1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Danıştay
  4. Danıştay Kararları
Danıştay Kararı

Danıştay 3. Daire 2023/7367 E., 2025/2744 K.

Danıştay 11.06.2025 Sayı: 2023/7367 E. - 2025/2744 K. 3. Daire

Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/7367 E. , 2025/2744 K.

"İçtihat Metni" T.C.

D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2023/7367

Karar No : 2025/2744

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Kişilerin kişisel bilgisayar veya mobil araçları aracılığıyla konaklama yeri bulabilecekleri, rezerve edebilecekleri veya kendi yerlerini listeye kaydettirebilecekleri bir pazar yeri topluluğu olarak faaliyet gösteren İrlanda mukimi olan davacının, Türkiye'de dar mükellef statüsünde olduğu ve Türkiye'de konaklama ve seyahat deneyimi aracılık hizmetleri karşılığında elde ettiği tutarlar üzerinden katma değer vergisi hesaplamadığı ve beyan etmediği yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak tanzim edilen vergi inceleme raporu uyarınca adına 2016 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, İrlanda mukimi oldukları için çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları kapsamında vergilendirilemeyeceklerinin iddia edildiği ancak, Türkiye Cumhuriyeti ile İrlanda Devleti arasında, 18/08/2010 tarihinde yürürlüğe giren Gelir ve Sermaye Değer Artış Kazançları Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının katma değer vergisine ilişkin olmadığı anlaşıldığından davacının söz konusu itirazlarının yerinde görülmediği, davacı şirket tarafından Türkiye'de konaklama ve seyahat deneyimi aracılık hizmetleri faaliyetinde bulunulduğu, internet sitesi üzerinden verilen bu hizmetlerin katma değer vergisine tabi olması gerektiği ve verginin mükellefinin de hizmeti sunan davacı şirket olduğu, davacının Türk tabiyetinde bulunmamasının, ikametgah veya iş yerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye'de olmamasının işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceği; işlemlerin Türkiye'de yapılması, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade edeceğinden, hizmetlerin Türkiye'de yapıldığı ve hizmetlerden de Türkiye'de faydalanıldığından dava konusu tariyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu tarhiyatın yasal dayanağı olmadığı gibi Anayasanın 73. maddesine aykırı olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun iş yerleri bulunmadığından vergilendirilebilecek bir kazançtan söz edilemeyeceği, yorum ve kıyas yoluyla iş yeri tanımının genişletilmesinin verginin kanuniliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, İnternet ortamının iş yeri sayılacağına dair herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :İnternet ortamında verilen hizmetler için davacı tarafından katma değer vergisi hesaplanmadığının somut olarak saptandığı, internet ortamının iş yeri olarak sayılmasının hukuk düzeninin ve adil vergilendirme ilkesinin bir gereği olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,

3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Vergi borcu, ceza ve uzlaşma

Ödeme emri, vergi incelemesi, ceza ihbarnamesi, uzlaşma ve yapılandırma süreçlerinde SMMM ekibimize danışın.

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı