Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/2469 E. , 2025/4112 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2469
Karar No : 2025/4112
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Ergani ilçesi, ... Mahallesi mevkiinde, ... erişim ve ... ruhsat numaralı alanda yapılması planlanan "Kalker Ocağı ve Kırma - Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Diyarbakır Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda, dava konusu proje sahasının bir kısmının orman alanı, bir kısmının mera alanı niteliğinde olduğu, kültür varlığı ve sit özellikleri göstermediği, tesisin bulunduğu alanda, endemik bitki türlerinin olmadığı, alanın taşlık ve kayalık alandan oluştuğu, kalker ocağı faaliyetlerinin genel olarak ormanı, bitki örtüsünü, havayı, suyu, yeraltı sularını, toprağı etkileyeceği, buna rağmen madenlerin ancak bulundukları yerlerde işletilebilir olması sebebiyle çalışmaların kalker cevherleşmesinin görüldüğü alanda yapılması gerektiği tespitlerine yer verildiği; Proje Tanıtım Dosyasında ise, proje alanının bir kısmının ormanlık alana denk gelmesi nedeniyle proje kapsamında kesilecek ağaç sayısının en az 5 katı kadar ağaç dikileceğinin taahhüt edildiği, bir kısmının ise mera alanına denk gelmesi nedeniyle Proje Tanıtım Dosyası ekine 'Doğaya Yeniden Kazandırma Planı' eklendiği, ayrıca, proje alanından öncelikle bitkisel toprağın sıyrılacağının ve arazi düzenlemelerinden sonra toğrağın üst katman olarak tekrar araziye serilmek amacıyla depolanacağının belirtildiği; proje alanında, 2019-2020 yıllarında Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararı ile koruma altına alınan yaban hayvanlarının (kirpi, sansar, alaca sansar, gelincik, yarasa, porsuk ve tilki), Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesine ve Tehlike Altındaki Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmeye göre nadir ve nesli tehlikeye düşmüş türlerin bulunmadığı bilgisine yer verilerek, proje faaliyeti esnasında her yıl Resmi Gazete'de yayınlanan Merkez Av Komisyonu Kararı ile Bern Sözleşmesi hükümlerine uyulacağının taahhüt edildiği, PTD'de, inşaat aşamasında ve işletme aşamasında oluşacak toz emisyonu miktarı yönünden ayrı ayrı inceleme yapıldığı, ocağın inşası aşamasında prefabrik yapılar kullanılacağından bu aşamada toz oluşumu beklenmediği; işletme aşamasında oluşacak toz emisyon miktarı yönünden ise; tesisin kontrollü sistemde sürekli olarak çalışması halinde meydana gelecek toz debisinin Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği'nde belirtilen değerin üzerinde olması nedeniyle toz modelleme çalışması yapıldığının belirtildiği, ayrıca hava kalitesi modelleme çalışmasının yapılacağının taahhüt edildiği ve Aermod Toz Modelleme Raporunun PTD ekine eklendiği, hazırlanmış olan modelleme raporunda “Etki Alanındaki Hassas Alıcılarda Tesisin Hava Kalitesi” değerlerinin belirlendiği ve en yakın alıcıda bütün noktalarda tesisin kontrollü çalışması şartlarında PM10 ve çöken toz parametresi için Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nde belirtilen sınır değerleri sağladığı tespitlerine yer verilerek, toz emisyonun önlenmesi için sulama sisteminin artırılması ve taşıyıcı bantların üstünün kapatılması gerektiğinin belirtildiği, PTD'de ise, taşıma bantlarının tamamının 'kapalı sistem' dizayn edildiği, toz kaynağı olan her bir ünitenin kapalı ortam içine alındığı, sulama sırasında pulvarize (toz önleyici) sulama sistemi kullanılacağı, saha içi çalışma alanlarının sürekli arazöz vasıtasıyla sulanacağı, nakliyenin sağlanacağı yol güzergahının bitümlü malzeme ile kaplanacağı, tesis içi yolların düzenli olarak temizleneceği, savurma yapmadan boşaltma ve doldurma yapılacağı, çalışmalar sırasında kullanılacak yol güzergahınını mıcır malzemesi ile kaplanacağı hususlarının taahhüt edildiği, gürültü emisyonu yönünden, PTD'de gürültü kaynağı olarak, "iş makinelerinden ve çalışmadan kaynaklı gürültü" ile "patlamadan kaynaklı gürültü" olarak iki tür gürültü kaynağına yer verildiği, bilirkişi raporunda, "iş makinelerinden ve çalışmadan kaynaklı gürültü" yönünden yapılan değerlendirmede; PTD'de tesisten kaynaklı gürültü emisyonunun, en yakın alıcıda oluşacak etkisinin, uluslararası geçerliliği olan ve kabul görmüş formüller kullanılarak hesaplandığı, hesaplanan değerlerin Yönetmelikte belirtilen sınır değerinin altında kaldığının tespit edildiği ve gürültü emisyonun önlenmesi için ses yalıtım sistemlerinin ve ses kesme bariyerlerinin kurulması gerektiği yönünde tavsiyede bulunulduğu, proje sahibi tarafından ise bu hususta Proje Tanıtım Dosyasında çalışma süresince ilgili Yönetmelik hükümlerine riayet edileceğinin taahhüt edildiği, "patlamadan kaynaklı gürültü" yönünden ise PTD'de; ocak alanında yapılan çalışmalardan kaynaklanacak gürültünün etki alanının çalışma yapılan alan ve 200 m çevresi olduğu, ocak alanı ve çevresinde ise 200 metreden yakın mesafede gürültüden etkilenecek alan bulunmadığı hususlarının belirtildiği; yer titreşimi, hava şoku ve taş savrulması yönünden de bilirkişi raporunda hesaplanan değerlerin, mevzuatta belirtilen sınır değerlerin altında kaldığının tespit edildiği; bilirkişi raporunda, "ÇED Gerekli Değildir"' kararının mevzuata uygun olarak verildiği kanaatine ulaşıldığı ve proje tanıtım dosyasında bilirkişi raporunda yer verilen öneriler doğrultusunda taahhütlerde bulunulduğu anlaşıldığından, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu proje ile ilgili olarak verilen ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının hukuka aykırı olduğu, idarece mevzuatta öngörülen araştırmalar yapılmadan işlem tesis edildiği, söz konusu proje alanının mera sınırları içerisinde kaldığı, Tevekli Mahallesindeki evlere olan mesafesinin 500 metre dahi olmadığı, mahalle halkının tarım ve hayvancılıkla uğraştığı, santralin yapılması halinde tarım ve hayvancılık yapamayacakları ve geçimlerini sağlayamayacakları, işlem tesis edilirken kamu yararının gözetilmediği, eksik ve hatalı bilirkişi incelemesine dayanarak verilen kararın yerinde olmadığı, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 30/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.