Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/9398 E. , 2025/2367 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9398
Karar No : 2025/2367
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Tekstil Sanayi ve İç Dış Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2008 ile 2009 yıllarına ait muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla araçları ile banka hesaplarına uygulanan haczin kaldırılması ve tahsil edilen tutarın iadesine hükmedilmesine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, asıl borçlu şirketteki kanuni temsilcilik sıfatının 30/07/2009 tarihinde sona erdiği, dava konusu haczin dayanağını oluşturan ödeme emri içeriği vergi ve cezaların 2008 ve 2009 yılına ait olduğu, vergiyi doğuran olayın ise 16/04/2013 tarihinde tebliğ edilen defter ve belge isteme yazısına rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinden kaynaklandığının anlaşıldığı olayda, defter ve belge ibraz etmeme fiilinde kendisine atfedilecek bir kusur bulunmayan davacının söz konusu alacağın ödenmesinden de sorumlu tutulamayacağı ve tahsil edilen tutarın iadesi gerektiği gerekçesiyle araçları ile banka hesaplarına uygulanan haciz kaldırılmış, tahsil edilen tutarın iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu haczin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Bakılmakta olan dava, kanuni temsilcisi olduğu Şirketin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla banka hesabına uygulanan haciz işleminin iptali ile bu kapsamda tahsil edilen tutarın iadesi istemiyle açılmış; verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddi üzerine davalı idare bu kez temyiz yoluna başvurmuştur.
Kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, borç onbeş günde ödenmediği gibi, bu süre içinde ödeme emrinin iptali istemiyle idari davanın açılmaması veya açılmış olan davada yargı merciince verilmiş bir yürütmenin durdurulması kararı bulunmaması veya davanın reddedilmesi durumlarında, alacaklı tahsil dairesince, kamu borçlusunun, mal bildiriminde gösterilen veya başka suretle tespit olunan mal, hak ve alacaklarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun öngördüğü usullere uygun olarak haciz uygulanabilecektir. Haciz işlemine karşı açılan davalarda, ancak haciz işlemindeki münferit hukuka aykırılıklar ile haciz işleminin sebep unsurunun ödeme emri olması nedeniyle ödeme emrinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıkların incelenebileceği, bu bağlamda, bakılmakta olan davanın konusunun haciz işlemi olduğu dikkate alındığında temyize konu kararda yapılan değerlendirmenin ancak davacı adına ödeme emri düzenlenmesi üzerine dava açılması halinde 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan ''borcum yoktur'' kapsamında incelenebilecek hukuka aykırılık hali olduğu açıktır.
Bu durumda, dava konusu haciz işleminin hukuka uygunluk denetiminin, 6183 sayılı Kanunun davada uygulanacak ilgili yasa kurallarına göre haciz koşullarının oluşup oluşmadığının bu işlemin dayanağı davacı hakkındaki ödeme emirleri yönünden incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.