1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Danıştay
  4. Danıştay Kararları
Danıştay Kararı

Danıştay 4. Daire 2025/5940 E., 2026/249 K.

Danıştay 21.01.2026 Sayı: 2025/5940 E. - 2026/249 K. 4. Daire

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/5940 E. , 2026/249 K.

"İçtihat Metni" T.C.

D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2025/5940

Karar No : 2026/249

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği

VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... İşletmeleri A.Ş.

VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Köyü Muhtarlığı

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Kırklareli İli, Merkez İlçe, ... Köyü sınırlarında ... İşletmeleri A.Ş. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "S:... Ruhsat nolu Altın Madeni" projesi ile ilgili olarak Kırklareli Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyası içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda yer verilen tespitlerin bir bütün olarak ele alınarak değerlendirilmesinden; dava konusu karar kapsamında yapılacak projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, özellikle orman ekosistemi, biyoçeşitlilik, tarımsal faaliyetler ve su kaynakları açısından proje tanıtım dosyasında yeterince ele alınmadığı, Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği gibi kritik disiplinlerde uzman değerlendirmesi bulunmadığı, toz kontrolü için sağlık koruma bandı belirtildiği, ancak bu önlemin etkinliğinin bilimsel olarak doğrulanmadığı, proje kapsamında orman kaybı ve tarım arazilerine olacak etkilerin plan notlarıyla çeliştiği, bu nedenle, kararın çevre düzeni planı ile uyumsuz olduğu, patlatma ve basamak tasarımı belirtilen açık ocak tasarımının hangi parametreler esas alınarak hangi derinliğe kadar üretim yapılacağına dair proje tanıtım dosyasında yeterli veri bulunmadığı, şevler, basamaklar, ocak çukurları, ocak giriş ve çıkışları ile ilgili alınacak güvenlik önlemlerin yeterli düzeyde tanımlanmadığı, şev değerlerinin hesaplanmasındaki parametrelere ilişkin değerin arazi ve laboratuvar verilerine göre oluşturulması gerektiği ancak proje tanıtım dosyasında bu yönde herhangi bir deneysel veri bulunmadığı, proje tanıtım dosyasının temel madencilik hesaplamalarına yer verilmeden hazırlandığı, verilmiş bilgilerde madencilik açısından eksiklik ve çelişkiler olduğu, yapılan inceleme, hesaplama ve değerlendirmelerin yeterli düzeyde, bilgi ve belgeye dayandırılmadığı, bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olmadığı, proje tanıtım dosyasındaki verilerin yeterli uzman personel tarafından hazırlanmadığı, Geçitağzı Köyündeki tarımsal faaliyetlerden hiç bahsedilmediği, maden sahasının çok yakınında yer alan köy halkının köy çevresinde tarımsal üretim alanlarının yer aldığı ve köy halkının bahçe ve tarla alanları ile birlikte hayvanlarını otlattığı mera alanlarının da bulunduğu, proje dosyasında herhangi bir hayvancılık faaliyetinden bahsedilmediği ve hayvancılıkla ilgili de değerlendirmenin sadece arıcılık çerçevesinde ele alındığı, tarım açısından uzman personelin bulunmadığı, tarımsal faaliyetlere olan çevresel etkiler ve alınacak önlemler bakımından asgari çerçevenin dahi bulunmadığı, flora ve fauna ile ilgili verilen tür listeleri için yapılan 4 günlük arazi çalışmasının sadece yaz ve sonbahar mevsimlerini kapsaması nedeniyle yeterli olmadığı, alanın tohumsuz bitkiler açısından değerlendirilmediği, flora için verilen tür listesinin bilimsel açıdan alanın florası için yeterli olmadığı, alanın biyolojik değerlendirmesinde omurgasız türler ile ilgili bir tür listesi verilmediği ve değerlendirmesinin yapılmadığı, altın madeni projesinin bölgeye etkilerinin tespiti açısından sadece proje alanını kapsayan bir çalışma ve değerlendirmenin oldukça sınırlı olduğu, sınırlı olan değerlendirme alanında çıplak gözle dahi görülebilecek Avrupa Kırmızı Orman Karıncası türüne ait yuvaların belirlenmemiş olmasının önemli bir eksiklik olduğu, arıcılık için maden sahası ve etkileyeceği bölgeye özgü detaylı bir değerlendirme yapılmadığı, işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; gerekli kurum görüşleri alınarak tesis edilen işlemde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı iddia edilerek, temyize konu kararın bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş, davalı yanında müdahil tarafından ise; çevre mühendisi tarafından yapılan değerlendirmelerin bilimsel veri içermediği, tamamen kanaat içerdiği, kendi uzmanlık alanı dışında değerlendirmelerde bulunulduğu, tozlanma ile ilgili alınan sağlık koruma bandı (en az 30 metre), yol ve stok alanının sulanması, araçların branda ile kapatılması, hız sınırlaması gibi tedbirlerin görmezden gelindiği, üst plana uyumsuzluk bulunmadığı, çünkü Maden Yönetmeliğinin 119. maddesine göre imar planı bulunmayan alanlarda yürütülecek maden projeleri için imar planı yapılmasının zorunlu olmadığı, orman idaresinden de gerekli izinlerin alınacağı, orman mühendisinin tespitlerinin varsayıma dayandığı, maden mühendisinin eksik gördüğü hususların detaylı şekilde proje tanıtım dosyasında yer aldığı, ziraat mühendisinin eleştirilerine yönelik olarak ise; tarım il müdürlüğünün olumlu görüşünün olduğu, proje alanında tarım arazisinin olmadığı, 700 metre uzaklıktaki tarım arazilerinin ise projeden doğrudan etkilenmeyeceği, arıcılık faaliyetlerinin olumsuz etkilenmemesi için de gerekli tedbirlerin dosyada belirtildiği, yöredeki biyoçeşitlilik hakkında proje tanıtım dosyasında yeterli akademik çalışmaya yer verildiği ve yeteri kadar saha çalışmasının da yapıldığı iddia edilerek, temyize konu kararın bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz istemlerine karşı cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararında belirtilen gerekçelerle temyiz istemlerinin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Kırklareli İli, Merkez İlçe, ... Köyü sınırlarında ... İşletmeleri A.Ş. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "S:... Ruhsat nolu Altın Madeni" projesi ile ilgili olarak Kırklareli Valiliği tarafından ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının tesis edilmesi üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde (işlem tarihindeki haliyle); "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.

29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı: Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." kuralına, 15. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2’deki listede yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi Ek-2’deki listede belirtilen projeler için proje tanıtım dosyası hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-3 bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları, Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi, tarihi çevreler ve sit bölgelerini etkileyecek su tabanı değişiklikleri (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri, Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Projenin iklim üzerindeki etkisi (sera gazı emisyonlarının niteliği ve büyüklüğü) ve projenin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceği, iklim değişikliğine bağlı projeyle ilgili afet ve kaza riski, projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, Bölüm VII: Notlar, Kaynaklar ve Ekler; Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, proje için seçilen yerin koordinatları, proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri... şeklinde düzenlemeler yer almıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1.fıkrasının (e) bendinde; 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, (i) bendinde ise; Danıştay'ın evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görmesi veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar vereceği, aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar vereceği, ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri göndereceği, temyiz üzerine verilen kararların kesin olduğu, hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi" başlıklı 282. maddesinde ise, "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.

Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. bölümündeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesi uyarınca, hakimin bilirkişi raporu doğrultusunda karar verme zorunluluğu bulunmadığından, sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olmaması veya taraflarca yapılan itirazları karşılamaması halinde bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, verilen bilirkişi raporunun teknik açıdan yeterli görülmesi halinde, gerekçelerini ortaya koymak suretiyle bilirkişi raporunun aksine karar verilebileceği de açıktır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; patlatma ve basamak tasarımlarının hangi kriterler dikkate alınarak hangi derinliğe kadar üretim yapılacağı hususunda proje tanıtım dosyasında yeterli veri bulunmadığı, şevler, basamaklar, ocak çukurları, ocak giriş ve çıkışları ile ilgili güvenlik önlemlerinin yeterli düzeyde tanımlanmadığı, proje tanıtım dosyasının temel madencilik hesaplamalarına yer verilmeden hazırlandığı belirtilmiş ise de; proje tanıtım dosyasında, söz konusu proje kapsamında işletilmesi planlanan açık ocak için genel şev açısı 36 derece olacak şekilde dizayn edildiği, belirtilen rakamlar işletme sırasında topografyanın durumuna göre değişiklik göstereceği, açık ocak üretimi sırasında her bir basamak genişliğinin 5 m ve basamak yüksekliğinin 10 m olacak şekilde tasarlandığı, yapılacak patlatma işlemi için 102 mm çapında, 5,2 metre boyunda delikler açılacağı belirtilmiş, her deliğe 15 kg anfo tipi patlayıcı madde, 0,5 kg dinamit konulacak, bu patlayıcıların patlaması için milisaniye gecikmeli tetikleyici kapsüller deliklere yerleştirilecek ve her deliğe 3,1 m sıkılama malzemesi ekleneceği belirtilerek, patlatma sırasında bir takım güvenlik önlemlerinden bahsedildiği, bütün bu madencilik faaliyetlerinin ise ... ruhsat numaralı proje alanında topoğrafya kotu olan 600 m ile 560 m kotu arasında gerçekleşeceği belirtilmiştir.

Yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda Çevre Mühendisi, Ziraat Mühendisi ve Biyolog tarafından; projede toz üreten faktörlerin eksik sayıldığı, dolayısıyla toz emisyonu hesabının yetersiz olduğu, tozlanma ile ilgili alınacak önlemlerin genel ifadelerle sınırlı kaldığı, proje alanının verimli orman niteliğinde olduğu, proje alanı içerisinde tarım alanı bulunmamakla birlikte, 700 metre yakınında mera, tarla ve bahçelerin olduğu, proje tanıtım dosyasında bunlardan hiç bahsedilmediği, yine proje tanıtım dosyasında hayvancılıkla ilgili sadece arıcılıktan bahsedildiği, ziraat mühendisi ve orman mühendisinin proje tanıtım dosyasını hazırlayanlar arasında yer almadığı, yörenin biyoçeşitliliğe yeteri kadar yer verilmediği, bu konuda yeteri kadar saha çalışmasının da yapılmadığı, projenin orman kaybına ve tarım arazilerine etkisi bakımından projenin plan notları ile uyumsuz olduğu, bu nedenle kararın yerinde olmadığı belirtilmiştir.

Çevre Mühendisi, Ziraat Mühendisi ve Biyolog tarafından yapılan eleştiriler yönünden proje tanıtım dosyasının incelenmesinden; projeden kaynaklanacak partiküler madde (PM) ve çöken toz emisyonlarına ait hava kirlenmesine katkı değerleri sonuçları ve grafiklerine proje tanıtım dosyasında yer verildiği, bitkisel toprak sıyırmadan, nihai nakliyeye kadar toz üretecek her aşama dikkate alınarak yapılan hesaplamalar ile elde edilen sonuçların Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği, Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliğinde yer alan sınır değerler ile karşılaştırıldığı, ocak alanlarında toz oluşumunun meydana geleceği her aşamada tozlanmaya karşı gerekli bütün önlemlere; örneğin savurma yapılmadan yükleme ve boşaltma işlemlerinin yavaş yavaş yapılması, nakliye esnasında hız kurallarına riayet edilmesi, kamyonların üstünün branda ile örtülmesi, yolların sürekli sulanması gibi taahhütlere yer verildiği, projenin orman arazisi üzerinde gerçekleştirileceği ve proje tanıtım dosyasını hazırlayan uzman kişiler arasında orman mühendisinin yer aldığı, proje alanında tarım arazisinin ise bulunmadığı, etraftaki tarla, mera vb alanların ise yapılan toz emisyon hesaplarına göre toz oluşumundan olumsuz etkilenmeyeceği, yine etraftaki arıcılığın olumsuz etkilenmemesi için bir takım tedbirlere yer verildiği, proje kapsamında sahada korunması gereken endemik, önemli ya da nesli tehlike altında olan bitki ve hayvan türlerinin tespiti ve faaliyetten dolayı alınması gereken koruma önlemlerinin ortaya konulması amacıyla 28-30/08/2022 ve 04-06/10/2022 tarihlerinde saha çalışmasının yapıldığı, gerek saha çalışması ve gerekse de literatür taraması ile yöredeki biyoçeşitliliğin ortaya koyulduğu anlaşılmış, dayandığı ilke ve kurallar birbirinden farklı olan planlama ve çevresel etki değerlendirmesi süreçlerinin doğrudan birbirine bağlı olmadığından, projenin plan notları ile uyumsuz olduğu yolundaki tespitlere de itibar edilmemiştir.

Bu itibarla; her ne kadar bilirkişiler tarafından dava konusu kararın uygun olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmesi üzerine, söz konusu rapor esas alınarak temyize konu karar ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, proje tanıtım dosyasında projenin inşaat, işletme ve işletme sonrası aşamalarda çevresel etkilerine yer verildiği, çevresel etkilerin önlenmesi veya çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirmek için alınabilecek önlemlerin belirlendiği, alınan önlemlerin, projenin bütünlüğü, seçilen yer ile teknoloji alternatifleri birlikte değerlendirildiğinde, ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu, dolayısıyla projenin gerçekleştirilmesinde sakınca olmadığı, projenin çevreye olan olumsuz etkilerinin ise kabul edilebilir seviyelerde olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Bu durumda; söz konusu projeyle ilgili verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz istemlerinin kabulüne,

2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE,

3. Adli yardım talebinin kabulü nedeniyle tahsil edilmeyen ve aşağıda ayrıntısı gösterilen ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için İdare Mahkemesi tarafından ilgili idareye müzekkere yazılmasına,

4. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ... TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine,

5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

6. Keşif ve posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,

7. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 21/01/2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY (X) :

Dava; Kırklareli İli, Merkez İlçe, ... Köyü sınırlarında ... İşletmeleri A.Ş. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "S:... Ruhsat nolu Altın Madeni" projesi ile ilgili olarak Kırklareli Valiliği tarafından ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının tesis edilmesi üzerine açılmıştır.

Yapılan yargılama sonucu (yukarıda ayrıntılı şekilde anlatıldığı üzere) İdare Mahkemesi tarafından, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Söz konusu iptal kararı davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz dilekçelerinde; çevre mühendisi tarafından yapılan değerlendirmelerin bilimsel veri içermediği, tamamen kanaat içerdiği, kendi uzmanlık alanı dışında değerlendirmelerde bulunulduğu, tozlanma ile ilgili alınan sağlık koruma bandı (en az 30 metre), yol ve stok alanının sulanması, araçların branda ile kapatılması, hız sınırlaması gibi tedbirlerin görmezden gelindiği, üst plana uyumsuzluk bulunmadığı, çünkü Maden Yönetmeliğinin 119. maddesine göre imar planı bulunmayan alanlarda yürütülecek maden projeleri için imar planı yapılmasının zorunlu olmadığı, orman idaresinden de gerekli izinlerin alınacağı, orman mühendisinin tespitlerinin varsayıma dayandığı, maden mühendisinin eksik gördüğü hususların detaylı şekilde proje tanıtım dosyasında yer aldığı, ziraat mühendisinin eleştirilerine yönelik olarak ise; tarım il müdürlüğünün olumlu görüşünün olduğu, proje alanında tarım arazisinin olmadığı, 700 metre uzaklıktaki tarım arazilerinin ise projeden doğrudan etkilenmeyeceği, arıcılık faaliyetlerinin olumsuz etkilenmemesi için de gerekli tedbirlerin dosyada belirtildiği, yöredeki biyoçeşitlilik hakkında proje tanıtım dosyasında yeterli akademik çalışmaya yer verildiği ve yeteri kadar saha çalışmasının da yapıldığı iddia edilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, Mahkemenin, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebileceği, Mahkemenin, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği, hüküm altına alınmıştır.

Bu nedenle; uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ile tarafların temyiz itirazları da dikkate alınmak suretiyle, bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle, sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, davanın reddine yönelik Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.

Vergi borcu, ceza ve uzlaşma

Ödeme emri, vergi incelemesi, ceza ihbarnamesi, uzlaşma ve yapılandırma süreçlerinde SMMM ekibimize danışın.

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı