Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2025/2801 E. , 2025/3864 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/2801
Karar No : 2025/3864
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ... Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi (... İcra Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı
... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı müflis şirket adına, 2019 ilâ 2024 yıllarının muhtelif dönemleri için petrol ve doğalgaz ürünleri ile dayanıklı tüketim ve diğer mallara ilişkin özel tüketim vergisi beyannamelerinin verilmediğinden bahisle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, şirketin iflas ve tasfiye halinde bulunması nedeniyle herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) ve (IV) sayılı listelerde yer alan malları imal ve ithal ettiğine ilişkin idarece yapılmış bir tespit bulunmayan davacı şirketin beyanname verme zorunluluğu bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında 17/10/2028 tarihinde iflasına karar verilen ve ... İcra İflas Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında tasfiye işlemleri devam eden davacı şirket adına kesilen cezaları ihtiva eden uyuşmazlığa konu ihbarnamelerin, ... İcra İflas Müdürlüğüne tebliği sonrasında iflas masası adına yetki verilen icra müdür yardımcısı tarafından verilen vekaletnameye istinaden müflis şirket adına işbu davanın açıldığı anlaşılmakla, uyuşmazlığa konu alacağın iflasın açıldığı tarihten sonra doğduğu ve iflas masasına kaydedilmesi için bir talepte bulunulduğuna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin ibraz edilmediği, iflas masasını ilgilendirmeyen dava konusu kamu alacaklarıyla ilgili olarak, iflas idaresinin davacı şirketi temsil kabiliyetinin bulunmadığı, iflas halinde şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin iflas idare memuru olan davacının da menfaatini ihlal ettiğinin kabulünün olanaklı olmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüyle, mahkeme kararının kaldırılmasından sonra, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İflası adi tasfiye hükümleri uyarınca yürütülen müflis şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezalarına karşı masayı temsil yetkisi bulunan davacı ... İcra İflas Müdürlüğünün dava açma ehliyetinin bulunduğu ve müflis şirket adına kesilen cezaların masanın menfaatinin ihlal edilmesi sonucunu doğurduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : İflasın açılması ile müflisin masaya giren malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığı, iflas kapanıncaya kadar bu mallar üzerindeki her türlü tasarruf yetkisi iflas masasına ve masanın kanuni temsilcisi olan iflas idaresine geçtiğinden, iflas idaresinin dava açmaya yetkisi ve ehliyetinin bulunması karşında, aksi yönde verilen vergi dava dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı müflis şirket adına, 2019 ilâ 2024 yıllarının muhtelif dönemleri için petrol ve doğalgaz ürünleri ile dayanıklı tüketim ve diğer mallara ilişkin özel tüketim vergisi beyannamelerinin verilmediğinden bahisle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin işlemlerin ptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının 08/06/2000 tarih ve 4577 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişik (a) bendinde; "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar" olarak tanımlanmış, Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, ehliyet hususu, ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği belirtilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İflas masası" başlıklı 184. maddesinde, iflasın açıldığı tarih itibariyle müflisin haczi kabil bütün mallarının bir masa teşkil edeceği ve alacakların ödenmesine tahsis olunacağı, müflis namına gelen mektupların iflas idaresi tarafından açılacağı ve sair mevrudelerin de masaya gönderilmesinin posta idaresine bildirileceği, "Teminat tedbirleri" başlıklı 210. maddesinde, iflas dairesinin, müflisin mağazalarını, eşya depolarını, mümasil yerlerini kapatıp mühürleyeceği, şu kadar ki masa hakkında faydalı olacağı anlaşılırsa dairenin, bu yerleri ilk alacaklılar toplanmasına kadar kontrolü altında idare edebileceği, "İflas idaresi ve iflas dairesinin vazifeleri" başlıklı 223. maddesinde iflas idaresinin üç kişiden oluştuğu, tasfiyenin, iflas dairesince, iflas idaresine havale olunacağı; "Basit tasfiye" başlıklı 218. maddesinde iflas dairesince defteri tutulan mallar bedelinin tasfiye masraflarını koruyamayacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulünün uygulanacağı, basit tasfiyede iflas dairesinin alacaklıların menfaatlerine muvafık surette malları paraya çevireceği ve başka merasime mahal kalmaksızın alacakları tahkik ve sıralarını tayin ederek bedellerini dağıtacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanuna göre; iptal davası açılabilmesi için, davacının medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmasının yanı sıra, ayrıca, iptali istenilen idari işlemin menfaatini ihlal ediyor olması; bu menfaatin de, meşru, güncel ve kişisel nitelik taşıması gereklidir. İdari yargılama hukukunda davada taraf olma ehliyetinin bir koşulu olarak kabul edilen menfaat ihlali olmadan, iptal davası açılmasına olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 2004 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümlerinin değerlendirilmesinden İflasın açılması ile müflisin masaya giren malları üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlandığı, iflas kapanıncaya kadar bu mallar üzerindeki her türlü tasarruf yetkisinin iflas masasına ve masanın kanuni temsilcisi olan iflas idaresine geçtiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bir kamu alacağı olan vergi alacağının; kişinin para ile ölçülebilen mal ve hakları olarak tanımlanan "malvarlığı'nı" ilgilendirmesi sebebiyle, iflas masasına dahil olan mal ve hakları etkilediği ve bundan ötürü de, kişinin mal varlığını ilgilendiren diğer hukuk davalarından farklı olmayan vergi davalarının aleyhe sonuçlanması, masanın aktifinin azalmasına, pasifinin artmasına neden olacağından, masanın alacaklıları yönünden de zararlı sonuçlar doğuracağı tabiidir. Dolayısıyla, iflasın açılması ile, medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti, iflas masasını oluşturan mallar yönünden kısıtlanan yükümlünün, iflas masasını ilgilendiren uyuşmazlıkları takip ve kanun yollarına başvurma yetkisinin bulunmadığının, bu yetkinin müflise değil, masanın haklarını korumakla yükümlü ve sorumlu olan iflas idaresine geçeceğinin kabulü zorunludur.
Bu durumda, iflas halinde, müflise ait haczi kabil bütün malvarlığından oluşan iflas masasının menfaatlerini gözetmek, bu doğrultuda masayı temsil etmekle görevli olan iflas idaresinin, işbu davayı açmakta ehliyetli olduğu anlaşıldığından yukarıda değinilen gerekçe ile aksi yönde verilen daire kararında hukuka uyarlık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 24/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.