunan genel kurul kararları yok hükmünde olup hükümsüzlüğünün tespiti ve mahkeme farklı kanaatte ise anılan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılığı nedeniyle iptali talebiyle eldeki davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, dava konusu genel kurul kararı öncelikle bir genel kurul toplantısında alınmadığı için yok hükmünde olduğunu, üç ortaklı limited şirkette çoğunluk pay sahibi olan şirket müdürü tarafından, diğer iki ortak olan müvekkillere usulünce bir çağrı yapılmadan, aksine toplantı adeta gizlenerek karar alınmış gibi gösterildiğini, davalı şirket kötüniyetle hareket ettiğini, genel kurul çağrımıza olumsuz yanıt verirken gizlice genel kurul adı altında toplantı yapıp karar tesis etmeye çalıştığını, nitekim davacı ortakların vekili olarak tarafımıza gönderilen 08/03/2022 tarihli cevabi ihtardan anlaşılacağı üzere, 02/03/2022 tarihli genel kurul toplanması, Bakanlık temsilcisinin davet edilmesi ve gündeme madde eklenmesi talepli noter ihtarlarından davalı şirket iddia olunan çağrı tarihinden haberdar olduğunu, buna rağmen ne talep edilen gündem maddeleri genel kurul gündemine eklenmiş ne de Bakanlık temsilcisi genel kurula davet edildiğini, davalı şirketin müdürü şirket yönetimi ile kişisel çıkarlarını karıştırdığını, şirket menfaatlerini bir kenara bırakarak yalnızca husumet çıkardığını, şirketin ortağı olan müvekkillere zarar verme kastıyla hareket ettiğini, şirkette uzun yıllardır usulünce genel kurul toplanmadığını, ortaklar ortaksal haklarını kural olarak genel kurul dışında kullanamadıklarını, genel kurula katılma, görüş açıklama ve oy kullanma pay sahipliğinden kaynaklanan haklardan olduğunu ve bu hak esas sözleşmeyle dahi kısıtlanamayacağını, genel kurul toplantılarının önemi nedeniyle, 6102 sayılı TTK’nın 617. maddesiyle, her yıl olağan genel kurul toplantısı yapılması zorunlu hale getirildiğini, genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi ise müdürlere ait olduğunu, diğer taraftan Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında vurgulandığı şekilde, her ticaret şirketi gibi limited şirketin nihai amacı kâr elde etmek ve bunu dağıtmak olup limited şirketin kâr elde etme ve dağıtma nihai amacından doğan pay sahibinin kâr payı hakkı da vazgeçilmez hak olduğunu, davalı şirkette müvekkillerinin ortaklığa girdiği tarihten beri genel kurul toplantısı yapılmadığı gibi kâr payı dağıtımı da yapılmadığını, ortaklıktan çıkarma davasında Mahkemece verilen kesin süreler nedeniyle müdür tarafından yine genel kurul toplantıya çağrılmamış, aksine gizli saklı birtakım usulsüz işlemler yapıldığını, bu nedenlerle davalı şirkette yönetim organının varlığından bahsedilemeyeceğini, şirket müdürü, şirketin ve ortakların zararına olarak kişisel menfaatleri doğrultusunda hareket ettiğini ve şirkete karşı görevlerini yerine getirmediğini, 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. maddeleri gereğince işbu dava süresince mevcut menfaat çatışması ve şirket ile ortaklarının haklarının, davada kullanılacak defter ve belgelerin sıhhatinin korunması gerekliliği dikkate alınarak, tensip kararıyla şirkete tedbiren yönetim için, aksi kanaat halinde temsil için kayyım tayinine, müvekkilleri ... ve ... hakkında davalı şirket ortaklığından çıkarılmaları için dava açılmasına dair alınan 17/05/2022 tarihli genel kurul kararlarının yokluğunun-kesin hükümsüz olduğunun tespitine, aksi kabul halinde 17/05/2022 tarihli genel kurul kararlarının kanuna, şirket sözleşmesine ve dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, davacıların iddialarının soyut kaldığını, 17/05/2022 tarihli kararlar usulüne uygun olduğunu, mahkeme tarafından verilen süre zarfında dava şartı olarak alındığını, limited şirkette ortağın şirketten çıkarılması haklı bir sebebin var olmasına bağlı olduğunu, ortağın davranışlarının şirketin menfaatlerine zarar vermesi veya şirketi zarara uğratması, ortağın bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağına aykırı işlem ve eylemler gerçekleştirmesi, şirketin diğer ortaklarına karşı haksız fiil ika edilmesi, çıkarmayı gerektiren haklı sebep, çıkarılması talep edilen ortağın şahsından kaynaklanmalı ve bu sebep dolayısıyla diğer ortaklar için şirketin bu ortakla devam ettirilmesi olanaksız hale gelmiş olması gerektiğini, davalı .... şirketi üzerindeki ortaklık kağıt üzerinde var olan tarafların aynı çıkar doğrultusunda bir araya gelmesinin mümkün olmadığı ve taraflar için çekilmez bir durum oluşturan ortaklık olduğundan davacıların ortaklıktan çıkarılması için dava ikame edildiğini, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E.sayılı dosyada bahsedildiği üzere davacılar, davalı şirketin işlettiği otele 50 metre yakında aynı iş kolunda faaliyet sürdürmekte ve davalı firma ile rekabet ettiklerini, ....Otel' adı altında otel faaliyetlerine devam eden davacılar açıkça davalı şirketin işlettiği ....Otel&Spa isimli otel işletmesi ile rekabet halinde çalışmaya devam ettiklerini, davacılar bu oteli '...Turizm Otelcilik İnşaat Ticaret Limited Şirketi “Üzerinden işletmekte olup bu şirketin iki hissedarı davacılar olduğunu, bu vb. sebepler ile ortaklıktan çıkarma davası ikame edilmiş ve bu dava halihazırda derdest olduğunu, davacıların dava dilekçesinde belirtilenin aksine 17.05.2022 tarihli genel kurul kararı keyfi ve usulsüz şekilde gerçekleştirilmediğini, mahkeme tarafından tarafımıza verilen dava şartı ve kesin süre nedeni ile dava konusu kurul kararı alındığını, yasal prosedürlere ve TTK 640 maddesine uygun şekilde alınan karar, açılan davanın dava şartı mahiyetinde olduğunu, mahkeme tarafından dava şartı olarak nitelendirilen kararın alınması için davalı firma yetkilisi ....ortağı tarafından 24.02.2022 tarihli ortaklıktan çıkarma gündem maddeli karar alındığını, bu kararda; Asliye Ticaret Mahkemesi ....E. Sayılı dosyada 22/02/2022 tarihli duruşmada verilen ara karar gereğince şirket ortakları ... ve ...'ın TTK 640 maddesi uyarınca şirket ortaklığından cıkarılması icin dava açmak hususunda yetki alınması bu sebeple kurulun toplanmasına mahkemenin verdiği süre ve yasal düzenlemelerde gözetilerek 17/05/2022 tarihinde saat 10:00'da şirket merkezinde yapılmasına değinildiğini, bu karar Antalya 10. Naterliği ... yevmiye numaralı, 08/03/2022 tarihli ihtarname yoluyla davacıların işlettikleri otele yani işyeri adreslerine gönderildiğini, davacılar tarafından işletilen otele gönderilen bildirim 17/03/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, buna ilişkin işlemler hakkında Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ....E. Sayılı dosyaya verilen dilekçe ile süreç hakkında bilgilendirme yapıldığını, bu durum açıkça davacıların toplantıdan haberdar olmadıklarına dair iddialarının kötü niyetli beyanlardan öteye gitmediğini gösterdiğini, 17/05/2022 tarihli genel kurul saat 10:00 da şirket merkezinde yapılmış ve alınan kararlar devam eden ortaklıktan çıkarma konulu mahkeme dosyasına bildirildiğini, 17/05/2022 tarihli genel kurulda; “hissedarlar ... ve ...'ın TTK 640 maddesi uyarınca; şirket ile haksız rekabete giriştiği, şirket menfaatlerini gözetmediği, şirket işlerinde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, şirket sırlarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanması nedeni ile şirket ortaklığından çıkarılmalarına ilişkin dava ikame edilmesi hususunda yetki verilmesine'' kararı verildiğini, davacılar '....Turizm Otelcilik İnşaat Ticaret Limited Şirketi' Adı Altında ....isimli oteli işletmekte olup, bu otelin adresine yapılan bildirimin davacıların haberdar olmaması mümkün olmadığını, zira otelin işletme sahibi olan davacıları her çalışan personel tanımaktadır. Ayrıca davacılarda bir fiil bu otelde çalıştığını, görüleceği üzere davacının dava dilekçesinde ki iddialarının aksine davalı kurul toplantısından davacılar açıkça haberdar edilmiş, onların kurula katılması beklenilmiş fakat yerinde ve saatinde kurula katılım sağlanmadığını, eğer ki davacıların kurul toplantısına katılmaması istenmeseydi bu ihtar bildirimi işlettikleri işletmeye gönderilmez ve dosyaya süreç hakkında bildirim dahi yapılmaması gerektiğini, bu konuda davacının iddiaları gerçekdişi ve suçlayıcı haksız hitamdan öteye gitmediğini, davacılar yukarıda bahsedildiği üzere davalı şirkette yer alan (420) pay oranma istinaden üzerlerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemekle birlikte, davalı şirket işletmesine hiç uğramadığını, buna rağmen 17/05/2022 tarihli toplantıya katılmayan davacıların işbu davayı kötü niyetli şekilde ikame ettikleri açıkça anlaşıldığını, bu sebepler ile birlikte; davacının ispat edilemeyen haksız davasının reddine, davacının açıkça kötü niyet barındıran davası nedeni ile aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...şirketin genel kurul toplantısı için Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan bir çağrı ilanı bulunmadığı, dolayısı ile şeklen yapılmış bir çağrı bulunmadığı, davacı ortaklara iadeli taahhütlü mektupla sadece gündem maddeleri ve toplantı gününe ilişkin bildirim yapıldığı, oysa kanun gereği davacı ortaklara yapılması gereken bildirinin toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazetelere ilişkin olduğu, bu halde kanunda öngörülen ve şekli nitelikte olan emredici hükümlere aykırı hareket edildiği, çağrının şeklen dahi meydana gelmediği-yoklukla malul olduğu, toplantının TTK m.416'da düzenlenen çağrısız genel kurul toplantısı için aranan yasal şartları da taşımadığı, sonuç olarak genel kurula çağrı yapılmadan gerçekleştirilen toplantıda alınan genel kurul kararlarının da yoklukla malul olduğu belirlenmekle, davanın kabulü"şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplantıya çağrının davacılara ait şirket adresine (otele) 17/03/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, tebligatın şirket çalışanı tarafından alındığını ve bu suretle usulüne uygun tebligat yapıldığını, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, toplantıya katılmayan davacıların bu davayı açamayacaklarını, TTK'da iptal davasının karar tarihinden itibaren 3 ay içerisinde açılabileceğinin düzenlendiğini, genel kurul toplantısının 17/05/2022 tarihinde icra edildiğini, dava tarihinin 23/09/2022 olduğunu davanın 3 aylık süre içerisinde açılmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, limited şirket genel kurul kararının yokluğunun tespiti, mümkün olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin olarak 6102 sayılı TTK'nın 414. maddesinde öngörülen Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan yapılmasına dair yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin sabit olmasına, ilgili düzenlemenin toplantıya çağrı ile ilgili şekli nitelikte bir hüküm olup emredici olmasına, bu hükümlere uyulmaması halinde alınan kararların yokluk yaptırımına tabi olmasına, yokluk hallerinin bir süreye tabi olmaksızın her zaman ileri sürülebilmesinin ve mahkemece re’sen dikkate alınmasının mümkün olmasına, genel kurul kararının yoklukla malul olduğuna ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,

3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

...

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı