T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/833 Esas
KARAR NO : 2024/843
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 12/12/2022
KARAR TARİHİ : 17/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ... eski ortağı olan müvekkilleri ile dava dışı ..., şirkette pay sahibi olan ..., ... ve ...'in ortaklık paylarının devredilebileceğine ilişkin genel kurul kararı aldığını, bahse konu genel kurul kararı alındıktan sonra müvekkili ..., ...'de mevcut ... payını Denizli ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi ile müvekkili ..., ... mevcut ... payını .. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı Limited Şirketi Pay Devri sözleşmesi ile dava dışı ... ise ...'de mevcut ... payını ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi ile davalı ...'e devrettiğini, bahse konu devirlerin yapılmasıyla davalı ...'nin tek ortağı haline geldiğini, her ne kadar pay devrine cevaz veren genel kurul kararı alındıktan sonra müvekkilleri ve dava dışı ... tarafından tüm ortaklık payları yana devrilmişse de ne ... tarafından bahse konu pay devirleri ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirildiğini, gerekli tescil ve ilanların şu ana kadar yaptırılmadığını, şirkette pay sahibi olan ..., ... ve ...'in ortaklık paylarının devredilebileceğine ilişkin genel kurul kararı alındığını bildirerek müvekkillerin daha fazla hak kaybına uğramaması adına davalı yana yapılan pay devirlerinin geçici olarak tescil ve ilanına, davanın kabulü ile müvekkili ...'ın ...'nde mevcut ... payı ve müvekkili ...'ın ...'nde mevcut ... payının davalıya devredildiğinin tespitine, pay devirlerinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescili ile Türkiye Ticaret Sicil Gazetesine ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından diğer davalı şirket nezdinde bulunan paylarının müvekkiline devredildiği ancak bu devrin tescil edilmediği gerekçesi ile pay devirlerinin tescil ve ilanı istemli dava açıldığını, açılan davanın usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacılar tarafından ... Noterliği ve ... Noterliğinde pay devrine ilişkin yapılan sözleşmeler, suretleri ekli Konya ... Noterliği ... tarih ... yevmiye ve Konya ... Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihbarnameler ile feshedildiğini, müvekkili tarafından feshedilen pay devirlerinin geçersiz olduğunu, davacıların dayanak gösterdikleri ... tarihli pay devir sözleşmelerinden 7 yıl sonra davayı açtıklarını, bu tarihe kadar hiçbir şekilde ticaret sicile başvuru yapmadıklarını, müvekkiline de ihtarda bulunmadıklarını, zaten söz konusu sözleşmelerde müvekkili tarafından feshedildiği için hükümsüz olduğunu, davacıların 7 yıl sonra bu davayı açmalarının ... haklarında Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile alacak davası açılmış olmasından kaynaklandığını, davacıların kötü niyetli olduğunu bildirerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Pay devrinin tescil ve ilanı ile payın devrinin tespiti talebine ilişkindir.
Mahkememizce, tarafların dayandıkları deliller usulüne uygun toplanılmış, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak pay devirlerinin tescili için davacı tarafça yapılan başvuruya ilişkin kayıtlar celp edilmiş, Konya .. ATM'nin ... E. Sayılı UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınmış ve Ticaret Hukuku Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman 2 farklı Bilirkişiden raporlar alınmıştır.
Ticaret Hukukunda Uzman Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan ... tarihli raporda özetle; "Hukuksal olarak delillerin takdir ve kabulü Sayın Hakimliğinize ait olmak üzere, dosyada mevcut belge ve bilgilere dayalı olarak yapılan ve yukarıda gösterilen inceleme sonucunda; Davacı ...'a ait ... adet payın devri hususunda Denizli ... Noterliğinin ... tarih ... yevm nolu yazılı pay devir sözleşmesinin, Davacı ...'a ait ... adet payın devri hususunda ... Noterliği'nin ... tarih ... yevm nolu yazılı pay devir sözleşmesinin olduğu, Pay devrinin gerçekleştiğine dair gerek davacılar gerekse davalı tarafından şirkete bildirim yapıldığına dair dosyada belgenin bulunmadığı, davacılar tarafından pay devirleri gerçekleştirildiği tarihte şirket müdürleri ... ve ...'in münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu, Genel kurul kararı olduğuna dair ve pay devirlerinin şirkete bildirildi bulunmadığından 3 aylık sürenin hesabının yapılamadığı, Tüm pay sahiplerinin bilgi ve isteği dahilinde olan pay devri hususunda ayrıca genel kurul kararına gerek olup olmayacağı, Sayın Mahkemece kendiliğinden onay verildiği dikkate alınacak olursa 3 aylık sürenin ayrı ayrı devir sözleşmelerinden itibaren mi, şirket müdürü olan payını devreden ...'in müdür olarak (TTK m. 617 gereği) devir sözleşmesinden itibaren mi hesaplanacağı hususunda takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olacağı, Davalı tarafın Konya ...Noterliği ... tarih ... yevmiye ve Konya ...Noterliği ... tarih ... yevmiye nolu ihbarnameler ile 'davacılar tarafından tescil işlemlerinin gerçekleştirilmemesi' gerekçesi ile tek taraflı fesih beyanında bulunması halinde haklı olup olmadığının takdir ve değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce talimat yolu ile aldırılan ve Ticaret Hukukunda Uzman Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan talimat bilirkişi raporunda özetle; "Davacıların noter onaylı devri sözleşmelerinden sonra her ne kadar ticaret sicilinde yapılması gereken işlemleri ihmal etmelerine rağmen, "Ticaret siciline tescil zorunlu olmakla birlikte ticaret siciline tescil edilmeyen bir devir geçerli olabilir" değerlendirmesi doğrultusunda dava konusu pay devrinin geçerli olduğu kanaatine varılabileceği, Davalı yanın taraflar arasındaki pay devrinin feshine ilişkin savunmaları dikkate alındığında, davalı tarafından yapıldığı iddia edilen haklı feshin geçerli kabul edilmemesi kanaatine ulaşıldığı, Her ne kadar dosya içerisinde "Genel Kurul Kararına" dair bir belge sunulmamasına rağmen, Davacılar ve Davalının daha önce tanışık oldukları ve dava konusu şirketle ilgili öncesinde tasarrufları olduğu kanaatine varılmış. İşbu kanaat neticesinde Genel kurulun örtülü rızasının olduğunun varsayılabileceği, 3 aylık sürenin hangi tarihten itibaren esas alınacağı hususlarında dava dosyası kapsamındaki mevcut bilgilerden yola çıkılarak bir tarih belirlenemeyeceği" sonuç ve kanaatine varmıştır.
6102 sayılı TTK da limited şirket pay devri, Esas sermaye payının geçişi hâlleri/ Devir başlıklı 595.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde de "(1)Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2)Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur.(3)Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir.(4)Şirket sözleşmesiyle sermaye payının devri yasaklanabilir. (5) Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır.(6) Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörüldüğü takdirde, devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, genel kurul şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile, onayı reddedebilir.(7) Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır." denilmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davacı ...'ın, davalı ...'de mevcut ... payını Denizli ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi ile davacı ...'ın, davalı şirkette mevcut ... payını ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı Limited Şirketi Pay Devri sözleşmesi ile ve dava dışı ...'in ise davalı şirkette mevcut ... payını ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi ile davalı ...'e devrettiği, devir öncesi davalı şirketin üç ortaklı ve sermayesinin ... TL olduğu, ortaklarının davacılar ile dava dışı ... olduğu, davacılar ile dava dışı ortak ...'nın tüm hisselerini davalıya devrettikleri böylece şirketin tek ortaklı şirket haline geldiği ve tek ortağının da davalı olduğu anlaşılmaktadır.
Söz konusu pay devir sözleşmelerinde payı devreden açısından 'şirket sözleşmesinde devri yasaklayıcı bir hükmün bulunmadığını, genel kurulun onayıyla şirkete karşı hüküm ifade edip geçerli olacağını, şirket genel kurulunun onay vememesi halinde devralanın menfi müspet tüm zararlarını karşılayacağımı, onay alınması halinde devralanın bu sözleşmeyi şirkete sunup ticaret siciline tescilini sağlamak konusunda yetkili bulunduğunu, şirket müdürünün kanuni süresi içinde pay devrini tescil etmemesi halinde devredilen paylarla ticaret sicilinde adımın silinmesini sağlayacağımı kabul ve beyan ederim' ibarelerinin yer aldığı, aynı sözleşmelerde payı devralan açısından 'TTK m.595'de belirtilen hak ve koşulların bulunmadığını bilerek devraldığımı, onaydan sonra ticaret sicil müdürlüğünde ve ilgili diğer kurumlarda kayıt ve tescil ettirmeyi sağlayacağımı kabul ve beyan ederim' şeklinde düzenleme bulunduğu, davalı şirketin ana sözleşmesinde devri kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığı, davacılar tarafından pay devri işleminin noterden düzenleme şeklide yapıldığı ve yasanın aradığı yazılılık ve imzaların noterce onanması koşulunun gerçekleştiği ancak devre onay veren bir genel kurul kararının bulunmadığı görülmektedir.
Her ne kadar pay devir sözleşmesinde devralanın pay devrini ticaret siciline kayıt ve tescilini sağlamak konusunda yetkili ve sorumlu olduğu kararlaştırılmış ise de; TTK 595. Madde düzenlemesi payı devreden ortağa şirkete başvuru için sorumluluk ve görev yüklemiş olup bunun pay devri sözleşmesi ile devir alana bırakılması şirketler hukuku açısından bir hüküm ifade etmeyecek ve payını devreden kişilerin şirkete başvuru yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacaktır.
Davacılar vekili pay devrine cevaz veren genel kurul kararı alındıktan sonra paylarını davalıya devrettiklerini beyan etmişse de dosya kapsamında buna ilişkin bir belge bulunmadığı ve davacıların pay devrinden sonra da davalı şirkete genel kurulun devre onay vermesi için başvurmadıkları anlaşılmaktadır.
Ayrıca TTK 598 maddesinde, esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için, şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulacağı, başvurunun otuz gün içinde yapılmaması hâlinde, ayrılan ortağın, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabileceği açıklanmıştır. Davacılar tarafından devrin gerçekleştirildiği tarihte şirket müdürleri ... ve ...'in münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu, dava dışı ...'in hem içeriden müdür hem de şirkette pay sahibi olup kendi paylarını davalıya devreden kişilerden biri olduğu, dava dışı ...'in devir sözleşmesinde müdürlük görevi ile ilgili bir hususun ve istifasına ilişkin bir belgenin bulunmadığı bu doğrultuda dava dışı ...'in müdürlük görevinin devam ettiği, kural olarak davacıların öncelikle pay devrinin şirkete bildirimi ve TTK 595/7 maddesi anlamında devre onay için şirkete başvuru yapmaları, şirket müdürleri tarafından pay sahiplerinin genel kurula çağrılması ya da yazılı şekilde onaylarının alınması gerektiği, daha sonra şirket tarafından bu konuda sessiz kalınması halinde 3 aylık süre sonunda artık şirketin devre onay verdiğinin kabulu ile bu kez TTK 598.maddesi gereğince şirketin pay devrinin tescilden kaçınması durumunda şirket ortaklığından ayrılmış olan davacıların ticaret siciline başvuru yapabilecekleri açık olduğundan davalı şirkete bildirim yapılıp genel kurul kararı alınmaksızın tescil aşamasına geçilmesi TTK ve Ticaret Sicil Yönetmeliği gereği mümkün olmadığından bu gerekler yerine getirilmeksizin dava açılmış olması nedeniyle davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı anlaşıldığından davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan ...-TL'nin, peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile bakiye harç olan ...-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair; davacılar vekilinin yüzüne, davalı vekili ve davalı ... yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024
Katip ...
¸(e-imzalı)
Hakim ...
¸(e-imzalı)