Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4193 E. , 2025/4364 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/4193
Karar No : 2025/4364
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Defterdarlığı- ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... sayılı ödeme emrinin, 2012/Ağustos dönemi özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı yönünden;söz konusu özel usulsüzlük cezasına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen dayanak 25/12/2017 tarihinde ilanen tebliğ edilmişse de asıl borçlu şirketin bilinen adresinde tebliğine çalışılmaksızın yapılan tebliğin usulüne aykırı olduğundan, vergi alacağının doğduğu ve usulsüzlüğün yapıldığı takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde asıl borçlu şirkete tebliğ edilmeyen 2012/Ağustos dönemi özel usulsüzlük cezasının 2017 yılının sona ermesiyle zamanaşımına uğradığından, bu borçların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin söz konusu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ... sayılı ödeme emrinin, 2012/Ağustos dönemi özel usulsüzlük cezası borcu dışındaki kısımları yönünden; söz konusu vergi borçlarına ilişkin aslı borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin 14/11/2017 ve 16/11/2017 tarihlerinde asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinin ikametgahında aynı evde ikamet eden ...'e tebliğ edildiği, anılan ihbarnamelerin, asıl borçlu şirketin idarece bilinen adresinde tebliğine çalışılmaksızın şirket yetkilisinin ikamet adresinde tebliğinin usulüne uygun olduğundan bahsedilemeyeceğinden, vergi alacağının doğduğu ve usulsüzlüğün yapıldığı takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde asıl borçlu şirkete tebliğ edilmeyen 2011 ve 2012 takvim yılına ilişkin vergi ve cezalar 2016 ve 2017 yıllarının sona ermesiyle zamanaşımına uğradığından, dava konusu ödeme emrinin 2012/Ağustos dönemi özel usulsüzlük cezası borcu dışındaki kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme içeriğinde yer alan 2012/Ağustos dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezası yönünden; asıl borçlu şirketin bilinen adresinde 24/02/2016 ve 14/03/2016 tarihlerinde yapılan yoklamada, şirketin adreste tanınmadığı ve herhangi bir faaliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, söz konusu tespitlere istinaden şirketin mükellefiyetinin 31/12/2013 tarihi itibariyle re'sen terkin edildiği görüldüğünden özel usulsüzlük cezasını içeren ihbarnamenin ilanen tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesini müteakiben borcun itirazsız kesinleşmesi üzerine, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirketin borcunu karşılayacak bir mal varlığı bulunmadığından ilgili dönemde şirket ortağı olduğu tespit edilen davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin 2012/Ağustos dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının 2012/Ağustos dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine, dava konusu ödeme emrinin 2012/Ağustos dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezası dışında kalan kısmı yönünden ise; kanuni temsilcisinin ikamet adresinde şirket adına yapılacak tebligatların bizzat ilgilisine yapılması gerektiği, söz konusu borçlara ilişkin ihbarnameler 14/11/2017 ve 16/11/2017 tarihlerinde şirket müdürü ...'in ikametgah adresinde oğlu ...'e tebliğ edildiğinden yapılan tebligatın usule aykırı olduğu, bu durumda vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın başından itibaren beş yıl içinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen cezalı tarhiyatlar ve cezanın zamanaşımına uğradığından bu borçların tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin 2012/Ağustos dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezası dışında kalan kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığından bu kısma ilişkin istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrine konu borcun asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği, zamanaşımına uğrayan borçların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borçları için şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
... Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 saylı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, "Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir." düzenlemesine, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" kuralına yer verilmiş, dava konusu haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinin tebliğ edildiği tarihte yürürlükte olan şekliyle 101.maddesinde bu Kanun'a göre bilinen adreslerin; mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler, adres değişikliğinde bildirilen adresler, işi bırakmada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, yoklama fişinde tespit edilen adresler, vergi mahkemesinde dava dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler, yetkili memurlarca tutanakla tespit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartıyla) ve bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir vesikalarında tespit edilen adresler olduğu düzenlenmesine, 102. maddesinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde, posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliğinin tebliğ alındısına yazılarak altı beyana yapana imzalatılacağı, imzadan imtina ederse, tebliği yapanın bu ciheti, şerh ve imza edeceği ve tebliğ edilemeyen evrakı çıkaran mercie iade olunacağı, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin edilecek münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yolu ile yapılacağı, aynı maddenin son fıkrasında da adreste bulunamama halinin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyetinden biri veyahut bir zabıta huzurunda taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza atılmak suretiyle tespit olunacağı, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 103. maddesinde de; muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin içeriğinde yer alan 2012/Ağustos dönemine ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmına yönelik davacının ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin içeriğinde yer alan 2012/Ağustos dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezası dışında kalan vergi borçlarına ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin temyiz istemine gelince:
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için, öncelikle muhatabın bilinen adreslerinde, muhataba veya Kanun'da sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerekir. Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebliğin, muhataba yapılmış sayılacağını öngörmüştür. Ayrı bir tüzel kişiliği olan şirket adına yapılacak tebligatın da kural olarak öncelikle şirketin bilinen adresinde tebliği yoluna gidilerek ilgilinin adreste bulunamaması veya adresin boş ve kapalı olduğu hususlarının usulüne uygun şekilde tespit edilmesi durumunda, kanuni temsilcisinin ikâmet adresinde bulunanlardan birine yapılabileceği açıktır. İkâmet adresinde yapılacak tebligatlarda da tebliğ yapılabilecek kişiler bakımından, görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmama ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmama şartları dışında herhangi bir sınırlama getirilmediğinden tebliğ edilecek evrakın kanuni temsilciye ya da ikâmet adresinde bulunanlardan birine tebliğ edilmiş olması, tebligatı hukuka aykırı kılan bir neden olarak görülemez.
Olayda; asıl borçlu şirketin mükellefiyetinin 31/12/2013 tarihinde re'sen terkin edildiği görüldüğünden, şirket adına düzenlenen ihbarnamenin, mükellefiyet kaydının re'sen terkini nedeniyle bilinen iş yeri adresinde bulunmayan asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinin ikâmet adresinde bulunanlardan biri olan oğluna tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından Bölge İdare Mahkemesince ödeme emrine karşı açılan davada, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında ileri sürülebilecek iddialar dikkate alınmak suretiyle yapılacak incelemeye göre yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu ... sayılı ödeme emrinin, 2012/Ağustos dönemine ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA, diğer kısmının BOZULMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine , 16/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.