1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Danıştay
  4. Danıştay Kararları
Danıştay Kararı

Danıştay 3. Daire 2023/10758 E., 2025/2387 K.

Danıştay 22.05.2025 Sayı: 2023/10758 E. - 2025/2387 K. 3. Daire

Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/10758 E. , 2025/2387 K.

"İçtihat Metni" T.C.

D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2023/10758

Karar No : 2025/2387

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

VEKİLİ : Av....

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu... Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2004 ila 2009 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece, dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen bir kısım ödeme emirlerinin ilanen tebliğinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğinin ortaya konulamadığı, öte yandan, 22/03/2007 tarihinde kanuni temsilcilik sıfatı sona eren davacının bu tarihten sonraki dönemlere isabet eden kamu alacaklarından sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,

3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)- KARŞI OY:

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 623 ilâ 630. maddelerinde limited şirketin yönetim ve temsil organı olan müdürler hakkındaki düzenlemelere yer verilmiş; 623. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, şirketin yönetim ve temsilinin şirket sözleşmesi ile düzenleneceği, şirket sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebileceği, en azından bir ortağın, şirket yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerektiği belirtilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinin birinci fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği belirtilmiş, ikinci fıkrasında yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen ve kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.

Dava konusu ödeme emirlerinin bir kısmı, davacının kanuni temsilcilik sıfatının 22/03/2007 tarihinde sona erdiği kabul edilerek bu tarihten sonraki dönemlere isabet eden kamu alacaklarından sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle kaldırılmış ise de 29/05/2009 tarih ve 543 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin incelenmesinden, davacının söz konusu tarihte müdürlüğünün sona erdiği anlaşıldığından ödeme emirlerinin değinilen kısmının esasının incelenerek varılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının sözü edilen bölümünün bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı