1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2025/80 E., 2026/1075 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 15.06.2026 Sayı: 2025/80 E. - 2026/1075 K. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/80 - 2026/1075

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/80

KARAR NO : 2026/1075

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 17.10.2024

NUMARASI : 2022/883 Esas 2024/739 Karar

DAVACI :

VEKİLİ : Av.

Av.

DAVALILAR : 1

VEKİLİ : Av.

: 2-

: 3-

VEKİLİ : Av.

DAVA KONUSU : Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ : 15.06.2026

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 30.06.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ...vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 18.04.2022 tarihinde, davacı adına kayıtlı... plakalı araç park hâlinde iken, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ...adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki...plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında 143.425,43 TL hasar meydana geldiğini, dava konusu aracın tır olduğunu, davacının kazanç kaybı ve değer kaybı meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL değer kaybı, 100,00 TL hasar bedeli tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan, 100,00 TL ticari kazanç kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar...ve ...'dan tahsilini istemiş, 27.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, hasar bedeli istemini 143.425,30 TL, ticari kazanç kaybı istemini de 22.500,00TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı...vekili, davalı araç sürücücü ...'nın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağını stres ve baskı altında imzaladığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazanın kara yolunda meydana gelmesi nedeniyle zorunlu mali sorumluk sigortacısı... Şirketinin zararlardan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...vekili, dava konusu kazanın Organize Sanayi Bölgesinde şantiye sahası içerisinde meydana geldiğini ve kara yolunda meydana gelmemesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç mahrumiyet zararının da poliçe kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., savunma yapmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Makine Mühendisinden alınan 15.07.2023 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğunun, araçta KDV hariç toplam 121.546.81 TL tutarında hasar oluştuğu, aracın kaza tarihinde 17.5 yaşında olan ve kaza öncesi 7 adet kazaya karışan bu çekicide değer kaybı oluşmayacağının, çekicide oluşan hasarlarının 15 günlük makul süre içerisinde onarımının yapılabileceğinin belirtildiği, Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 08.07.2024 tarihli raporda davacı ...Şirketine ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı ...'ın 18.04.2022 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında aktifinde kayıtlı ... plakalı aracın 15 günlük onarım süresince kullanamamasından dolayı 2021 ve 2022 yılına ait Gelir Vergisi Beyannamesi içinde yer alan mali verilere göre net kazanç kaybının (403,49 TL * 15 gün =) 6.052,35 TL olduğunun tespit edildiği belirtilerek 121.546,81 TL hasar bedelinin davalılar ... ve...'tan 18.04.2022 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden 23.08.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6.052,35 TL kazanç kaybı tazminatının davalılar...ve ...'dan 18.04.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının değer kaybına ilişkin talebinin reddine, ekspertiz bilirkişiye ödenen 1.215,46 TL'nin yargılama gideri olarak dikkate alınmasına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, araçta meydana gelen hasar bedelinin KDV hariç 121.546,81 TL olduğunun belirtildiğini ve ıslah dilekçesi ile %18 KDV eklenerek 143.425,30 TL üzerinden taleplerini ıslah ettiklerini, 3065 sayılı KDV Kanunu kapsamında, davacının aracında meydana gelen zararın giderilmesi için yapılacak onarım ve işçilik hizmetleri için KDV ödeyeceğinin açık olmasına rağmen mahkemece KDV hariç değer üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca ıslah dilekçesinde davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 43.000,00 TL ile sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen kararda poliçe teminat limiti dikkate alınmadan davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu kazanın Organize Sanayi Bölgesinde şantiye sahası içerisinde meydana geldiğini ve kara yolunda meydana gelmemesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti 50.000,00 TL olmasına rağmen hükmedilen 121.546,81 TL'nin tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, ayrıca vekâlet ücreti, yargılama gideri ve harçlar yönünden de poliçe limiti çerçevesinde sorumluluğuna hükmedilmemesinin de isabetsiz olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı, hasar bedeli ve ticari kazanç kaybı tazminatı istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davacı adına kayıtlı araç park hâlinde iken, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ...adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında hasar meydana geldiğini belirterek değer kaybı, hasar bedeli ve ticari kazanç kaybı tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece Makine Mühendisinden alınan 15.07.2023 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğunun aracın kaza tarihinde 17.5 yaşında olan ve kaza öncesi 7 adet kazaya karışan bu çekicide değer kaybı oluşmayacağının, çekicide oluşan hasarlarının 15 günlük makul süre içerisinde onarımının yapılabileceğinin tespit edildiği belirtilerek 121.546,81 TL hasar bedelinin davalılar ... ve...'tan 18.04.2022 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden 23.08.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6.052,35 TL kazanç kaybı tazminatının davalılar...ve ...'dan 18.04.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının değer kaybına ilişkin talebinin reddine, ekspertiz bilirkişiye ödenen 1.215,46 TL'nin yargılama gideri olarak dikkate alınmasına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

1-2918 sayılı Yasa'nın 91. maddesi gereğince yaptırılması gereken Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigorta şirketi, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğraması ile oluşan ve işletenin sorumluluğunu gerektiren zararları, sigorta limiti dahilinde ve kanun ile belirlenen teminat dışında kalan hâller haricinde karşılamayı üstlendiğinden, zarar gören bu kapsamdaki zararlarını doğrudan sigorta şirketinden talep edebilir. Buna göre sigortanın sorumluluğuna gidilebilmesi için aracın işletilme hâlinde olması ve kazanın karayolu veya karayolu sayılan yerde meydana gelmesi gerekmektedir. Yargıtay emsal içtihatların da kabul edildiği üzere Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. Kaza tarlanın içerisinde meydana gelmiş olsa dahi karayolu ile bağlantısının olması hâlinde, 2918 sayılı KTK'nın 2. maddesi gereğince karayolu bağlantısı olduğundan kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerlerdendir. (Yargıtay 17.HD'nin 17.12.2015 tarih 2014/5898E.- 2015/14368K.)

Davalı ...vekili, dava konusu kazanın Organize Sanayi Bölgesinde şantiye sahası içerisinde meydana geldiğini ve kara yolunda meydana gelmemesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı iddiasında bulunmuş ise de, Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi hâlinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edileceğinden davalı ...vekilinin bu husustaki itirazının reddi gerekmiştir.

2-Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2015/7796E.-2016/235K. sayılı ilâmında “Dava trafik kazası sebebiyle oluşan hasara dair maddi tazminat istemine ilişkindir. 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacı aracının onarımı için gereken parça bedeli ve işçilik hizmeti de anılan Yasa gereğince KDV’ye tabidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, davacı istemi yönünden yapılan hesaplamada parça ve işçilik kalemlerine KDV eklenmediği anlaşılmaktadır. Davalı zarar gören davacının gerçek zararını gidermekle yükümlüdür.” şeklinde karar verilmiştir.

3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabidir. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmezse, aracın onarımı yapılmasa dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi gerektiğinden mahkemece KDV hariç değer üzerinden karar verilmesi hatalı bulunmuştur.

3-Zarar sigortalarına hâkim olan zenginleşme yasağı ilkesi, TTK 1459. maddesinde “sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder.” denilerek ifadesini bulmuştur. Ayrıca TTK. 1461. maddesinde, sigortacının uğranılan gerçek zarardan sorumlu olduğu şu şekilde belirtilmiştir. “Sigortacının sorumluluğu sigorta bedeli ile sınırlıdır. Sigorta bedeli, rizikonun gerçekleştiği andaki sigortalı menfaatin değerini aşsa bile, sigortacı uğranılan zarardan fazlasını ödemez.” Yine Türk Ticaret Kanunu’nun 1463. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Sigorta bedeli sigorta olunan menfaatin değerinin üstünde ise, aşan kısım geçersizdir.” denilmek suretiyle, sigortalı/sigorta ettirenin zenginleşmesinin önüne geçilmek istenmiştir.

İş bu kazada davalı tarafından düzenlenen ZMMS poliçesinden dolayı sorumluluğun maddi zararlarda araç başına azami 50.000,00 TL ile sınırlı olduğu anlaşılmış olup, poliçe limitini aşar şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

Öte yandan davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olmasına göre; hükmolunan tazminatın sigorta bedelini geçmesi hâlinde KTK’nın 96.maddesi ve Sigorta Genel Şartlarının B.2 maddesi 5. fıkrası gereğince, trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin tamamından değil, sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumludur. Bu hususun gözetilmemesi de doğru bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ...vekilinin istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

I-Davacı vekili ve davalı ...vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

HMK’nın 353/1.b.2.maddesi gereğince esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

Buna göre;

1-143.425,30 TL hasar bedelinin, davalılar ... ve ...tan 18.04.2022 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden 23.08.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine (davalı sigorta şirket poliçe limiti olan toplam 50.000,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla)

2-6.052,35 TL kazanç kaybı tazminatının davalılar...ve ...'dan 18.04.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-Davacının değer kaybına ilişkin talebinin reddine,

4-Ekspertiz bilirkişiye ödenen 1.215,46 TL'nin yargılama gideri olarak dikkate alınmasına,

5-Alınması gereken 10.210,82 TL harçtan (sigorta şirketi 3.415,50 TL ile sınırlı olmak üzere), peşin ve ıslah suretiyle alınan 2.910,87 TL harcın mahsubu ile, bakiye 7.299,95 TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketi 504,63 TL ile sınırlı olacak şekilde müteselsilen sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınıp Hazineye irat kaydına,

6-Davanın açılışı sırasında davacıdan alınan 80,70 TL başvuru harcı ile peşin ve ıslah suretiyle alınan 2.910,87 TL harç toplamı olan 2.991,57 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarı nazara alındığında) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8-Arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarihte geçerli olan arabuluculuk asgari ücret tarifesi gereğince adalet bakanlığı bütçesinden sarf kararı ile ödenen 1.560,00 TL sinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 1.486,00TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,

9-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan 23 tebligat masrafı 601,00 TL, 7 müzekkere masrafı 201,5 TL, 2 bilirkişi masrafı 3.700,00 TL, ekspertiz bilirkişi ücreti 1215,46 TL olmak üzere toplam 5.717,96 TL yargılama giderinin red kabul oranı dikkate alınarak 5.148,05TLsinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 1.722,01 TL ile sınırlı olacak şekilde müteselsilen sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

10-Gider avansından bakiye kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:

1-Davacı ve davalı ...tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde taraflara iadesine,

2-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

4-Kararın taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 15.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı