Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/1902 E. , 2025/4401 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1902
Karar No : 2025/4401
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:... Elektrik ve Elektronik Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının malvarlığı üzerinde tesis edilen e-haciz işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idare tarafından ... tarih ve E-... sayılı yazı ve eklerinden, asıl borçlu şirketin 2015 yılında 6552 sayılı Yasa kapsamında verilen dilekçe ile yapılandırma talebinde bulunduğu, bahse konu yapılandırma işlemi sonucu asıl borçlu şirket adına tecil dosyasının oluşturulduğu dikkate alındığında, amme alacağının asıl borçlu şirketin malvarlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceği hususunun açık ve net olmadığı, şirket hakkındaki takip yollarının usulüne uygun bir şekilde tüketildiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinden bahisle ve yapılandırma öncesi dönemlere ilişkin olarak tebliğ edilen muhtelif ödeme emirleri uyarınca davacı adına tesis edilen dava konusu haciz işlemlerinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haciz işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Asıl borçlu şirket tarafından 2015 yılında 6552 sayılı Kanun kapsamında verilen dilekçe ile tüm borçlarının yapılandırıldığı, ancak 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma şartları ihlal edildiğinden yapılandırmanın da iptal edildiği, yapılandırma kanunlarında kanuni temsilci/limited şirket ortaklarının sorumluluklarının tespitine yönelik bir hüküm bulunmadığı, bu Kanunların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunda da değişiklik yapan bir hüküm içermediği, buna göre özel kanunlar kapsamında borçların yapılandırılması işleminin sorumluluk düzenlemelerine ilişkin hükümleri değiştirmesinin mümkün olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: ... Elektrik ve Elektronik Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının malvarlığı üzerinde tesis edilen e-haciz işlemlerinin iptali isteniilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 1. fıkrasında, 01/07/2015 tarihine kadar maddede belirtilen hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı, 12. fıkrasında, altıncı fıkranın (b) bendi, dokuzuncu fıkra ve onbirinci fıkra uyarınca ticaret sicilinden unvanları silinecek şirket veya kooperatiflerin borçlarının, unvanlarının silinmesine engel teşkil etmeyeceği ancak ticaret sicilinden kaydı silinen anonim şirketler ve kooperatiflerin kanuni temsilcileri ile limited şirket ortaklarının, silinme tarihinden önceki kamu borçlarından doğan sorumluluklarının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında devam edeceği, (15) numaralı fıkrasında ise, bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edileceği, bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığının, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği, hazinenin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağı, tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının asıl borçlu ... Elektrik ve Elektronik Ltd. Şti.'nin 22/12/2008 ila 29/03/2011 tarihleri arasında kanuni temsilcisi ve ortağı olduğu, şirkete ait amme alacaklarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlenip tebliğ edildiği, ödeme emirlerinin dava konusu yapılmaması üzerine davacının taşınmazları ve araçları üzerine haciz işlemleri tesis edildiği, mahkemece verilen ara karara davalı idarece cevaben gönderilen 23/09/2022 tarihli yazıda asıl borçlu şirket adına 2015 yılında 6552 sayılı Kanun kapsamında borçların yapılandırılması için başvurulduğunun ifade edildiği, Mahkemece amme alacağının asıl borçlu şirketin malvarlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceği hususunun açık ve net olmadığı, şirket hakkındaki takip yollarının usulüne uygun bir şekilde tüketildiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinden bahisle ve yapılandırma öncesi dönemlere ilişkin olarak tebliğ edilen muhtelif ödeme emirleri uyarınca davacı adına tesis edilen dava konusu haciz işlemlerinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle verilen kabul kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
19/04/2014 tarih ve 8531 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla asıl borçlu ... Elektrik ve Elektronik Ltd. Şti.'nin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi uyarınca 11/03/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği ve bakılan dosyada da ihya edildiğine ya da ihyasının istenildiğine dair bir başvurunun bulunmadığı görülmüştür.
Asıl borçlu şirket ticaret sicilinden silindiği tarihte sona ermiş olacağından,11/03/2014 tarihinde ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına bu tarihten sonra (2015 yılında) yapılan yapılandırma başvurusunun herhangi bir hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı açık olup dava konusu haciz işleminin dayanağı ödeme emirleri içeriği borçların 2009 ila 2011 yıllarına ilişkin olduğu, ödeme emirlerinin 2012 yılında tebliğ edildiği ve dava konusu edilmediği, sonrasında davacının malvarlıkları üzerine farklı tarihlerde mükerrer hacizlerin uygulandığı görüldüğünden, mükerrer hacizlerin zamanaşımına etkisi gözönünde bulundurularak borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, şirketten tahsilat yapılıp yapılmadığı gibi hususlar araştırılmak suretiyle yeniden karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY:Asıl borçlu şirkete ait borçlar nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde dava açılmadığı, uyuşmazlık konusu davacı adına düzenlenen ödeme emirleri değil haciz işlemi olduğundan ve bu işleme karşı açılan davada ancak bir önceki aşama olan davacı adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği hususuna bakılabileceğinden, daha önceki aşamalara bakılmayacaktır. Hal böyle olunca dava açılmadan kesinleşen ödeme emirlerine dayanılarak uygulanan haciz işlemleri de hukuka uygun olduğundan, davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararın bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.