T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/998 - 2024/1170
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2022/998 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2024/1170
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/03/2022
ESAS-KARAR NO : 2017/74 E - 2022/152 K
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 14/10/2024
YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2024
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Asıl dava ve birleşen davada davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirketlerden ... Mağazacılık San. Ve Tic. A.Ş'den ticari ilişki çerçevesinde oluşan cari hesap alacağını tahsil edemediğini, davalı şirketin 15.05.2015 tarihli satım sözleşmesi ile diğer davalı ... Ticaret Merkezi A.Ş'ne satıldığını ve 31.12.2015 tarihi itibariyle TTK ilgili maddeleri uyarınca iş bu şirketlerin birleşmesi sebebiyle husumete bu şirketin de dahil edildiğini belirterek tahsil edilemeyen bakiye alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı şirket aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili asıl ve birleşen davada; tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığının ortaya çıkacağını bildirerek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda ; davacı şirkete ait Ankara ve Kayseri Şubeleri ile davalı ... Ticaret Merkezi Anonim Şirketi tarafından devir alınan ... Mağazacılık San.veTic.A.Ş. Arasında yapılan ticari nitelikteki alım satım ilişkisi çerçevesinde cari alacağın tahsili için icra takipleri yapılmış olduğu, bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, davalı tarafça yapılan tüm ödemelerin davacı kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafça kesilen tüm faturaların da davalı taraf kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafça ödenen 10.901,80 TL ile 40.016,65 TL nin dikkate alınmak suretiyle yapılan hesaplama neticesinde, asıl dava dosyasında ( Ankara 9.İcra Md. 2019/13022 E sayılı takip dosyasında) davacının takip tarihi itibariyle alacağının bulunmayıp, aksine avalı tarafa fazla ödeme yapıldığının belirlendiği(1.606,72 TL fazla ödeme), birleşen dava dosyasında ise takip tarihi itibariyle davacı alacağının 17.918,65 TL( asıl alacak) olarak belirlendiği, buna göre birleşen davada takiple bağlı kalınarak takipte talep edilen 7.016,85 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne (davalı temerrüde düşürülmemiş olmakla işlemiş faiz talebi reddedilmiş olmakla) işlemiş faize yönelik talebin reddine, ne var ki alacağın likit bulunduğu anlaşılmakla, birleşen dava dosyası bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; asıl ve birleşen davada: asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken asıl davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, birleşen dava ve asıl davada Dava dışı ... Alışveriş Hizmetleri Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ve davalı ... Mağazacılık San. ve Tic. A.Ş.'nin tüm aktif ve pasifi ile diğer davalı ... Ticaret Merkezi Anonim Şirketi’ne devredilmiş olması nedeniyle ... Ticaret Merkezi Anonim Şirketi'nin tüm alacaklardan sorumlu tutulması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın asıl ve birleşen kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava; cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından 01/03/2022 tarihli karar ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
I-)Davacı yanın asıl davada istinaf itirazlarının incelenmesinde:
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına, davacının alacağının varlığını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-) Davacı yanın birleşen davada istinaf itirazlarının incelenmesine gelince :
HMK'nın "İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre 2022 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 8.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
İlk derece mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.(HMK 341/1) Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 8.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.(HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 8.000,00 TL'lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölüm 8.000,00TL'yi geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4)
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; istinaf kanun yoluna başvuran davacının aleyhine reddedilen alacak miktarı 7.197,33 TL olup verilen karar birleşen davada davacı yönünden kesindir. Miktar olarak kesin olduğu yasada açıkça belirtilen bu karara karşı davacı istinaf yasa yoluna başvuramaz.
HMK'nun 346.maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.
Bu durumda; HMK'nın 341/2.maddesinde açıklanan 8.000,00 TL'yi aşmayan kararın istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, Birleşen davada davacının istinaf isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin asıl dava yönünden: İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin birleşen dava yönünden: İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/2.maddesi gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE,
3-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 14/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."