Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1814 E. , 2025/3060 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1814
Karar No : 2025/3060
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ... Elektronik İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi'nin borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen 16.830.825,10-TL tutarlı,...tarihli ve E... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı para cezasına ve para cezasının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrine karşı dava dışı asıl borçlu ... Elektronik İthalat İhracaat Ticaret Limited Şirketi tarafından açılan davalarda yargı mercilerince davanın reddine karar verildiği, sözkonusu davanın reddine ilişkin kararların istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmekle birlikte davaya konu ödeme emrinin (amme alacağının) doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda davacının asıl borçlu şirketin tek ortağı ve yetkilisi olarak kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu olduğu, davalı idare tarafından yapılan araştırmalar neticesinde söz konusu şirkete ait herhangi bir mal varlığı tespit edilememesi üzerine davaya konu kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil olanağının kalmadığının da anlaşıldığı dikkate alındığında 6183 Sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla dava dışı ... Elektronik İthalat İhracaat Ticaret Limited Şirketi'nin bandrol idari para cezası borcunun tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davacının Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu İstanbul Müdürlüğünün tahsil yetkisinin olmadığı iddiası yönünden: Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işlemiyle taşra teşkilatının bulunduğu illerde TRT Müdürlükleri tahsil dairesi sıfatıyla görevlendirilmiş olup, Kurumun taşra teşkilatı olan İstanbul Müdürlüğü tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında ödeme emri düzenlenmesinde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı; idari para cezası işlemine karşı açılan davanın derdest olması nedeniyle kamu alacağının kesinleşmediği iddiası yönünden: tahsili 6183 sayılı Kanun'a göre yapılacak olan 3093 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (f) fıkrası ile 6. maddesine göre verilen idari para cezaları genel bütçeye gelir kaydedilmediğinden, idari para cezalarının 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsil edilebilmesi için, idari para cezası işlemlerinin iptali istemiyle açılan davaların kesinleşmesi zorunluluğu bulunmadığından, süresinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili için ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; bandrol ücretinin ödendiği iddiasının ise idari para cezasına karşı açılan davada ayrıca değerlendirilmesine hukuksal olanak bulunmadığı, idari para cezasının şirket tüzel kişiliği adına verildiği, şirkete verilen idari para cezasının kendisinden tahsil edilmesinin cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu iddiası yönünden, ödeme emrinin amme alacağının tahsiline yönelik olup, ödeme emriyle davacıya bir ceza verilmediği, nitekim temsilcilerin teşekkülü idare edenler veya mümessillerin, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilecekleri, bu durumda davacı adına düzenlenen ödeme emrinde "cezaların şahsiliği" ilkesine aykırı bir durumdan hukuken söz edilemeyeceği; asıl borçlu şirketin yapılandırmadan faydalanıp faydalanmadığının araştırılması gerektiği iddiası yönünden, yapılandırma başvurusu yapıldığına yönelik bir belgenin davacı tarafından dosyaya sunulmadığı; borcun asıl borçlu şirketten tahsilinin olanaksız olduğundan söz edilemeyeceği iddiası yönünden, mahkemece asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması idareden sorulmuş olup, asıl borçlu şirkete yönelik olarak taşınır ve taşınmaz mallar olup olmadığına yönelik idarece yapılan araştırma sonucuna göre, kamu alacağının asıl borçlu tüzel kişiden kısmen veya tamamen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması koşulunun da gerçekleştiği; bu durumda dilekçede ileri sürülen iddiaların "böyle bir borcum yoktur" kapsamında olmadığı, idari para cezasının süresinde ödenmediği, ödeme emrinin tahsil zamanaşımına uğramadığı, idari para cezasına dayanak düzenlemede lehe bir değişiklik bulunmadığı, ödeme emrine dayanak olan 3093 sayılı Kanun uyarınca asıl borçlu Şirket'e verilen idari para cezası işlemine yönelik açılan dava esastan incelenerek reddine karar verildiği anlaşıldığından, alacağın süresinde ödenmemesi üzerine tahsili amacıyla vade tarihi itibarıyla asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacıdan 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu ödeme emri işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İstinaf isteminin yukarıda belirtilen açıklama ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı kuruma bandrol ücretinin eksiksiz bir şekilde ödenmiş olduğu, borcun şirketten tahsilinin olanaksız olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, bu husus araştırılmadan verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.