1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2024/1849 E., 2024/1530 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 05.11.2024 Sayı: 2024/1849 E. - 2024/1530 K. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 05/11/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Başkanın görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkilinin .... T.A.Ş'den kredi, KMH Hesabı ve kredi kartı kullandığını, müvekkilinin kredi, KMH hesabı ve kredi kartı borcunun bir kısmını ödediğini, kalan borcunu ödeyemediğinden takibe düştüğünü, .... T.A.Ş'nin takip tarihinde işlemiş faizleri de ana paraya ekleyerek müvekkili adına Antalya 2.İcra Dairesi'nin .... E. Sayılı dosyası ile takip başlatılmış ve yıllık % 44,16 sabit faiz uygulandığını, dava Tarihi itibari ile müvekkilinin 43.601,08 TL borçlu bulunduğunu, ..... T.A.Ş'nin alacağını .... Yönetim A.Ş'ye temlik ettiğini, ... T.A.Ş'nin ... Tebliğleri, 5464 Sayılı Yasa ve TBK 88- 120 Maddeleri gereği değişen oranlarda faiz talep etmesi gerektiğini beyanla müvekkilime haksız işletilen akdi ve temerrüt faizlerinin yasal hesaplanarak dava tarihi itibari ile şimdilik (Fazlaya dair haklarımız saklı kalması kaydıyla) 500,00 TL borçlu olmadığının bilirkişi incelemesi ile tespitiyle yasal sınıra çekilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, Görevli mahkemenin icra hukuk mahkemesi olduğunu, görev itirazlarının bulunduğunu, ayrıca yetkili yerin de İstanbul Adliyeleri olduğunu, kısmi menfi tespit davası açılamayacağını, davacının kendisine yüklenen somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, özel kanun niteliğindeki 5411 sayılı bankacılık kanununun bankalara, kredilerde faiz oranını serbestçe belirleme yetkisi verdiğini, davacının %44,16 sabit faizin 5464 sayılı kanuna ve TCMB tebliğlerine aykırı olduğu iddiasının asılsız ve hukuka aykırı olduğunu, banka ile davacı arasında bir ticari iş var olduğundan ticari hükümlerin uygulanması gerektiğini, icra takibinde kesinleşen faizin uygulanması gerektiğini, borçluya uygulanan faizin kanunun ve sözleşmenin bir gereği olduğunu, davanın kötü niyetli olarak açıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, " davacının bilirkişi raporundaki toplam miktarlar arasındaki farka ilişkin talepte bulunduğu, talebin ise sadece faize ilişkin olduğu, talep miktarı, bilirkişi raporundaki faize ilişkin fark miktarı göz önüne alınarak; Davanın kısmen kabulü ile; davacının, Antalya Genel İcra dairesinin .... esas sayılı (Kapatılan Antalya 2. İcra Dairesinin .... esas sayılı ) takip dosyasında icra dairesine dosya içerisinde mevcut 25/07/2023 tarihli yazısı ekinde yer alan kapak hesabında bildirilen 29.069,85.-TL toplam faizin 12.112,21.-TL sinden borçlu olmadığInın tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

Son olarak belirtmek gerekir ki; davacının aşamalarda arabuluculuk kurumuna başvurduğu anlaşılmaktadır. Arabuluculuk sürecinin başlangıç tarihi 17/05/2023, bittiği tarih ise 12/06/2023'dir. İş bu davanın tarihi ise 18/07/2023 tarihi olup, dava tarihi itibariyle, dava konusu talep, zorunlu arabuluculuğa başvuru koşuluna tabi değildir. Buna rağmen ticari davalarda zorunlu arabuluculuğa başvurulması halinde kabule göre bu ücret davalıya yükletilemez. Kabule göre, .... bütçesinden ödenen bu gider davacı üzerinde bırakılmalıdır." şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu, davada yetkili mahkemenin İstanbul İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu, nispi vekalet ücretinin, asıl alacak üzerinden hesaplandığını, işleyecek faiz yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, uyuşmazlığa konu borcun ticari kredi kartından kaynaklanan bir borç niteliğinde olup mahkemece tüketici mahkemesince tanzim edilen hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, özel kanun niteliğindeki 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun bankalara, kredilerde faiz oranını serbestçe belirleme yetkisi verdiğini, banka ile davacı arasında bir ticari iş var olduğundan ticari hükümlerin uygulanması gerektiğini, icra takibinde kesinleşen faizin uygulanması gerektiğini, borçluya uygulanan faiz kanunun ve sözleşmenin bir gereği olduğunu, ticari işletmesini ilgilendiren, ticari bir ilişki niteliği taşıyan söz konusu bankacılık işlemlerinde borçlu davalının basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğunu, tarafların tacir olması sebebiyle ticari iş niteliğindeki kredi sözleşmelerinde faiz oranlarını serbestçe belirleyebileceğinden, bankanın talep etmiş olduğu akdi/temerrüt faiz oranlarının haklı sebebe dayandığını ve hukuka uygun olduğunu, ilk derece mahkemesince ticari iş hükümlerine ve kredi sözleşmesine aykırı şekilde faizin hesaplanmasını işleyecek faiz üzerinden dosya hesabını değiştirmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini; sözleşmeye, ticari iş karinesi ve diğer mevzuat hükümlerine aykırılık oluşturduğunu beyan ederek Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar numaralı kararının kaldırılarak, yeniden yapılacak inceleme neticesinde davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddine karar verilmesini, talep etmiştir.

Mahkemece istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararında; "HMK m. 346 gereği; İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar. Bu nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine" karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından istinaf başvurusunun reddi üzerine verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu, davada yetkili mahkemenin İstanbul İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu, nispi vekalet ücretinin, asıl alacak üzerinden hesaplandığını, işleyecek faiz yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, uyuşmazlığa konu borcun ticari kredi kartından kaynaklanan bir borç niteliğinde olup mahkemece tüketici mahkemesince tanzim edilen hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, özel kanun niteliğindeki 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun bankalara, kredilerde faiz oranını serbestçe belirleme yetkisi verdiğini, banka ile davacı arasında bir ticari iş var olduğundan ticari hükümlerin uygulanması gerektiğini, icra takibinde kesinleşen faizin uygulanması gerektiğini, borçluya uygulanan faiz kanunun ve sözleşmenin bir gereği olduğunu, ticari işletmesini ilgilendiren, ticari bir ilişki niteliği taşıyan söz konusu bankacılık işlemlerinde borçlu davalının basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğunu, tarafların tacir olması sebebiyle ticari iş niteliğindeki kredi sözleşmelerinde faiz oranlarını serbestçe belirleyebileceğinden, bankanın talep etmiş olduğu akdi/temerrüt faiz oranlarının haklı sebebe dayandığını ve hukuka uygun olduğunu, ilk derece mahkemesince ticari iş hükümlerine ve kredi sözleşmesine aykırı şekilde faizin hesaplanmasını işleyecek faiz üzerinden dosya hesabını değiştirmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini; sözleşmeye, ticari iş karinesi ve diğer mevzuat hükümlerine aykırılık oluşturduğunu beyan ederek Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ve .... Karar numaralı kararının kaldırılarak, yeniden yapılacak inceleme neticesinde davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddine karar verilmesini, talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle, ıslah dilekçesi gözetilerek davacının borçlu olunmadığının tespiti isteminin kısmen kabulü ile 12.112,21 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İstinafa konu kararda davanın değeri 12.717,82 TL olup kabul edilen miktar 12.112,21 TL'dir.

02 Aralık 2016 gün ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00 TL'dir. 2024 yılı için 28.250,00 TL'dir.

İstinafa konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra 27/03/2024 tarihinde verildiğinden miktar itibariyle kesin nitelikte olup, ilk derece mahkemesince kesin nitelikteki kararın istinaf talebinin reddine ilişkin 22/04/2024 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararının usule uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine ilişkin ek karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.05/11/2024

...

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı