T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/610 Esas - 2025/802
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/610
KARAR NO : 2025/802
BAŞKAN :....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ...
ASIL DAVADA :
DAVACI : ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... .....
VEKİLLERİ : Av. ... ....
Av...
2- .....
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkarılma - Tasfiye)
DAVA TARİHİ : 07/07/2022
BİRLEŞEN ... 1. ASLİYE TİCARET MAH. 2022/727 ESAS SAYILI DOSYASI:
DAVACI : ... ... (TCKN: ...) -.
VEKİLLERİ : Av. ... ... .
Av.....
DAVALILAR : 1- ... ... (TCKN: ...) -
.
VEKİLİ : Av. ...
2- .....
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 07/07/2022
KARAR TARİHİ : 20/11/2025
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 10/12/2025
Mahkememizde görülen davaların yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.ASIL DAVADA İDDİA VE SAVUNMALAR:
a)Davacı vekili iddiasında özetle; Davalı şirketin internet haberciliği alanında faaliyet gösterdiğini, "..." sitesinin hak sahibi olduğunu, davalı şirketin ortaklık yapısındaki son değişiklikle davalı ortak ve müvekkilinin %50'şer oranında pay sahibi olarak belirlendiğini, davalı ortağın görünürde pay sahibi olduğunu, asıl hisse sahibi olan dava dışı ... ...'nun, kamu görevi sebebiyle gizli ortak olduğunu, müvekkilinin münferiden imza yetkisine sahip tek kişilik yönetim kurulunun üyesi olarak şirketi yönettiğini, 28/06/2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile yönetim kurulu üye sayısının ikiye çıkartıldığını ve gizli ortak ... ...'nun oğlu olan ... ... ...'nun yönetim kuruluna girdiğini, müşterek imza şeklinde şirketin temsil ve ilzam yetkisinin düzenlendiğini, davalı ortak ile yönetim kurulu üyesi ... ... ...'nun gizli ortak ... ... vekaletname vererek davalı şirketin tüm işlerinin bu ortak tarafından yürütülmesini sağladığını, yönetim kurulundaki bu değişiklikten sonra davalı şirketin ticari faaliyetlerinin olumsuz etkilendiğini, şirket çalışanlarına yapılan baskı sonucu, motivasyonlarının ve işyerindeki huzurun bozulduğunu, davalı ortak ve gizli ortağın şirkete getirdiği şahıslar ile kavga ve baskı ortamı oluşturduğunu, şirket çalışanlarının tehdit edildiğini, gizli ortağın talimatı ile şirkette uzun yıllar çalışan ... ... hakkında asılsız iddialar ile savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, şirket çalışanlarından hukuka aykırı taleplerde bulunduklarını, bunun sonunda eşit pay sahibi olan ortaklar arasında yaşanan ve çözümsüz hal alan anlaşmazlıklar sonucu yönetim kurulu toplantılarında karar alınamadığını, yönetim kurulu başkanının seçilemediğini, müvekkilinin hukuka uygun çalışılması talebinin davalı ortak ve gizli ortak tarafından reddedildiğini, davalı ortağın, hakkında ./. terör örgütüyle iltisaklı olması sebebiyle kapatılan Taraf Gazetesi ... Temsilcisi olan ... ...'a şirketin işlemlerini yürütmek üzere vekaletname verdiğini, davalı şirket aleyhine tahakkuk ettirilen idari para cezasının süresinde ödenerek indirim sağlanması fırsatının kaçırıldığını, mevcut durumun müvekkili ve davalı şirket açısından çekilmez hal aldığını belirterek, davalı ortağın, davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına, bu talebin kabul görmemesi halinde davalı şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
b)Davalı ... ... vekili savunmasında özetle; Davacının iddialarını kabul etmediklerini, şirket yönetim kurulunda 28/06/2021 tarihinde yapılan değişiklikten sonra şirket gelirlerinin ikiye katlandığını, davacı ortak hakkında açılan sorumluluk davasının halen ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/325 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/252 Esas sayılı dosyasında açılan genel kurulun iptali davasında sahte imza ile davacının kendi kendini ibra ettiğinin görüldüğünü, bu konuda davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının yaptığı usulsüzlükler sonrasında yönetim kurulundaki değişikliğe yol açan genel kurul toplantısının yapılmak zorunda kalındığını, ... ... ...'nun davacının uygun görmesi ile yönetim kuruluna seçildiğini, şirketi ... ...'nın babasının yönettiği iddiasının doğru olmadığını, yönetim kurulu toplantılarında gündem maddelerini işleme aldırmadığını, usulsüz işlemler yapan personelin iş akitlerinin haklı sebep ile sonlandırıldığını, yönetim kurulu değişikliği sonrasında şirket faaliyetlerinin daha etkin hale geldiğini, davacının kayıt dışı işlemlerine yönelik hesap vermekten kaçındığını, sessiz kalarak kayıt dışı işlemleri kabul ettiğini, davalı şirketin ... reklam gelirlerinin yer aldığı panelin şifrelerini müvekkillerine vermediğini, yönetim kurulu değişikliği öncesinde aylık 13.000 TL gelir gösterilmesine rağmen, değişiklik sonrası gelirlerin aylık 200.000 TL olarak gösterilmeye başlandığını, bu durumun davacının şirket gelirlerini kendi hesabına aktardığını kuvvetle muhtemel kıldığını, önceki yıllarda reklam gelirlerinin gizlenmesi ve sahte fatura kullanılması sebebi ile yapılan vergi incelemesinde vergi cezası tahakkuk ettirildiğini, bu cezalara yönelik vergi mahkemesinde dava açmaktan kaçınıldığını, cezaların ödendiğini, haklı sebeple iş akdi feshedilen personelin çıkış işlemlerinin SGK şifrelerinin davacı tarafından müvekkili ile paylaşılmaması sebebiyle yapılamadığını, buna ilişkin açılan davada verilen tedbir kararı ile şifrelerin iptal edildiğini, yapılan hukuksuz işlemlere şirket muhasebecisininde dahil edildiğini, onun hakkında meslek odası tarafından yürütülen soruşturma bulunduğunu, davacının şirket çalışanlarını yönetim kurulu üyeleri ile karşı karşıya getirdiğini, şirket çalışanı ... ...'ın yaptığı hukuksuz işlemler sebebiyle iş akdinin feshedildiğini, mahkemenin tedbir kararına rağmen bu çalışanın bankacılık işlemleri yapmaya devam ettiğini, davacının şirket ile ilgili karar alınması sürecine katılmadığını, şirket lehine alınan kararlara şerh koyduğunu, davacının da kabulünde olduğu üzere şirketin yönetilemez ve karar alamaz hale geldiğini, bu sebeple davacı ortağın şirket ortaklığından çıkartılması gerektiğini, ... ...'a verilen vekaletnamenin şirket menfaatine olduğunu, şirket aleyhine yapılacak faaliyetleri önlemeye yönelik verildiğini, davacının da bu kişi ile yıllarca çalıştığını, ortak yazılarını internet sitesinde yayınladığını, davacıya ait başka bir şirketin %88 hissesini bu kişiye devrettiğini, davacının şirkete ait kredi kartı harcamalarına yönelik müvekkiline bilgi vermediğini, davacıya ait olan "www.gazetememur.com" adlı internet sitesini büyütmek için davalı şirkete ait "memurlar.net" sitesinin bilerek ve isteyerek ziyaretçi kaybına sebebiyet verdiğini, bu hususta davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirketin her iki ortakça müşterek yönetilmesi gerektiğinin davacı tarafından kabul edilmediğini, 28/06/2021 tarihinde davacının yönetim kurulu başkanlığının sona ermesine rağmen ısrarla görevine sürdürmeye devam ettiğini, bir çok kuruma tek başına yazı gönderdiğini, davalı şirkete ait ticari sırları üçüncü kişilerle paylaştığını, şirket hesaplarından usulsüz harcamalar yaptığını belirterek, davacının taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
c)Davalı şirkete usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
2.BİRLEŞEN DAVADA İDDİA VE SAVUNMALAR:
a)Davacı vekili iddiasında özetle; Asıl davaya yönelik savunmasındaki vakıaları tekrarla, davalı ortak ile müvekkilinin %50'şer paya sahip ortak olduklarını, davalı şirketin, "...." sitesini yönettiğini, 30/06/2021 tarihinde Ticari Sicil Gazetesinde yayınlanan karar ile davalı ortağın yönetim kurulu başkanlığı yetkisinin sona erdirildiğini, tüm işlemlerinin müştereken yapılmasının kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının fiilen şirketi tek başına yönetmeye devam ettiğini, şirket çalışanlarını da bu yönde yönlendirdiğini, en basit talepleri için dahi mahkeme kararı alınmasının gerekliliği doğduğunu, bu süreci fırsat bilen davalı ortağın, akrabası da olan ... ... ile birlikte kurduğu "gazetememur.com" internet sitesini büyütmek ve müvekkilinin ortak olduğu davalı şirkete ait "...." sitesini işlevsiz kılmak için gayret ettiğini, böylelikle davalı şirketi zarara uğrattığını, davalı ile birlikte hareket eden şirket personelinin iş akitlerinin haklı olarak feshedilmesine rağmen çıkış işlemlerinin yapılamadığını, şirket çalışanlarının kendilerine verilen yazılı talimata rağmen, davalı ortağın talimatı ile işlemleri yapmadıklarını, ülke gündemi için çok önemli olan haberlerin ve açıklamaların şirket internet sitesine girilmesinin engellediğini, bunun sebebini soran Yönetim Kurulu Üyesi ... ... ...'na haber girme yetkisinin sadece davalı ortak ve şirket çalışanı ... ...'de olduğunu belirtiklerini, önemli haberlerin girişlerinin kasten geciktirildiğini, memurlar.net'in kamu oyundaki itibarını zedeleyecek şekilde, gazetememur sitesinin reklamının haber içeriğinde yapıldığını, davalı ortağın şirket yönetim kurulunu karar alamaz hale getirdiğini, şirket gelirlerini düşük gösterdiğini, şirket personelinin, Yönetim Kurulu üyesi ... ...'ın haber giriş ve düzeltme şifrelerini kısıtladığını, bunun amacının gerçek gelirlerin öğrenilmesinden endişe edilmesi olduğunu, davalı ortağın vergi kaçırılmasına sebep olduğunu, şirket gelirlerini kendi hesabına aktardığını, kendi özel harcamalarını şirkete yüklediğini, bu haliyle şirketin yönetim konusunda karar alınamadığını, şirketin yönetilemez hale geldiğini belirterek, şirketin tasfiyesine, şirketin faal olması sebebiyle davalı ortağın çıkma payı ödenerek ortaklıktan çıkartılmasına, şirkete tedbiren yönetici kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
b)Davalı ... ... vekili savunmasında özetle; Asıl davada ki iddialarını savunmasında tekrarlıyarak, açılan davanın reddini istemiştir.
c)Davalı şirkete usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
3.MAHKEMEMİZİN 2022/496 E. SAYILI DOSYASINDA VERİLEN 12/09/2024 TARİHLİ VE 2024/476 SAYILI KARARI;"Haklı sebeple şirket ortağının ortaklıktan çıkartılması talebi yönünden ihtilaf değerlendirildiğinde; Dosyaya celbedilen ticaret sicil dosyası, soruşturma evrakı, dava dosyaları, duruşmada dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi heyetinin incelemeleri sonunda düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitlere göre; Davalı şirketin iki ortaklı ve eşit paya sahip ortaklık yapısına sahip olduğu, ortaklar arasında davalı şirketin yönetimine yönelik ihtilaflar bulunduğu, şirket yönetimine ilişkin kararlar alınamadığı, her iki ortağında ihtilafların meydana gelmesinde eşit kusurlu olduğu anlaşılmıştır. TTK’nun kollektif ve limited şirketlere yönelik düzenlemesinde, haklı nedenlerle ortaklıktan çıkartma hususu düzenlenmesine rağmen, anonim şirketlere yönelik düzenlemelerde yalnızca
TTK.'nun 482. ve 483. maddesinde sadece sermaye koyma borcunu süresi içerisinde yerine getirilmemesi halinde ortaklıktan çıkarılma sonucunu doğuracak şekilde ilgili paylar yönünden paya bağlı hakların ıskatı usulünün düzenlenmesine rağmen, haklı nedenlerle ortaklıktan çıkma veya diğer ortağı çıkartma düzenlemesi yer almamıştır. Anonim şirketlerde ortağının sadece sermaye koyma borcu bulunmakta olup, rekabet etmeme, sadakat vb. yükümlülükler sadece yönetim kurulu üyeleri için getirilmiştir. TTK.'nin 531. maddesindeki yasal düzenleme ve Yargıtay içtihatlarına göre, haklı sebeplerin varlığı halinde dahi mahkemenin fesih yerine fesih talebinde bulunan pay sahiplerinin payının gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmasına karar verilebileceği gibi duruma uygun düşen ve kabul edilebilir bir çözüme karar verebileceği kabul edilmiştir. Asıl ve birleşen davada ise her iki davacı, diğer ortağın ortaklıktan çıkartılmasını talep etmektedir. Bu sebeplerle her iki dava yönünden, davalı ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkartılması talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Şirketin feshi talebi yönünden ise; TTK’nun 531. maddesi gerekçesinde de belirtildiği üzere haklı sebeplerin varlığı halinde dahi mahkeme şirketin feshine karar vermek zorunda değildir. Esas olan şirketin devamıdır. Dosyaya sunulan Kayyum heyeti raporları ve bilirkişi raporuna göre şirketin faal olduğu, şirketin 2 adet gayrimenkulü, 1 adet aracı ve 154 adet muhtelif demirbaş bulunduğu, kar elde ettiği, gelir kaynağını oluşturan, Türkiye’nin takipçi sayısı açısından önemli internet sitelerinden biri olan "...." internet sitesine sahip olduğu, Yargıtay içtihatları ve yasal düzenlemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere şirketler için feshin en son çare olduğu da dikkate alındığında, bu aşamada şirketin feshi koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan sebeplerle haklı sebeple diğer ortağın ortaklıktan çıkartılması, olmadığı taktirde şirketin feshine yönelik asıl ve birleşen davanın reddine" karar verilmiştir.
4. İSTİNAF BAŞVURUSU SONUCU VERİLEN KARAR:
Taraf vekillerinin istinaf başvurusu sonucu ... BAM 21. Hukuk Dairesinin 14/07/2025 tarihli ve 2024/1489 Esas ve 2025/824 Karar sayılı ilâmı ile; "Asıl ve birleşen dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesinde “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.” hükmünü içermektedir.
Anılan hükümde hangi pay sahiplerinin şirketin feshi talebiyle dava açabileceği açıkça düzenlenmiş olup, buna göre sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri ancak haklı sebeplerin varlığını kanıtlamaları halinde şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceklerdir.
Anonim şirketin haklı sebeple feshi, çoğunluğun şirketteki hakim pozisyonunu istismarına yönelik olarak azınlık haklarını korumak için getirilmiş hukuki çarelerden biridir. Azlık hakları tanınmasının hukuki veçhesi çoğunluğu elinde tutan ortakların azlığın haklarını sürekli olarak ihlal etmesine karşı hukuki çaredir. Bu durum karşısında hangi pay oranına sahip olan ortağın azınlık olduğunun tartışılması gerekecektir.
Yasa hükmünde anonim şirketin haklı nedenle feshi davası açabilecek pay sahiplerine ilişkin asgari pay oranı olarak sermayenin en az 1/10, halka açık şirketlerde ise 1/20 oranına sahip olmak düzenlenmiştir. Anılan pay oranının altında pay sahibi olan anonim şirket ortakları azınlık pay sahibi ise de, yasanın açık hükmü karşısında anonim şirketin haklı nedenle feshini talep edemeyeceklerdir. Anonim şirketin haklı sebeple feshi, çoğunluğun şirketteki hakim pozisyonunu istismarına yönelik olarak azınlık haklarını korumak için getirilmiş bir hukuki çare olduğundan şirkette sahip olduğu pay oranı karşısında azınlık olarak nitelendirilemeyecek ortağın haklı nedenle anonim şirketin feshi talebiyle dava açamayacağının kabulü gerekecektir. Azlığa tanınan bu hak davacı yönünden dava şartıdır.
Davacı sıfatının dava şartı olarak kabulünün usul hukuku yönünden önemli sonuçları bulunmaktadır. Fesih davası açma hakkı veren pay sahipliği sıfatı ve pay oranının davanın açıldığı tarihte var olması gerekmektedir. Bu çerçevede anonim şirketin haklı sebeple feshi davasının esas yönünden incelenmesine geçilebilmesi için öncelikle davacı tarafın davacı sıfatının var olup olmadığının tespiti gerekir. Davacı sıfatını oluşturan pay sahipliği sıfatı ve pay oranına ilişkin şartlardan birinin eksik olması halinde mahkemece işin esasına girilemeyecek, davacının maddi hukuka ilişkin haklılığı incelenemeyecektir (Yrd. Doç. Dr. Emel Hanağası, Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi Davasının Medeni Usul Hukuku Perspektifinden Değerlendirilmesi, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, C:XXXII, S:1, Y:2016, s:213 vd.).
TTK sisteminde açıkça dava açma yetkisi verilen davacıların dava hakkı bulunduğuna göre sistem kurulmuştur. TTK'da yer alan düzenlemelerde, örneğin genel kurul kararının iptali, şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası, ticaret sicil kararına itiraz, şirket ortaklığından çıkarma, ıskat vb. davalarında kimlerin dava açabilecekleri açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle de, azınlık (azlık) hakkı olarak tanınan dava hakkının çoğunluğa da tanındığı şeklinde bir yorum TTK sistemine aykırı olacaktır.
Anonim şirketteki pay oranı %49,999'a kadar olan ortak azınlık sayılabilecek ise de, anılan oranın üzerinde pay sahibi olan ortak azınlık sayılamayacaktır.
Somut olayda, davalı şirket %50'şer pay oranına sahip iki ortaklı bir anonim şirket olup, asıl davada davacı ... ... ve birleşen davada davacı ... ... şirkette %50'şer pay sahibidir.
Bu durumda mahkemece, anonim şirketin haklı sebeple feshinin çoğunluğun şirketteki hakim pozisyonunu istismarına yönelik olarak azınlık haklarını korumak için getirilmiş bir hukuki çare olduğu, asıl davada davacı ... ... ve birleşen davada davacı ... ...'nun davalı şirkette %50'şer pay sahibi bulundukları gözetilerek sahip oldukları pay oranları karşısında asıl ve birleşen davada davacı ortakların haklı sebeple şirketin feshini düzenleyen TTK'nun 531. maddesi uyarınca dava açma haklarının bulunup bulunmadığı, yasal düzenlemeye göre azlık olarak dava açma hakkının bulunup bulunmadığının dava şartı olduğu üzerinde durulmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş olup, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus Dairemizce re'sen gözetilmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davanın reddi kararında kamu düzenine aykırılık yönünden isabet görülmediğinden asıl davada davacı birleşen davada davalı ... ... vekili ve asıl davada davalı birleşen davada davacı ... ... vekilinin istinaf başvurularının kamu düzenine aykırılık gözetilerek ayrı ayrı ve kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının asıl ve birleşen davaya ilişkin kamu düzenine aykırılık yönünden kaldırılmasına, asıl davada davacı birleşen davada davalı ... ... vekili ve asıl davada davalı birleşen davada davacı ... ... vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" kararı ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
5.GEREKÇE :
Tarafların iddiaları, savunmaları, dosyaya sunulan ve getirtilen deliller, bilirkişi raporundaki tespitler ve yukarıda özetlenen BAM kararı birlikte değerlendirildiğinde;
Asıl dava; haklı nedenle şirket ortaklığından çıkarılma, mümkün olmadığı taktirde haklı nedenle şirketin fesih ve tasfiyesi, birleşen dava; haklı nedenle şirketin fesih ve tasfiyesi, şirket faal olduğundan davalı ortağın haklı nedenle şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı taraf, davalı şirkette asıl ortağın başkası olduğu, gizli ortağın şirket işlerine müdahalede bulunduğu, şirket yönetim kurulunda meydana gelen değişiklik sonrası karar alınamadığı, yönetim kurulu toplantılarının yapılamadığı, şirket çalışanlarına yapılan baskı ile şirketin zarara uğratıldığı iddiasıyla terditli olarak, davalı ortağın şirket ortaklığından haklı sebep ile çıkartılmasına, kabul edilmediği takdirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise davacı taraf, davalı ortağın tek başına yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde şirketi zarara uğratan faaliyetlerde bulunduğu, kendisi tarafından kurulan başka bir internet sitesini büyütmeye çalıştığı, şirket gelirlerini kayıt dışı bırakarak haksız menfaat temin ettiği, şirket çalışanlarını davacı ortak aleyhine kullanarak davacı ortağın şirket yönetimine katılmasını engellendiği, şirket yönetim kurulu toplantılarının yapılamadığı, karar alınamadığı iddiasında bulunarak, şirketin tasfiyesine, şirketin faal olması sebebiyle davalı ortağın çıkma payı ödenerek ortaklıktan çıkartılmasına karar verilmesini istemiş, her iki davada davalılar davanın reddini talep etmiştir. Buna göre her iki davada taraflar arasında, davalı ortağın şirket ortaklığından çıkartılması ya da ortağı oldukları şirketin fesih ve tasfiyesi şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda ihtilaf olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizde yapılan yargılama sırasında, tarafların kabulünde olduğu üzere davanın tarafı olan %50'şer oranda eşit hisseye sahip ortakların şirket yönetimi ile ilgili yönetim kurulu toplantılarını yapamamaları ve şirket yönetimi ile ilgili kararları alamamaları sebebiyle 28/12/2022 tarihli ara kararı ile karar tarihine kadar davalı şirkete Av. ... ... ve Mali Müşavir ... ... yönetim kayyımı olarak atanmış, kayyım heyeti tarafından her ay düzenli olarak şirket faaliyetleri hakkında mahkememize rapor sunulmuş, karar tarihi itibari ile kayyımların görevi sona ermiştir.
Bilgisayar Mühendisi, Mali Müşavir ve Şirketler Alanında Uzman Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti 01/08/2023 tarihli kök rapor ve 12/06/2024 tarihli tamamlayıcı mahiyetteki ek raporlarda; "Şirketin feshi istemi yönünden; Dosyaya sunulan Kayyım heyeti raporuna ekli 30.04.2023 tarihli bilançosu ve mizanına göre -birleşen dava davacısının şirket gelirlerinin gizlendiği ve özel harcamaların şirket gideri olarak gösterildiği iddiası ayrık olmak üzere- şirketin faal olduğu,
şirketin maddi duran varlıklarında 2 adet Gayrimenkul, 1 adet araç ve 154 adet muhtelif demirbaş bulunduğu, kar elde ettiği ve en önemlisi olarak yegane gelir kaynağı olan ve çok sayıda ziyaretçisi bulunan Türkiye’nin sayılı memur sitelerinden biri olan www.memurlar.net internet sitesine sahip olduğu, şu aşamada şirketin feshi koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu,
www.gazetememur.com isimli internet sitesi ile ilgili olarak dosyaya sunulan ek beyanlarda
......Tic. A. Ş. adına tescil edilen ...” isimli domain adresinin ... ...’a 13.06.2021 tarihinde devredildiği “... ...” isimli kişinin açık kaynaklarda ..... Tic. A.Ş. adına çalıştığının belirtildiği, şahsın şirkette çalıştığı dönemde KPSS soruları hazırladığı, şahsın önceki dönemlerde şirket çalışanı olan Av. ... ... olduğu belirtildiği, dosya içerisinde yer alan USB bellek ile ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/13 D. İş sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 17/02/2024 tarihli “BİLİRKİŞİ TESPİT ve İNCELEME RAPORU” içeriklerinde ve ...
Yazılım Şirketine ait banka hesaplarında (18.02.2021 tarihinde Albaraka Türk Katılım Bankası 1.500
TL) ... ...’a ödemeler yapıldığı, söz konusu ödemeler ile Whois kayıtları dikkate alındığındı www.gazetememur.com isimli Internet sitesinin domain kayıtlarının aktarıldığı ... ...’ın ... Yazılım şirketi irtibatının bulunduğu, .... nolu ID hesabı üzerinde Bilirkişi
Heyeti olarak inceleme ve teknik tespitlerde ... Bilişim şirketi tarafından yönetilen ve yapılan incelemelerde ... Bilişim Şirketi adına kayıtlı olan pub-.... ID nolu GoogleAdsense hesabı üzerinden ... Yazılım Şirketine ait www.memurlar.net ve bu adrese bağlı domainler üzerinden elde edilen gelirler yukarıda sunulan tablo içerisinde mukayese edildiğinde, ... Bilişim tarafından ...
Yazılım şirketine ödenen miktarlar ile ... AdSense gelirlerinin tutarlı ve uyumlu olmadığı, 05/05/2023 tarihinde dosyaya kazandırılan USB Bellek içerisinde yer alan toplam (8) adet
Microsoft Excel programı ile oluşturulmuş dosyanın bulunduğu, (7) adet belgeyi oluşturan kullanıcının
“... ...” ve 1 adet belgeyi (“... GENEL BAKIŞ 29.06.2021” isimli Excel dosyası) oluşturan kullanıcının “Esad” olan kullanıcı adına sahip kişi tarafından kaydedildiği, Excel dosyalarının özelliklerinin açıklama kısmında “YAZARLAR ... ...” olarak göründüğü,
USB Bellek içerisinde yer alan ... Bilişim şirketi tarafından gönderilen ödemeler ile e-posta incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu içeriğindeki ... Bilişim Ödemelerine ait 2019 ve
2020 yıllarına ait tüm ödemelerin eşleştiği, USB Bellek içerisinde yer alan ... GENEL BAKIŞ 29.06.2021.XLSX dosyası içerisinde yer alan “2019” olarak tanımlı sayfa içerisindeki toplam 2168 satırdan oluşan gelir-gider verileri ile eposta incelemesi sonucunda tespit edilen “... Harcama Listesi” isimli belge içeriğinde 2019 tarihli
2168 satırdan oluşan verilerin satır sayısı, veri içerikleri ve rakamsal değerler olarak doğrudan birebir eşleştiği, USB Bellek içerisinde yer alan ... GENEL BAKIŞ 29.06.2021.XLSX dosyası içerisinde yer alan “2020” olarak tanımlı sayfa içerisindeki gelir-gider verileri ile e-posta incelemesi sonucunda tespit edilen “... Harcama Listesi” isimli belge içeriğinde 2020 tarihli sayfa içerisindeki verilerin satır sayısı, veri içerikleri ve rakamsal değerler olarak doğrudan birebir eşleştiği, USB Bellek içerisinde yer alan .... dosyası içerisinde yer alan “2021” olarak tanımlı sayfa içerisindeki gelir-gider verileri ile e-posta incelemesi sonucunda tespit edilen “... Harcama Listesi” isimli belge içeriğinde 2021 tarihli sayfa içerisindeki verilerden
16/02/2021 tarihine kadar olan veri içerikleri ve rakamsal değerlerin birbirleri ile eşleştiği, ayrıca ekim2021hesap.xlsx içerisindeki 2021 yılı verilerinde de diğer 2021 yılı verileri ile eşleştiği,
“... Harcama Listesi” isimli belge içeriğinde yer alan banka ödemelerinin de dosya içerisinde yer alan ... yazılım şirketine ait banka hesaplarında yer alan ödeme tutarları ile eşleştiği bu nedenle dosyaya kazandırılan USB bellek içerisindeki veriler ile e-posta incelemesi soncunda elde edilen içeriklerin birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, davalı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme tespitlerde yukarıda detayları ifade edildiği şekilde muavin defter raporunda da anlaşılacağı üzere aylar itibari ile değişkenlik gösterdiği, ... AdSense pub-... ID numarasının hesap detaylarındaki yapılan ödemeler ile davalı ... yazılım… Ltd.Şti.’nin Ticari defter kayıtlarındaki tahsilatların uyuşmadığı,
... .. ..-... ID hesabında 2021 yılı Temmuz ayında 66.679,97 TL ödeme yapıldığı görülürken ticari defterlerde ise 2021 Temmuz ayında 141.05300 TL tahsilat alındığı, uyuşmazlığın nedeni anlaşılamadığından dolayı bir değerlendirme yapılamadığı" belirtilmiştir.
Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Haklı sebeple şirket ortağının ortaklıktan çıkartılması talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Asıl ve birleşen davada ise her iki davacı, diğer ortağın ortaklıktan çıkartılmasını talep etmektedir. Dosyaya celbedilen ticaret sicil dosyası, soruşturma evrakı, dava dosyaları, duruşmada dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi heyetinin incelemeleri sonunda düzenlediği bilirkişi raporundaki tespitlere göre; Davalı şirketin iki ortaklı ve eşit paya sahip ortaklık yapısına sahip olduğu, ortaklar arasında davalı şirketin yönetimine yönelik ihtilaflar bulunduğu, şirket yönetimine ilişkin kararlar alınamadığı, her iki ortağında ihtilafların meydana gelmesinde eşit kusurlu olduğu anlaşılmakla birlikte, TTK’nun kollektif ve limited şirketlere yönelik düzenlemesinde, haklı nedenlerle ortaklıktan çıkartma hususu düzenlenmesine rağmen, anonim şirketlere yönelik düzenlemelerde yalnızca
TTK.'nun 482. ve 483. maddesinde sadece sermaye koyma borcunu süresi içerisinde yerine getirilmemesi halinde ortaklıktan çıkarılma sonucunu doğuracak şekilde ilgili paylar yönünden paya bağlı hakların ıskatı usulünün düzenlenmesine rağmen, haklı nedenlerle ortaklıktan çıkma veya diğer ortağı çıkartma düzenlemesi yer almamıştır. Anonim şirketlerde ortağının sadece sermaye koyma borcu bulunmakta olup, rekabet etmeme, sadakat vb. yükümlülükler sadece yönetim kurulu üyeleri için getirilmiştir. Bu sebeple her iki dava yönünden, davalı ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkartılması talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Şirketin fesih ve tasfiyesi talebi yönünden ise; Asıl ve birleşen davada ise her iki davacıda, terditli olarak şirketin fesih ve tasfiyesini istemiştir. Mahkememiz kararını ortadan kaldıran ve Mahkememiz için bağlayıcı olan ... BAM 21. Hukuk Dairesinin 14/07/2025 tarihli ve 2024/1489 Esas ve 2025/824 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; Dava konusu ile ilgili 6102 sayılı TTK'nın 531. Maddesindeki yasal düzenleme, “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.” hükmünü içermektedir. Yasa hükmünde anonim şirketin haklı nedenle feshi davası açabilecek pay sahiplerine ilişkin asgari pay oranı olarak sermayenin en az 1/10, halka açık şirketlerde ise 1/20 oranına sahip olmak düzenlenmiştir. Şirkette sahip olduğu pay oranı karşısında azınlık olarak nitelendirilemeyecek ortağın haklı nedenle anonim şirketin feshi talebiyle dava açamayacağının kabulü gerekecektir. Anonim şirketteki pay oranı %49,999'a kadar olan ortak azınlık sayılabilecek ise de, anılan oranın üzerinde pay sahibi olan ortak azınlık sayılamayacaktır. Azlığa tanınan bu hak davacılar yönünden dava şartıdır. Somut olayda, davalı şirket %50'şer pay oranına sahip iki ortaklı bir anonim şirket olup, asıl davada davacı ... ... ve birleşen davada davacı ... ... şirkette %50'şer pay sahibidir. Bu durumda asıl davada davacı ... ... ve birleşen davada davacı ... ...'nun sahip oldukları pay oranları karşısında asıl ve birleşen davada davacı ortakların haklı sebeple şirketin feshini düzenleyen TTK'nun 531. maddesi uyarınca dava açma haklarının bulunmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın, dava şartı yokluğundan, 6100 sayılı HMK.'nin 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle aşağıdaki hüküm verilmiştir.
6.HÜKÜM : Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
A) ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
1-Asıl davada, davalı ortağın haklı sebeple davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına yönelik davanın REDDİNE,
2-Asıl davada, davalı şirketin haklı sebeple feshine yönelik davanın, dava şartı yokluğundan, 6100 sayılı HMK.'nin 115/2 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 534,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
B)BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
1-Birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/727 Esas sayılı dosyası ile açılan davada, davalı şirketin haklı sebeple feshine yönelik davanın, dava şartı yokluğundan, 6100 sayılı HMK.'nin 115/2 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/727 Esas sayılı dosyası ile açılan davada, davalı ortağın haklı sebeple şirket ortaklığından çıkartılmasına yönelik davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 534,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
C)Asıl ve birleşen davada HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
D)Mahkememiz dosyasında, 28/12/2022 tarihli ara kararı ile karara bağlanan "Kayyım olarak Av. ... ... ve Mali Müşavir ... ...'nın karar verilene kadar yönetim kayyımı olarak atanmasına, tedbiren davacı/birleşen dosya davalısı olan Yönetim Kurulu Başkanı ... ...'ın yönetim yetkisinin karar tarihine kadar geçici olarak kaldırılmasına" yönelik tedbir kararının kaldırılmasına,
-Kayyım heyetinin görevinin sona erdiğinin, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılacak müzekkere ile bildirilmesine,
-Kayyım heyetinin görevinin sona erdiğinin, Kayyımlara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan ...
(E-imzalıdır)
Üye ...
(E-imzalıdır)
Üye ...
(E-imzalıdır)
Katip ....
(E-imzalıdır)