1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2023/865 E., 2026/1895 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 25.06.2026 Sayı: 2023/865 E. - 2026/1895 K. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/865

KARAR NO : 2026/1895

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/03/2023

NUMARASI : 2020/330 Esas ve 2023/144 Karar

DAVACI : ... -... ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... -... ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ :25/06/2026

KARAR YAZIM TARİHİ :25/06/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2023 tarih, 2020/330 Esas ve 2023/144 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin rehabilitasyon merkezi işletmeciliği yapan eski eşinin iflas etmesi ile hakkında açılmış onlarca icra takibinin olduğunu, .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/9828 esas sayılı takip dosyasının alacaklısının davalı ... ..., borçluların ise ... (...) ve ... olduğunu, icra takibine konu bonolarda müvekkilinin imzası bulunmamasına rağmen işbu bonolara isminin kefil olarak eklendiği ve imzasının taklit edilerek bonoların işleme konulduğunu, icra dosyasında ödeme emrinin bila tebliğ olduğunu ve 2.kez aynı adrese ödeme emrinin tekrar gönderilerek TK'nun 21/2.maddesine göre muhtara tebliğ yapılarak takibin kesinleştirildiğini, müvekkilinin maaşından ve emekli sandığı ikramiye vs. alacaklarından 2016 ve 2017 yıllarında değişik tarihlerde toplam 68.831,34 TL tahsil edilerek icra dosyasının infaz ile kapandığını, müvekkilinin bu durumdan ancak 09/07/2019 tarihinde haberdar olduğunu, müvekkilinin o yıllarda hakkında çok sayıda icra dosyası bulunması ve maddi imkansızlıkları nedeniyle hangi dosyadan ne kadar kesinti yapıldığını, tebligatları vs. icra dosyalarındaki işlemlerin usulüne uygun olup olmadığı hususlarda bilgi sahibi olmadığını, borçlu olmadığı halde maaşından ve alacaklarından kesinti yapılarak dosya borcunun tahsil edildiğini, bahse konu bonoların davalıya ciro yoluyla gelmediğini, doğrudan müvekkilinin eski eşi ... tarafından verildiğini, davalının kötüniyet ile müvekkilinin ismini ve imzasını bahse konu bonolara eklediğini, davalının babası ... ... tarafından da aynı şekilde müvekkilinin imzası taklit edilerek .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/1956 esas sayılı icra takibi yapıldığını ve .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/320 esas sayılı dosyasıyla imzaya itirazı kabul edilerek müvekkili yönünden takibin durdurulmasına hükmedildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin bahse konu icra dosyasında alacaklı olan davalıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, bonolardaki imzaların müvekkiline ait olmadığının yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, müvekkilinin borçlu olmadığı halde cebri icra ile bilgisi dışında maaşından ve alacaklarından haksız şekilde kesinti yapıldığını, davalının gerçekte borçlu olmayan müvekkiline karşı cebri icra ile ve kötüniyetli olarak 65.944,51.TL alarak sebepsiz zenginleştiğini, harç ve giderler ile 68.831,34.TL'nin müvekkilinden tahsil edildiğini belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığı halde cebri icra ile ödemek zorunda kaldığı toplam 65.944,51.TL'yi alarak sebepsiz zenginleşen ve kötüniyetli olan davalıdan ödeme (reddiyat) tarihlerinden itibaren bu tutarların en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte geri alınmasına, müvekkilinden tahsil edilen ancak davalıya ödenen miktarların dışında kalan 2.886,83.TL tutarın ödeme kesinti tarihlerinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte geri verilerek tazmin edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıtya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme dosyasından adına yapılan tüm tebligatların usülsüz ve geçersiz olduğunu, davaya zamanaşımı yönünden itirazda bulunduğunu, o dönemlerde davacı ve eşinin piyasaya senetli olarak birçok borcu olduğunu, davacı ... hakkında ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne 19/11/2015 tarihinde müzekkere yazıldığını, davacının ... İlköğretim Okulu'nda almakta olduğu maaşının 1/4'ünün ve ek ödentilerinin kesintisi için 08/02/2016 tarihinde müzekkere yazıldığını ve bu maaş haciz müzekkeresi çalışanına 15/02/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu davacının maaşından kesintilerin 16/03/2016 tarihinden itibaren başladığını ve 32 kez kesinti yapıldıktan sonra 33 kesintide davacının emekliye ayrıldığından emekli ikramiye üzerinden bakiye alacağın en son 27/09/2017 tarihinde yapıldığını, davacının bu icra dosyasından haberinin olmadığı veya zamanaşımı yönünden haberinin olmadığı şeklindeki beyanı yada ifadesinin etik olmadığı ve kötüniyetli olduğunu, o dönemlerde davacının ... ile evli olduğu ve bu şekilde herkese senet verdiklerini, cezai yönden tarafını dolandırdıklarını bu hususta savcılığa suç duyurusunda da bulunacağını, davacının eşinden boşanıp ... soyadını aldıktan sonra böyle bir davayı açtığını, karı koca olarak birlikte hareket ettiklerini ve borçlandıklarını, ancak davacının boşandıktan sonra konuları bilmediğini ve olaylarla vakıf olmadığını beyan ederek zamanaşımı yönünden mahkemeyi yanıltmaya çalışmakta olmasının etik olmadığını, senette bulunan imza davacıya ait değilse bu konuda eşi diğer borçlu ...'ünde imza örneklerinin alınması gerektiğini, o tarihlerde karı koca olarak tüm alacaklılara bu şekilde imzalı senetler verdiklerini, borçluların piyasadan mal çekerek sebepsiz olarak zenginleştirdikleri ve haksız kazanç elde ettiklerini, davacının dava dilekçesinde bahsettiği ... ...'nın kendisinin babası olmadığını, borçluların tarafını kandırdığını belirterek öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, mümkün olmaması halinde esas hakkındaki beyanlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini ve mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2023 tarih, 2020/330 Esas ve 2023/144 Karar sayılı kararında, davacı ile dava dışı ... ... arasında, farklı tutardaki bonolardan kaynaklı .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/1956 esas sayılı icra takibi yapıldığını ve .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/320 esas sayılı dosyasıyla imzaya itirazı kabul edilerek müvekkili yönünden takibin durdurulmasına hükmedildiğini ve kararın 23/04/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğünü, davalı tarafça davacının 33 kez maaşından kesinti yapıldığını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; sebepsiz zenginleşmede önemli olan yerleşik içtihatlar doğrultusunda zaman aşımının başlangıcının ödeme tarihi değil, geri istemde bulunma hakkını öğrenme tarihi olması gerektiğini, bu husus ise bonolardaki imzanın davacıya ait olmadığının öğrenildiği tarih olduğunu, İcra dosyasında yapılan kesintilerin davacıya bildirildiğinin belirli olmadığını, davacının davalının sebepsiz zenginleştiğini öğrendiği tarih olarak 09/07/2019 tarihine itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılarak, takip konusu bonolarda yer alan imzanın davacıya ait olmadığı da davalının sebepsiz zenginleştiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 68.831,34.TL'nin dava tarihi olan 22/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı ( Sebepsiz zenginleşme davası yönünden ) ve hak düşürücü sürelerinin ( Geri alma Davası yönünden ) dava açma tarihi yönünden dolduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin tartışılmaz şekilde ortada olduğunu, bu hukuki gerçeğe rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosya içeriği belge, bilgi ilgili mevzuat ve Yargıtay’ın konuya ilişkin içtihatlarını dikkate almadan hukuka açıkça aykırı olarak verilen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.03.2023 gün, 2020/330E ve 2023/144K sayılı kararının kaldırılarak, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse mahkeme kararının davalı lehine bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

DELİLLER :

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2023 tarih, 2020/330 Esas ve 2023/144 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Dava, hukuki niteliği itibarıyla istirdat talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

.... İcra Müdürlüğü'nün 2012/9828 Esas sayılı dosyası ile davalı tarafından, davacı hakkında, bonoya dayanılarak, icra takibi başlatıldığı, takip dosyasının 29.09.2017 tarihinde infazen kapatıldığı anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın İİK.nun 72. Maddesinde düzenlenen istirdat davası mı, yoksa TBK.nun 78. Maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme davası mı olduğu, davanın yasal süresi içerisinde açılıp açılmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davacı tarafından, davanın TBK'nun 78.maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme davası olduğu ileri sürülmektedir. Bir davada anlatım taraflara, niteleme ise mahkemeye aittir. Somut olay bakımından davalı tarafından davacı aleyhine bonolara dayanarak ilamsız icra takibi başlatmış, davacı taraf ise takip sırasında takibe konu borcu maaşından ve emekli ikramiyesinden yapılan kesintiler ile ödemiştir. Davacı, takip dayanağı bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını bu nedenle borçtan sorumlu olmadığını, borcun maaşından ve emekli ikramiyesinden tahsil edildiğini bu durumdan 09.07.2019 tarihinde haberdar olduğunu iddia etmiştir. Bu anlatım karşısında davanın İİK'nun 72.maddesinde düzenlenen istirdat davası olduğu, yapılan ödeme sonucu davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğinin iddia edilmesi davanın başlı başına TBK'nun 78.maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme davası olması sonucunu doğurmayacağı, ödemenin icra dosyasına veya haricen yapılmış olmasının istirdat davası açmak bakımından önemsiz olduğu, önemli olanın, ödemenin, takibin kesinleşmesinden sonra ve icra tehdidi altında yapılması olduğu, istirdat davasının, kanunda özel olarak düzenlenmiş bir dava türü olup, bu özel düzenleme yok sayılarak genel hüküm olan sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, İİK.nun 72. maddesinde düzenlenen istirdat davasının, sebepsiz zenginleşme davasının özel bir hali olduğu ve genel düzenlemeye göre öncelikle uygulanması gerektiği, buna göre davanın TBK'nun 78.maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme davası olduğu yolundaki davacı tarafın iddiasının yerinde olmadığı, İİK.’nun 72/7. maddesi uyarınca istirdat davası, borçlunun borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde açılabilir. Bu süre zamanaşımı süresi olmayıp hak düşürücü süre niteliğindedir. Bunun sonucu olarak mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiği, takip dosyasının 29.09.2017 tarihinde infazen kapatıldığıi davacı her ne kadar borcun maaşından ve emekli ikramiyesinden tahsil edildiğinde 09.07.2019 tarihinde haberdar olduğu bayan edilmiş ise de dosya kapsamında bulunan belgelerden davacının takipten ve maaşından kesinti yapıldığının takibin infazen kapatılmasından önce haberdar olduğu, bu durumda davacı tarafından ödemenin 29/09/2017 tarihinde yapıldığının kabulü gerektiği, davanın ise 22/07/2019 tarihinde açıldığı, bir yılllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibari ile dolduğu bu durumda mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, mahkemece kararda hata edilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar vermek gerekmiş, hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.

HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2023 tarih, 2020/330 Esas ve 2023/144 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2023 tarih, 2020/330 Esas ve 2023/144 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

4)-YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,

a)-DAVANIN HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE NEDENİYE REDDİNE,

b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.175,47.TL harçtan mahsubu ile bakiye 443,47.TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,

c)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2023 tarih ve 2020/330 Esas, 2023/144 Karar, 2023/205 Harç nolu Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE,

Harç tahsil edilmiş ise kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalıya İADESİNE,

d)-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

e)- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

İstinaf Yargılaması Yönünden;

1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 1.175,50.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalıya İADESİNE,

2)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan, 492,00.TL başvurma harcı, 40,00.TL tebligat gideri, 208,00.TL dosya masrafı, toplam 740,00.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınıp, davalıya VERİLMESİNE,

3)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince istinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin dairemizce YAPILMASINA ,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 25/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Katip

...

¸e-imzalıdır

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı