1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Danıştay
  4. Danıştay Kararları
Danıştay Kararı

Danıştay 7. Daire 2022/57 E., 2025/1738 K.

Danıştay 13.05.2025 Sayı: 2022/57 E. - 2025/1738 K. 7. Daire

Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/57 E. , 2025/1738 K.

"İçtihat Metni" T.C.

D A N I Ş T A Y

YEDİNCİ DAİRE

Esas No : 2022/57

Karar No : 2025/1738

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...

2- (DAVALI) ... Defterdarlığı

(... Malmüdürlüğü)- (E-Tebligat)

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ..tarih ve E:... K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden, 2016 yılının Nisan dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, söz konusu vergileri tarh etme, vergiye bağlı ceza kesme ve bu amme alacaklarını takip etme yetkisinin gümrük idaresinde olduğu, bu nedenle, yetkisi bulunmayan idarece yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, vergi idaresi tarafından işlem tesis edilmesinde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı; olay, arama ve el koyma tutanağı ile hakkında açılan ceza davasına ait dosyada yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, ele geçirilen kaçak sigaraların davacıya ait olduğu anlaşıldığından, cezalı tarhiyatın vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; davacının, söz konusu sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başkaca şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece herhangi bir tespit yapılmadığı, ayrıca fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğunun veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisinin belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı kuralının uygulanmasının, Kanun'da açıkça mükellef ifadesinin kullanılması karşısında, belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan kişinin gelir ya da katma değer vergisi açısından resmi bir mükellefiyetinin olması durumunda mümkün olduğu, zira, fiili ya da kaydi envanterin ancak daha önceden gelir ya da katma değer vergisi mükellefiyeti bulunanlar nezdinde yapılabileceği, ayrıca, Kanun'da mükellef olmamakla birlikte yalnızca belirli bir miktarı aşan belgesiz mal bulundurduğu tespit edilenler adına 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükme benzer bir düzenlemeye katma değer vergisi açısından yer verilmemiş olduğundan cezalı tarhiyatın vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf talebinin kısmen reddine, kısmen de kabulü ile vergi mahkemesi kararının vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra cezalı tarhiyatın anılan kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, olayda gümrük idarelerinin yetkili olduğu; davalı idarece, cezalı tarhiyatın 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrasına ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerine uygun olarak yapıldığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece savunma verilmemiş; davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz istemlerinin reddine,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Vergi borcu, ceza ve uzlaşma

Ödeme emri, vergi incelemesi, ceza ihbarnamesi, uzlaşma ve yapılandırma süreçlerinde SMMM ekibimize danışın.

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı