1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/200 E., 2026/572 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 17.06.2026 Sayı: 2026/200 E. - 2026/572 K. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2026/200 Esas - 2026/572

T.C.

ANKARA

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/200 Esas

KARAR NO : 2026/572

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/03/2026

KARAR TARİHİ : 17/06/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2026

Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalılar ... ... ... Elektrik Elektronik İnşaat Malzemeleri Kırtasiye Medikal Mobilya Beyaz Eşya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin oluşturduğu iş ortaklığı arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında davalı iş ortaklığına mal satıldığını, davalıların iş ortaklığının borçlarından TBK'nın 638/3. maddesi uyarınca sorumlu olduklarını, yapılan satışlardan kaynaklanan 15.238,10 TL cari hesap borcunun vadesinde ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla ...7. Genel İcra Müdürlüğünün 2026/4292 Esas sayılı dosyasıyla 28/01/2026 tarihinde 15.238,10 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, takipten sonra asıl alacağa yıllık %39,75 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi talep edildiğini, ödeme emrinin her iki davalıya 03/02/2026 tarihinde tebliğ edildiğini, davalıların aynı tarihte borca, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduklarını, ödeme emrinde borcun cari hesaptan kaynaklandığının açıkça belirtildiğini, davalıların faturalara itiraz etmediklerini ve borcun tarafların ticari defterleri incelendiğinde ortaya çıkacağını, davalıların borçlu olduklarını bilmelerine rağmen alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak amacıyla takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların ...7. Genel İcra Müdürlüğünün 2026/4292 Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptaliyle takibin 15.238,10 TL asıl alacak yönünden devamına ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde, müvekkilleri ile davacı arasında dava konusu cari hesaba ilişkin herhangi bir hizmet veya malzeme alımı bulunmadığını, cari hesapta gösterilen faturaların müvekkilleri tarafından kabul edilmediğini, bu faturalara konu iş ve hizmetlerin davacı tarafından yerine getirilmediğini, taraflar arasında TTK'nın 89. maddesinde düzenlenen şekilde yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından davacının tek taraflı tuttuğu cari hesabın alacağın varlığını göstermeyeceğini, yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmasa dahi açık hesap ilişkisi kapsamında her bir faturaya konu mal veya hizmetin teslim edildiğinin davacı tarafından ayrı ayrı ispatlanması gerektiğini, faturanın ve davacının kendi ticari defterindeki kayıtların tek başına mal teslimini veya hizmet ifasını kanıtlamadığını, davacının takip konusu faturaların müvekkillerine tebliğ edildiğini, müvekkillerinin ticari defterlerine kaydedildiğini ve faturalara konu malların teslim edildiğini gösteren dayanak belgeleri sunmadığını, müvekkillerinin davacı tarafından yerine getirilen tüm işlerin bedelini ödediğini ve davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, muaccel ve likit olmayan bir alacak yönünden icra inkâr tazminatı istenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini ve davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini istemiştir.

DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ...7. Genel İcra Müdürlüğünün 2026/4292 Esas sayılı takip dosyası, takip konusu cari hesap ekstresi ve faturalar, tarafların 2025 yılına ait ticari defter ve kayıtları, elektronik defter beratları ve muavin defter dökümleri, mahkememizce dosya kapsamına uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 08/05/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, ticari mal satışından kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında mal satışına dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıların oluşturduğu iş ortaklığı adına faturalar düzenlendiği, davacı vekilinin cari hesap kayıtlarına göre davalılardan 15.238,10 TL alacaklı olduğunu ve bu alacağın ödenmediğini ileri sürerek ...7. Genel İcra Müdürlüğünün 2026/4292 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemiyle bu davayı açtığı, davalılar vekilinin taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, takip konusu faturalardaki mal ve hizmetlerin teslim edilmediğini, faturaların ve davacının tek taraflı ticari defter kayıtlarının alacağın varlığını kanıtlamadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istediği görülmüştür.

...7. Genel İcra Müdürlüğünün 2026/4292 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından Abu Yapı Taahhüt İnşaat A.Ş. ve Uğursal Elektrik Elektronik İnşaat Malzemeleri Kırtasiye Medikal Mobilya Beyaz Eşya Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine 28/01/2026 tarihinde cari hesaptan kaynaklanan 15.238,10 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takipten itibaren asıl alacağa yıllık %39,75 oranından başlayarak değişen oranlarda avans faizi istendiği, ödeme emri tebliği üzerine davalıların borcun tamamına, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz ettikleri ve takibin durduğu anlaşılmıştır.

TTK'nın 89. maddesine göre cari hesap sözleşmesi, iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker istemekten karşılıklı olarak vazgeçerek bunları hesaba kaydetmeleri ve hesabın kesilmesinden sonra çıkacak bakiyeyi istemeleri konusunda yaptıkları sözleşmedir. Cari hesap sözleşmesinin yazılı yapılması geçerlilik koşuludur.

Taraflar arasında TTK'nın 89. maddesi anlamında yazılı cari hesap sözleşmesinin bulunmaması, aralarındaki ticari ilişkinin ve bu ilişkiden kaynaklanan alacağın bulunmadığı anlamına gelmez. Önceki borçlar tamamen ödenmeden ticari ilişkinin devam ettirilmesi ve alacak ile ödemelerin tarafların kayıtlarında izlenmesi hâlinde açık hesap ilişkisinden söz edilir. Açık hesap ilişkisinde alacak, temel hukuki ilişkiyi oluşturan her bir mal satışı veya hizmet ifası ile bunlara ilişkin faturalar ve ödemeler üzerinden belirlenir.

TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca bir fatura alan kişi, faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak bu karine, faturaya konu mal veya hizmetin teslim veya ifa edildiğinin kanıtlanmış olması hâlinde sonuç doğurur. Fatura tek başına temel ilişkinin ve teslim olgusunun kesin delili değildir.

HMK'nın 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerekir. Karşı tarafın aynı hususa ilişkin usulüne uygun ticari defterlerindeki kayıtların da diğer tarafın kayıtlarını doğrulaması hâlinde, bu kayıtlar birlikte değerlendirilerek alacağın varlığı kabul edilebilir.

TBK'nın 638/3. maddesi uyarınca ortaklar, üçüncü kişilere karşı üstlendikleri borçlardan kural olarak müteselsilen sorumludur. Davalı şirketlerin iş ortaklığı adına alınan mal ve hizmetlere ilişkin kayıtların her iki şirketin ortak ticari ilişkisine ait olması hâlinde, borçtan birlikte sorumlulukları doğar.

Mali müşavir bilirkişi Hidayet Korkmaz tarafından düzenlenen 08/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirket ile davalı iş ortaklığının dava konusu işlemlerin bulunduğu 2025 yılı Ocak-Eylül dönemine ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK ile Vergi Usul Kanunu'nun elektronik defter hükümlerine uygun ve yasal sürelerinde yapıldığı, davacı tarafından ...7. Genel İcra Müdürlüğünün 2026/4292 Esas sayılı dosyasıyla 28/01/2026 tarihinde 15.238,10 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla takip başlatıldığı, takibin dayanağını oluşturan cari hesap bakiyesindeki bütün faturaların ve ödemelerin hem davacının hem de davalı iş ortaklığının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı iş ortaklığının defterlerinde 07/02/2025 tarihli 1.507,50 TL tutarındaki elektronik faturanın hem borç hem de alacak hanesine kaydedildiği, bu işlemin muhasebe kayıt hatası niteliğinde olduğu değerlendirilerek faturanın yalnızca borç kaydı olarak dikkate alındığı, dosyadaki Ba-Bs formlarının 2026 yılına ait olması nedeniyle 2025 yılı faturaları yönünden karşılaştırma yapılamadığı, tarafların birbirini doğrulayan ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacının davalı iş ortaklığından 15.238,10 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.

Davacı vekili 08/05/2026 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak verdiği 12/05/2026 tarihli beyan dilekçesinde, bilirkişi tarafından takip tarihi itibarıyla davalı iş ortaklığının davacıya 15.238,10 TL borçlu olduğunun belirlendiğini, davalı defterlerinde 07/02/2025 tarihli 1.507,50 TL faturanın hem borç hem alacak hanesine kaydedilmesinin davalılara ait bir muhasebe hatası olduğunu, tarafların ticari defterlerinin borcun varlığını doğruladığını ve alacağın likit olduğunu belirterek davanın kabulüne, takibin devamına ve davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili 08/05/2026 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak verdiği 01/06/2026 tarihli beyan ve itiraz dilekçesinde, taraflar arasında TTK'nın 89. maddesine uygun yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, yazılı sözleşme olmadan tek taraflı cari hesap kayıtlarına dayanılarak alacak kabul edilemeyeceğini, takip konusu faturalara konu mal veya hizmetlerin davalı iş ortaklığına teslim edildiğinin davacı tarafından irsaliye, teslim belgesi, sipariş, hakediş veya başka bir yazılı belgeyle kanıtlanmadığını, fatura ve ticari defter kayıtlarının tek başına teslim olgusunu göstermediğini, bilirkişinin mahkemece verilen görev kapsamında mal ve hizmetlerin gerçekten teslim edilip edilmediğini araştırmadığını, yalnızca defter kayıtlarından hareketle sonuca ulaştığını, 07/02/2025 tarihli 1.507,50 TL faturanın davalı defterlerinde hem borç hem alacak hanesine kaydedilmesine rağmen bilirkişinin dayanak göstermeden yalnızca borç kaydını dikkate aldığını, bu kaydın davalı lehine de yorumlanabileceğini, Ba-Bs formlarının uyuşmazlık dönemine ilişkin olmadığını ve raporun eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek rapora itibar edilmemesini, davanın reddini veya ek rapor alınmasını talep etmiştir.

Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ...7. Genel İcra Müdürlüğünün 2026/4292 Esas sayılı takip dosyası, takip konusu cari hesap ekstresi ve faturalar, tarafların 2025 yılına ait ticari defter ve kayıtları, elektronik defter beratları ve muavin defter dökümleri, mahkememizce dosya kapsamına uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 08/05/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;

Davacı ile davalıların oluşturduğu iş ortaklığı arasında 2025 yılı içinde mal satışına dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen ve takip konusu cari hesap bakiyesini oluşturan faturalar ile bu faturalara karşılık yapılan ödemelerin hem davacının hem de davalı iş ortaklığının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların 2025 yılı Ocak-Eylül dönemine ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve elektronik defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, davalıların taraflar arasında TTK'nın 89. maddesi anlamında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığı yönündeki savunmalarının yerinde olduğu, ancak yazılı cari hesap sözleşmesinin bulunmamasının taraflar arasındaki açık hesap ilişkisini ve bu ilişkiden kaynaklanan alacağı ortadan kaldırmayacağı, takibe konu alacağın dayanağını tek başına davacının tuttuğu cari hesap ekstresinin değil, her iki tarafın birbirini doğrulayan ticari defter kayıtlarına alınan faturalar ile ödemelerin oluşturduğu, davalıların takip konusu faturaların kendi ticari defterlerine neden kaydedildiğine ve bu kayıtların hangi hukuki ilişkiye dayandığına ilişkin makul ve somut bir açıklama getirmedikleri, faturaların gerçek bir mal veya hizmet teslimine dayanmadığı yönündeki savunmalarına rağmen faturaları ticari defterlerinden çıkarmadıkları, iade faturası düzenlemedikleri ve süresinde yazılı itirazda bulunduklarını kanıtlamadıkları, davalı iş ortaklığının defterlerinde 07/02/2025 tarihli 1.507,50 TL tutarındaki faturanın hem borç hem alacak hanesine kaydedilmesinin aynı faturaya ilişkin mükerrer ve çelişkili muhasebe kaydı niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki diğer bütün fatura ve ödeme kayıtlarıyla birlikte değerlendirildiğinde söz konusu faturanın borç kaydı olarak dikkate alınmasının hesap bütünlüğüne uygun olduğu, bilirkişi tarafından tarafların tüm fatura ve ödeme kayıtlarının karşılaştırıldığı ve takip tarihi itibarıyla davacının davalı iş ortaklığından 15.238,10 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, raporun tarafların usulüne uygun ticari defter ve kayıtlarına dayanması, hesaplamanın denetlenebilir olması ve dosya kapsamıyla uyumlu bulunması nedeniyle hükme esas alınması gerektiği, davalıların rapora yönelik itirazlarının ticari defterlerindeki kayıtları ve belirlenen hesap bakiyesini ortadan kaldıracak nitelikte bulunmadığı, davalıların borçtan TBK'nın 638/3. maddesi uyarınca birlikte sorumlu oldukları, takip konusu 15.238,10 TL alacağın tarafların kendi ticari defter ve kayıtlarına göre belirlenebilir, hesaplanabilir ve likit olduğu, bu nedenle davalıların icra takibine itirazlarının haksız bulunduğu, takipten sonra asıl alacağa talepte belirtilen yıllık %39,75 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde öngörülen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ...7. Genel İcra Müdürlüğünün 2026/4292 esas sayılı icra takibine yaptığı İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 15.238,10 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yıllık %39,75 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,

2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 15.238,10 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 3.047,62 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Kabul edilen 15.238,10 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.040,91 TL karar ve ilam harcından 732,00 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 308,91 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvuru harcı, 732,00 TL peşin harç, 104,00 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.568,00 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacının karşıladığı 145,00 TL yazışma gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.145,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 15.238,10 TL üzerinden takdir edilen 15.238,10 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2026

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı