1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 2024/811 E., 2024/902 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 24.10.2024 Sayı: 2024/811 E. - 2024/902 K. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)

(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)

ESAS NO : 2024/811

KARAR NO : 2024/902

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/04/2024

NUMARASI : 2022/534 Esas - 2024/294 Karar

DAVACI :

VEKİLLERİ

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak

BİR. DAVA KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak

KARAR TARİHİ : 24/10/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2024

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl ve birleşen dava eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada, mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı - birleşen davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA :

Asıl davada davacı vekili; müvekkilli ile davalı şirket arasında insan hakları konusunda toplumu bilinçlendirmek amacıyla üretilen "Yerel İnsan Hakları Kurallarının Desteklenmesi ve Kadın Hakları Konusunda Bilinç Arttırılması için Teknik Yardım" adlı projenin hayata geçirilmesi kapsamında 27/03/2015 tarihli animasyon filim senaryoları üretimi sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme gereğince 400.000,00 TL karşılığında müvekkilinin davalı tarafça istenen projeye uygun olarak animasyon filmlerinin senaryolarını yazma ve çekimlerini yapmayı taahhüt ettiğini, müvekkiline sözleşme gereğince ilk ödeme olan 100.000,00 TLnin yapıldığını ancak müvekkilinin sözleşmedeki tüm yükümlülüklerini gereği gibi tam olarak yerine getirdiği halde, davalının tutumları nedeniyle diğer ödemelerin yapılmadığını, müvekkilinin edimini gereği gibi yerine getirdiğini halde karşı tarafın ödeme edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerinin tespiti ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 30.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 14.12.2015 den itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı vekili; müvekkilinin, Türkiye'nin Avrupa Birliği müktesebatına uyumu çerçevesinde Avrupa Birliği tarafından desteklenen "Yerel İnsan Hakları Kurallarının Desteklenmesi ve Kadın Hakları Konusunda Bilinç Arttırılması İçin Teknik Yardım" adlı proje kapsamandı, davalı ile Animasyon filmleri ile bunlara bağlantılı işlerin yapım konulu 27/03/2016 tarihli alt işveren sözleşmesinin imzaladığını, ancak davacının edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğini, senaryoların Türkiye İnsan Hakları Kurumu tarafından beğenilmediğini ve onaylanmadığını, yine davalının edimini sözleşmede kararlaştırılan prosedüre ve zamanlamaya göre de yerine getirmediğini, bu nedenlerle kendisine ödeme yapılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

BİRLEŞEN ANKARA 14. ATM. 2016/455 ESAS SAYILI DOSYASINDA;

İDDİA :

Davacı vekili; müvekkilinin karşı taraf ile animasyon filmleri ile bunlara bağlantılı işlerin yapım konulu 27/03/2016 tarihli alt işveren sözleşmesinin imzaladığını, ancak davacının edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkilinin proje kapsamında edimlerini yerine getirilmesi için öncelikle davalının tamamlaması gereken bir takım işlerin olduğunu, bu kapsamda davalının, müvekkilli tarafından hazırlanacak animasyon filmleri için senaryo oluşturması gerektiğini, davalının ise senaryo yazımına başlamasına rağmen, müvekkiline iletilen senaryoların ne müvekkili şirket uzmanları, ne de kurum uzmanları tarafından uygun görülmediğini, kurumdan gelen geri bildirimlere göre senaryonun düzeltilmesi davalıdan talep edildiğinde ise direnç gösterdiğini, düzeltilen şekillerin de istenilen amaç doğrultusunda olmadığını, kurumlarca ve müvekkili şirket tarafından onaylanmadığını, müvekkilince davalının senaryo yazım amacıyla "Gündem Çocuk Derneği" uzmanlarına yönledirildiğini, sonrasında senaryoların, müvekkili şirket uzmanları ve Gündem Çocuk Derneğinin uzmanlarının birlikte çalışması ile davalı şirketin hiç bir katkısı olmaksızın istenilen düzeye getirildiğini, davalı şirket tarafından tamamlanması gereken animasyon filmlerinin de istenen şekilde ve zamanda hazırlamadığını ve düzeltmelerin yapılmadığını, bunun sonucu olarak da proje amacını gerçekleştirmek için 20 Kasım Çocuk Hakları Günü ve 10 Aralık İnsan Hakları Gününde okullarda yapılması planlanan gösterimlerin davalının animasyonları teslim etmemesi nedeniyle gerçekleştirilemediğini, müvekkilinin bu nedenle animasyonların yerini doldurmak için Bilgi Üniversitesinden destek almak zorunda kaldığını ve kurum nezdinde itibar kaybına uğradığını, ayrıca gecikme ve aksamalar nedeniyle proje sonunda sözleşme makamı MFİB tarafından müvekkilinin ceza uygulanma riski ile karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin sözleşmenin ifasına olan inancını yitirdiğini, bu nedenle müvekkilinin Ankara 57. Noterliğinin 14/03/2016 tarih ve 11205 nolu ihtarnamesi ile 6098 Sayılı TBK'nun125 maddesi gereğince sözleşmeden dönme hakkını kullanarak davalıya bildirdiğini ileri sürerek, sözleşme gereğince davalı şirkete ödenen 100.000,00 TL ön ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, sözleşmenin 9. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere iki ihlal den dolayı ve her bir ihlal için 1.000,00 TL cezai şartın 16/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yine sözleşme konusu edimlerin ifa edilmemesi nedeniyle doğmuş ve doğacak maddi zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL tazminatın doğduğu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/463 E. sayılı dosyası ile sözleşmenin feshediliğinin tespiti ve sözleşme bedelinin tahsili istemiyle dava açıldığını, dosyalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğunu, dosyaların birleştirilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Asıl Dava; taraflar arasında akdedilen 27.03.2015 tarihli animasyon film senaryoları üretimi sözleşmesinin haklı nedenle feshi iddiasıyla açılan bakiye iş bedelinin tahsili talebine ilişkin olup, birleşen dava ise; sözleşme kapsamında fazladan yapılan ödemenin iadesi ile cezai şartın ve menfi zararın tahsili talebine ilişkindir.

Asıl dava dosyasında davacı yüklenici, davalı işveren durumunda olup, birleşen davada ise davacı işveren, davalı yüklenici durumundadır. Belirlenen dava konusuna göre; öncelikle tespiti gereken husus taraflar arasında akdedilen 27.03.2015 tarihli animasyon film senaryoları üretimi sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip edilmediğidir. Bu bakımdan yapılan değerlendirmede; asıl davada davacı şirketin sözleşme kapsamında üstlendiği iş bakımından, hazırlanan videoların hedef kitle çocuklar için uygunluğu değerlendirildiğinde, jenerik kısmında yer alan erkek bebeğin anlamsız olduğu ve uygun bir figür olmadığı, kullanılan karakterlerin videonun giriş kısmında yer alan çocuklar tarafından hazırlandığı düşünülmekle; bu karakterlerin ilgi çekici olmadıkları, hatta ürkütücü olarak değerlendirilebileceği, bu karakterlerin oluşturulması öncesinde çocukların sözel yönlendirmelerle amaca uygun karakter hazırlanmasının sağlanabileceği, bu nedenle karakter seçiminde özenli ve seçici davranılmadığı, El kitabı videosunda olduğu gibi kitabi bilgilere fazlaca yer verilip çocukların sıkılmasına neden olabileceği, genel çocuk hakları videosunda olduğu gibi durağan devam eden ve sıkıcı bir mü ik katılım hakkı videosunda olduğu gibi karakterlere eşlik eden mü olan karakterlere korku unsuru eklediği, sürenin uzunluğu nedeni ile dikkati sağlamanın güç olacağı, buna benzer özelliklerin temiz çevre videosunda da bulunduğu, Videoların genel olarak çocuklar için uygun olmayan karakterler barındırmamakla birlikte yanlış müzik seçimlerinin olduğu, merak uyandırıcı olmadığı, dikkati sürdürmenin zor olduğu, izleyici çocukların odaklanmada zorlanacağı, davacı tarafça yapılan ve sunulan işlerin onay süreci tamamlanmadan yapıldığı, sunulan işlerin yeterliliğinin uygun olmadığı anlaşılmakla asıl dava dosyasında davacı tarafça sözleşmenin feshinin haklı nedene dayalı olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu belirleme ışığında asıl dava dosyası bakımından yapılan değerlendirmede; Davacı vekilince açılan dava ile, sözleşme kapsamında üstlenilen iş nedeni ile bakiye bedelin ödenmediği belirtilerek bakiye iş bedelinin tahsili talep edilmiş ise de davacının üstlendiği işin sözleşme uygun olarak ifa edilmediği, sözleşmenin uygun ifa edilmemesinde davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı, davacı tarafından sunulan işlerin onay süreci tamamlanmadan yapılmış olduğu, bu nedenle kabule şayan bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafından yapılmış bir imalattan da söz edilemeyeceği anlaşılmakla, asıl davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir.

Birleşen dava bakımından yapılan değerlendirmede,

Birleşen davada, davacı vekilinin birden fazla talebi söz konusu olup her bir talep yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekmedir. Bu bakımdan öncelikle, Fazla ödenen iş bedelinin tahsili talebi bakımından yapılan değerlendirmede; Az yukarıda izah edildiği üzere, asıl dava dosyasında davacı tarafça yapılan sözleşmenin feshinin haksız olduğu, yapılan işin sözleşme hükümlerine ve amaca uygun bulunmadığı bu nedenle bir imalattan bahsedilemeyeceği buna göre birleşen davada davacının sözleşmeden dönme hakkının mevcut olduğu, sözleşmenin niteliği imal edilecek ürünün mahiyeti nazara alındığında birleşen dosya davalısının yaptığı işin sözleşmeye uygun da olmadığı anlaşıldığından, götürü bedel üzerinden bir oranlama yapılarak bedel tespitinin de olanaklı olmadığı, bu kapsamda işin başında ödenen 100.000,00 TL'nin birleşen dosya davalısından tahsiline dair karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davacı vekilinin diğer talebi sözleşmenin feshi nedeni ile uğranılan zararın giderilmesi talebine ilişkindir. Dosya kapsamına göre birleşen dosya davacısı tarafından sözleşme nedeni ile yapılan noter masrafı tutarının 713.71 TL olduğu anlaşılmakla, az yukarıda yapılan açıklamalar ışığında bu bu talep bakımından (1.000,00 TL) talebin kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin bir diğer talebi ceza-i şart talebine ilişkindir. Davacı vekilince, taraflar arasında akdedilen Sözleşme'nin 9.4. Maddesinde düzenlenen "Gizlilik ve sır saklama yükümlülüğünün herhangi bir hükmünün Taraflardan biri veya müstahdemi, çalışanı, temsilcisi, acentesi, taşeronu veya herhangi bir sıfat veya sebeple bu bilgileri Taraflardan birinden almış olan sair üçüncü şahıslar tarafından ihlali halinde ihlale sebep olan Taraf, diğer tarafın uğradığı ve uğrayacağı müspet veya menfi her türlü zararı ve ayrıca eski hale iade için gerekli masrafları, hakları ihlale uğrayan Taraf'ın ilk talebi üzerine derhal ve itirazsız tazmin edeceğini ve bu zararların tazmini hakkı saklı kalmak üzere 50.000.00 TL cezai şart ödeyeceğini şimdiden kabul, beyan ve taahhüt eder." hükmü uyarınca, davacı-karşı davalı şirket "Gizlilik ve Sır Saklama Yükümlülüğü" nü dosyada mübrez, davacı-karşı davalı şirket tarafından keşide edilen Ankara 25. Noterliği 11.12.2015 tarih 29197 yevmiye nolu ihtarnamesini MFİB ve TİHK'na ihbar ederek, müvekkil şirket ile imzalamış olduğu Sözleşmeyi, Sözleşmede yer alan "bedel" ve "ödemeler"e ilişkin detaylar ile müvekkil şirket ile arasında yaşanan ticari ilişki ve ödemelere ilişkin uyuşmazlığı, bu Kurumlara ifşa ettiği iddiasıyla cezai şart talep etmekte ise de; Davaya konu sözleşme taraflar arasında imza edilmekle birlikte, sözleşmeye konu projenin birleşen dosya davacısının danışmanlığını yürüttüğü; Türkiye'nin Avrupa Birliği müktesebatına uyumu çerçevesinde Avrupa Birliği tarafından desteklenen bir proje olan “Yerel İnsan Hakları Kurullarının Desteklenmesi ve Kadın Hakları Konusunda Bilinç Artırılması İçin Teknik Yardım-EuropeAid/133100/D/SER/TR” isimli proje olduğu, bu Projede ana yüklenicinin birleşen dosya davacısı olup, faydalanıcı kurumun ise dava dışı “Türkiye İnsan Hakları Kurumu” (TİHK) olduğu, yine birleşen dosyada davacı şirketin ana sözleşme imzaladığı sözleşme makamının ise T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi (MFİB) olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme hükümleri uyarınca da, birleşen dosya davalı olan yüklenici şirketin Sözleşme uyarınca başlıca yükümlülüğü, ilgili Kurumlar olan TİHK ve MFİB'nin talimat ve onayları doğrultusunda, Proje kapsamındaki animasyon filmlerinin senaryolarının yazılarak çekilmesi ve bunlarla bağlantılı olarak Sözleşme'nin EK-1'inde belirtilen diğer edimlerin yerine getirilmesi olarak belirlenmiştir. Hal böyle olunca birleşen dosyada, davacı vekilince, davalı şirket tarafından keşide edilen Ankara 25. Noterliği 11.12.2015 tarih 29197 yevmiye nolu ihtarnamenin MFİB ve TİHK'na gönderildiği, bu şekilde sözleşme bilgilerinin 3.kişilerle paylaşıldığı ileri sürülmüş ise de anılan kurumların sözleşme dışı kurumlar olmadığı, aksine yapılan işlerin bu kurumların talimatları doğrultusunda yapılması gerektiği gibi yine bu kurumların onaylaması halinde işin tamamlanmış sayılacağının kabul edilmiş olduğu, bu yöne ilişkin talebin reddinin icap ettiği" gerekçesi ile, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı - birleşen davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece müvekkilince yapılan işin sözleşme hükümlerine ve amaca uygun bulunmadığı, bu nedenle bir imalattan söz edilemeyeceği gerekçesi ile asıl davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davalı ile imzaladığı sözleşmeden doğan yükümlülüklerine uygun olacak şekilde projeyi hazırladığını, karşı tarafın müvekkilinin ortaya çıkardığı projeye ilişkin çeşitli bahaneler ileri sürerek, projenin tamamlanma sürecini geciktirdiğini, ödeme planına aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin hak ettiği alacağı ödemediğini, müvekkilinin taraflar arasında aktedilen sözleşme ile yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Asıl ve birleşen dava eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı alt yüklenici, davalı yüklenicidir. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm asıl dosya davacısı vekilince istinaf edilmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Dairemizin 2021/643 Esas sayılı dosyası üzerinden verdiği kaldırma kararı doğrultusunda gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapıldığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı - birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı - birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Asıl dosya davacısı taraftan asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı - birleşen dosya davalısı taraftan birleşen dava yönünden alınması gereken 6.879,75 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.760,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.119,75 TL harcın davacı - birleşen davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,

4-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl dosya davacısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı - birleşen dosya davacısı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 24/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Katip ...

E-imzalıdır

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı