Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/7967 E. , 2025/3357 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/7967
Karar No : 2025/3357
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve kanunen kabul edilmeyen giderleri dönem kazancının tespitinde gider olarak gösterdiği yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak tanzim edilen vergi inceleme raporu uyarınca 2016 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının banka hesaplarına gönderilen ve açıklaması bulunan paraların dışında yatırılan tutarlarla ilgili olarak herhangi bir araştırma, tespit ve karşıt inceleme gerçekleştirilmeksizin tarhiyat yapılmasında hukuka uyarlık görülmediği, tarhiyatın kanunen kabul edilmeyen giderlerden kaynaklanan kısmında ise hukuka aykırılık görülmediği ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası azaltılmış, geçici vergi ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davalı idarece temyize konu edilen hüküm fıkrasında uyuşmazlık, davacının uzman hekimlik faaliyeti kapsamında yaptığı estetik amaçlı işlemlerin tabi olacağı katma değer vergisi oranına ve özel usulsüzlük cezasına ilişkindir.
30/12/2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2007/13033 sayılı Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Karar'da Mal teslimleri ile hizmet ifalarına uygulanacak katma değer vergisi oranlarının ekli listelerde yer alanlar hariç olmak üzere, vergiye tabi işlemler için % 18, ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, ekli (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8 olacağı hüküm altına alınmış olup (II) sayılı listenin B) Diğer Mal ve Hizmetler başlıklı 21. bendinde ise İlgili Bakanlıklar ya da kanunlarla izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler dahil), ambulans hizmetleri sayılmıştır.
Dava konusu tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporlarının atıfta bulunduğu vergi tekniği raporundaki tespitlerden, davacının defter ve belgelerinde kayıtlı olan işlemlerinin %6 sının %8 katma değer vergisi oranına tabi sağlık hizmeti, geri kalan kısmının ise %18 oranına tabi estetik ve güzellik hizmeti kapsamında değerlendirileceği, davacının döviz olarak elinde bulunan meblağların çoğunun kendi düğünü ile oğlunun sünnet düğününde takılan takılardan dolayı yastık altında bulunan tutarlardan kaynaklandığı, kalan kısmının ise elde edilen kazançlarının dövize çevrilmesinden kaynaklandığını ifade ettiği, yapılan sorgulama sonucunda, yakaşık 13 yıl önce evlendiği, 26/04/2010 doğum tarihli bir oğlunun, 04/06/2012 tarihli bir kızının bulunduğu, 2016 yılının bir döneminde kümülatif olarak elde ettiği özel hayatına ilişkin geliri yıllar sonra düzenli olarak küçük küçük meblağlarla, dövize ya da TL'ye çevirmesinin iktisadi ve ticari icaplara uygun bulunmadığı, faaliyet alanı ve mesleği doktorluk olan ve gününün önemli bir kısmını, tamamına yakınını mesleğini icra ederek geçiren davacının yıl içinde hesabına düzenli olarak yatırdığı bu tutarların mesleki faaliyeti sonucu elde edilen gelir olduğu, inceleme yılında tespit edilen hasılatının bir kısmını kayıt dışı bıraktığı ve kanunen kabul edilmeyen giderleri dönem kazancının tespitinde gider olarak gösterdiği 2016 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi tarhiyatı yapılmıştır.
Davacının faaliyeti olan güzellik amacı ile yapılan estetik operasyonlar yukarıda yer verilen Bakanlar Kurulu Kararında sayılan %8 katma değer vergisi oranına tabi hizmetlerden sayılamayacak olup tarhiyatın kayıt dışı hasılattan kaynaklanan kısmına ilişkin olarak davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerektiğinden temyiz isteminin kabulüyle kararın bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.