1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/647 E., 2020/572 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 13.11.2020 Sayı: 2010/647 E. - 2020/572 K. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C.

ANTALYA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2010/647 Esas

KARAR NO : 2020/572

DAVA : Alacak

DAVA TARİHİ : 21/09/2011

KARAR TARİHİ : 13/11/2020

Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... karar sayılı görevsizlik kararı uyarınca mahkememize tevzi edilen tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... karar sayılı dosyasına ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalılardan ... Ltd. Şti arasında ... tarihinde Burdur ... yatırımının yapılması ve işletmecilik faaliyeti ve %50 oranında ortaklık kurulmasına ilişkin sözleşme yapıldığını, sözleşme kurulurken davalıların hileli hareketlerde bulunduklarını ve sözleşme kurulduktan sonra sözleşmeye aykırı davranışlar sergilediklerini, davacı şirketin her iki ortağının Alman vatandaşı olduğunu ve Türkçe bilmediklerini, sözleşmenin yapıldığı sırada davalı şirketin temsil ve ilzama yetkili müdürü olan ...'ın Almanca dilinde yeminli tercümanlık yaptığını ve tercüme işlerini yürüttüğünü, davalı şirketin diğer ortağının ise aynı zamanda tercüman ...'ın eşi ... olduğunu ve dava açılıncaya kadar davacı şirketin hukuki danışmanlığını yaptığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre ortakların tüm gelir ve giderlere yarı yarıya ortak olmalarına rağmen işletmenin sevk ve idaresinde davacı şirkete söz hakkı tanınmadığını, bunun da dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davalı şirketin özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi, sözleşmeye ve hukuka aykırı eylemleri sebebi ile davacının büyük zarara uğradığını, sermaye olarak bulunan ....-TL'nin bir yıldan kısa bir sürede eridiğini ve yok olduğunu, ortada zarar etmek şöyle dursun gelir getiren dahi bir işletme kalmadığını, şirketi idare eden tarafın diğer tarafa tek bir kelimelik dahi olsa açıklama yapmadığını, davalı şirket tarafından ...'ya ....-Euro'nun ödendiğinin de bilinemediğini, Burdur'da ... işletmesi kurmak için ....-Euro harcanmasının beklenmediğini, bu yatırıma ilişkin rapor ve harcama belgelerinin halen davalı şirket tarafından davacı şirkete sunulmadığını, bu sebeplerle davalı şirket davalılardan yönetici ... ile şirketi tek başına temsile yetkili ...'ın işlemleri yüzünden ortaklığın basiretsiz idare edildiğini ve zarara yol açıldığını, bu sebeplerle ıslah hakkı saklı tutularak fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ....-Euro tazminatın sözleşmenin kurulduğu tarih itibarı ile yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve duruşmada özetle; Davacı ile davalı şirket arasında ... tarihinde % 50 kar ve zarar katılımlı ortaklık kurulduğunu, bu sebeplerle davalılardan ... ve ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, davacı ve davalı şirket arasında yapılan işin ticari iş olduğundan ticaret mahkemesinin görevli olduğundan iş bölümü itirazında bulunulduğu anlaşılmıştır.

Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... karar sayılı ... tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize tevzi edilmiştir.

Mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilen yine mahkememizin ... esas sayılı dava dosyasında davacı vekilinin ibraz verdiği dava dilekçesinde özetle; birleşen dosyada davacı şirket ile davalı şirket arasında ... tarihinde yapılan anlaşma ile işletilecek olan restoranın % 50 kar ve zarar ortaklığını öngören anlaşma yapıldığını, iş yerinin ... tarihinde faaliyet geçirildiğini, tüm işlemlerin davalının bilgisi dahilinde yapıldığını, ancak restoranın kar etmediğini, sürekli zarar etmesi nedeniyle bazen bankalardan kredi kullanıldığını, davalının zarara katılma edimini yerine getirmediğini, bu nedenle de işletmenin borçlarının şirket temsilcisi tarafından ödendiğini belirterek sözleşme gereği edimlerini yerine getirmeyen davalıdan alacaklara mahsuben ....-Euro alacak bedelinin sözleşme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, dosyanın da Antalya Asliye ... Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkememizin ... tarih ... esas ... karar sayılı kararı ile hukuki irtibat nedeniyle dosyanın bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Mahkememizce tarafların tüm delilleri toplanmış, adi ortaklık sözleşmesi, dava dışı ... AŞ ile imzalanan ... Sözleşmesi sureti, ödeme belgeleri, yazışmalar ibraz edilmiş, davacı ve davalı şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, tanıklar usulünce dinlenmiş, adi ortaklığın bilançosu ekleri ile birlikte ibraz edilmiş, talimat yoluyla hukukçu ve mali müşavirden rapor ve taraf vekillerinin rapora yönelik itirazları üzerine ek rapor alınmış, raporun ve ek raporun hüküm vermeye yeterli görülmemesi nedeniyle yine talimat yoluyla borçlar hukuku alanında uzman bir hukukçu, bir mali müşavir ve bir ticaret hukuku konusunda uzman hukukçudan oluşan bilirkişi heyetinden yeniden bilirkişi raporu alınmıştır.

