1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Danıştay
  4. Danıştay Kararları
Danıştay Kararı

Danıştay 9. Daire 2024/1185 E., 2025/4674 K.

Danıştay 05.11.2025 Sayı: 2024/1185 E. - 2025/4674 K. 9. Daire

Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/1185 E. , 2025/4674 K.

"İçtihat Metni"T.C.

D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No : 2024/1185

Karar No : 2025/4674

TEMYİZ EDENLER:1-(DAVALI) ... Defterdarlığı-...

VEKİLİ : Av. ...

2-(DAVACI) ...

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: ... İnşaat Madencilik Turizm Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; dava konusu ...tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin tamamı ile ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2009 yılına ait borçlara ilişkin kısmın incelenmesinden, anılan borçların davacının 12/09/20006 ilâ 12/09/2011 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu şirketin defter belge ibraz etmemesinden kaynaklanan cezalı katma değer vergileri olduğu, ibraz ödevinin davacıdan sonra gelen şirket temsilcisi tarafından yerine getirilmediği, dolayısıyla davacının sorumlu tutulamayacağı, ... sayılı ödeme emrinin tamamı ile ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2008 ve 2011 yıllarına ait borçlar yönünden ise, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket mükellefiyetinin re'sen terk ettirilmesi sebebiyle kanuni temsilcinin ikametgah adresinde tebliğe çıkarılması yerinde olmakla birlikte, temsilcinin adresten ayrıldığına ilişkin... isimli kişinin imzalı beyanının alınarak evrakın iade edildiği, ikinci kez tebliğe çıkarılmaksızın ilanen tebliğe geçilmesinin mevzuata uygun olmadığı, usulsüz gerçekleştirilen tebliğ sebebiyle kesinleşmiş bir alacaktan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin tamamı ile ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2009 yılına ait borçlar yönünden Mahkemece verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından davalı istinaf isteminin bu kısım yönünden reddine, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin tamamı ile... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2008 ve 2011 yıllarına ait borçlara gelince; Mahkemece, şirketin re'sen terki nedeniyle asıl borçlu adına düzenlenen ödeme emirlerinin kanuni temsilcisine ikamet adresinde tebliğe çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı yönündeki değerlenedirmenin isabetli olduğu, ancak kanuni temsilcinin ikametgah adresine 03/06/2016 tarihinde çıkarılan teblğ belgesinde ilgilinin adresten ayrıldığına ilişkin şerh düşülerek ... isimli kişinin imzalı beyanının alındığı ve evrakın iade edildiği, münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılmak suretiyle tebliğ işleminin usulüne uygun olarak iki kez tekrarlanmadığı, dolayısıyla usulsüz gerçekleştirilen tebligat nedeniyle kesinleştirilmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiş ise de, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükte bulunan 102. maddesine göre muhatabın adresinden ayrıldığı hususunun mevzuata uygun şekilde alındı üzerinde şerh ve imza alınmak suretiyle tutanak haline getirildiği, dolayısıyla muhatabın geçici olarak bilinen adresinden ayrılması hususunu düzenleyen hüküm esas alınmak suretiyle tebligatın usulsüz gerçekleştiğinden hareketle işlemin iptali yönünde hüküm veren Mahkeme kararınında isabet bulunmadığı, dolasıyla davacının takibine geçilmesinde yasal isabetsizlik bulunmamakla birlikte, uyuşmazlık konusu ödeme emirleri içeriği borçların davacının kanuni temsilcilik yaptığı dönemde vergisel ödevlerini yerine getirmemesinden mi kaynaklandığının, alacağın tahsil zamanaşımına uğrayıp uğramadığının ve borçların şirket malvarlığından tahsil olanağı olup olmadığının tespiti gerektiği, davacı adına düzenlenen 21/01/2022 tarih ve 2022/5 sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2008 yılına ait borçların şirketin ilgili dönemde sahte fatura kullanımından kaynaklı olarak yapılan cezalı tarhiyatlara dayandığı, davacının temsilcilik görevi döneminde gerçekleşen ve usulüne uygun şekilde kesinleşen alacağın tahsili için şirket malvarlığı araştırmalarının yapıldığı, şirketin 18 milyon TL'nin üzerinde vergi borcu bulunmasına karşın taşınır taşınmaz malvarlığının olmadığı hususunun idarece ortaya konulduğu anlaşıldığından, davacı adına gerçekleştirilen takibin bu ksımında hukuka aykırılık görülmediği,... tarih ve... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2011 yılına ait borçların 6111 sayılı Kanun kapsamında asıl borçlu şirket tarafından yapılan kurumlar vergisi matrah arttırımı borçlarına ilişkin olduğu, davacının 12/09/2011 tarihinde şirketin temsil görevinden ayrıldığı dikkate alındığında, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin vade tarihlerinde temsilcilik sıfatını taşımadığı görüldüğünden, sorumlu tutularak yapılan takipte hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin 6111 sayılı Kanun kapsamında asıl borçlu şirket tarafından yapılan kurumlar vergisi matrah arttırımı borçlarına ilişkin kısmı yönünden, borçların vadelerinin 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olduğu, davacının ise 12/09/2011 tarihinde şirketin temsil görevinden ayrıldığı dikkate alındığında sorumlu tutulmak suretiyle yapılan takipte hukuka uygunluk bulunmadığı, ... sayılı ödeme emrinin kalan kısımlarının ise 2007/Aralık dönemine ilişkin olarak takdir komisyonu kararına istinaden yapılan cezalı katma değer vergisine ilişkin olduğu, takdir komisyonu kararında vergi tekniği raporuna atıf yapıldığı ve sahte fatura kullanımı sebebiyle beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığından hareketle matrah önerildiği görüldüğünden, davacının ilgili dönemde kanuni temsilci olduğu, şirket ödeme emrinin usulüne uygun tebliği sonrasında alacağın şirketten tahsil olanağı kalmadığının idarece ortaya konulması karşısında yapılan takipte hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ... ve ... sayılı ödeme emirleri içeriğinde yer alan ve 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılan matrah arttırımından kaynaklı 2011 yılına ait borçlar yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine,... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2008 yılına ait borçlar ile... sayılı ödeme emri içeriği 2007/Aralık dönemine ilişkin borçlar yönünden ise istinaf isteminin kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, bu kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:

DAVACININ İDDİALARI: ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2008 yılına ait borçlar ile ... sayılı ödeme emri içeriği borçların vadesinde davacının kanuni temsilci olmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: İdarelerince gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY: ... İnşaat Madencilik Turizm Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ...tarih ve... ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İLGİLİ MEVZUAT:

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hüküm altına alınmıştır.

213 saylı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan hâlinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde, posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliğinin tebliğ alındısına yazılarak altı beyana yapana imzalatılacağı, imzadan imtina ederse, tebliği yapanın bu ciheti, şerh ve imza edeceği ve tebliğ edilemeyen evrakı çıkaran mercie iade olunacağı, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin edilecek münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yolu ile yapılacağı, aynı maddenin son fıkrasında da adreste bulunamama halinin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyetinden biri veyahut bir zabıta huzurunda taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza atılmak suretiyle tespit olunacağı, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 103. maddesinde de; muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu... tarih ve... ila ... sayılı ödeme emirlerinin tamamı ile ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2009 yılına ait borçlar ile ... ve ... sayılı ödeme emirleri içeriğinde yer alan 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılan matrah arttırımından kaynaklı 2011 yılına ait borçlara ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idare tarafından ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2008 yılına ait borçlar ve ... sayılı ödeme emri içeriği 2007/ Aralık dönemine ilişkin borçlara ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacı temyiz istemine gelince;

Dosyanın incelenmesinden, anılan borçlara ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin, asıl borçlu şirketin re'sen terk ettirilmesi nedeniyle ilgili dönemde kanuni temsilcisi olan...'ın ikametgah adresinde 03/06/2016 tarihinde tebliğe çıkarıldığı, muhatabın gösterilen adresten ayrıldığı, aynı adreste ... imzasız beyanından anlaşıldı şerhiyle dağıtıcı... tarafından imzalandığı ve iade edildiği, her ne kadar bu şerhin yanında dağıtıcı imzası dışında bir imza yer almakta ise de kime ait olduğunun yazılı olmadığı, adresten ayrılmanın geçici veya kalıcı olduğu yönünde de bir bilgi bulunmadığı, bu nedenle münasip bir süre sonra yeniden tebliğinin gerekip-gerekmediğinin anlaşılamadığı, bu durumda ilanen tebliğ öncesi tebligat belgesinin çelişkili ve eksik olarak düzenlendiği açık olup, olay tarihinde yürürlükte olan kanun hükmüne uygun olarak tutanak haline getirilmediği, ilanen tebliğ kosullarının oluşmadığı, dolasıyla asıl borçlu yönünden usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir amme alacağı bulunmadığı anlaşıldığından, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin bu kısmında hukuka uyarlık, temyize konu kararın bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine,

... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2008 yılına ait borçlar ile ... sayılı ödeme emri içeriği 2007/Aralık dönemine ilişkin borçlara ilişkin kısım yönünden BOZULMASINA, diğer kısımlar yönünden ONANMASINA,

Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 05/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Vergi borcu, ceza ve uzlaşma

Ödeme emri, vergi incelemesi, ceza ihbarnamesi, uzlaşma ve yapılandırma süreçlerinde SMMM ekibimize danışın.

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı