1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2022/839 E., 2024/402 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 09.05.2024 Sayı: 2022/839 E. - 2024/402 K. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2022/839 - Karar No:2024/402

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/839

KARAR NO : 2024/402

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/06/2022

NUMARASI : 2022/327 E-2022/409 K

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 09/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 09/05/2024

Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve alacak talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili özetle; taraflar arasında ... içinde bulunan müvekkiline ait ... isimli işletmenin ahşap doğrama işleri için nakliye, imalat, montaj ve KDV dahil olmak üzere 50.000 TL'ye sözlü olarak anlaştıklarını, toplam 40.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalının işleri eksik ve hatalı teslim ettiğini, ihtarname keşide edilerek eksik ve hatalı işler nedeniyle fazla ödenen 23.600 TL'nin talep edildiğini, davalının fazla yapılan ödemeyi iade etmediğini, davalının tek taraflı olarak düzenlediği ve müvekkiline göndermediği, müvekkili defterinde kayıtlı da olmayan faturaya istinaden Ankara 5. İcra Dairesinin 2018/2395 sayılı takibi başlattığını, müvekkilinin yıllar önce ayrıldığı adresine tebligat yapılarak takibin kesinleştirildiğini, haciz yapıldığını öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı icra takibi nedeniyle müvekkilinin 13.426,33 TL borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, eksik ve hatalı işler nedeniyle fazla ödenen 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili özetle; tarafların davacıya ait kafede 48.000 TL + KDV bedelle ahşap işlerinin yapılması konusunda anlaştıklarını, davacının toplam 40.000 TL ödeme yaptığını, davacının iş kapsamında bir takım değişiklikler yaptığını, iş bedelinin 40.000 TL+KDV'ye düşürüldüğünü, müvekkilinin sözleşmeye uygun imalat yaparak teslim ettiğini, teslime ilişkin 2 adet sevk irsaliyesinin de işletme müdürü tarafından imzalandığını, davacının eksik olarak belirttiği işlerin tam olarak yapılıp teslim edildiğini, davacının gönderilen faturaları almadığını, müvekkilinin KDV alacağının ödenmesi için ihtarname gönderdiğini, takibe konu alacağın KDV alacağı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince özetle; "...Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında davacıya ait ... isimli iş yerinin ahşap mobilya işlerinin yapılması hususunda sözlü eser sözleşmesi bulunduğu, davacının iş veren, davalının yüklenici olduğu, sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıya toplamda 40.000,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan işe ilişkin olarak taraflar arasında uyuşmazlık bulunması nedeniyle davalının, davacı işçilerinin ve taraf vekillerinin katılımı ile yerinde inşaat mühendisi bilirkişi aracılığı ile yapılan keşif sırasında davalı tarafından yapıldığı taraflarca kabul edilen ahşap işlerine ilişkin olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 481. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle bilirkişi tarafından yapılan incelemeye göre yapılan iş miktarının KDV dahil 25.901,00 TL olduğu, tarafların arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, eser sözleşmelerinin niteliği dikkate alındığında yüklenicinin yaptığı iş kadar iş verenden alacaklı olabileceği, alınan bilirkişi raporuna göre yapılan iş miktarı 25.901,00 TL ile davacı tarafından işe karşılık yapılan ödeme miktarı 40.000,00 TL dikkate alındığında davacının davalıya borçlu olmadığı, yaptığı ödemenin ise yapılan iş miktarından fazla olduğu, davacının fazladan yaptığı tespit edilen 14.099,00 TL ödemeyi davalıdan talep edebileceği, tarafların tacir olup olmadıklarının tespiti yönünden yazılan yazılara verilen cevap içeriklerine göre davacı ve davalının tacir sıfatını taşıdıkları ve dava yönünden mahkememizin görevli olduğu, HMK'nin 176/2. maddesi uyarınca tarafların aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilecekleri, davacı tarafından yargılama sırasında 22/04/2019 ve 06/04/2020 tarihlerinde olmak üzere iki defa ıslah dilekçesi sunduğu, ikinci ıslah dilekçesinde açıkça bakiye taleplerinden feragat ettiklerine yönelik bir açıklamanın bulunmadığı, davalının da davanın geri alınmasına yada talebin eksiltilmesine yönelik muvafakati olduğuna ilişkin bir beyanın dosya kapsamında yer almadığı, bu hali ile istirdat talebi yönünden dava değerinin davacı tarafından sunulan 22/04/2019 tarihli ıslah dilekçesinde yer alan 25.000,00 TL olduğu, kaldırma kararı sonrasında dosya kapsamında yapılan incelemede mahkememizce verilen önceki karardan ayrılınmasını gerektirir başkaca bir bir hususun da tespit edilemediği..." gerekçesiyle " 1) Davanın KISMEN KABULÜ ile, (a) Ankara 5. İcra Dairesinin 2018/2395 esas sayılı dosyasında DAVACININ DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, (b) 14.099,00 TL'nin dava tarihi olan 21/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek REESKONT AVANS FAİZİ ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar vermiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun tarafsızlık ilkesine aykırı hazırlandığı, yetersiz olduğu, eserin keşif mekanında bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken hatalı ve amacını aşan bir değerlendirmeyle hiç yapılmadığı şeklinde tespitte bulunulduğu, sadece malzeme bedelinin hesaplandığı, müvekkilinin harcadığı emek ve mesainin dikkate alınmadığı, yapılmadığı iddia edilen ürünlerin davalıya ait işyerinde tespit edildiği, ayıbın niteliğinin belirlenmediği, davacının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davrandığı, akdedilen sözlü eser sözleşmesinde iş bedelinin 48.000 TL+KDV olarak belirlendiği, davacının değişen talepleri ile iş bedelinin 45.000 TL+KDV olarak güncellendiği, müvekkili tarafından düzenlenen faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, müvekkiline ait defterlerin delil olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının faturaya itiraz etmediği, 30.000 TL bedelli çek verdiği ve 10.000 TL havale ettiği, müvekkilinin borcun tamamını ödememiş olan davacı hakkında 2018/2395 sayılı icra takibini başlattığı, Sözlü eser sözleşmesi çekişmesiz, taraflar tacir olmakla davacının sözleşme uyarınca müvekkilinin hangi eserlerin yapımını üstlendiğini kanıtlaması gerektiği, davacının dava dilekçesinde hiç yapılmadığını iddia ettiği ürünlerden 4 adet VIP ahşap rafın davacıya ait depoda tespit edildiği, yine ahşap bardaklık, VIP ve giriş kapısı ile 3 adet panel kapının anlaşma dahilinde olmadığının belirlendiği, yargılama aşamasında davacının bahsi geçen eserlerin anlaşma dahilinde olmadığını beyan ettiği, kendi iddiasını yine kendisinin çürüttüğü, teslimata ilişkin irsaliyelerin işletme müdürü ... tarafından imzalandığı, teslimatın usulüne uygun yapıldığı, müvekkilinin KDV tutarı için icra takibi başlatması üzerine eldeki davanın açıldığı, davacı tarafça faturanın kendisine gönderilmediği, yıllar önce terk ettiği eski adresine gönderildiği savunulmuşsa da, davacının 16.11.2019 tarihinde keşide ettiği ihtarnamede de aynı adresin bildirildiği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve alacak talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle mahkemece mahallinde keşifle taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi kapsamındaki iş bedelinin usulüne uygun olarak belirlenmiş bulunmasına, mahkemece 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca karar ve ilam harcının alınacağı belirtilmiş olmakla birlikte hüküm altına alınan menfi tespit ve alacak miktarı üzerinden alınması gereken karar ve ilam harcının hesabında maddi hataya düşülmüş ise de, maddi hatanın mahkemesince her zaman düzeltilebileceğinin tabii bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,

2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.880,26 TL istinaf karar harcının yatırılan 240,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.639,48‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

3-) İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a madde gereğince KESİN olmak üzere 09.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı