Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/1789 E. , 2025/3014 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1789
Karar No : 2025/3014
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... olarak temsil ve ilzama yetkili kılındığı ... Uluslararası Fuarcılık Tic. A.Ş.'nin vergi borçları nedeniyle mal varlığı ve banka hesapları üzerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; asıl borçlu şirketin temsilcilerinin ancak kesinleşen ve tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu borçlarından dolayı sorumlu tutulabilecekleri ve haklarında şirket borçlarıyla ilgili olarak ancak bu aşamada ihtiyati haciz gibi kamu alacağının korunmasına ilişkin bir işlemin uygulanabileceği dikkate alındığında, asıl borçlu şirket hakkındaki takip işlemleri sonuçlandırılmadan ihtiyati haciz uygulanması nedeniyle davacı hakkında, kanuni temsilcisi olduğu şirket tüzel kişiliğinin vergi borçları nedeniyle alınan dava konusu ihtiyati haciz işleminde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne , dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, yönetim kurulu başkanı olarak temsil ve ilzama yetkili kılındığı ... Uluslararası Fuarcılık Tic. A.Ş.'nin vergi borçları nedeniyle mal varlığı ve banka hesapları üzerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "teminat isteme" başlıklı 9. maddesinde; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca kaçakçılık cezası kesilmesini gerektiren haller ile 347. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplamalara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat isteneceği, aynı Kanun'un 13. maddesinde, ihtiyati haciz sebeplerinin yedi bent halinde sayıldığı, bu hallerden herhangi birisinin mevcudiyeti halinde ihtiyati haczin hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre derhal tatbik olunacağı, ihtiyati tahakkuk başlığını taşıyan 17. maddesinde de, ihtiyati tahakkuk sebeplerinin üç bent halinde sayıldığı, bu hallerden birinin bulunması durumunda vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine defterdarın, mükellefin henüz tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerden Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek olanlarla, bunların zam ve cezalarının derhal tahakkuk ettirilmesi hususunda yazılı emir vereceği, vergi dairesi müdürünün de bu emri derhal tatbik edeceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6183 sayılı Yasanın yukarıda bahsedilen hükümlerinde sözü edilen ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz, kamu alacağının cebren tahsil ve takip işlemi olmayıp, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu amme alacağının tehlikeye girmemesi için korumaya yönelik işlemlerdir. Bu işlemler korumaya yönelik olduğundan asıl muhatabı amme borçlusu, diğer bir değişle verginin mükellefi veya sorumlusudur. Şirketin kanuni temsilcileri, yönetim, icra kurulu üyeleri ve ortakları hakkında ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz işlemlerinin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Olayda anonim şirketin yönetim kurulu başkanı olan davacı adına, amme alacağının korunmasına ilişkin ihtiyati haciz işleminin uygulanamayacağı sonucuna varıldığından, davacı hakkında tesis edilen ihtiyati hacizlerin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 13.maddesinde, ihtiyati haczin yasada belirtilen hallerden herhangi birinin mevcudiyeti takdirinde hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre derhal tatbik olunacağı, aynı maddenin 3 numaralı bendinde, borçlunun kaçmış olması, kaçma ihtimali veya mallarını kaçırması ve hileli yollara sapma ihtimali varsa ihtiyati haciz uygulanacağı belirtilmektedir.
Teminat istenmesi, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz işlemleri; 6183 sayılı Yasanın, Birinci Kısmında ve Amme Alacaklarının Korunması başlığını taşıyan Birinci Bölümünde yer alan, henüz tahakkuk etmemiş dolayısıyla kamu alacağı niteliğini kazanmamış vergi ve cezalar yönünden uygulanabilmektedir. Dolayısıyla ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı, henüz tahakkuk etmediği için ödenmesi gereken safhaya gelmemiş vergi ve cezaları için alınabilen, nedeni yeterli teminat gösterilmemesi olduğu takdirde, yeterli teminat gösterilmesi halinde, 6183 sayılı Yasanın 16'ncı maddesi uyarınca kaldırılması gereken geçici önlemlerdendir.
Kesin haciz uygulanabilmesi için kamu alacağının tahakkuk etmiş ve ödeme emri ile istenilmiş olması gerekmesine karşın, ihtiyati haciz henüz tahakkuk etmemiş veya tahakkuk ettiği halde ödeme vadesi gelmemiş veya vadesi geldiği halde henüz cebren tahsil ve takibata başlanmamış ödeme emri düzenlenmemiş kamu alacakları için öngörülen geçici nitelikte bir koruma önlemidir.
Öte yandan ihtiyati haczin uygulanabilmesi için kural olarak kamu alacağının henüz tahakkuk etmemiş olması aranmakla birlikte, ihtiyati haczi düzenleyen yukarıda değinilen 6183 sayılı Kanunun 13. maddesinde yer verilen kimi bentlerinde ise niteliği gereği bu kapsamda olmamakla birlikte kamu alacağını güvence altına almak amacıyla bu koruma tedbirine başvurulabileceği de öngörülmüştür. Bunlardan bir tanesi de birinci fıkranın (3) numaralı bendinde düzenlenen; borçlunun kaçmış olması, kaçma ihtimali veya mallarını kaçırması ve hileli yollara sapma ihtimalinin bulunması durumlarıdır. Bu durumların mevcudiyeti halinde ve bu hususun da somut olarak saptanmış olması durumunda sözü edilen bent kapsamında aynı zamanda Kanunda kamu borçlusu olarak da tanımlanan kanuni temsilci hakkında da koruma tedbiri olarak ihtayati haczin uygulanmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 13. maddesinin 1 ve 3. bentleri uyarınca ihtiyati haciz kararı alındığı anlaşılmakta olup, davalı idare tarafından ihtiyati haciz uygulamasının dayanağı tam olarak ortaya konulamadığı gibi, borçlunun kaçması, kaçması ihtimali bulunması, hileli yollara sapması gibi bir durum bulunması halinde de bu durumun varlığının idarece ortaya konulması gerekli ve zorunlu olmakla birlikte, davalı idarece bu yönde de herhangi bir somut bilgi ve belge ortaya konulamadığından, ihtiyati haciz kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği oyuyla Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.