Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/1484 E. , 2025/856 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1484
Karar No : 2025/856
TEMYİZ EDENLE : 1- (DAVACI) ... Otomotiv Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av....
2- (DAVALI) ... Bakanlığı adına ...Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2018 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 27 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı örme kumaş tanımlı eşyanın yurt dışı araştırması neticesinde beyanname eki A.TR dolaşım belgesinin ve menşe şahadetnamesinin ithalat vergilerinden muafiyet sağlayan geçerli bir belge olmadığının bildirilmesi üzerine 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; ithal edilen eşyanın tarife uygulamasını etkileyen unsurlarında, vergilendirmeye esas olan ölçülerinde veya kıymetinde herhangi bir aykırılık tespit edilmediği, kabahat fiillerinin işlendiği yolunda somut bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından, alınan para cezası kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Uyuşmazlık konusu eşya, Çek menşeli olmadığından tercihli tarife uygulamalarından yararlandırılmak istenen eşya yönünden tercihli menşe kurallarının ihlal edildiğinin sabit olduğu olayda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre idari para cezasını gerektiren kabahat fiilinin unsurlarının bulunduğu, dava konusu işlemin, ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve ilave gümrük vergisi ile bu verginin matraha ilavesi suretiyle bulunan katma değer vergisi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer yandan dampinge karşı verginin, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yapılan soruşturma sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, damping marjı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda alınmakta olan bir ticaret politikası önlemi olup, uyuşmazlık konusu beyannamenin tescil tarihinde tercihli tarife nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen bir vergi niteliği taşımadığı, 4458 sayılı Kanun'un usul ve şekle müteallik hükümlerinin uygulanması bakımından, anılan Kanun'da tanımlanan "ithalat vergileri" niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, esasen sözü edilen verginin dayanağını oluşturan 3577 sayılı Kanun, dampinge karşı verginin noksan ödenmesi suretiyle gerçekleştirilen ithalatlara yönelik olarak ceza uygulanacağı yolunda herhangi bir hüküm içermediği gibi, Kanun'un 15. maddesinde Gümrük Kanunu'nun uygulanacağı durumların tadadi olarak belirtildiği, bu durumların usul ve şekle bağlı olarak sınırlandırıldığı, cezalar yönünden herhangi bir atıfta bulunulmadığı, bununla beraber 16. maddede bu Kanun'un tatbikatında, Gümrük Kanunu ile diğer kanunların bu Kanun'a aykırı olan hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlandığından, dampinge karşı verginin "ithalat vergileri" tanımı içerisinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, özel kanun olan 3577 sayılı Kanun'un sınırlayıcı ve yasaklayıcı düzenlemeler içermesi nedeniyle, dampinge karşı verginin ithalat vergileri kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, anılan vergi tutarı üzerinden ceza kararı alınması, "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğundan, dava konusu işlemin dampinge karşı vergi ve bu verginin matraha ilavesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına karşı yapılan istinaf başvurusu yukarıdaki gerekçeyle reddedilmiş; işlemin, gümrük ve ilave gümrük vergisi ile bu vergilerin matraha ilavesi suretiyle bulunan katma değer vergisi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmı yönünden istinaf başvurusu kısmen kabul edilmiş, mahkeme kararı kısmen kaldırıldıktan sonra, davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :Davacı tarafından, makul şüphenin varlığı halinde sonradan kontrole gidilebileceği, eşyanın menşei ile ilgili olumsuz bir tespit bulunmadığından işlemlerin tamamlandığı, belgelerin sahteliği ya da gerçekliğinden ihracatçının sorumlu olduğu, belgeleri düzenleyen ülkenin yetkili gümrük idaresi ve ticaret odasının sorumlu olduğu, kendilerine kusur atfedilemeyeceğinden ceza kararının hukuka aykırı olduğu; davalı idarece, beyanname ekinde yer alan belgelerin sahte olduğu tespit edildiğinden tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.