1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Danıştay
  4. Danıştay Kararları
Danıştay Kararı

Danıştay 4. Daire 2025/3202 E., 2025/4139 K.

Danıştay 30.06.2025 Sayı: 2025/3202 E. - 2025/4139 K. 4. Daire

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/3202 E. , 2025/4139 K.

"İçtihat Metni" T.C.

D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2025/3202

Karar No : 2025/4139

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı

VEKİLİ : Av. ...

2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ...

VEKİLİ : Av. ...

3- ... Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ..

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı tarafından, maliki olduğu İstanbul İli, Avcılar İlçesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Parselde bulunan ... arsa paylı, ... Blok ... nolu bağımsız bölümün, 28.06.2005 tarih, 2005/109 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla "Afete Maruz Bölge " ilan edilen alanda kalması nedeniyle uğranıldığı öne sürülen arsa payı değer kaybı ve yapı değeri zararından oluşan 220.000-TL maddi (15.01.2021 tarihli ıslah sonrası 235.302,66-TL) ve 30.000-TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 233.923,59-TL maddi tazminat ve 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın davalı idarelerden eşit oranda alınarak davacıya verilmesine kararı verilmesi sonrasında, söz konusu karara karşı davalılar tarafından yapılan istinaf başvuruları, davalıların kusur oranlarının ve tazminat miktarının belirlenmesi yönlerinden kabul edilerek, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 108.601,23-TL'sinin(%30)Avcılar Belediye Başkanlığından, 72.400,81-TL'sinin (%20) Çevre ve Şehircilik Bakanlığından, 54.300,62-TL'sinin (%15) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınından olmak üzere toplam 235.302,66-TL maddi tazminatın davalı idarelerden alınarak davacılara ödenmesine, hükmedilen 235.302,66-TL maddi tazminatın 220.000,00-TL'sine dava tarihi olan 23.06.2016 tarihinden itibaren, 15.302,66-TL'sine ise miktar artırım dilekçesinin Mahkememize verildiği tarih olan 15.01.2020 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 4.200,00-TL'sinin(%30) Avcılar Belediye Başkanlığından, 3.200,00-TL'sinin(%20) Çevre ve Şehircilik Bakanlığından, 2.600,00-TL'sinin(%15) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınından olmak üzere toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarelerden alınarak davacılara ödenmesine, hükmedilen 10.000,00-TL manevi tazminata dava tarihi olan 23.06.2016 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davalıların istinaf başvurularının gerekçeli olarak reddi yolundaki kararının, davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Altıncı Dairesinin 25/10/2022 tarih ve E:2022/4112, K:2022/8923 sayılı kararı ile bozulması sonrasında, ''(...)2577 sayılı Kanunun 16/4. maddesinde yapılan değişiklik ile Geçici 7. maddesinin, 6459 sayılı Kanunun 30/04/2013 günlü, 28633 sayılı Resmi Gazetede yayımlanması ile yürürlüğe girdiği, bu düzenleme ile yürürlük tarihinde derdest olan tam yargı davalarında (kanun yolu aşaması dahil) bir defaya mahsus miktarın artırılması imkanı tanındığı, yürürlük tarihi olan 30/04/2013 tarihinden sonra ise nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle, bir defaya mahsus miktar artırımında (ıslah) bulunulabileceği anlaşılmaktadır. Ancak, istinaf kanun yolunda, hem ilk derece mahkemesince verilen kararların hukukî olarak doğruluğunun incelenmesi ve denetlenmesi hem de ilk derece mahkemesince önüne getirilen uyuşmazlığın nihaî olarak karara bağlanması yani uyuşmazlığın sona erdirilmesini sağlamak gibi ikili bir işlev yerine getirilmektedir. Çünkü, istinaf mercii başvuru konusu kararı yanlış bularak bozması veya kaldırması durumunda ilk inceleme konularına ilişkin hususlar haricinde uyuşmazlığın esası hakkında kendisi karar vererek uyuşmazlığı sonlandırmaktadır. İstinaf yargılamasında sadece hukukîlik denetimi yapılmamakta aynı zamanda maddî vakıa ve delillerin değerlendirilmesi suretiyle davanın esası hakkında yeni bir karar verilebilmektedir. İstinaf mercii tarafından temyiz incelemesinden farklı olarak, olayın hem maddî hem de hukukî yönü incelenebildiğine ve kararda isabet görülmemesi hâlinde ilk derece mahkemesinin verdiği karar kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verildiğine göre, istinaf merciince verilen karar nihaî karar hüviyetini taşımaktadır. Bu itibarla, nihaî karar ibaresinin istinaf kanun yoluna geçilmesiyle birlikte istinaf mercilerince verilen kararlar şeklinde yorumlanmasının, hak arama özgürlüğü kapsamında mahkemeye erişim hakkının etkili şekilde kullanılması ve ıslah müessesesiyle ulaşılmak istenen âdil yargılanma hakkının gerçekleştirilmesi amacına da uygun olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Uyuşmazlıkta; afete maruz bölge kararı nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda yalnızca arsa değer kaybının belirlenmesi sonucunda bu doğrultuda davacı tarafından miktar artırımı dilekçesi verildikten sonra Mahkemece bu dilekçedeki taleple bağlı kalınarak karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, anılan kararın, "eksik inceleme üzerine verildiğinden bahisle zarar miktarının tespiti usulündeki hataların düzeltilmesi ve böylece davacının gerçek zararının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle" kaldırılıp dosyanın Mahkemesine gönderilmesi üzerine, İdare Mahkemesince yeniden yapılan yargılamada eksik ve hatalı hususların yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle giderildiği, böylece gerçek zarar miktarının belirlendiği ve bu zararın giderimi için davacının da dava dilekçesinde talep ettiği maddi zarar miktarını ıslah etmek durumunda kaldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, önceki kararın Dairemizce kaldırılmasıyla kararın gerekçelerinden olan miktar artırımının da ortadan kaldırılmış olduğu, bu karar üzerine yeniden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenen zarar miktarı uyarınca sadece bir kez miktar artırımında bulunulduğu dikkate alındığında, davacının gerçeğe en yakın zararının belirlendiği bilirkişi raporuna dayanılarak yapılan miktar artırımının “bir defaya mahsus miktar artırımında (ıslah) bulunulabileceği” kuralına aykırılık oluşturmadığı sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, Danıştay kararında da belirtildiği üzere ikinci kez yapılan ıslahın, davalı idarelerin toplam kusurlarının %65 olduğu tespitinden kaynaklı olarak (235.302,66-TL) yapıldığı, Dairemizce aldırılan ek bilirkişi raporunda hesap edilen toplam zararın 427.795,45-TL, davalı idarelerin toplam kusur oranları ise %70 olarak tespit edildiği, buna göre, toplam zarar olarak hesaplanan 427.795,45-TL'nin %70'ine karşılık gelen 299.456,81-TL tutarındaki zararın idarelerin kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla birlikte, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı dikkate alınarak maddi tazminat miktarı yönünden taleple (235.302,66-TL) bağlı kalındığı, kusur oranlamasının benzer dosyalarla aynı olmasını sağlamak adına istinaf yoluna başvuran davalı idarelerin toplam kusurlarının %70 olarak kabul edilip maddi (235.302,66-TL) ve manevi (10.000,00-TL) tazminatın bu kusur oranı üzerinden davalı idarelere paylaştırılmasının da davalı idareler aleyhine neden olmadığı değerlendirilmiştir. (...) Nitekim Dairemizin 30/09/2021 günlü, E:2021/2364 sayılı kararı ile ek bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi raporunda davacının uğradığı maddi zarar miktarının 427.795,45-TL olduğu, davacının kusur oranı düşüldüğünde davacıya ödenmesi gereken miktarın ise; 299.456,82-TL olduğu belirtilmiştir. Ancak davacı tarafından ıslahla birlikte 235.302,66-TL maddi tazminat talep edildiğinden ve mahkemece bu miktarın tazminine karar verildiğinden, gerekse istemle bağlılık ilkesi gereği gerekse kararın davacı tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat tutarı 235.302,66-TL'dir. Ancak; davalı idarenin istinaf talebinin kusur oranları yönünden incelenmesinden; ilk derece mahkemesince %35 davacı ve müteahhidin, %30 Avcılar Belediye Başkanlığının, %20 Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, %15 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının kusurlu olduğu belirtilerek hüküm kurulduğu anlaşılmakta ise de; aynı yapı nedeniyle farklı davalarda farklı kusur oranları belirlenmesi nedeniyle Dairemizin 30/09/2021 günlü, E:2021/2364 sayılı kararı ile ek bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, ek bilirkişi raporunda, %30 davacı ve müteahhidin, %30 Avcılar Belediye Başkanlığının, %25 Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, %15 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının kusurlu olduğu belirtilmiştir. Zira, aynı yapının bulunduğu site içindeki ... Blok ... nolu bağımsız bölümler ile ilgili yapılan yargılama sonucunda, "dava konusu alanda 1982 yılında ortaya koyulan onaylı imar planlarına aykırı yapı yapmak ve tespit edilen aykırılıkları düzeltmemek ile mütefarik kusurlu olduğu ve yapı sahibinin kusur oranının %30 olduğu; Avcılar Belediye Başkanlığı'nın, Bakanlıkça hazırlatılan 1971 ve 1977 yılındaki raporları ve özellikle de imara ilişkin tek katlı yapı durumunu dikkate almayarak, uygulama imar planıyla, iki katlı ve bodrumlu yapılaşmaya izin verilerek zarara katkı sağladığı ve kusur oranının %30 olduğu; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, 1971 ve 1977 yılında yapılan tüm jeolojik raporları dikkata almayarak, dava konusu alanı, 1/5.000 ölçekli planda, turistik tesis, kamp yeri, lokanta vb. gibi tesislerle otel ve motel alanı olarak ilan ettiği ve iki katlı ve bodrumlu yapılaşmaya izin veren uygulama imar planını onadığı, ve kusur oranının %25 olduğu; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının, 5216 sayılı Kanunun 11. maddesi gereği imar denetimi yetkisi yerinde ve zamanında kullanmayarak, zarara katkısı olduğu ve kusur oranının %15 olduğu" belirlemesi ile verilen ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 06/10/2020 tarih ve E:2019/14634, K:2020/8812 sayılı kararıyla hukuka uygun bulunarak temyiz başvurularının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Olaya ilişkin sorumluluklar üzerinde aynı veriler değerlendirildiği halde, değişik kusur oranlamaları üzerinden birbiri ile çelişik kararlar verilmesini önlemek ve hüküm birlikteliğini sağlamak adına Dairemiz kararı ile yaptırılan ek bilirkişi raporunun karara esas alınacak nitelikte olduğu gözetilerek; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın %15, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın %25, Avcılar Belediye Başkanlığı'nın %30 oranında kusurlarının bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerektiğinden, dosya kapsamında mevcut bilirkişi ek raporundaki eşit kusur oranları üzerinden hüküm kurulmasına yönelik istinafa konu idare mahkemesi kararının kusur oranlamasına ilişkin kısmında isabet bulunmamakla birlikte, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan karar sonucu itibariyle yerindedir.'' gerekçeleriyle ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda ısrar edilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45.maddesinin 3. fıkrası uyarınca, davalı idarelerin istinaf başvurularının yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, tazminine karar verilen 235.302,66-TL maddi tazminatın; i-) %30 kusur oranına isabet eden 100,843,00-TL'nin; 95.742,12.-TL’sinin dava tarihi olan 23/06/2016 tarihinden, 5.100,88-TL'sinin ıslah tarihi olan 15/01/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte Avcılar Belediye Başkanlığı’nca davacıya ödenmesine, ii-) %25 kusur oranına isabet eden 84,036,66'nin; 78.935,77-TL’sinin dava tarihi olan 23/06/2016 tarihinden, 5.100,89-TL'sinin ıslah tarihi olan 15/01/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca, iii-) %15 kusur oranına isabet eden 50.421,00-TL'nin 45.320,11-TL'sinin dava tarihi olan 23/06/2016 tarihinden, 5.100,89-TL'sinin ıslah tarihi olan 15/01/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca, davacıya ödenmesine, tazminine karar verilen 10.000,00-TL manevi tazminatın; %15 kusur oranına isabet eden 2.142,85.-TL’sinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca, %25 kusur oranına isabet eden 3.571,43-TL’sinin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca, %30 kusur oranına isabet eden 4.285,72-TL’sinin ise Avcılar Belediye Başkanlığı’nca davanın açıldığı 23/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

1-Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; idareleri aleyhine kusur oranının %5 arttırılarak %25 olarak belirlendiği, talep ve taahhütname vererek hak sahibi kabul edilenlerin belirlendiği, kira yardımı ödemesinde bulunulduğu, hak sahibi ailelere konut yardımı için çalışmalara başlandığı, davanın süresinde açılmadığı, davaya konu olayda kusur ve sorumluluklarının olmadığı, sorumluluğun yapıları projelendiren, ruhsat veren, yapıları kontrol eden kişi veya kurumlara ve yapı sahibine ait olduğu, davacının kusurunun araştırılması gerektiği, davacı tarafça idarenin kusurlu olduğunun ispatlanmasının mecburi olduğu, "heyelanın mücbir sebep olduğu, zararla idari faaliyet arasındaki illiyet bağını ortadan kaldırdığı, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanıldığı, manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığı, manevi tazminata hüküm tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, ikinci ıslah talebinin hükümde esas alınmasının kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğu, davacının tüm tazminat taleplerinin reddi gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

2-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; idarelerine kusur isnadını haklı gösterecek hukuksal olgunun söz konusu olmadığı, hizmet kusurları bulunmadığı, dava konusu işlem ve eylemlerle idareleri arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

3-Avcılar Belediye Başkanlığı tarafından; dava konusu olaydan dolayı kusurlarının bulunmadığı, ikinci kez ıslah yapılamayacağı, kusur oranlarının yanlış değerlendirildiği, emsal dosyalarla çelişkili olduğu, belediyeleri tarafından verilmiş bir iskan ruhsatı bulunmadığı, tazminat bedelinin fahiş olarak belirlendiği, arsa değer kaybının söz konusu olmadığı, manevi tazminat isteminin reddi gerektiği belirtilerek, temyize konu karardaki aleyhe hususların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından; savunma verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan temyiz istemi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/03/2025 tarih, E:2023/3074, K:2025/745 sayılı kararı ile kararın ısrara ilişkin kısmının onanmasına karar verildiği görülmekle, esas hakkında karar verilmesi için Kurulca Dairemize gönderilen dosyada; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz istemlerinin reddine,

2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı