T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/565 Esas - 2022/669
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2022/565
KARAR NO : 2022/669
HAKİM : ..
KATİP :..
DAVACI ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/08/2022
KARAR TARİHİ : 09/12/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 233 Sayılı Kanun Hükmünde Karamameye Tabi olarak kurulmuş sermayesinin tamamı Devlete ait kamu iktisadi teşekkülü olduğunu, müvekkili teşekkülünün mal alımı, hizmet alımı, yapım ve satın alımı işleri .. sayılı kanunlar ve ikincil mevzuatı hükümlerine göre yürüttüğünü, ... ihale kayıt nolu ihale neticesinde işi üstlenen ... ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme ile "Milas Sosyal Tesis ve Koordinasyon Müdürlüğünün ihtiyacı 2 yıl süreli 5 kişilik özel güvenlik hizmet alımı İşi" yüklenici firmaya verildiğini, sözleşme maddeleri gereği ihale karar pulu (damga vergisi), davalıdan tahsil edilerek mükellef olan Teşekkülü tarafından yasal süresi içerisinde beyan edilip vergi dairesine ödendiğini, ancak davalı firma daha sonra Gelir İdaresi Başkanlığı aleyhine Vergi Mahkemelerinde açtığı davalar neticesinde damga vergisinin iadesi yönünde hüküm aldığını, damga vergisini vergi daircsinden tahsil ettiğini, bunun üzerine .... Dairesi Müdürlüğü tarafından bahse konu damga vergisine ilişkin vergi/ceza ihbamameleri ve tahakkuk fişleri Teşekkülüne gönderildiğini, .. ihale kayıt nolu ihale bakımından ...i Dairesi Müdürlüğü tarafından haciz ihbarnamesi ve düzeltme fişinin teşekkülüne gönderilmesi üzerine 2.459,45-TL ihale karar damga vergisi aslı ve 2.459,45-TL Vergi Ziyai Cezası kesildiğini, İdarece ihbarname ile kesilen vergi cezası için uzlaşmaya ve yapılandırmaya gidildiğini, Vergi... Cezasının kaldırılması ve gecikme faizinde indirim yapılması neticesinde, Damga Vergisi aslı ve ferileri olarak toplam 2.502,69-TL ...Dairesi Müdürlüğü'nün hesabına ödendiğini, Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan ihalelerde Kamu İhale Kurumunca hazırlanan ve Teşekkülü ihalelerinde kullanılan tip sözleşme ve ekleri gereği sözleşme bedeline dahil olan ve yüklenicinin aralarındaki sözleşme gereği sorumlu olduğu tutarın davalı tarafça ödenmek zorunda kalındığından söz konusu 2.502,69-TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle işbu davada asliye ticaret mahkemesi görevli olmayıp asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkiline yöneltilen davanın, davaya konu işçilik alacakları olduğu iddia edilen işçinin müvekkili şirket açısından husumet yönünden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafça talep edilen alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin 12.08.2016 tarih, ... ihale kayıt nol...alım işini üstlendiğini, davaya konu bedel mezkur işe istinaden müvekkili tarafından... Vergi Dairesi Müdürlüğüne ödendiğini, ancak söz konusu vergilerin mükellefi ve sorumlusu davacı olduğu için müvekkili tarafından vergi dairesi ve Gelir İdaresi Başkanlığından iadesinin talep edildiğini, Vergi dairesi tarafından taleplerinin reddedildiğini, müvekkili tarafından Gelir İdaresi Başkanlığına itiraz edildiğini itirazın müvekkili lehine sonuçlandığını, Damga Vergisi Kanunu’nun 3. Maddesinde; “Damga vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere alt kağıtların Damga Vergisini kişiler öder.” hükmü ile 8. Maddesinde; “Bu kanunda yazılı resmi dairelerden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir.” hükmü yer aldığını, 488 sayılı Damga Vergisi Kanuna göre resmi dairelerden maksadın; genel ve özel bütçeli idareleri, belediyeler ve köyler olduğunu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisinin kişilerce ödeneceği, resmi daire kapsamında olmayan kurumlarca ihale kararı alınması neticesinde doğan karar pulu bedelinin ihale kararını alan kurumlarca ödeneceğini,....'nin ne genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında, ne de özel bütçeli idarelerin arasında yer aldığını, bu nedenle Damga Vergisi Kanunu uygulaması açısından resmi daire kapsamı içinde kalmadığı sonucuna ulaşıldığını, .... 'nin Resmi Daire statüsünde olmadığından talep edilen bedellerin ... tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; araflar arasında imzalanan sözleşme öncesinde ihale karar damga vergisinin kim tarafından ödenmesi gerektiği, sözleşme hükmü ile sorumluluğun davalıya geçip geçmediği, bu kapsamda başlangıçta ödenen ihale damga vergisinin davalıya iadesi sonrasında davacı tarafça ödenmek zorunda kalınan 2.502,69 TL'nin davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususlarına ilişkindir.
Davalı vekilinin zaman aşımı itirazı 09/12/2022 tarihli duruşmada gerekçesi yazılarak reddedilmiş, davalı vekilinin yargı yolu ve görev itirazı ise; İdari yargıda dava açılabilmesi için taraflardan birinin idare olması gerektiği, davanın tarafları tüzel kişi tacir olmaları ve davanın sözleşmeden kaynaklı olması gözetilerek yerinde görülmemiştir.
Yargılama sürecinde tarafların gösterdiği deliller toplanılmış, davacının... Başkanlığına ödeme yaptığını gösterir makbuz, davalı tarafından damga vergisi ödemesini gösterir makbuz ve banka dekontu, ihale sözleşmesi ve eki teknik şartname dosyaya kazandırılmıştır.
Davacı ve davalı arasında 12/08/2016 tarihinde ... ihale kayıt numaralı Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığı, davalının 12/08/2016 tarihinde yani aynı gün sözleşme karar pulu ve ihale karar damga vergisi tutarını yatırdığı anlaşılmıştır.
Davanın çözümü için herşeyden önce ihale kararının nispi damga vergisinin kim tarafından ödenmesi gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
488 sayılı damga vergisi kanununun 3.maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği belirtilmiştir. Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "II.karararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 2.fıkrasında, ihale kanunlarına tabi olan veya resmi daire ve kamu tüzel kişiliğe haiz kurumların hertürlü ihale kararlarının nispi damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Davacının bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu belirtilmiştir. Özetlenen söz konusu mevzuat hükümleri gözetildiğinde sözleşme öncesi alınan ihale kararına ilişkin olarak ödenen damga vergisinden dolayı mükellefin davacı kurum olduğu açıktır.
Ancak kanuni yükümlülüğe rağmen sözleşmenin imzalanması sırasında davacıya ait kanuni yükümlülüğün davalı tarafından yerine getirileceğine dair bir anlaşma yapılması mümkün olup bu yönde bir anlaşmanın varlığı halinde sözleşme ilişkisine dayalı olarak davacının ödediği damga vergisini davalıdan talep etme hakkı bulunabilecektir.
Davacı taraf, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7/1 maddesi ve Kamu İhale Genel Tebliği 78.30.maddesine dayalı olarak sözleşme öncesi ihale kararı damga vergisinin de davalı tarafça ödenmesinin kararlaştırıldığını iddia etmektedir. Söz konusu maddeler incelendiğinde tamamının hizmet alım sözleşmesi imzalanması ile doğacak damga vergisini kapsadığı, sözleşmenin imzasından önceki döneme ait ihale damga vergisini kapsamadığı anlaşıldığı gibi sözleşmede ihale damga vergisinin davacı üzerinde kalacağına dair yazılı bir hüküm de yer almadığı belirlenmiş olmakla birlikte, eldeki davanın ve taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ayrıca Türk Borçlar Kanunu 19.madde ve 13.madde kapsamında da irdelenmesi gerekmektedir.
TBK.19.maddeye göre "bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır." TBK.13.maddede "kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak, sözleşme metni ile çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır." düzenlemeleri mevcuttur. Söz konusu hükümler gözetildiğinde öncelikle tarafların gerçek iradelerinin tespiti ve yazılı yapılan sözleşmeye rağmen tarafların yan hükümler yönünden (sözleşme öncesi ihale damga vergisinin kim tarafından ödeneceği) yönünden sözlü anlaşmaya varıp varmadıklarının belirlenmesi gerekmektedir.
Kamu ihale genel tebliğinin 78.30.maddesinde ihale ve sözleşmeye ilişkin damga vergilerinin teklif veren firmaya ait olduğu düzenlenmiştir. Davacı kurum adına sözleşme imzalayan kişilerin bu tebliğ ile bağlı oldukları ortadadır. Tebliğe aykırı davranış çalışanların idari ve hukuksal sorumluluğunu doğuracaktır. Zaten davalı tarafa, damga vergisi ödenmesi sonrasında sözleşmenin imza edileceği bildirildiği için öncelikle ihale damga vergisi davalı tarafça sözleşmenin imzası ile aynı gün davacı hesabına ödenmiş sonrasında sözleşme imzalanmış ve sözleşme imzalandıktan sonra mükellefin davacı idare olduğu iddiası ile maliye idaresine başvurmuştur. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin oluş şekli bu şekilde belirlendikten sonra mahkememizce davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve eki şartnamelerde açık bir hüküm olmasa dahi sözleşme imzalanmadan önce, ihale damga vergisinin davalı tarafça ödeneceği konusunda tarafların sözlü olarak anlaştıkları ve bu anlaşmanın TBK.13/1 maddesi uyarınca mümkün olduğu sonucuna varılmış,
Netice itibariyle sözleşmenin imzası için damga vergisi ödendikten sonra bunun iadesinin sağlaması Medeni Kanunun 2.maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırı olduğu da değerlendirilmek suretiyle davacının esas itibariyle kendi üzerinde olan ihale öncesi damga vergisi ödeme yükümlülüğünü sözlü varılan anlaşma gereği davalıya yansıttığı ve bu haliyle ödenen damga vergisini davalıdan talep edebileceği mahkememizce kabul edilmiş, sunulan ödeme belgeleri gözetildiğinde, davacı tarafından vergi dairesine ödenen 2.502,69 TL 'nin davalı tarafça ödenmesi gerektiği kabul edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
2.502,69 TL'nin 26/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 170,96 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 90,26 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 2.502,69 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL Peşin harç olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 102,00TL tebligat posta giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-HMK.'nun 333 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri istinafa başvuru sınırı olan 8.000,00 TL'nin altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.