T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/652 Esas - 2024/770
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/652 Esas
KARAR NO : 2024/770
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ : 23/09/2024
KARAR TARİHİ : 11/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yönetim kurulu tarafından şirketin temsiline ilişkin olarak ... ile ...'in müşterek imza yetkisinin iptali ile ... ve ...'un müşterek imza yetkilisi olarak şirketi temsil etmek üzere yetkilendirilmesine ilişkin olarak 08/09/2024 tarihinde .... karar no. ile yönetim kurulu kararı alındığını, bu kararın tescili için davalı ..... şirket yönetim kurulu başkanı ...'ın imzası ile başvuru yapıldığını, davalı ticaret odası tarafından ilgili tescil başvurunun şirketi temsile yetkili müşterek imza yetkilileri ... ve ... tarafından imzalanarak yapılması gerektiği, bu sebeplerle başvurunun kabul edilemeyeceği yönünde red kararı verildiğini, davacı şirketin yönetim kurulunun 5 yönetim kurulu üyesinden oluştuğunu, yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu ile tescile konu edilmiş olan yönetim kurulu kararı alındığını, bu bağlamda alınan kararın usule uygun olduğunu, imza yetkisi elinden alınan yönetim kurulu üyesi ...'in bu başvuru işlemi için imzasının aranmasının Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22. maddesindeki düzenlemenin amacına aykırı olduğunu, imza yetkisi yönetim kurulu çoğunluğu ile elinden alınmış olan üyenin, buna istinaden yapılacak başvuruda imzasının aranmasının abesle iştigal olduğunu, bu açıklamalara istinaden şirketi yönetime yetkili yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu ile alınmış olan tescile konu yönetim kurulu kararının davalı ticaret sicil müdürlüğünde tesciline, tescile ilişkin tek başına başvuruyu yapmak üzere davacı şirket yönetim kurulu başkanı ...'a yetki verilmesine, TTK. m.34 gereğince dosya üzerinden, şirket imza yetkisinin 30/09/2024 tarihinde sona ereceği de göz önüne alınarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; .... Şirketi tarafından müdürlüğe yapılan 17/09/2024 tarihli başvurunun, Türk Ticaret Kanunu m. 32 hükmü uyarınca incelenmesi neticesinde mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmış olup işbu nedenle söz konusu tescil başvurusunun 18/09/2024 tarih ve .... sayılı işlemle reddedildiğini, ticaret sicili müdürlüğüne yapılan başvuru dilekçesinin şirket yetkilileri ya da yönetim kurulu tarafından imzalanması gerektiğini, şirketin sicil kayıtlarında yapılan incelemede, yönetim kurulu üyelerinin, ..., ..., ..., ... ve ...'dan oluştuğunun, yönetim kurulu üyelerinden ... ve ...'ın ise şirketi müştereken temsile yetkile olduklarının anlaşıldığını, görüleceği üzere yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, tescil başvuru dilekçesinin ya yönetim kurulu üyelerinin tamamı tarafından ya da müşterek temsil yetkisine sahip yönetim kurulu üyeleri olanı ... ve ... tarafından birlikte imzalanması gerekirken müdürlüğe sunulan 17/09/2024 tarihli tescil başvuru dilekçesinin yalnızca ... tarafından imzalandığını, bu nedenle mevzuat hükümlerine açıkça aykırılık teşkil eden tescil başvurusunun müdürlük tarafından reddedildiğini, bu bağlamda müdürlük tarafından verilen ret kararı yerinde olduğundan davanın esastan reddini, müdürlüğün yasal (zorunlu) hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK") 34. maddesi gereğince ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir.
Mahkememizce deliller toplanmış, davaya konu başvuruya dair işlem dosyası ile birlikte davacı şirketin ticaret sicil dosyası celp edilmiş, TTK md. 37/1 gereğince dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilmiştir.
TTK’nın 373/1. maddesi, yönetim kurulunun temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline verir hükmünü haizdir. Ticaret siciline tescil, temsil yetkisinin verilmesi bakımından bildirici etkiyi haizdir. Dolayısıyla temsilci, temsil yetkisinin verildiği andan itibaren, yani tescil ve ilandan önce, gerek (şirketle olan) iş gerek (üçüncü kişilerle olan) dış ilişkide bu sıfatı iktisap eder (....).....'nin ("TSY") 22. maddesinde, TTK'nın 370 vd. madde hükümleri ile paralel olarak anonim şirketlerde ticaret siciline tescil başvurusunun yönetim kurulu veya temsil ve ilzama yetkili üye veya üyeler tarafından yapılacağı düzenlenmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı şirketin temsili bakımından yönetim kurulu üyeleri ... ile ...’ın müşterek temsil yetkisini haiz iken davacı şirketin tescil ve ilana konu edilen 08/09/2024 tarih ve ..... sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile yönetim kurulu üyelerinden ...’in temsil yetkisinin kaldırılarak yerine yönetim kurulu üyesi ...’a temsil yetkisi verildiği ve sonucunda davacı şirketin, yönetim kurulu üyelerinden ... ile ... tarafından müştereken temsil suretiyle temsil edilmesine dair karar verildiği görülmüştür. Ne var ki davaya konu edilen ticaret siciline tescil ve ilan başvurusunun münferiden temsile yetkili olmayan yönetim kurulu başkanı ... tarafından yapıldığı görüldüğünden yapılan başvurunun yönetim kurulunca TTK md. 370 bağlamında belirlenen şirketin temsiline dair iradesine ve bu bağlamda TSY md. 22’de öngörülen kurala uygun olmadığı anlaşılmış olup bu nedenle davalı ticaret sicil müdürlüğünün 18/09/2024 tarih ve .... sayılı ret işleminin sonucu itibariyle yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bunun yanında her ne kadar davacı, mahkememizce ticaret siciline tescil ve ilan işlemlerini yapmak üzere ...’a yetki verilmesi yönünde de talepte bulunulmuş ise de; TTK’nın 370. maddesi amir hükmü gereğince mahkememizce yönetim kurulunun yerine geçilerek bir kimseye herhangi bir konuda temsil yetkisi verilmesine olanak bulunmadığı gibi davacı hakkına kavuşmak için hali hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukuki yararının bulunduğundan söz etmek de mümkün olmadığından (....) davacının ...’a yetki verilmesi yönündeki talebinin de reddi gerekmiş, son tahlilde davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvurusu yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 11/11/2024
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı