T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/264 Esas - 2023/788
T.C.
ANKARA
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/264 Esas
KARAR NO : 2023/788
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/04/2023
KARAR TARİHİ : 29/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04.12.2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;
Davalı firmanın, müvekkil şirket bünyesindeki ... ... Geri Dönüşüm Müdürlüğünde ihale edilmek suretiyle Özel Güvenlik Hizmetleri İşi'ni yüklendiğini, davalı firma işçisi ... davalı yüklenici firma bünyesinde 01.01.2016-22.06.2022 tarihleri arasında şirket bünyesinde çalıştığını, dava dışı işçinin iş akdinin 22.06.2022 tarihinde bünyesinde çalıştığı ve şirketimiz nezdinde iş üstlenen başka dava dışı yüklenici firma tarafından kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiğini, çalışma süresine tekabül eden kıdem tazminatının kendisini ödendiğini, yapılan ödemelerin yüklenici firmalara rücu edilmesi için her bir yüklenici bakımından hesap yapıldığını davacı davalı yüklenici firmalardan istendiğini fakat sonuç alamadığını akabinde şirket alacağının tahsili maksadıyla... 31. İcra Dairesinin 2023/2491 Esas kayden icra takibi başlatıldığını, firma işçisi tarafından borca itiraz edildiğini, davalı ile imzalanan sözleşmelere göre dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinden dava dışı işçinin yüklenici bünyesinde çalıştığı dönem kadarıyla davalı firmaların sorumlu bulunduğunu belirterek bu nedenlerle fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile... 31. İcra Dairesinin 2023/2491 Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davaya karşı cevap dilekçesinin süresi içerisinde sunulmamış olduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, işçilik alacaklarından kaynaklanan rücuen tazminata ilişkindir.
1475 sayılı İş Kanunu'nun "İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden itibaren (2) işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel (3) işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur." hükümlerini haizdir.
Yerleşik Yargısal içtihatlar nazara alındığında (Yüksek Yargıtay 23. H.D 01.07.2020 Tarih ve 2017/732 Esas ve 2020/2372 Karar) Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Mahkememizce, sözleşmeler, işçinin hizmet dökümü, ödeme dekontları dosyamız arasına alınıp, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacı kurum ile davalı şirket arasında yardımcı işlerde hizmet alımı sözleşmeleri imzalandığı, sözleşme ve sözleşme eki şartnamelerde işçi alacaklarının yüklenicinin sorumluluğunda bulunduğuna dair hüküm bulunduğu, dava dışı ... ile ilgili davacı kurumun yapmış olduğu 46.601,90 TL kıdem tazminatı ödemesinden; davalı İlk-Kent Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Limited Şirketi'nin sorumlu olduğu miktarın toplam 14.384,52 TL olarak hesaplandığı, ... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın için iptaline ve takibin devamı gerekeceği, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmeler incelenmiş, sözleşmenin 36-1b maddesinde "hangi nedenle olursa olsun gerek ücret, fazla mesai, yıllık ücretli izin alacağı ve benzeri mali ve sosyal haklar ve bunlarla ilgili olarak prim, vergi ve fon gibi konularda ve keza iş kazası ve meslek hastalığı gibi sebeplerle kurum yüklenici işçilerine ve üçüncü kişilere herhangi bir ödeme yapmak durumunda kalırsa, yüklenici firma bu ödemeleri rücuen kuruma derhal ödemekle yükümlüdür. Aksi halde yüklenicinin hak edişinden, hak edişi yetmediği takdirde teminatından defaten tahsil edilecektir, hükümlerini haizdir. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre, sözleşmede davacı işverenin açıkça sorumluluğunu gerektirir sözleşme maddesi bulunması halinde işveren sorumlu tutulabilecek, aksi halde sorumlu tutulamayacak, işçilik alacaklarından davalı alt işverenler sorumlu tutulacaktır. Sözleşmede davalı alt işverenin sorumlu olduğuna dair hüküm bulunmakta olup, davalının sorumlu tutulması gerekmiştir. Açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınmış, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına da hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2023/2491 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynı şartlarda devamına,
Takip çıkışının %20'si olan 1.054,53 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 360,18-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 179,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 180,28-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 5.272,67-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 179,90-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 175,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.034,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili yüzüne karşı ile davalı vekilinin yokluğunda karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29.11.2023