T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/182 Esas
KARAR NO : 2020/214
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/05/2020
KARAR TARİHİ : 13/05/2020
Davacı vekili tarafından açılmış bulunan yukarıda açık konusu yazılı davanın dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında mimari proje hizmetlerinden kaynaklı ticari ilişki nedeniyle faturaya dayalı olan ve ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yapılan takibe davalı tarafından kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, müvekkili şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösteren proje ve inşaat yapım hizmetleri veren bir şirket olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirketin verdiği hizmetlerin karşılığında davalının tasarrufunda bulunan ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... ve ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... parselde kayıtlı taşınmazlara ilişkin mimarı ve diğer teknik projelerin hazırlanması işi sözleşmesiz olarak verildiğini, işin verildiği dönemde yönetmelik değişikliklerinin yürürlüğe girmesi halinde 1.7 uygulamasının sona erecek olmasından kaynaklı inşaat m2 düşüşlerinden etkilenmemek adına davalının çok kısa sürede hizmetin verilmesini talep ettiğini ve bu talebinde yerine getirildiğini, müvekkili şirketin taşınmazlara ilişkin mimari, statik, elektrik ve mekanik proje takımlarını hazırlayıp tamamlayarak davalıya teslim edildiğini, müvekkili şirketin şirket yetkilisinin proje ve diğer belgelerle davalı tarafından ... Belediyesinden sırasıyla ... tarih ... nolu ve ... tarih ... nolu yapı ruhsatlarının alındığını, müvekkili şirket ruhsat alımında kullanılan projeleri eksiksiz tamamlayarak teslim ettiğini, davalının da bu projeler ile yapı ruhsatlarının alınmış olmasına rağmen proje hizmet bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı da bulunan ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... ve ... ili ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parselde kayıtlı taşınmazlara ilişkin müvekkili şirket tarafından hazırlanıp davalıya sunulan mimari ve diğer teknik proje hizmet bedellerine istinaden ... tarih ve ... nolu KDV dahil ... TL tutarlı ... ada ... mimari proje, statik proje, elektrik proje, mekanik proje açıklamalı, ... tarih ve ... nolu KDV dahil ... TL tutarlı ... ada ... mimari proje, statik proje, elektrik proje, mekanik proje açıklamalı,... tarih ve ... nolu KDV dahil ... TL ... ada ... 3 boyutlu görselleştirme ve animasyon bedeli ... ada ... boyutlu görselleştirme bedeli açıklamalı fatura asılları ve bu faturalara dayalı KDV dahil toplam ... TL tutarında müvekkili şirketin alacağının ödenmesi istemli Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı temerrüt ihtarının davalıya gönderildiğini ve tebliğ edildiğini, davalı tarafından Antalya .... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı temerrüt ihtarına cevaben ... nolu cevabi yazısı ile proje bedellerinin davalı tarafından kat karşılığı ihale edilmesinin akabinde piyasa rayiçleri doğrultusunda ihaleyi alacak yüklenici tarafından ödeneceğini, idarenin taşınmazların değerleme çalışmalarını tamamlama ve ihale aşamasına geldiğine dair faturaya, içeriğine, borca herhangi bir itiraz içermeyen bir cevap verildiğini, davalı tarafından müvekkili şirketin yapmış olduğu hizmete ve bunlara ilişkin düzenlenen faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığını, davalının hiçbir itirazda bulunmadığı eser teslimine ilişkin ve faturalara rağmen gönderilen ihtarnamedeki süre içerisnde ödemede bulunmadığından temerrüde düşmüş olması nedeniyle Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalının itirazının tamamen kötü niyetli olduğunu ve takibi durdurmaya yönelik olduğunu, bu nedenlerle davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takip konusu alacağının %20'sinden az olmamak üzere hükmedilecek icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalının dosya alacağına yeter tutarda mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
Tensiple birlikte karar verildiğinden davalı cevap verememiştir.
Dava, ... tarihinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
Asliye Ticaret Mahkemesi; dava konusunun değerine veya miktarına bakılmaksızın ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli özel bir mahkemedir. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine giren işlerin genel çerçevesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde düzenlenmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yeterli görülmüştür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/04/2019 tarih 2017/17-1097E. 2019/458K. sayılı kararı).
Vakıflar Genel Müdürlüğü tacir değildir (Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'nun 01/07/2015 tarih 2015/2659E. 2015/2057K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 15/02/2012 tarih 2012/1983E. 2012/2175K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/07/2010 tarih 2010/9327E. 2010/8034K. sayılı kararı).
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2016 tarih 2015/16009E. 2016/2626K. sayılı kararında; "...davacı, ... İnş. ve Tic. A.Ş., davalı, T.C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Gaziantep Bölge Müdürlüğü... Dosya kapsamından uyuşmazlığın, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu, davalının tacir olmaması nedeniyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde sayıldığı şekilde her iki tarafın ticari işletmesi ile de ilgili olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davaya bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir..." denilmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2019 tarih 2019/565E. 2019/4744K. sayılı kararında; "... vekalet ücreti, görevli mahkemece yapılan yargılama sonunda oluşacak sonuca göre hükmedilecek vekalet ücretidir. Görevsizlik kararı için ayrı, yapılan yargılama sonucu ayrı vekalet ücreti verilmesi kanuna aykırıdır. Birleştirilen davanın görevsiz mahkemede açılması üzerine verilen görevsizlik kararı yönünden mahkemece ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi..." denilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/04/2019 tarih 2017/15-2141E. 2019/442K. sayılı kararında; "... Dava şartlarının neler olduğu 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesinde belirtilmiş olup, anılan düzenlemenin 1. bendinin (c) alt bendinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkeme her şeyden önce görevli olmalıdır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 930)... Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz (Kuru B., s 286)... Anılan düzenleme ile hâkime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanınmış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir. 6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür..." denilmiştir.
Yukarıda belirtilen içtihatlar ve kanun maddeleri kapsamında yapılan değerlendirmede; davacı sözleşmeye dayalı alacak içini ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Uyuşmazlığın, eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının tacir olmaması nedeniyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde sayıldığı şekilde her iki tarafın ticari işletmesi ile de ilgili olmadığı anlaşılmaktadır. Davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yer alan mutlak ve nispi ticari davalardan ayrıca özel kanunlarda düzenlenen ticari davalardan olmaması karşısında mahkememizin görevsiz olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davaya bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olması nedeniyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine mahkememizin görevsizliğine kararı verilmesi gerekmiştir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle GÖREV yönünden USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-Karar kesinleştiğinde ve HMK.nun 20. maddesi uyarınca kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Antalya Asliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-İhtiyati haciz talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir.13/05/2020
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır