Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/618 E. , 2025/2771 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/618
Karar No : 2025/2771
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Makina İmalat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, serbest bölgede elde ettiği hasılatının bir kısmını ilişkili kişilere aktarmak suretiyle finansman hizmeti sağlamasına rağmen faiz geliri hesaplamadığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2015 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, uyuşmazlık konusu olan "136-Diğer Çeşitli Alacaklar" hesabında takip ettiği tutarın ilişkili kişilerden olan alacaklarından ibaret olduğu, davacı ile ilişkili kişilerin banka hesaplarındaki parasal hareketler karşılaştırılmak ve ilişkili kişiler nezdinde karşıt tespitte bulunulmak suretiyle söz konusu hesapta takip edilen tutarın ilişkili kişilere kullandırılarak finansman ihtiyaçlarının davacıdan karşılandığı ve menfaat temin edildiği yönünde somut bir tespitin bulunmadığı dolayısıyla davacının faaliyetini yürütmek amacıyla ilişkili kişiler ile yürüttüğü ticari faaliyeti kapsamında söz konusu hesapta takip ettiği tutarlar bulundurmasının tek başına davacı şirketin ilişkili kişilere örtülü olarak kazanç dağıtımı yaptığını göstermeyeceğinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Faiz geliri elde edildiğine ilişkin hiçbir somut tespit bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'un 13. maddesinde, kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı kurala bağlanmıştır. Kurumların kendi ortakları da ilişkili kişi olarak ifade edilmiştir.
Amacı, ilişkili kişilerle mal veya hizmet alım ya da satımında bulunan gerçek kişi veya kurumların gelirlerinin eksiksiz ve doğru olarak beyan edilmesini sağlamak ve bu yolla vergi matrahının aşındırılmasını önlemek olan transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında, ödünç para alınmasının ve verilmesinin de mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği kuralda belirtilmiştir.
Bakılmakta olan davada, vergi inceleme raporu ile davacı şirketin, serbest bölgede elde ettiği hasılatın bir kısmını ilişkili firmalara aktardığı, söz konusu tutarları "136-Diğer Çeşitli Alacaklar" hesabında izleyerek bahse konu firmalara sağladığı finansman hizmeti karşılığında faiz geliri hesaplamadığı sonucuna varılmış ve söz konusu tutarların ilgili hesap döneminde finans sektöründe yabancı para cinsinden geçerli faiz oranları dikkate alınarak adatlandırılması neticesinde hesaplanan faiz gelirinin dönem kazancına eklenmesi suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden dava konusu cezalı tarhiyat yapılmıştır.
Davada uygulanacak yasa kuralları ile tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin ilişkili firmalara sağladığı finansman karşılığında faiz hesaplamaması, iktisadi ve ticari icaplara uygun düşmediğinden; elde edilmesi gereken faiz gelirinin ilişkili firmalara örtülü olarak dağıtıldığının kabulü gerekir. Dolayısıyla ilişkili firmalara kullandırılan finansmanlar üzerinden hesaplanan faiz geliri nedeniyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediğinden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.