Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/3280 E. , 2025/6121 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/3280
Karar No : 2025/6121
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
3- ... 4- ...
5- ... 6- ...
7- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Batman ili, Merkez ilçesi, ... köyünde ...Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ..., ... ve ... nolu parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; uygulama sonunda parsel sayısının davacılar yönünden artma ile 1/3 ile 1/7 arasında olması gereken parsel en-boy oranlarına dikkat edildiği, tahsis edilen parsellerde endeksten dolayı bazı parsellerde azalma, bazılarında artış meydana geldiği, endeksten dolayı meydana gelen değer farkının artış ya da azaltma ile denkleştirildiği, parselasyon planının, blok planına (sulama şebekesi ve işletme yolu) uygun olarak hazırlandığı, oluşturulan tüm parsellerin işletme yoluna cepheli olacak şekilde dizaynlarının sağlandığı, oluşturulan tahsis parsellerinin tarımsal mekanizasyona uygun, elverişli ve verimlilik açısından denk olduğu, tahsis edilen parsellerin eski parsel yerlerine denk geldiği görüldüğünden; mülkiyet, taşınmaz değeri, konumu ve tarımsal verim açısından eşdeğer bulunduğu, bu bağlamda dava konusu toplulaştırma işleminin, toplulaştırma amaç ve ilkelerine, dağıtım esaslarına ve hukuka uygun olarak yapıldığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Yeni tahsis edilen parsellerin eski parsellerle eşdeğer olmadığı, birbirinden kopuk ve farklı yerlerde tarım yapmaya elverişsiz parseller verildiği, ... ada ... parsel ve ... ada ... parselin güncel durumlarına göre değil eski kayıt görüntüsüne dayanılarak değerlendirildiği, TPAO'na ait yapıların bulunduğu, bu parsel üzerinde yapılaşma olduğu gerçeğinin göz ardı edildiği, buna ilişkin defalarca yapılan itirazların bilirkişilerce değerlendirilmediği, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu belirtilerek, hukuka aykırı olan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesi, işletilmesinin korunması, birim alandan azami ekonomik verimin alınması, tarım üretiminin sürekli olarak artırılması, değerlendirilmesi ve buralarda istihdam imkanlarının artırılması, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılması, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanması ve küçülmesinin önlenmesi amacına hizmet ettiği belirtilmektedir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın "Yeni Parselasyon Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlanmasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarının yerine getirilmesi gerektiği kuralına yer verilmiştir.
İdare Mahkemesi'nce mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen Bilirkişi Raporu'nda, dava konusu kök parsellerle tahsis parsellerin endekslerinin benzer olduğu, aradaki farkın fazla tahsis yaparak denkleştirildiği, tahsislerin sınırlarında düzeltmeler yapılarak, blok planına uygun olarak kısmen eski yerinden tahsis yapıldığı, kamu yatırım payı kesintilerinde herhangi bir hatanın tespit edilmemiş olduğu, uygulamaya giren tüm parsellerden eşit oranda kamu yatırım payı kesintisi yapıldığı, endeksten dolayı bazı parsellerde artış bazı parsellerde azalmanın meydana geldiği, parselasyon planının blok planına uygun olarak hazırlandığı, 1/3- 1/7 arasında olması gereken en boy oranına dikkat edildiği, eski parsel yerinde oluşturulan parsellerin tarımsal mekanizasyona uygun ve elverişli olduğu, tahsislerin eski yerinden yapıldığı için eşdeğer olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir sabit tesisin varlığına rastlanılmadığı, tahsis edilen parsellerin mülkiyet, taşınmaz değeri, konumu ve tarımsal verim açısından eşdeğer olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından istinaf dilekçesinde toplulaştırma sonucu tahsis edilen yeni ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel üzerinde ... Anonim Ortaklığı'na ait yapıların bulunduğunun iddia edildiği, Tak-Bis tarafından yapılan incelemede de ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel üzerinde yapıların bulunduğunun görüldüğü, ancak gerek bilirkişi raporunda gerek Mahkemece bu yapılara ilişkin bir değerlendirme yapılmadığının görüldüğü, Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatının "Sabit Tesislerin Tespiti" başlıklı 9. maddesinde, toplulaştırma alanı ilanından sonra yapılan sabit tesislerin uygulamada dikkate alınmayacağı düzenlemesi dikkate alındığında, söz konusu parsellerdeki yapıların hangi tarihte yapıldığı ve kime ait olduğu açıklığa kavuşturularak ve davacı iddiaları karşılanarak gerekirse bilirkişiden ek bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, aksi yönde davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.