Davalı ve birleşen dosya davacısı ... Ltd Şti Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... esas ... karar sayılı kararı ile ... tarihi itibariyle iflasına karar verilmiş, iflas dosyası Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... iflas dosyasına kaydedilmiş, iflas basit usulle yürütülmekle, iflas idaresine asıl ve birleşen dava ihbar edilmiş, davaya iflas idaresi vekili katılımıyla devam olunmuştur.

Mahkememizin ... tarihli ara kararı uyarınca İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla alınan ... tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle ve sonuç olarak; davacı ve davalı şirket arasında ... Caddesi No: ... adresinde ... ... yatırımının yapılacağı ve işletmecilik faaliyeti ile ilgili % 50 ortaklık sözleşmesi bulunduğunu, tarafların ortaklık bilançosu üzerinde yapılan inceleme sonucunda, öz kaynaklar tutarının -....-TL, dönem net zararının ise, -....-TL olduğunu, asıl davada davacı yanın tazminat talebinin dayanağı olarak gösterdiği olguların varlığının ispata muhtaç kaldığını, birleşen davada davalı yanın adi ortaklık sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca işletme masraflarına % 50 oranında katılmakla yükümlü olduğunun tartışmasız olduğunu, ancak ödendiği / yapıldığı iddia edilen masrafların davacı tarafından ispatlanması gerektiğini bildirmişlerdir. Tarafların itirazı üzerine dosya yeniden aynı heyete tevdi edilmiş bilirkişi heyeti tarafından ... tarihli ek raporda özetle kök raporda belirlenen tespitlerde bir değişiklik olmadığı, kök raporu aynen tekrar ettiklerini bildirmişlerdir.

Mahkememizin ... tarihli ara kararı uyarınca Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla alınan ... tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle ve sonuç olarak; davacı ile davalılardan ... Ltd. Şti. Arasında ... tarihinde Burdur ... ... yatırımının yapılması ve işletmecilik faaliyeti için % 50 ortaklık kurulmasına ilişkin bir adi ortaklık sözleşmesi akdedildiğini, ... yatırımının ve işletmeciliğinin sevk ve yönetiminin, sözleşmeden sonra da davalı şirket tarafından yürütüleceğinin kararlaştırıldığını, ... tarafından ortaklık bedeli olarak ....-Euronun davalı şirketin hesabına yatırıldığını, işletmenin zarar ettiği ve ... tarihinde kapatıldığı tespit edildiğini, taraflar arasındaki temel ilişkinin adi ortaklık sözleşmesine dayandığını, davacının iddialarının öncelikle sözleşmenin akdedilmesinde hile yapıldığına ilişkin olduğunu, hileye ilişkin TBK'nun 36. maddesinde yapılan düzenlemeye göre taraflardan biri, diğerini aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı olmadığının düzenlendiğini, uygulanması gereken (eski) BK nun 28. maddesine göre de, diğer tarafın hilesiyle akit icrasına mecbur olan tarafın hatası esaslı olmasa bile, o akit ile ilzam olunmaz. Üçüncü bir şahsın hilesine duçar olan tarafın yaptığı akit lüzum ifade eder. Şu kadar ki diğer taraf bu hileye vakıf bulunur veya vakıf olması lazım gelirse, o akit lazım olmayacağının düzenlendiğini, davacı, davalılardan ...'ın hilesi sonucunda sözleşme akdettiğini iddia etmesi, bu kişinin ise sözleşmede taraf olamaması, aksine sözleşmenin ... Ltd. Şti. ile ... Ltd. Şti. arasında akdedilmiş olması karşısında; davacının iddiasının üçüncü kişinin hilesine ilişkin olduğunun anlaşıldığını, davacının hile iddiası yönünden öncelikle, hilenin varlığının, ikinci olarak da, sözleşmenin diğer tarafının bu hileye vakıf bulunur veya vakıf olması lazım geldiğinin ispatı gerektiğini, davacının sözleşmeyi üçüncü kişinin hilesi ile akdettiğine dair bilgi veya belgeye rastlanmadığını, davacının iddiaları, özellikle, davalılardan ...’ın, kendisini Almanya’da avukatlık yetkisine sahip kişi olarak tanıttığına ilişkin olduğunu, davalı taraf ise bu hususta bir aldatma bulunmadığına dair bilgi ve belge sunduğunu, sözleşmenin konusu ile ilgili olmayıp, hile sebebiyle iradenin sakatlandığının kabulü için genel bir yanılma değil, sözleşmenin akdedilmesine yönelik somut bir hilenin bulunması gerekli olduğunu, dava konusu olayda hilenin mevcut olduğunun kabulü gerektirici bir sebep bulunmadığını, ... firması ... AŞ'nin yetkili ... ve ... ...’i, ...'u, olarak bir süre Burdur’da restoranı yöneten ...'i ve yanında destek olarak gelen supervisör ve diğer geçici destek personelini, restoran mülk sahibi ...'nin yetkilileri ... çok iyi tanıyan bir kişi olan ...'in, bu kişilerle defalarca görüştüğünü; restoranın cirosunun düşük olması ve sürekli zarar etmesi nedeni ile bir çok kez ve hatta kendisi bizzat başka tercümanlarla birlikte konuşma ve görüşme yaptığını; restoranın işletilmesi ve kira bedelinin yüksekliği ve kira bedelinin düşürülmesi, hatta restoranın ... A.Ş.'ye devredilmesi, satılması yada dışarıdan Rusya'dan, Almanya'dan ya da başka yerlerden yatırımcı bulunması, kapatılması yada %13 olan ... A.Ş. ... bedelinin düşürülmesi, reklam kampanyalarının artırılması hususlarında görüşme ve konuşmalar yaptığını; hatta ...'in e-mail adresine restoranın günlük, haftalık, aylık ciroları, raporlarının da davacı firma yetkilisi ...’e e-mail yoluyla, ekinde de gönderilmiş olduğunu; adi ortaklığı yönetim ve temsile yetkili kişilerin, diğer ortakların zararlarından sorumlu olmaları için, bu zararın onların kusurundan kaynaklanması gerektiğini, adi ortaklığı idare edenlerin diğer ortaklara karşı sorumluluğu kusura dayalı sorumluluk niteliğinde olduğunu, sırf zarar edilmiş olmasının diğer ortağa karşı tazminat sorumluluğunu gerektirici nitelikte olmadığını, idare yetkisine sahip ortağın diğer ortağa karşı zararların giderilmesinden sorumlu olması için, onun kusurlu fiilleri ile zarar doğmuş olması gerektiğini, davacı ile davalı şirketin, ... ’ndan franchise alınarak Burdur'da bir yiyecek içecek işletmesi açmak konusunda adi ortaklık sözleşmesi akdettikleri, bu sözleşme kapsamında Burdur'da bir işletme açıldığını, işletmenin bir süre işletildiği ve zarar etmesi sebebiyle kapatıldığı dosya içeriğinden ve tarafların beyanlarından tespit edildiğini, meydana gelen zararın yatırım maliyeti, ... maliyeti ve işletme zararından oluştuğunun anlaşıldığını, bu durumun tarafların da kabulünde olduğunu, işletmeye tecrübeli bir ... atandığı, yeterli eleman temin edildiğinin görüldüğünü, zararın esas itibariyle yeterli fizibilite çalışması yapılmadan yatırıma girişilmesinden kaynaklanmış olduğunu, davalının davacıyı zarara uğratan kusurlu bir fiili bulunmadığını, birleşen davada davacının talebinin, adi ortaklık işlerinden dolayı kendisi tarafından yapılan giderlere diğer ortağın katılması ile ilgili olduğunu, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 527. maddesine göre; ortaklardan birinin şirket işleri için yaptığı masraflar veya iltizam ettiği borçlardan dolayı diğer ortaklar, ona karşı sorumlu olurlar. Bu ortağın, idaresi yüzünden doğrudan doğruya uğradığı zararları yahut bu idarenin gereği olan hasarları diğer şerikler tazmin ile yükümlüdürler. Şirkete avans olarak para veren ortak verdiği günden itibaren faiz isteyebileceğinin düzenlendiğini, yine aynı Kanun'un 523. maddesine göre, aksine sözleşme olmadıkça, her ortağın kar ve zarardan hissesi, sermayesinin kıymeti ve mahiyeti ne olursa olsun eşit olduğunu, adi ortaklık ortaklarından her biri şirket kar ve zararına eşit olarak katılmak zorunda bulunduklarını, adi ortaklık ortağı davacının bu cümleden olan masrafları ile borçlanmalarına diğer ortak olan davalının katılması gerekeceğini, şirketin zarar etmesi halinde bütün ortakların eşit olarak bu zararı karşılaması gerekeceğini, davacı ortağın şirket adına yaptığı masrafları kalem kalem ve bizzat ödediğini de gösterir şekilde açıklaması gerekeceğini, dosya içeriğinde çok fazla miktarda belge bulunmasına rağmen, davacı ortağın bizzat yaptığı masraflara ilişkin somut açıklama ve belgeleri bulunmadığını, şirket işleri için birleşen dosya davacı ortak tarafından bizzat yapılan giderlerin belgeleri ile tek tek açıklattırılması halinde bir alacak hesabı yapılabileceğini bildirmişlerdir.

Davacı vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ve ... tarihli ıslah düzeltme dilekçesi ile asıl davadaki talep sonucunu davalı ... ....-Eurosundan sorumlu olmak üzere davalılar şirket ve ... yönünden ....-Euro olarak ıslah etmiş, harcını da ikmal etmiştir.

Asıl dava, davacı ve davalı şirket arasında imzalanan ... tarihli adi ortaklık sözleşmesi nedeniyle Burdur'da kurulan ve zarar ettiği için ... tarihinde kapatılan işletme nedeniyle davalıların hileli ve kusurlu davranışları nedeniyle davacıyı uğratmış oldukları zararın tahsili davası; birleşen dava ise yine aynı adi ortaklık sözleşmesi nedeniyle taraflar kar ve zarara % 50 ortak oldukları halde birleşen dosya davacısı tarafından karşılanan ve davalılar tarafından ödenmeyen zararın tahsili davasıdır.

Taraflar arasında ... tarihinde % 50 hisse ile adi ortaklık kurulduğu ve bu adi ortaklık nedeniyle davacı şirket tarafından ....-Euro ve ....-TL ödeme yapıldığı, ... ile sözleşme imzalanarak işletmenin faaliyete geçirildiği, fakat zarar ettiği için ... tarihinde işletmenin kapatıldığı ihtilafsızdır. Davacı tarafça davalı şirket ve yöneticileri olan diğer davalıların hileli ve kusurlu davranışları nedeniyle davacının zarara uğratıldığı iddia edilmiş ise de; mahkememizce alınan raporlardan ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından davalıların zarara neden olabilecek hileli veya kusurlu herhangi bir davranışları veya eylemleri ispatlanmadığı gibi adi ortaklığın zararını doğrudan doğuracak ve sorumluluklarını gerektirecek herhangi bir eylemleri de ispatlanmamış olup, işletmenin ekonomik kriz, vs nedenlerle zarar etmesinde doğrudan davalılara yüklenebilecek bir kusur ispatlanmadığından asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dosya yönünden ise adi ortaklık sözleşmesi davacı ve davalı şirket arasında imzalanmış olup, davalı ... sözleşmede taraf olmayıp, sözleşme nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; davalı şirket yönünden ise her ne kadar adi ortaklık sözleşmesinde tarafların kar ve zarara % 50 oranında ortak oldukları belirtilmiş ise de, davacı ortak tarafından bizzat kendisi tarafından yapılan herhangi bir zarar ödemesi belgesi ile birlikte ortaya konulup ispatlanmadığından zarar talebinin de reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,

A-Asıl dava yönünden

Davanın REDDİNE;

Alınması gerekli ....-TL harçtan, peşin olarak alınan ....-TL ile ıslah harcı olarak alınan ....-TL harcın mahsubu ile fazla alınan ....-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE,

Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE,

Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

B-Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosya yönünden

1-Davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE;

Davalı ... yönünden yapılan yargılama giderlerinin birleşen dosya davacısı üzerinde BIRAKILMASINA,

2-Davalı ... Ltd. Şirketi yönünden dava ispatlanmadığından REDDİNE;

Alınması gerekli ....-TL harcın, peşin olarak alınan ....-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan ...-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde birleşen dosya davacı tarafa İADESİNE;

Birleşen dosya davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE,

Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak birleşen dosya davalısı ...'a VERİLMESİNE,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yoluna açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.13/11/2020

Başkan ...

(E-İmzalı)

Üye ...

(E-İmzalı)

Üye ...

(E-İmzalı)

Katip ...

(E-İmzalı

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı