1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Danıştay
  4. Danıştay Kararları
Danıştay Kararı

Danıştay 4. Daire 2025/1723 E., 2025/4122 K.

Danıştay 30.06.2025 Sayı: 2025/1723 E. - 2025/4122 K. 4. Daire

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1723 E. , 2025/4122 K.

"İçtihat Metni" T.C.

D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2025/1723

Karar No : 2025/4122

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı

VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

2- (MÜDAHİL DAVALI YANINDA): ... Mermer Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

MÜDAHİLLER

(DAVACI YANINDA) :

1- ...

2- ...

...

27- ...

28- ...

Ortak Tebligat Adresi : ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Uşak ili, Sivaslı ilçesi, ... Köyü mevkiinde, davalı yanında müdahil ... Mermer Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kurulması planlanan "Mermer Ocağı İşletmeciliği" projesine dair Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; alanda ardıç ve meşe ağaçları kesildikten sonra tekrar geri ağaçlandırma ve geri kazanımın mevcut yapı itibariyle çok zor olacağı, yapılacak faaliyet sonrasında orman ekosistemi zarar görmüş alanların yeniden nasıl ağaçlandırılacağı ile ilgili rehabilitasyon projesi öngörüldüğü, ancak bu durumun orman ekosistemi açısından değerlendirilmediği, ruhsat sahasının bulunduğu tepenin batı-güneybatı alt-eteklerinden yaklaşık olarak 2.500 metre mesafeden itibaren yoğun kuru-sulu koşullarda tarla tarımı yapılan arazilerin ayrıca batı ve kuzeybatısına doğru ise meyve bahçeleri şeklinde tarımsal üretim yapılan arazilerin yer aldığı, yoğun tarım yapılan arazilerin hemen doğusundaki bir tepe üzerinde olduğu, bulunduğu konum itibarıyla işletilmesi halinde çevre tarım arazilerinin ve su kaynaklarının zarar görmesi potansiyelinin oldukça yüksek olduğu, büyük bir bölümü karstik mermer alanında açılması planlanan maden ocağının, yaklaşık 2,5 km uzaklıkta bulunan yoğun tarımsal faaliyetlerin yapıldığı alanlar ve özellikle bu alanlarda bulunan tarımsal arazilerin su ihtiyacının, madenin yapılacağı bölgedeki su kaynaklarından karşılandığı, karstik mermer alanlarının, suyun yer altına sızmasını sağlayan ve yer altı su rezervlerinin oluşmasına katkıda bulunan doğal jeolojik yapılar olarak bilindiği, bu alanların, suyun doğal yollarla filtrelendiği, su kaynaklarının yenilendiği ve yüzey sularının yer altı sularına dönüşmesini sağlayan önemli ekosistem hizmetleri sunduğu, açılması planlanan maden ocağının, bu alanların su tutma kapasitesinin olumsuz etkileneceği, davaya konu maden alanın, su kaynaklarının yanı sıra zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip ekosistemlerden olduğu, bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinin, yerel flora ve fauna üzerinde ciddi tehditler oluşturabileceği, tarımsal alanlara yakın bölgelerdeki biyoçeşitlilik kaybının, ekosistemin işleyişini bozacağı gibi, ÇED Raporunda sunulan rezerv hesapları, pasa sahası geometrisi ve ocak-pasa şevleri stabilite hesaplarının uygun olmadığı, davaya konu ÇED alanı sınırının Eldeniz Köy Merkezi’ne Doğu Kuzeydoğu yönünde yaklaşık olarak kuş uçumu 3000 metre mesafede konumlandığı, en yakın konuta ise yine aynı yönde yaklaşık olarak kuş uçumu 2550 metre mesafede konumlandığının görüldüğü, Hava Kalitesi Model girdisi olarak hesaplanan kütlesel emisyon debilerinin eksik hesaplanmış olması nedeniyle Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği Açısından hukuka uygun olmadığı anlaşıldığından; Uşak ili, Sivaslı ilçesi, Eldeniz Köyü sınırları içinde yapılması planlanan "Mermer Ocağı" projesi hakkında davalı idarece tesis edilen ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davalı tarafından: Temyize konu karara dayanak ek bilirkişi raporunda, kök rapora karşı sunulan itirazların karşılanmadığı, ÇED alanı içerisinde tarım yapılacak ziraat alanı bulunmadığı, ÇED Raporu Ek-3.18'de yer alan duyarlı yöreler haritasıda da açıkça en yakın tarlaya olan mesafenin 2185 m olduğunun belirtildiği, bu kapsamda tarım alanlarına bahse konu faaliyetten kaynaklı etkileşim olmayacağı, ÇED Raporunda en kötü senaryonun tespiti için kontrolsüz faktörler kullanıldığı, sahada ölçüm yapılmamasına rağmen bilirkişi yorumlarına dayanarak detaylı olarak hazırlanmış olan Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi Raporunun yetersiz görülmesi hususunun hukuka aykırı olduğu, daha önce aynı proje için verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının proje tanıtım dosyasının eksiklikler barındırdığı gerekçesiyle iptaline karar verildiği, söz konusu karar gereğinin ifası cümlesinden olmek üzere kararda belirtilen eksikliklerin giderilmesi için işletilen ÇED sürecinde Uşak İdare Mahkemesi'nin mezür iptal kararında yer alan gerekçelerin tek tek ele alındığı, ÇED Raporu titizlikle incelenmek suretiyle Kanun ve ilgili mevzuatta öngörülen gerekli çalışmaların yapıldığı ve taahhütlerin alındığı, böylelikle söz konusu kararın gereğinin icrası kapsamında kararda hükme bağlanan eksikliklerin giderildiği, buna mukabil gerek bilirkişi kök raporunda gerekse bilirkişi ek raporunda, bu konuda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, bu hususun başlı başına bir eksiklik olduğu; dolayısıyla, söz konusu bilirkişi raporlarının hüküm kurulmasına elverişli olmadığı halde bu raporlara dayalı olarak dava konusu| işlemin iptali yönünde hüküm kurulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı yanında müdahil tarafından: Devlet tarafından mermer ocağı olarak ihale ile kendilerine satılmış olan, daha önce başka bir firma tarafından mermer ocağı olarak işletilen ve aynı alanda yine başka bir firma tarafından şuanda aktif olarak çalışan bir mermer ocağı bulunurken, işbu davaya konu alanda mermer ocağı işletilirse çevresel bir zarar verilecekmiş gibi hüküm verilemeyeceği, kümülatif olarak yapılan hava kalitesi modelleme çalışmalarından elde edilen sonuçların Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği uyarınca değerlendirildiği ve Yönetmelikte verilen sınır değerleri sağladığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, incelenmediği belirtilen tüm hususların ÇED Raporunda ayrıntılı olarak yer aldığı ve incelendiği; bu yanılgılı incelemeye dayanarak yapılan tespitlerin, vakıalara, gerçeklere, hayatın normal ve olağan akışına uygun olmadığı, işlemin iptaline ilişkin verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY:

Uşak ili, Sivaslı ilçesi, ... Köyü mevkiinde, davalı yanında müdahil ... Mermer Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kurulması planlanan "Mermer Ocağı İşletmeciliği" projesine dair Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararı verilmesi üzerine, bu kararın iptali için bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.

25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, faaliyet alanında yetkili müşavir firma tarafından yer incelemesi yapıldığını gösterir tutanak, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler, vekâletname, imza sirküleri ve Ticari Sicil Gazetesi şeklinde düzenlemeler yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için hazırlanacak, Proje Tanıtım Dosyasında, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek, doğal kaynakların kullanımı, projenin yeri ve etki alanının mevcut çevresel özelliklerinin (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), Ek-5'te yer alan Duyarlı Yöreler Listesinin dikkate alınarak korunması gereken alanların belirtilerek, projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.

Uyuşmazlığın çözümü için yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; İdare Mahkemesince; "bilirkişi raporlarında yapılması planlanan projenin ÇED Yönetmeliği’nin Ek-1 listesinde yer aldığı, ÇED Gerekli Değildir kararının iptali sonucunda ÇED sürecinin başlatıldığı ve kapsamlı çalışmalar sonucunda ve tüm kurum ve kuruluşlardan olumlu görüş alınarak ÇED olumlu kararı alındığı, mermer ocağının işletme aşamasında toplamda 35 kişinin çalışmasının planlandığı, personelin büyük bir kısmının bölgedeki yerleşim yerlerinden alınmasının planlandığı, planlanan proje ile birlikte bölge halkına istihdam sağlanmış olacağı, projenin çevre ile bütünleşik bir şekilde hayata geçirilmesi durumunda, ülke ekonomisi açısından ciddi katkılar sağlayacağı, işbu davaya konu ÇED nihai raporunda; projenin, planlandığı bölgeye etkisi tüm açılarından ayrıntılı şekilde incelendiği ve irdelendiği, etkilerin giderilmesine yönelik tüm tedbirlerin ve alınacak önlemlerin ayrıntılarıyla yer aldığı, bunun sonucunda da konuyla ilgisi olan tüm kamu kurum ve kuruluşlarından olumlu görüş bildirilerek çed olumlu kararı verildiği, davaya konu edilen ÇED Olumlu Kararının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilmesine karşın; alanda ardıç ve meşe ağaçlarının varlığının söz konusu olduğu, bu noktada ağaçların ve yüzey örtü tabakası kaldırılmadan madencilik faaliyeti yapabilmenin mümkün görünmediği, bu nedenle alanda ardıç ve meşe ağaçları kesildikten sonra tekrar geri ağaçlandırma ve geri kazanımın mevcut yapı itibariyle çok zor olacağı, yapılacak faaliyet sonrasında orman ekosistemi zarar görmüş alanların yeniden nasıl ağaçlandırılacağı ile ilgili rehabilitasyon projesi öngörüldüğü, ancak bu durumun orman ekosistemi açısından değerlendirilmediği, ruhsat sahasının bulunduğu tepenin batı-güneybatı alt-eteklerinden yaklaşık olarak 2.500 metre mesafeden itibaren yoğun kuru-sulu koşullarda tarla tarımı yapılan arazilerin ayrıca batı ve kuzeybatısına doğru ise meyve bahçeleri şeklinde tarımsal üretim yapılan arazilerin yer aldığı, yoğun tarım yapılan arazilerin hemen doğusundaki bir tepe üzerinde olduğu, bulunduğu konum itibarıyla işletilmesi halinde çevre tarım arazilerinin ve su kaynaklarının zarar görmesi potansiyelinin oldukça yüksek olduğu, büyük bir bölümü karstik mermer alanında açılması planlanan maden ocağının, yaklaşık 2,5 km uzaklıkta bulunan yoğun tarımsal faaliyetlerin yapıldığı alanlar ve özellikle bu alanlarda bulunan tarımsal arazilerin su ihtiyacının, madenin yapılacağı bölgedeki su kaynaklarından karşılandığı, karstik mermer alanlarının, suyun yer altına sızmasını sağlayan ve yer altı su rezervlerinin oluşmasına katkıda bulunan doğal jeolojik yapılar olarak bilindiği, bu alanların, suyun doğal yollarla filtrelendiği, su kaynaklarının yenilendiği ve yüzey sularının yer altı sularına dönüşmesini sağlayan önemli ekosistem hizmetleri sunduğu, açılması planlanan maden ocağı, bu alanların su tutma kapasitesinin olumsuz etkileneceği, davaya konu maden alanın, su kaynaklarının yanı sıra zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip ekosistemlerden olduğu, bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinin, yerel flora ve fauna üzerinde ciddi tehditler oluşturabileceği, tarımsal alanlara yakın bölgelerdeki biyoçeşitlilik kaybının, ekosistemin işleyişini bozacağı gibi, ÇED Raporunda sunulan rezerv hesapları, pasa sahası geometrisi ve ocak-pasa şevleri stabilite hesaplarının uygun olmadığı, davaya konu ÇED alanı sınırının Eldeniz Köy Merkezi’ne Doğu Kuzeydoğu yönünde yaklaşık olarak kuş uçumu 3000 metre mesafede konumlandığı, en yakın konuta ise yine aynı yönde yaklaşık olarak kuş uçumu 2550 metre mesafede konumlandığının görüldüğü, Hava Kalitesi Model girdisi olarak hesaplanan kütlesel emisyon debilerinin eksik hesaplanmış olması nedeniyle Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği Açısından hukuka uygun olmadığı görülmektedir." şeklinde gerekçelendirilerek dava konusu işlemin iptal edildiği görülmektedir.

Mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporu ve ek rapor incelendiğinde ise; bahse konu ÇED Raporu yönünden; model girdisi olarak kullanılan kütlesel emisyon debilerinin eksik hesaplanmış olması nedeniyle modelleme sonucunun doğru elde edilmemiş olduğu, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğine uygunsuzluk içeren ÇED Raporunun “Çevresel Etki

Değerlendirmesi Olumlu” kararı verilmesine elverişli olmadığı, ÇED raporunda jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin eksik ve yetersiz olduğu, jeolojik ve hidrojeolojik haritalar ile yeraltı suyu seviyesinin saha gerçekleriyle uyuşmayan yanlışlıklar içerdiği, etkinliğin olası çevresel etkilerinin ve alınması gereken önlemlerin de yeterince belirtilmediği, eksikliklerin genel olarak ÇED sürecini sakatlamayacak düzeyde tali eksiklikler olduğu, gerekli düzeltmelerin yapılması ve eksikliklerin giderilmesi durumunda yeniden başvuru yapılmasında sakınca bulunmadığı, kaç adet ağacın kesileceğinin öngörülememesi, kesilecek ağaçların ve kaldırılacak orman örtüsü ve maki ile ardıç ve meşe florasından oluşan orman ekosistemine olası etkilerinin göz ardı edilmesi, bitkisel toprak sıyrılması ve depolanması işleminin usulünde rüzgar ve su erozyonu riski için öngörülen tedbirlerin yeterli olmaması, yeni yapılacak yolların yaratacağı tahribata ve alınacak önlemlere değinilmemesi, ekolojik ve biyolojik denge için rezerv ağaçların bırakılması hususunun öngörülmemesi, Orman Yangınlarıyla Mücadelede etkin bir planlama söz konusu olmaması nedenleriyle proje faaliyetinin orman ve orman ekosistemi üzerinde olumsuz etkilerinin olacağı, proje alanı ve çevresinin omurgasız hayvanlar ve yarasa türlerinin tespit edilmemesi, yer verilen kuşların ve memeli türlerinin yetersiz olması, öngörülen önlemlerin tür popülasyonlarını korumak için yeterli olmaması nedeniyle nihai ÇED raporunun fauna ve hayvan ekolojisi açısından yeterli olmadığı, 2 adet pasa sahası içindeki şev stabilite analizlerinin nihai ÇED Raporunda eksik ve yetersiz olduğu; bilimsel ve teknik yöntemlerin şev stabilite analizlerinde kullanılmamış olmasının pasa sahasında oluşabilecek risklerin belirlenmesini bilimsel ve teknik açıdan mümkün kılmadığı tespit ve değerlendirmelerinde bulunularak; söz konusu projeye ilişkin olarak tesis edilen "ÇED Olumlu" kararının belirtilen açılardan uygun olmadığı kanaatine varıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; her ne kadar temyize konu İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde; söz konusu alanda madencilik faaliyeti yapılmasının; çevre için olumsuz etkilerinin olacağı ve ciddi zararların doğmasının söz konusu olduğuna ilişkin tespitlere yer verilerek karar verilmiş ise de; karara dayanak alınan bilirkişi raporu ve ek raporun yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeleri göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu alanda madencilik faaliyeti yapılamayacağı sonucuna varılamayacağı; bilirkişi raporunda belirtilen eksik ve yanlışlıklar nedeniyle ÇED Raporunun kusurlanmış olduğu, dolayısıyla belirtilen konularda raporda yer verilen bilgi, taahhüt ve önlemlerin bu haliyle yeterli kabul edilemeyeceği anlaşılmakta olup; temyize konu İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan bilirkişi raporu ve ek raporda belirtilen hususların giderilebilmesi, başka bir ifadeyle, projenin revize edilmesi halinde, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği hükümlerine istinaden yeniden değerlendirme yapılabileceği sonucuna varılmaktadır.

Nitekim İdare Mahkemesi, bilirkişi raporu düzenlendikten sonra bilirkişi heyetinden; "ÇED raporunda öngörülen tespit ve taahhütlerin, işletme aşamasında taahhütlere uyulmamasından bağımsız olarak ÇED olumlu kararının dayanağı ÇED raporunu geçersiz kılacak derecede yetersiz kabul edilip edilmeyeceğinin açıklanması" ve "Projenin bu alanda yapılmasının hiçbir durumda mı uygun olmadığının yoksa ÇED raporundaki eksiklik veya hatalardan kaynaklı olarak bu haliyle mi (eksiklik veya hatalar giderilinceye kadar) uygun olmadığının belirsizlik içermeyecek şekilde kesin ve açık bir şekilde ortaya konulması" suretiyle ek rapor düzenlenmesinin istenmesi üzerine, bilirkişi heyetince ek rapor düzenlenerek, yukarıda yer verilen hususlara vurgu yapılacak şekilde ÇED Raporunun kusurlandırılmış olduğu görülmektedir.

Bu itibarla; yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

Öte yandan; aynı alanda bulunan ve benzer çevresel etkilerin irdelendiği, başka projeler için açılan davalarda, dava konusu ÇED Raporunun yetersiz olduğu gerekçeleriyle verilen iptal kararları Dairemizin 30/06/2025 tarih ve E:2025/1722, K:2025/4121 sayılı ve 23/06/2025 tarih ve E:2025/2350, K:2025/3967 sayılı kararlarıyla onanmıştır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının belirtilen gerekçeyle Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 30/06/2025 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Dava, Uşak ili, Sivaslı ilçesi, ... Köyü mevkiinde, ... Mermer Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kurulması planlanan "Mermer Ocağı İşletmeciliği" projesine dair Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; bilirkişi raporunda tespit edilen hususların halihazırda ÇED Raporunda karşılanmış olduğu; özellikle, proje alanında müdahil şirket devralmadan önce çalışan bir mermer ocağı bulunduğu; daha önce mermer ocağının işletilmiş olduğu, kademelendirme yapıldığı, işletme ve şantiye sahalarının bulunduğu ve hatta önceden kalan kesilmiş blok mermerler bulunduğunun keşif esnasında görüldüğü; yine proje sahasına yakın bir bölgede de faaliyette olan başka mermer ocaklarının bulunduğu, bu faaliyetlerden dolayı tespit edilmiş herhangi bir çevresel zarar bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda hükme esas alınan bilirkişi raporunda proje sahasının tarım alanlarına ve orman ekosistemine etkisi yönünden olumsuz olarak değerlendirilen hususların, ÇED raporunda karşılandığı sonucuna varılmakta olup; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.

Vergi borcu, ceza ve uzlaşma

Ödeme emri, vergi incelemesi, ceza ihbarnamesi, uzlaşma ve yapılandırma süreçlerinde SMMM ekibimize danışın.

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı